FBE- Tekstil Mühendisliği Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Gözat

Son Başvurular

Şimdi gösteriliyor 1 - 5 / 107
  • Öge
    Pet karışımlı viskon örme kumaşlarda parça boyama sonrası ortaya çıkan boncuklanma probleminin araştırılması ve iyileştirilmesi
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020-07) Bekiroğlu, Erkan ; Özcan, Gülay ; 637255 ; Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
    Parça boyama işlemi sonrası giysilerin görünümü (özellikle dikişlerdeki eskitme efekti) pazarda ciddi talep gören bir moda eğilimi haline gelmiştir. Bununla birlikte parça boyama işleminin modadaki anlık değişimlere hızlı cevap verebilmesi parça boyamaya olan ilginin daha da artmasına sebep olmuştur. Parça boyama işleminin en önemli ise boncuklanma problemidir. Özellikle sentetik lif karışımlı kumaşlarda boncuk oluşum hızının, koparak dökülme hızından daha yüksek olması, bu problemin daha fazla yaşanmasına sebep olmaktadır. Parça boyamada, genel olarak giysi ya da parçaların işleme girmeden önce hazırlıkları yapılmaktadır. Ham haldeki kumaştan dikilen ürünlerin parça boyama işlemi yapılacaksa bu durumda mutlaka iyi bir ön terbiye işleminden geçirilmesi gerekmektedir. Viskon /PET karışımlı ipliklerden elde edilen örme kumaşların parça boyama makinasında reaktif boyarmaddelerle boyanmasıyla tatmin edici melanj efektlerin alınabilmesi, pazar taleplerinin hızla karşılanmasını sağlarken melanj renk gamı ile ilgili yeterli renk çeşitliliği olmaması ve renk başına minimum üretim miktarının yüksek olması gibi sorunlara da önemli bir çözüm getirmiştir. Polyester (PET) ile viskon lifinin farklı oranlardaki karışımı, kumaşlarda farklı tonlarda melanj görüntüsü almaya imkan vermektedir. Fakat buradaki en büyük kısıt, istenen iplik numarasında ve karışımda ipliğin tedarik edilememesidir. Bu sorunu çözebilmek için pazarda yaygın olarak ring eğirme sistemiyle üretilmiş iplikler kullanılmaktır. Bununlabirlikte pazarda her iplik numarasında ve karışımda ipliği rahatlıkla bulabilme imkanı veren ring ipliklerinin boncuklanma açısından ciddi sıkıntıları söz konusudur. Özellikle yüksek kopma dayanımına sahip PET lifi karışıma dahil olması ve kullanılan ipliklerin ring eğirme sistemiyle üretilmiş olması, boncuklanma sorununu daha da arttırmaktadır. Tüm bu sorunlar dikkate alınarak tez çalışmasında; Viskon/PET karışımı ring ipliğin, karışım oranı, iplik büküm katsayısı, bu ipliklerle elde edilen örme kumaşların ön terbiye, boyama ve bitim işlemlerinin kumaşların boncuklanma eğilimi üzerine etkisi incelenmiştir. Bu tez çalışması için Viskon/PET'in 5 farklı karışım oranında kullanıldığı ve αe değerleri 3,00-3,54 arasında değişen toplam 5 farklı tipte ring iplikleri üretilmiştir. Üretilen ipliklerle, açık en yuvarlak örme makinasında her biri 10 kg olacak şekilde, % 80/20, 50/50, 33/67 Viskon/PET karışımı 3 tip kumaş ve kontrol amaçlı %100 Viskon ve %100 PET iplikten yapılan örme kumaşlar üretilmiştir. Farklı karışım oranlarındaki ipliklerden örülen süprem kumaşlara 20 farklı işlem uygulanarak toplamda 100 adet numune üretilmiştir. Kumaşlar, açık en olarak ön terbiye işlemlerinden geçirilmiştir. Ardından 1 er metre boyutlarında kesilerek parça boyama makinasında 3 farklı boya konsantrasyonunda hazırlanan boyama reçeteleriyle boyandıktan sonra biyo-parlatma işlemi ve son olarak 3 farklı reçete ile bitim işlemlerine tabi tutulmuştur. Tez kapsamında yapılan literatür araştırmaları ve deneysel çalışmalar sonucunda, Viskon/PET karışımlı kumaşlarda PET oranı arttıkça, literatüre paralel olarak termofikse adımının eklenmesi ve maliyet parametresi ile birlikte sürdürülebilirlik açısından bir işlem basamağının ve kimyasal kullanımının azaltılması göz önüne alındığında enzim uygulama basamağının çıkarılmasının boncuklanmayı tatmin edici düzeyde azaltabileceği gözlemlenmiştir.
