Endüstri Mühendisliği Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Gözat

Son Başvurular

Şimdi gösteriliyor 1 - 5 / 330
  • Öge
    Elektrik üretim ve fiyat tahmin yöntemleriyle elektrik piyasasındaki dengesizlik maliyetlerinin optimizasyonu
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Yazıcı, Sait ; Bayburt, Nizamettin ; Güler, Mehmet Güray ; Endüstri Mühendisliği
    Elektrik üreten firmalar bir gün sonraki üretim tekliflerini elektrik piyasaları işletmecisi olan EPİAŞ'a bildirmektedir. Bu tekliflerin değerlendirilmesiyle oluşan arz ve talebe göre elektrik fiyatları belirlenerek elektrik ticareti gerçekleşmektedir. Ancak yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminin hava şartlarına bağlı olarak gerçekleşmesinden dolayı ne kadar üretim yapılacağının tahmin edilmesinde hatalarla karşılaşılmaktadır. Tahmin edilen üretimin gerçekleşen üretimden az olması durumunda üretici firmalar negatif dengesizliğe düşmektedir ve piyasa işletmecisi tarafından belirlenen kurallara göre ceza ödemek durumunda kalmaktadır. Aynı şekilde tahmin edilen üretimin gerçekleşen üretimden fazla olması durumunda ise firmalar pozitif dengesizliğe düşmektedirler. Bu durumda üretim fazlası olan kısım EPİAŞ tarafından daha düşük bir fiyata satın alınarak firmalara farklı bir ceza uygulanmaktadır. Bu nedenle elektrik üretiminin düşük hatayla tahmin edilmesi elektrik üreticileri açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada doğrusal regresyon ve yapay sinir ağları kullanılarak güneş enerjisi üretim tahmini için modeller kurulmuş ve en düşük hatayı veren model tespit edilmiştir. En iyi tahmin modelleri kurulsa bile tam isabetli tahminler gerçekleştirmek mümkün değildir. Bu nedenle dengesizlik maliyetleri firmalar için kaçınılmaz olmaktadır. Tahmin edilen üretimin gerçekleşenden az veya fazla olması ihtimalleri durumunda negatif ve pozitif dengesizlik maliyetlerinin beklenen değerleri hesaplanmıştır. Bu maliyetlerin toplamını minimize edecek olan optimum teklifin belirlenmesinin, üretici firmaların gelirini arttırmaya katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Ancak üretimde dengesizliğe düşüldüğünde uygulanacak olan cezalar elektrik fiyatlarına bağlı olarak belirlenmektedir. Elektrik fiyatları ise üretim tekliflerinin EPİAŞ'a bildirilmesinden sonra belirlenmektedir. Bu nedenle dengesizlik maliyetlerini minimize edecek olan optimum teklifin belirlenebilmesi için bir gün sonraki elektrik fiyatlarının da tahmin edilmesi gerekmektedir. Piyasa Takas Fiyatı ve Sistem Marjinal Fiyatının tahmin edilmesi için doğrusal regresyon ve yapay sinir ağları kullanılarak çok sayıda model kurulmuş ve en düşük hataya ulaşılan model tespit edilmiştir. Son bölümde ise dengesizlik maliyetleri göz önüne alınarak gelir fonksiyonu oluşturulmuştur. Beklenen geliri maksimize edecek olan gazeteci çocuk modeli kurulmuştur. Elektrik üretim ve fiyat tahmin değerleri gazeteci çocuk modelinde kullanılarak optimum teklif değeri belirlenmiştir. Öncelikle tahmin edilen üretim değerine göre elde edilecek gelir ve dengesizlik maliyetleri hesaplanmıştır. Daha sonra geliri maksimize eden optimum teklif değerine göre elde edilecek gelir ve dengesizlik maliyetleri hesaplanarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Optimum teklif değeri kullanıldığında ne kadar iyileştirme yapıldığı gözlemlenmiştir. Bu işlemler tahmin edilen elektrik fiyatları ve gerçek elektrik fiyatları için ayrı ayrı yapılarak elektrik fiyatı tahmin performansının gelir artışına etkisi araştırılmıştır.
