FBE- Peyzaj Mimarlığı Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Gözat

Son Başvurular

Şimdi gösteriliyor 1 - 5 / 78
  • Öge
    637225
    (Fen Bilimleri Enstitü, 2020) Güzel, Zehra Tuğba ; Erdem Kaya, Meltem ; 637225 ; Peyjaj Mimarlığı
    Dünya'da ilk kez Harvard Üniversitesinde 1900'lü yıllarda başlayan peyzaj mimarlığı eğitimi günümüze kadar yerel ve ulusal birçok üniversitenin eğitim programında yer almaktadır. Peyzaj mimarlığı eğitimi ülkelere, çalışılan konulara, üniversitelere ve fakültelere bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir. Fakültelere göre programların müfredat, vizyon, misyon ve ders işleyiş şekillerinin farklılıklar göstermesi, peyzaj mimarlığı eğitiminde üniversitelerin güncel çevresel sorunlara farklı yaklaşımlar, bakış açıları geliştirmesine sebep olmaktadır. Bazı fakülteler bitkisel materyallerin korunması ve planlanmasına odaklanırken bazıları peyzaj tasarımına, bazıları peyzaj projelerinin uygulanması yönüne odaklanmaktadır. Fakat unutulmaması gerekir ki bir peyzaj mimarı yukarıda bahsedilen tüm alanlarda uzman kabul edilerek mezun olmaktadır ve her şartta, her çevresel koşulda mesleğini icra edebilmelidir. Peyzaj mimarları insanların doğaya olan ihtiyacını doğal dengeyle birlikte düşünmektedir. Konuyla ilgili olarak geliştirilen ekolojik tabanlı sürdürülebilir yaklaşımlar peyzaj mimarlığı disiplininin en önemli konularından biridir. Hem kentsel hemde kırsal ölçekte planlamalar, tasarımlar geliştiren meslek disiplini olarak peyzaj mimarlığı, ihtiyaçlara göre canlı ve cansız sistemleri besleyerek evrensel yaşam alanları ile yaşam çevrelerimizi geliştirirken, çok boyutlu projeler ile küresel çevre problemlerinin etkilerini azaltmayı hedefleyen alternatifler üretmektedir. Bu yüzden peyzaj mimarlığı eğitiminde öğrencilerin ekolojik düşünebilme becerisinin kazandırılması için ekolojik yaklaşımlı tasarım yöntemlerinin kalıcı olarak öğretilmesi oldukça önemlidir. Araştırmanın asıl amacı, öğrencilerin günümüz çevre problemlerine karşı fikir geliştirmesinde, tasarım algılarında ekolojik bilincin oluşmasında ve edindikleri bilgileri kullanabilmelerinde fakülteler arasındaki yaklaşım farklılıklarının etkisinin değerlendirilmesidir. Ayrıca çalışmada fakültelerin ağırlık verdikleri konuların farklılığının genel peyzaj mimarlığı tanımına olumlu etkileri tartışılmakta, peyzaj mimarlığı eğitiminde fakülte çeşitliliğinin öğrencilerin ekolojik bakış açısına sahip olma düzeylerini nasıl etkilediği, ders programlarının ekolojik yaklaşımlı tasarım oluşturulmasına yönelme durumu ve tasarım stüdyolarında ekolojik konuların kullanımını teşvik durumu değerlendirilmektedir. Araştırmanın öğrenci, öğretim elemanları, öğretim şekilleri ve fakültelerin müfredatına yönelik olarak gerçekleşmesi, peyzaj mimarlığı eğitimindeki güncel durumu değerlendirirken, yapılması planlanan değişiklikler veya gelecekte yapılabilecek önerileri ortaya koyması sebebiyle eğitim sisteminin gözden geçirilmesi noktasındaki çalışmalara katkı sağlamaktadır. Özellikte geçmiş literatür çalışmalarına göre, uluslararası ölçekte ekolojik tasarımın eğitim stratejileriyle birlikteliğini ortaya koyan çalışmalar bulunurken, Türkiye'de ancak güncel peyzaj mimarlığı eğitim durumunu ve derslerde öğrenci psikolojisini değerlendirmeye yönelik çalışmalar bulunması açısından önemli bir noktadadır. Bunun yanında ulusal ölçekte üniversitelerin