  • Öge
    Design of electrospun cardiovascular bypass graft using derivative of poly (Alkylene terephthalate)
    (Institute of Science And Technology, 2020-06-15) Şensu, Berna ; Karakaş, Hale ; 503181803 ; Textile Engineering ; Tekstil Mühendisliği
    Cardiovascular disease (CVD) is the number one of the causes of global death at the present time. It is known that approximately 17.9 million people died because of cardiovascular problems in 2016 according to data of World Health Organization (WHO) [1]. It means that cardiovascular diseases are responsible for 31% of all global deaths. According to European Statistics in 2015, 1.91 million people died due to cardiovascular diseases and it covers 36.7 % of all of deaths in European Union. It shows that deaths of cardiovascular disease are higher than that of cancer which has the second highest prevelance [2]. Also, cardiovascular disease is main reason for deaths of premature and chronic disability in the world [3]. On the other hand, deaths of CVD cover about one third of all deaths in Asia-Pacific countries [4]. Similarly, CVD is the foremost cause of mortality in United States and Canada. Therefore, more than a third of all deaths in North America is caused by CVD [5]. Besides, it is estimated that approximately 23.6 million people will die because of CVD by 2030 [6]. Cardiovascular disease which is circulatory problem on heart and blood vessels is caused by increasing of cholesterol and blood pressure because of smoking, overweight is related to malnutrition, physical inactivity and diabetes [4,7]. CVD could be divided in sub-groups depending on problems on the different kind of blood vessels and disorder of heart such as coronary heart diseases (ischemic heart diseases or heart attack), cerebrovascular heart diseases (stroke), peripheral arterial diseases, rheumatic heart diseases, congenital heart diseases and deep vein thrombosis-pulmonary embolism. Coronary heart disease from all of these diseases is the most commonly seen heart disease in the world. According to researches between 1990-2016, 42 % of all deaths is caused by coronary based diseases in Turkey [8]. On the other hand, according to researches of Polymer Chemistry & Biomaterials Group (PBM Group) in Ghent University, an artery which is the blood vessel carry the cleaned blood and oxygen to all part of the human body is most inclined to damage in human body [9]. Coronary artery disease covers more than half of all death of cardiovascular diseases [5]. Annually, 340.000 people who are 37 aged and above die and coronary artery disease is diagnosed to approximately 420.000 people in Turkey [10]. The researches show that coronary artery diseases are the most serious problem in the world, and it is required to focus treatments in order to increase opportunities, and quality of human life. Coronary artery disease (CAD) is result of atherosclerosis which is formation of plaques on the wall of blood vessels. The plaques form due to accumulation of cholesterol on the walls of blood vessels. Plaques lead to luminal narrowing, decreased flow, distal tissue ischemia [11]. That is why, oxygen could not be carried to heart muscles sufficiently. The narrowing of the blood vessels leads to angina pectoris. In situation of blockage of the narrowed blood vessels via blood clot, heart muscles are damaged due to lack of oxygen. It is called as heart attack in colloquial language. Heart attack is one of a leading problem in the world which can be result in death, so it should be treated ineradicably. On the other hand, aneurysm is another coronary artery disease could be determined as dilatation of diameter of the blood vessels owing to hypertension, osteoarthritis, infections, damaged connective tissue and congenital defects [12]. As CVDs are the main cause of death, efficient treatments are required. After diagnosis, a change in lifestyle in combination with medical therapy such as healthy diet, quit smoking, decreasing the stress factors and making more exercise are advised. If those lifestyle changes are not sufficient, surgery will be necessary. Different procedures are possible including angioplasty, percutaneous coronary intervention (PCI) and coronary artery bypass grafting (CABG). Angioplasty includes repairing the existing blood vessels by using thin tube which contains the balloon at the end. The tube with a narrow balloon was moved towards to blocked area of the blood vessels. When it arrives to this part, balloon offers to remove plaques and regulate the blood flow. Narrowed blood vessel could be opened by means of inflation of the balloon by using pressure. Moreover, PCI is another type of angioplasty. Hence, it has same principle with angioplasty, but it was applied by using metallic frame could be called as stent and thin flexible tube could be called as catheter. Stent is placed from some parts of human body such as groin or arm. The stent is forwarded until blocked area or dilated area of blood vessel through human vessel. As it is located the blocked area of human blood vessels, it could extend the blood vessels. Otherwise, stent is placed into dilated part of blood vessels and it occurs cloth here to decrease the abnormal flow rate [13]. CABG is another method to use to treat blockage on the blood vessels. The CABG is performed by using a vascular graft is obtained from patient's own body such as saphenous vein or other sources such as animal or cadaver. On the