19. Ulusal Mekanik Kongresi

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Gözat

Son Başvurular

Şimdi gösteriliyor 1 - 5 / 127
  • Öge
    Sıcak Suda Yaşlandırılan Cam Fiber-Epoksi Kompozitlerin Tabakalar arası Kayma Dayanımındaki Değişimlerin İncelenmesi
    (Teorik ve Uygulamalı Mekanik Türk Milli Komitesi, 2015) Sever, Kader ; Yenier, Zafer ; Sarıkanat, Mehmet ; Sever, Kutlay ; Yoldaş, Seki,
    Bu çalışmada, cam fiber takviyeli epoksi kompozitlerin tabakalararası kayma dayanımına sıcak suyun etkisi incelenmiştir. Kompozit üretiminden önce cam fiberlerin yüzeyine farklı derişimlerde silan yüzey işlemi uygulanmıştır. Kompozitlerin kayma dayanımına su sıcaklığının, kompozitlerin suda bekletilme süresinin ve kullanılan silan derişiminin etkisi tespit edilmiştir. Su sıcaklıkları 25, 50 ve 75 oC ve suda bekletilme süresi 24, 48 ve 72 saat olarak seçilmiştir. Fiber yüzey işlemlerinde silan uyumlaştırıcı ajanı olarak ?-glycidoxypropyltrimethoxysilan (?-GPS) kullanılmıştır ve silan uyumlaştırıcı ajanı derişimi toplam çözeltide %0,1 ile %0,5 arasında değiştirilmiştir. Su sıcaklığı ve kompozitlerin suda bekletilme süresi arttıkça kompozitlerin tabakalararası kayma dayanımının da azaldığı belirlenmiştir. %0,5 ?-GPS silan ile yüzey işlemine tabi tutulmuş cam fiber takviyeli epoksi kompozitler sıcak suya karşı en iyi dayanımı göstermiştir.
  • Öge
    Fonksiyonel Derecelendirilmiş Malzemeli Kirişlerin Karma Formülasyon Sonlu Elemanlarla Modellenmesi
    (Teorik ve Uygulamalı Mekanik Türk Milli Komitesi, 2015) Sarıtaş, Afşin ; Gürol, Tolga
    Bu çalışmada, Hu-Washizu-Barr fonskiyoneline dayanan karma formülasyonlu kiriş elemanı türetilmiştir. Geliştirilen eleman fonksiyonel derecelendirilmiş malzemeden (FDM) oluşan kirişlerin titreşim ve doğrusal olmayan malzeme davranışlarının modellenmesinde kullanılacaktır. Eleman formülasyonunda FDM’den dolayı oluşacak rijitlik ve malzeme dağılımındaki farklılıklar karma formülasyonda kuvvet bazlı yaklaşım yapılması sayesinde kiriş tepkisi elastik ve elastik olmayan durumlar altında gerçekçi olarak modellenebilmiştir. Bu yöntemle hesaplanan tutarlı kütle matrisinde herhangi bir şekilde deplasman enterpolasyonu yapılmasına gerek kalmamıştır. Çelik malzemesi için kinematik ve izotropik pekleşmeli Von Mises plastisite modeli, seramik malzemesi içinse Drucker-Prager plastisite modeli kullanılmıştır. Üç boyutlu gerilme-birim şekil değiştirme denklemleri en yakın genel nokta projeksiyonu algoritması kullanılarak etkin gerilme değerleri kiriş probleminin boyutlarına indirgenmiştir. Sayısal örnekler ve doğrulama çalışmaları, elastik olmayan malzeme davranışının modellenmesi ve ayrıca temel ve yüksek mertebe titreşim modlarının ve şekillerinin tespitinde başarılı olunduğunu göstermektedir.
  • Öge
    Fonksiyonel Derecelendirilmiş Malzemeden Yapılmış İçi Boş Kürenin Torsiyonel Serbest Titreşiminin Analitik İncelenmesi
    (Teorik ve Uygulamalı Mekanik Türk Milli Komitesi, 2015) Quliyev, Hatam ; Akbarov, Surkay D. ; Yahnioğlu, Nazmiye
    Bu çalışmada, üst ve alt katmanı homojen-izotrop malzemeden, orta tabakası izotrop-fonksiyonel derecelendirilmiş malzemeden yapılmış üç tabakalı içi boş kürenin torsiyonel (burulma) doğal titreşimi, elastodinamiğin üç boyutlu kesin denklemleri çerçevesinde diskrit-analitik yöntemle incelenmiştir. Kürenin katmanları arasında ideal temas koşullarının sağlandığı kabul edilmektedir.
  • Öge
    Farklı Kim-yasal Maddeler İle Modifiye Edilen Jüt Liflerinin Mekanik Ve Morfolojik Özelliklerinin İncelenmesi
    (Teorik ve Uygulamalı Mekanik Türk Milli Komitesi, 2015) Seki, Yasemin ; Akşit, Aysun