müfredat sistemlerinden bahsedilirken, yerel kapsamda müfredatlar arasındaki farklılıkları ortaya koyan çalışmaların sınırlı olması açısından üzerinde dikkat edilmesi gereken bir konu olmaktadır. Dolayısıyla bu tez çalışmasının mevcut eğitim durumunun değerlendirilerek, gelecek için peyzaj mimarlığı eğitimine yönelik güncellemeler yapılması adına rehber görevi görmesi hedeflenmektedir. Bu amaçla peyzaj mimarlığının köklü fakülteleri olarak orman, ziraat, mimarlık ve güzel sanatlar fakülteleri bünyesinde yer alan üniversitelerin vizyon, misyon değerleri ile müfredat programlarının ders türleri, ders işleniş şekilleri mevcut durum analizi ile incelenmiştir. Müfredatların ekolojik boyutunun değerlendirilebilmesi açısından öncelikle ekoloji konulu dersler belirlenmiş ve bilgi-analiz-tasarım temelli yaklaşımla incelenmiştir. Buna göre fakültelerin yaklaşımlarına göre ekolojik yönden ağırlık durumları belirlenmiştir. Fakülte yaklaşımlarına müfredatların ders işleniş şekilleri ve ders durumlarına göre öğrencilerde ekolojik bilincinin kazanılmasını incelenmek için belirlenen fakülte öğrencileriyle anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ekolojik tasarım kavramının gerektirdiği şartlar fakülte farklılığı gözetilmeksizin tüm öğrencilere aktarılabildiği fark edilmiştir. Fakat fakültelerin vizyon ve misyon değerleri, yaklaşımları, ders sayıları, derslerin teorik-uygulamalı olarak işlenişindeki değişimler, üniversite tarihçeleri, üniversite olanaklarına bağlı olarak değişim göstermektedir. Orman ve Ziraat fakülteleri farklı yönlerden ekolojik bilgiye, Mimarlık ve Güzel sanatlar fakülteleri ise ekolojik tasarım konusuna odaklanarak, kendi yaklaşımlarını nitelikli eğitimlerle öğretmeye çalışmaktadır. Güncel çevresel sorunlara değinilmesi ve ekolojik bilincin oluşumu noktasında ekolojik yöntem ve yaklaşımların tasarım süreçlerinde kullanımının Mimarlık ve Güzel Sanatlar fakültelerinde ön planda olduğu belirlenmiştir. Fakat tüm fakülte öğrencileri çevreye duyarlı çözümler geliştirmeleri gerektirdiğini bilerek öğrenimlerini tamamlamaktadır. Fakültelerin yaklaşımlarına göre ekolojik bilinç kazanımının farklı seviyelerde gerçekleştiği belirlenmiştir. Aynı şekilde teknik gezi, seminer, konferans gibi dersle ilişkili uygulamaların varlığı da fakültelere göre değişkenlik göstermekte ve ekolojik bilincin kazanımını etkilemektedir. Fakat konuyla ilişkili araştırma yapılabilecek ortam bulunma ve fiziksel tesis imkanı tümünde minimum düzeydedir. Fakültelerin ekolojiye farklı noktalardan değinmesi, kendi alanlarında nitelikli mezunlar vererek, mesleki anlamda çeşitliliğin sağlanması noktasında önemli olmaktadır. Fakat her mezunun aynı ekolojik bilince sahip olması ve ekolojik bilgi ve tasarım kavramını ilişkilendirilmesi, belirli oranda benzerlik yakalanması açısından minimum ölçekte standartların oluşumu gerekmektedir. Böylelikle her müfredat programında zorunlu olarak ekolojik verilerin doğal ve kültürel sistemler ölçeğinde uygulanması, değerlendirilmesi ve elde edinilen bu bilgilerin tasarım sürecine aktarılması ve kullanımları notasında öğrenciler desteklenmelidir.Sonuç olarak fakülte çeşitlilikleri ekolojiyi farklı yönlerden ele alması nedeniyle, ekolojik bilincin kazanımı noktasında ayrışmalara neden olsa da; mesleki ihtiyaçların karşılanması, çokyönlü bakış açısının devamlılığı için bu çeşitlilik korunması açısından oldukça önemlidir.