other hand, some synthetic based grafts could be used for this process to treat the disease. Grafts are implanted between damaged parts of human blood vessels and aorta as a bridge in this system. Open surgeries could be example for CABG-based operations. An open surgery as bypass is based on replacement of injured part of blood vessel with a vascular graft. Otherwise, an endovascular repairing application is based on repairing of current blood vessels by using metallic frame is called as stent. In bypass surgery, damaged blood vessels are deactivated, and biological or artificial grafts are sewn onto blocked area and one another healthy vessel which separates from heart. Thus, the graft serves as a bridge between these two vessels. As a result, lack of oxygen in heart muscles could be prevented by using another graft. Otherwise, in angioplasty, stent is placed from some part of human body as groin. The stent is forwarded until blocked area of blood vessel through human vessel. Also, stent contains a balloon, and narrowed blood vessel could be opened by means of inflation of the balloon by using pressure. Angioplasty is commonly used method because of fast recovery period and easily applicable procedure. However, in case of blockage of left anterior descending artery (LAD) which feeds much more muscles than other coronary arteries, it is known that bypass is the inevitable option. Also, it is known that in the case of more than one blockage in main human blood vessels, bypass is needed to be preferable choice in order to have higher survival rates. Hence, bypass is one of the most prominent coronary artery treatments at the present time by means of these advantages [14]. Today, there are different types of bypass grafts. The grafts could be classified as autologous grafts, allografts, xenografts, synthetic prosthetic grafts and synthetic vascular grafts. Autologous grafts include autologous mammary arteries and saphenous veins. So, it means that some blood vessels which are taken from human body are used as a graft, but they are restricted because of limited donors and anatomical variabilities. Otherwise, the grafts are obtained from cadavers are called as allografts. Like autologous grafts, allografts have limitation about donors and anatomy. Also, xenografts are obtained from bovine or porcine pulmonary valve conduit, but they have shorter life span. Xenografts should be replaced with new one up to 10-15 years. In addition, they have insufficient control for mechanical and physical properties. Besides, synthetic prosthetic grafts are rejected by immune system of human in several months. Although, there are many disadvantages of the other grafts, synthetic grafts are made by polymers such as poly (tetrafluoroethylene) (ePTFE), poly (ethyleneterepthalate) (PET), have become best choice to produce coronary artery grafts with required properties. Synthetic grafts are made by bio-degradable, bio-regenerated and biocompatible polymers have begun to be alternative option for cardiovascular tissue engineering at the present time [11,15]. In this study, a type of poly (alkylene terephthalate) (PAT) was produced in order to use in cardiovascular bypass grafting. In contrast to commercial PET which is commonly used polymer of PAT class, alternative PAT was obtained via single-step solution polymerization instead of step-growth polymerization without using any initiator or catalyst during the reactions. That is why, toxicity which is result of using catalyst in synthesis of PAT class polymer was removed by using terephthaloyl chloride (TCL) instead of using terephthalic acid (TA) or dimethyl terephthalate (DMT) [16]. New version of PAT was produced under same conditions in different molecular weight. Also, linear diols which have different carbon chain length (n = 5,8,9,10) were used during the reactions to understand the effects of the chain length on the fiber structure. Moreover, polymer which have ability to obtain fibers effectively were analyzed by using nuclear magnetic resonance (NMR), thermogravimetric analysis (TGA), differential scanning calorimetry (DSC) and gel permeation chromatography (GPC). The polymers were electrospun under optimum conditions. Produced polymers were dissolved inside pure chloroform, combination of chloroform, 2-butanol and chloroform, 1-penthanol in the different volume ratio (90:10, 80:20, 70:30 v:v %) for electrospinning. Viscosities of prominent solutions in electrospinning were measured by using rheometer depending on shear rate. Furthermore, effects of solvent, solvent ratio and using solvents have alkyl chains with different length on the fiber surface was observed during the process by using scanning electron microscope (SEM). Also, effective electrospun polymers were used to obtain aligned and random fibers. In addition, surface and structure of the fibers were observed with SEM. As a result, it was observed that different fiber structures with different pore size could be observed by using 1-penthanol instead of 2-butanol. Using of alcohol could leads to decrease evaporation rate of chloroform, but porous structure decreases with using alcohol. Under the high speeds, aligned fibers could be obtained by using new version of PAT and they could be comparable with their random versions clearly. Moreover, new version of PAT could offer highly-qualified properties thermally. Also, fibers were produced with their diameter changes between 280 nm and 3600 nm.