    Bu calışmada, polimerik kompozit malzemelerde takviye elemanı olarak kullanılan jüt liflerinin farklı kimyasal maddeler ile yüzey modifikasyonu incelenmiştir. Bu amaçla, jüt iplikleri potasyum dikromat, potasyum permanganat ve sodyum perborat trihidratın %0,02'lik sulu çözeltileri ile muamele edilmiştir. Modifikasyon işlemlerinin etkinliği kızılötesi infrared spektrumu (FTIR) analizi, mukavemet testi ve lifin nem içeriği ve nem geri kazanımı performansının belirlenmesi ile değerlendirilmiştir. Ayrıca taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve fluoresans mikroskop ile yüzey morfolojik özellikleri de incelenmiştir. FTIR analizi sonuçlarına göre yüzey modifikasyon işlemleri yüzey safsızlıklarını, hemiselüloz ve lignini azaltmıştır. Çalışma kapsamında uygulanan tüm modifikasyon işlemleri jüt ipliklerinin kopma mukavemetini ve modülünü istatistiksel olarak önemli derecede etkilerken, sadece sodyum perborat trihidrat muamelesi lifin nem içeriğini ve nem geri kazanımını önemli derecede azaltmıştır. Lif yüzeyinde modifikasyon işlemleri sonrası çatlakların meydana geldiği ve yüzey pürüzlülüğünün arttığı belirlenmiştir.
  • Öge
    Beton Yollarda Günlük Meydana Gelen Sıcaklık Değişiminin Oluşturduğu Gerilmelerin 3-D Sonlu Elemanlar Yardımıyla Mekanistik Ampirik Analizi
    (Teorik ve Uygulamalı Mekanik Türk Milli Komitesi, 2015) Seferoğlu, Mehmet T. ; G.seferoğlu, Ayşegül ; V.akpınar, Muhammet
    Ülkemizde beton kaplamalı yollarda sık görülen bozulma nedenlerinden birisi de günlük sıcaklık farklılığından dolayı oluşan ısıl gerilmelerdir. Beton yol kaplamaların alt ve üst yüzeyinde meydana gelen sıcaklık farklarından dolayı ek gerilmeler oluşmaktadır. Termal nedenlerden dolayı oluşan çatlaklar ilk geliştiği evrelerde önemli yapısal problemlere neden olmasalar bile, zamanla donma ve çözünmeye bağlı olarak hacimce büyüyebilmektedir. Bunun neticesinde yol tabanına sızan sular, taban zemini ve diğer taşıyıcı tabakalarda bozulmalara neden olmaktadır. Yapılan literatür çalışmalarına bakıldığında termal gerilmelerden ötürü beton yollarda önemli gerilmelerin oluştuğuna rastlanılmıştır. Bu gerilmeler arazi çalışmaları ya da sonlu elemanlar modellemeleri ile literatürde yer bulmuştur. Beton kaplamalarda derinlik boyunca oluşan sıcaklık dağılımının non-lineer olması durumu lineerliğe oranla daha fazla gerilme oluşturduğu görülmektedir. Türkiye’de ve yurtdışında en yaygın olarak kullanılan C30 betonu gerçek koşullarda Hızlandırılmış Yol Test Laboratuarında yol temel tabakası üzerine dökülerek, ısıl ölçümleri kenar ve orta bölgelerinde plaka kesiti boyunca günlük olarak alınmıştır. Laboratuarda alınan ısı verileri ANSYS sonlu elemanlar modelimizde girilmiş ve daha sonra beton kaplamanın yüzeyinde, köşe ve kenar bölgelerinde çatlakları meydana getiren ısıl genleşmeye bağlı gerilmeler tespit edilmiştir. Sonuçlar, beton yollarda kaplamanın üst ve alt yüzeyi arasında ki sıcaklık farkının 15 °C lere çıktığını göstermektedir. Bu durumda Bradbury ve Wastergaard ısıl gerilme denklemlerine göre oluşan gerilmeler sıcaklık farkının olmadığı duruma göre 15 kat artmaktadır. Yatay doğrultuda bulunan deplasman değerleri, uygulamadaki beton yol plaklar arasındaki derz boşluklarının gereğinden fazla bırakıldığını göstermiş ve 0,5 mm bırakılacak bir derzin yeterli olacağını göstermiştir. Ayrıca mevcut uygulanan derz boşlukları, killi malzemelerin birikmesine izin vererek daha sonra kaplama yüzeyinde çatlaklara neden oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Isıl gerilmeler, ANSYS, Günlük sıcaklık, Isıl çatlaklar