  • Öge
    Developing a parametric design tool as a decision support system for designing pocket parks
    (Institute of Science And Technology, 2020-06-15) Hammad, Aseel ; Örnek, Muhammed Ali ; 502171601 ; Lanscape Architecture ; Peyzaj Mimarlığı
    During history, especially after the industrial revolution, urban populations had raised dramatically. As a result, the cities became in dramatic and unplanned situations. Consequently, the pressure of creating or developing urban open spaces had been increased. There are not many doubts about the importance or benefits of urban open spaces such as parks but the problem starts when cities try to build and develop parks. Cities usually have not had enough money to accomplish all that they hope especially within the current economic crisis where establishing new parks or develop the old ones is not in the top priorities anymore. Pocket parks can begin in tackling these issues, due to their small sizes and simple requirements comparing with other types of parks. The pocket park is a small urban open space and considers as the smallest type of park. It provides a space for gathering and socializing in the dense cities and can be woven within the urban fabric in the most developed cities. Moreover, it contributes to enhancing the ecological and social life of the city as much research mentioned. on the other hand, it can be noticed that some of the design decisions can't fulfill the community's desires or ecological and social life needs. So, if the computational methods were incorporated in the designing process this can provide different options and possibilities for the designers and planners. As mentioned above, this research proposes a decision support guide system that aims to assist decision-makers in establishing pocket parks in antiquated areas or developing the existing ones. Based on updated guidelines and standards at a global level, the database has been established to provide a unique study that collected and classified pocket park standards and create a set of design rules. The thesis is consisting of five chapters: In the first chapter, a brief history explained the beginning of the urban parks in the United States and Europe, then in a separated section, an overview of the pocket park's emerging circumstances, definitions, and other related details was summarized. In the second chapter, to create a framework of the designing tool, the chapter shed the light on pocket park design guidelines and standards according to the main design parameters, then local and global case studies with applications have been gathered to broaden and support the database. After that, the primary analysis of design guidelines and standards were addressed and categorized in tables. The third chapter focuses on the literature of computer-aided design approaches and related fields such as BIM, LIM, and GIS. It also explained the genetic algorithms and parametric design concepts with applications and examples. The fourth chapter contains the research approach and methodology. This chapter presents the process of developing the decision support guide which started with re-categorizing design guidelines and design standards from a programming perspective to evolve, identify, and exclude some -if needed-. The last chapter includes the conclusion and the results that the research reached which includes a set of design rules which can assist landscape architects, urban planners, and researchers to design pocket park.
  • Öge
    Kentsel yeşil ağlar: İstanbul Sarıyer örneği