  • Öge
    Makina Halılarının Yapısal Özellikleri İle Mekanik Etkiler Karşısındaki Davranış Özellikleri Üzerine Bir Araştırma
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 1997) Berkalp, Ömer Berk ; Önder, Emel ; 66815 ; Tekstil Mühendisliği ; Textile Engineering
    Halı ve halı lifi üreticileri ürünlerini satış noktasında cazip şekilde sunmak ve görünüm ile konforlarının yıllar sonra kullanımda bile aynı kalmasını temin etmek için bir rekabet içine girmişlerdir. Birçok üretici için uzun süreli dayanımdan bile çok daha önemli olan görünüm korunması, halıların performanslarında göze alınan en önemli ve tercih edilen özelliğidir. Görünüm ve konforun hangi şartlarda temin edildiğini belirlemek açısından halıların temel yapısal özelliklerini değiştirerek incelemelerin yapıldığı çok sayıda çalışma sözkonusudur. Bu tezin hazırlanmasındaki amaç da makina halılarının yapısal özellikleri ile mekanik etkiler karşısındaki davranış özellikleri üzerine bir araştırma yapmaktır. Bunun için halılarda bilhassa kalite kontrolde önemli olan aşınma dayanımı, hekzapot sonrası kalınlık azalması ile görünüm değerlendirmesi ve ender olarak araştırılmış tutam mukavemeti üzerine çalışmalar yapılmıştır. Gümüşsüyü halı fabrikasından temin edilen 12 farklı yapısal özelliğe sahip Wilton yüz-yüze dokunmuş "3-shot" halıların aşınma, görünüm ve tutam mukavemeti özellikleri test edilmiştir. Fabrikanın kalite kontrol laboratuarında, her deney için standard boyutlarda kesilen halılar sırasıyla ilk önce WIRA aşındırma cihazında halılar son noktaya kadar aşındırılmış; daha sonra hekzapot yürüyücü ile 1500 devir kısa test ile 8000 devir uzun test yapılmış; hekzapot sonrası kalınlık tayini WRONZ halı kalınlık ölçer ile ölçülmüş ve görünüm değerlendirmesi göz ile yapılmıştır. En son olarak toplanan numunelerle İ.T.Ü Tekstil laboratuarında tutam mukavemeti değerleri saptanmıştır. Elde edilen deney sonuçları istatiksel metotlarla değerlendirilmiş ve bu sonuçlar çerçevesinde yapısal özellikler ile bağlantılı olan halı davranışları yorumlanmıştır. Bu yorumlar sonucunda daha iyi kalitelere ulaşılabilmek için hammaddenin, ilme yüksekliğinin, ve atkı sıklığının özellikle ana ve bunun yanısıra ikili etkilerinin önem kazandığı belirlenmiş ve bu konudaki öneriler ortaya konmuştur.