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 2012-01-24) Tokuş, Müge ; Tunçay, Hayriye Eşbah ; 502081613 ; Peyzaj Mimarlığı ; Lanscape Architecture
    Sürdürülebilir kentler ancak sürdürülebilir yeşil alan planlama yaklaşımlarıyla mümkündür. Kentsel yaşam kalitesinin arttırılması için kent genelinde yeşil ağların oluşturulması sürdürülebilirlik açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu tezin amacı Sarıyer örneğinde kentsel yeşil ağ sistemi ile ilgili potansiyelin ve bu sistemin bileşenlerinin karakterlerinin ortaya konulmasıdır. Kentsel yeşil ağ sistemleri literatürde üç farklı fakat bağlantılı konseptler olarak anlatılmaktadır: Ekolojik ağlar, Yeşil yollar ve Yeşil altyapı.Ekolojik ağlar kentsel alanların sürdürülebilir planlanması ve yönetiminde etkin rol alabilecek yaklaşımlardandır. Ekolojik ağlar flora ve fauna alanlarına habitat oluşturarak peyzajdaki bağlantıları sağlayan rekreatif aktivitelere de imkan veren sistemlerdir. Ekolojik ağların bir alt birimi olarak yeşil yollar ise çizgisel açık alanlar boyunca rekreatif, kültürel, doğal ve ekonomik yarar sağlayan koridor sistemleri olarak tariflenebilir. En güncel olarak karşımıza çıkan yeşil altyapı kavramı ise kentsel yeşil omurga oluşturulmasını sağlayan bir yeşil alan sistemidir. Yeşil altyapı, gri altyapıyı (yollar, kanallar,vb.) takip eden çizgisel hatlar, olabildiği gibi, çekirdek alanlara da sahip olabilen geniş lekelerin kentsel bağlantısının kurulduğu bir sistemdir. Bu çalışmada bahsi geçen kavramların tanımlarının detaylarına inilerek birbirlerini tamamladıkları ve ayrı oldukları noktalar ile kentsel alanlarda doğal kaynakların korunmasındaki etkinlikleri irdelenmektedir. Kentsel yeşil alan sisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanmasında bu konseptlerin entegre kullanılmalarının gerekliliği vurgulanmaktadır.Çalışmanın ana materyallerini İstanbul ili Sarıyer ilçesi ve komşu parsellerine ait uzaktan algılama görüntüleri oluşturmaktadır. Bunlar 1 m çözünürlüğe sahip renkli 2005 yılına ait IKONOS uydu görüntüsü ve 30 m çözünürlüğe sahip 1992 tarihli LANDSAT uydu görüntüsüdür. Bunun yanında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/1000 - 1/5000 ölçekli imar planları kullanılmıştır. Çalışmada mevcut verilerin işlenmesinde Coğrafi Bilgi Sistemleri (ArcGIS 10) ve Uzaktan algılama (ERDAS IMAGINE 9.1) programları kullanılmıştır. Elde edilen verilerin yorumlanmasında Microsoft office 2010 Word, Excel, Powerpoint, Access; Adobe Photoshop CS5 ve AutoCAD 2010 ve Google Earth PRO programlarından yararlanılmıştır.Çalışmada izlenen yöntem beş aşamalıdır. Buna göre ilk aşama, yeşil ağ kavramıyla ilgili alt konseptler olan, ekolojik ağlar, yeşil yollar ve yeşil altyapı kavramları ile ilgili literatürlerin ve dünyadan örneklerin tarandığı kısımdır. İkinci aşama uzaktan algılama tekniklerini kullanarak Sarıyer ilçesindeki alan kullanım değişimlerinin ortaya konulmasıdır. Bunun için 1992 ve 2005 yıllarına ait iki farklı uydu görüntüsünden yararlanılmıştır. Üçüncü aşama Sarıyer ilçesinde alan kullanım arazi örtüsü değişikliklerini yönlendiren tehditlerin ortaya konulmasıdır. Dördüncü aşamada GIS işlemleriyle elde edilen veriler ile Sarıyer ilçesinin peyzaj potansiyelinin ortaya konulduğu ve bu potansiyelin yeşil ağ oluşturulmasına yönelik peyzaj elemanlarının tespitinin yapıldığı aşamadır. Son aşama ise Sarıyer ilçesi örnek alanında yeşil ağlar geliştirilmesi konusunda önerilerin oluşturulmasıdır.Sarıyer ilçesinin mevcut sorunları, üç ana başlık altında ele alınmıştır. Bunlar ilçenin nüfus yoğunluğu, gecekondu yerleşimleri ve önerilen üçüncü köprü projesidir. Buna göre, İstanbul'un ortalamasına kıyasla Sarıyer ilçesinin gelişme hızı ve nüfus yoğunluğu daha azdır. Fakat buna rağmen Sarıyer kendi içinde hiç durmadan yağ lekesi gibi mevcut ormanların çeperlerine doğru genişlemektedir. İlçede artan nüfus ve gecekondu bölgelerinin, yanında önerilen üçüncü köprü ile, kentleşmenin artması olasıdır.Sarıyer ilçesinde alan kullanımları değişimi, ülkemizdeki diğer kentsel alanlarda rastlanan durumlarla örtüşmektedir: doğal alanların ve tarım alanlarının azalması ve kentsel alanların artması. Bu alanların birbirlerine dönüşümü değişim matrisi ile izlenmiştir.İlçede oluşturulacak muhtemel bir yeşil ağ sistemine girdi oluşturacak lekeler; doğal lekeler, tahribat alanları, bitkilendirilmiş alanlar, su yüzeyleridir. Bu sisteme girdi oluşturan diğer bir eleman ise koridorlardır. Bunlar; doğal koridorlar, bitkilendirilmiş yol koridorları, orman yol koridorları ve akarsu koridorlarıdır. Buna göre ilçedeki leke ve koridorların yapılacak iyileştirmelerle daha güçlü hale getirilebileceğini söylemek mümkündür.Sarıyer ilçesindeki peyzaj kompozisyonunu kentsel lekelerin ormanlık alanları parçaladığı ve bitkilendirilmiş lekelerin kent içinde sıklıkla yer aldığı bir mozaik olarak tanımlanabilir. Bu nedenle ilçedeki en temel sorun hızla artan kentleşme ve buna bağlı olarak nüfus yoğunluğudur. İlçe alan kullanım karakteristikleri açısından sahip olduğu geniş doğal alanlarla, yeşil ağ elemanlarına güçlü bir potansiyel oluşturmaktadır. İlçede yeşil ağ elemanlarının bulunma potansiyeli, leke ve koridor türlerine göre farklılık göstermekle birlikte oldukça yüksektir. Doğal lekeler bu potansiyelde ilk sırayı alırken, diğer leke ve koridor türleri de iyileştirilmeler sonrasında yeşil ağ elemanı olma potansiyeli güçlenecek alanlardır.
  • Öge
    Bursa Örneğinde, Kentleşmenin Yeşil Kent Dokusu Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 1997) Acay, Ferda ; Ergun, Nilgün ; 66643 ; Peyzaj Mimarlığı ; Lanscape Architecture
    Bu çalışmada, bir kentin kuruluş ve gelişim süreci içerisinde mekana yansıyan kent formunun oluşumunu belirleyen faktörlerin, kentin kentleşme süreci içerisinde nasıl değiştikleri ve bu değişikliğin genel kent makroformu ve kent yeşil dokusu üzerinde nasıl ve ne derece etkili olduğu Bursa kenti örneğinde incelenmiştir. Çalışmayı beş bölüm içerisinde ortaya koymak uygun görülmüştür. Giriş ve amaç kısmının yer aldığı birinci bölümde genel olarak, çalışmanın amacından ve öneminden bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise, Bursa örneği üzerinde inceleme yapılmadan önce, genel olarak kent, kentleşme ve yeşil alan üçgeni içerisindeki ilişki ele alınmaya çalışmış, düzensiz ve çarpık bir kentleşmenin kentin yeşil alanları üzerinde ne şekilde ve ne derece etlili olabildiği aktarılmaya çalışılmıştır. Daha sonra, genel olarak Bursa ili, konumu, önemi ve sahip olduğu değerler hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, Bursa kentinin fiziki gelişimi tarihi bir perspetif içinde ele alınarak, bu süreç içinde yapılan planlama çalışmalarıyla veya planlamadan bağımsız alınan kararlarla kentin ulaştığı makroform karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Kentin bugünkü makroformunun üzerinde etkili olan etmenler ve bu etkilerin nasıl mekana yansıdığı ise çalışmanın dördüncü bölümünde incelenmiştir. Beşinci bölümde de, 1960 yıllarından başlamak üzere, günümüze kadar, elde edilen veriler ışığında kentin yeşil dokusu, kentin bugünkü makroformunu oluşumunu belirleyen faktörlerin bu yeşil doku üzerindeki etki derecesi