  • Öge
    Hava-jetli Tekstüre İşleminde Hacimlilik (bulk) İncelenmesi
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 1997) Gönenç, Arzu ; Demir, Ali ; 66702 ; Tekstil Mühendisliği ; Textile Engineering
    Hava-jetli tekstüre, paralel bir düzende bir arada bulunan sentetik filament iplikleri kesmeksizin veya koparmaksızın bu liflerin tekstil amaçlı kullanılabilirliğini arttırmak amacıyla daha hacimli bir yapı kazandırma tekniği olan iplik tekstüre işlemlerinden biridir. Hava-jetli tekstüre tek mekanik iplik tekstüre yöntemidir ve bu yöntemle üretilen tekstüre iplik özelliklerinin kesikli elyaftan yün veya pamuk eğirme sistemlerine göre eğrilmiş iplik özelliklerine olan yakın benzerliği hava-jetli tekstüreyi diğer iplik tekstüre yöntemlerine göre avantajlı konuma getirmektedir. Bu yöntem ekonomik açıdan da düşük yatırım ve işletim maliyetleri ile dikkat çekmektedir ve pazar payını gittikçe artırmaktadır. Ayrıca yeni bir fikir olarak bu çalışmada gündeme getirilen hava-jetli tekstüre ipliğin işlem esnasında on-line olarak boyanmasının da sistemin esneklik avantajını daha da öne çıkaracağına inanılmaktadır. Hava-jetli tekstüre ipliklerin özellikleri numara ve mukavemet değerleri ile beraber ilmik boyutu, ilmik sıklığı, hacimlilik ve dolaşıklık derecesi gibi yapısal özellikleri tarafından belirlenir. Hava-jetli tekstüre ipliğin özelliklerini hava basıncı, aşın besleme, tekstüre hızı, mekanik kararlılık kazandırma gerilimi, ıslak ya da kuru tekstüre ve çarpma elemanın kullanılıp kullanılmaması gibi çeşitli işlem parametreleri ve iplik içindeki filament sayısı, filament numarası, filametin kesit şekli, ipliğin malzemesi gibi besleme ipliği özellikleri etkilemektedir. İşlem parametrelerinden aşın beslemenin ve besleme ipliği özelliklerinden iplik içindeki filament sayısı ve filament numarasının sonuçta hava-jetli tekstüre iplik özelliklerini nasıl etkilediği numara, mukavemet ve tüylülük deneyleri kullanılarak araştınldı. Tekstüre ipliklerin mikroskopta incelenerek çekilen fotoğrafları da bu araştırmaya görsel destek sağladı. Hava-jetli tekstüre makinası ile on-line çalışabilecek bir boyama ünitesini gerçekleştirme imkanlarını aramak ve tasanmını yapabilmek için bu çalışmaya konu olan hava-jetli tekstüre ipliklerin de malzemesi olan polyester elyafının yapısı, boyanma özellikleri ve pratikte kullanılmakta olan boyama yöntemleri ile ilgili araştırmalar yapıldı.
  • Öge
    Dokuma Kumaştan Klasik Erkek Ceketi Üretiminde Gerçekleştirilen Optimizasyon Çalışmaları
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 1998) Çiftok, Pınar ; Özipek, Bülent ; 75379 ; Tekstil Mühendisliği ; Textile Engineering
    Sanayimizin önemli bir kanadını oluşturan konfeksiyon fabrikalarının; ekonomideki yavaş büyüme, tüketicilerin taleplerindeki değişim gibi birçok problemi vardır. Bu sebeple firmaların gelecek için hedefleri olmalı ve sanayinin bünyesini güçlendirmek için emin adımlarla bu hedeflere doğru ilerlemelidirler. Günümüzde sürekli değişen talepleri karşılayabilmek için merkezi idareyi sağlamak zorlaşmakta ve çalışanların zihinsel tatminlerini sağlamak için insanlığa saygılı bir sistem istenmektedir. Bu çalışmanın ilk bölümünde hazır giyimde proses kontrol, plan lama ve verimlilik hakkında açıklayıcı bilgiler verilmiş, ikinci bölümde do kuma kumaştan klasik erkek ceketi üretimi anlatılmıştır. Üçüncü bölümde inceleme yapılan firmada gerçekleşen geliştirme çalışmaları açıklanmış ve sonuçlarına değinilmiştir. Sonuç olarak, yapılan çalışmaların etkinliği değerlendirilmiş, bu konuyla ilgili önerilere yer verilmiştir.