üzerinde bir değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır. Öncelikle kentin yeşil dokusunu öncelikle oluşturan etmenler nelerdir?, Yeşil bursa dokusunun oluşmasında bu etmenlerden hangisi ne ölçüde belirleyicidir?, Bursa kentinde yeşil alan %'sinin gittikçe azalmasının belirleyicisi ne tip yeşil alanlardır?, planlama çalışmalarıyla oluşturulmuş aktif yeşil alanlar mıdır? Yoksa Bursa Ovası ve ormanlarının oluşturduğu doğal yeşil alanlar mıdır?, doğal yeşil alanlar üzerinde plan kararlarıyla peyzaj düzenlemelerine gidilebilmi midir?ya da kent topraklan içerisinde artan nüfusa paretel olarak, plan kararlarıyla düzenli yeşil alanlar açılma yoluna gidilmiş midir?, açıldıysa uygulanabilmiş midir? Veya ne sebepten uygulanamamıştır? Sorularına belgeler incelenerek ve bu konuda bilgili ve yetkili kişilerle görüşülerek cevap bulunmaya çalışılmıştır. Sonuç ve değerlendirme bölümünde ise çalışmanın başında ve bölümler içerisinde ortaya atılan sorulara, çalışma içerisinde elde edilen bilgiler ışığında cevaplar verilmeye çalışılmış, bazı önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın sonucunda, Bursa kenti yeşil dokusunun giderek tahrip olduğu ve yitirildiği görülmüştür. Bu süreçte de en fazla etkiyi başta Bursa Ovası olmak üzere doğal nitelikli yeşil alanlar görmüştür. Yapılan planlama çalışmalarında bu süreç engellenememiş, ve yok olan yeşil dokunun yerine ikame edebilecek yeni alanlar açılamamıştır. Ancak, bugün Bura Büyükşehir Belediyesi, yeşil saha olarak kalabilmiş alanları, bir ölçüde yerleşime açılmasını da önlemek amacıyla düzenleme ve aktif olarak halkın kullanımına sunma çalışmaları yapmaktadır.
  • Öge
    Taksim Maçka Büyük Yeşil Alanının Evrimi Ve Kullanım Açısından Değerlendirilmesi
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 1996) Sezgin, Bahar ; Kılınçaslan, İsmet ; 55946 ; Peyzaj Mimarlığı ; Lanscape Architecture
    Çağlar boyunca yeşil alanlar, insanların günlük yaşamları nın sıradanlıklarından kurtulup doğaya ait varlıklarla bir arada olabi lecekleri bir tür sığınak olmuştur. Bu alanlar, geçmişten günümüze toplumların yaşarn biçimine, kültürüne göre fonksiyonel farklılıklar göstermiştir. Tarihsel gelişim içinde yeşil alanların fonksiyonel değişimi ve sistemli bir şekilde planlanması sanayi devrimi ile yaşanmıştır. Batı'da 19. yy. da yaşanan sanayi devrimi, Türkiye'de 20. yy. da yaşan mıştır. Gene aynı dönemlerde ele alınan sistemli yeşil alan planlama sı, Türkiye'de kentlere kimlik kazandırması amaçlanan Cumhuriyet dönemi planları ile gerçekleşmiştir. İstanbul'da 1930'lu yıllarda uygulamaya konan Taksim Maç ka büyük yeşil alanı, çalışmanın konusunu oluşturmuştur. Bu yeşil ala nın gerek büyüklük gerekse kent içindeki önemini vurgulamak amacıy la Beyoğlu semtinin gelişme sürecine yer verilmiştir. Beyoğlu semti nin sosyal ve fiziksel gelişme süreci bu bölgede yer alan Maçka Tak sim büyük yeşil aianının oluşumunu etkilemiştir. Bu gelişme sürecin den sonra Türkiye'de kent planı ile ele alınan yeşil sistem anlayışına örnek olabilecek II No'lu park uygulaması (Taksim Maçka Büyük Yeşil Alanı) tanıtılmaya çalışılmıştır. Park uygulamasına zemin hazır layan faktörler 1800'lü yıllardan itibaren çeşitli belgelerle incelenme ye çalışılmıştır. 1930 yıllarında uygulamaya konan bu büyük yeşil alan 1950 sonrası İstanbul'da yaşanan düzensiz büyüme ile büyük bir kısmı nı kaybetmiştir. Bu büyük yeşil alandan geriye kalan Maçka Demokra si ve İnönü Gezisinin günümüzdeki aktif kullanımından çıkan sorunlar ve bu sorunlara öneriler anket ve gözlemler yardımıyla değerlendiril meye çalışılmıştır.