  • Öge
    Exploring acceptance of e-exam using PLS-SEM approach: A case study in Turkey
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Çiçeklidağ, Paşa ; Köksalmış Hançerlioğulları, Gülşah ; Endüstri Mühendisliği
    Gelişen teknoloji ile birlikte son yıllarda, birçok kamu kuruluşu ve özel kuruluş teknolojiye ayak uydurmak için bilgisayar temelli eğitimlere ve bilgisayar temelli değerlendirme sistemlerine karşı bir ilgi gösterilmesi ortaya çıkmıştır. Belirtilen sistemlere karşı oluşan ilginin yükselişe geçmesinin büyük öneme sahip sebepleri, küreselleşen eğitim ve öğretim ortamında, bu yeterliliklerin değerlendirilmesinden doğan ihtiyacı mümkün olduğunca kolay, anlaşılır ve belirleyici bir şekilde karşılayabilmektir. Değerlendirme sistemlerinin klasik uygulamalarını bilgisayara uyarlayabilmek, kolay erişilebilir hale getirmek ve maliyetleri azaltmak için bu sistemlere geçiş kaçınılmaz olmuştur. Bu kaçınılmaz geçiş ile beraber kurum ve kuruluşların bu geçişlerde dikkat etmesi gereken hususlar, alması gereken önlemler ve tecrübe ile beraber gelecek uyum sonucunda sistemin başarısı için önem arz eden konular arasında görünmektedir. Bilgisayar temelli değerlendirme yani E-sınav sistemleri, klasik sınav anlayışını teknolojik cihaz kullanarak, bu değerlendirmelerin mekân ve zaman konusunda daha esnek olabilmesini ve maliyetlerini azaltabilmesini amaçlayan organizasyonlardır. Bu bakımdan incelendiğinde, belirtilen organizasyonlar, kurumların değerlendirme uygulamalarını bilgisayar sistemine uyarlamalarına ve bu sistemin kullanıcılarının sisteme erişebilirliğine katkısı olacağı düşünülmektedir. Aynı zamanda belirttiğimiz yapıların bütün tabanlarının bilgisayar temelli olmasıyla değerlendirme süreç ve kalitesinde de artış gözlenmesi beklenmekte olan organizasyonlardır. Bu gelişmenin kurumlara birçok fayda kazandırması beklenmekle beraber, kendisi ile beraber bazı riskleri de ortaya çıkarmaktadır. Zira bu yeniliklerin uygulandığı kuruma iyi düzeyde bir adaptasyon sağlanamadığında başarılı sonuçlanmaması kaçınılmazdır. Kurum ve kuruluşların normalden daha yukarı seviyede harcamalara katlanarak uyguladıkları bunun gibi sistemlerin başarı getirmemesi ile beraber birimler yüksek düzeyde mali zarara uğramaları kaçınılmazdır. Bu gibi oluşumların başarılı olmama riskleri meydana çıkmasına karşın yine de yüksek sayıda kurum ve kuruluş tarafından kullanılmaya yönelik adımlar atılmaya devam edilmiştir. Günümüze kadar yakın zamanda ortaya çıkmış bir teknolojik oluşumun toplum tarafından kabulü ve taassup edilmesi ilgili birden fazla model ortaya çıkmıştır. TBP, TRA ve TAM modelleri bunlara misal olarak bahsedilebilir. Bunların içinden, geliştirildiği günden bu yana en çok tercih edilen model ise TAM olmuştur. Buna sebep olarak ise, belirttiğimiz modelin piyasada kullanışmış diğer sistemlere göre daha kolay anlaşılır, basit ve verilen bilgi konusunda daha açıklayıcı olmasıdır. TAM, bir kurumda veya kuruluşta enformasyon uygulamalarının başarılı bir şekilde çalıştırılmasının sadece yapının teknik ve yönetimsel hususiyetlerini ele alınmasının yeterli olmadığını, ayrıca bireylerin şahsi özelliklerine ve belirtilen yapıya karşı önyargılarına göre de değişebildiğini öne sürmektedir. Bu sebepten dolayı, öne sürülen çalışmada bu yapı enformasyon teknolojilerinin kişiler tarafından benimsenmesinde etkisi görece yukarıda olan etmenlerin kararlaştırılması için tasarlanmıştır. Öne sürdüğümüz yapı, içerisinde davranışsal niyeti etkileyen iki temel etmen bulundurur. Bunlar PEOU(algıların kullanım kolaylığı) ve PU(algılanan kullanışlılık)dur. PEOU, ortaya son zamanlarda çıkmış bir teknolojinin gelişmenin herhangi bir kişi tarafından çok fazla zihinsel zorlanmaya ihtiyaç olmadan öğrenilmesinin algılanması şeklinde açıklanabilir. PU kısmındaysa eğer, belirtilen gelişmenin kullanıma başlanması ile beraber kullanıcının kendi bireysel faydasının yükseleceğine karşın duyduğu düşünceyi belirtir. Belirtilen etmenlerle beraber, bireylerin enformasyon teknolojilerini uygulamadaki etkinliğine yönelik davranışsal niyetlerini biçimlendirerek belirtilen yapının kişilerdeki son kullanım düzeyini değiştirmesi beklenir. Bizim araştırmamız, Bilgisayar Tabanlı değerlendirme yani E-Sınav yapılarının amaca ulaşmasında bu yapıyı etkileyen etmenleri TAM ile araştırmaktadır Araştırmamızın gayesi, bireylerin araştırdığımız yapıyı tercih etme noktasındaki BI(davranışsal niyet)'sını ve yapının AU(gerçek kullanımı)'suna tesir eden çeşitli etmenleri çözümlemektir. TAM'ın içerisinde bulunan başlıca etmenlere ek olarak bu yapının etkinliğine tesir eden ve sisteme eklediğimiz ekstra etmenler şunlardır; öznel norm, güvenlik, deneyim, bilgisayar öz-yeterliliği, kullanıcı ara yüz tasarımı, pratiklik ve bilgisayar kaygısı. Bilgilerin elde edilmesi adına, internet tabanlı soru formu hazırlanarak kullanıcılara iletişmiştir. Bu form kişilere internet tabanı kullanan bir altyapı aracılığıyla hazırlanan bir anket olarak gönderilmiştir. Elde ettiğimiz bilgiler 2018 yılının Aralık ayında elde edilmiştir. Soru tablomuzda kullandığımız ölçü 5'li likert ölçüsüdür (Kesinlikle Katılmıyorum, Katılmıyorum, Kararsızım, Katılıyorum, Kesinlikle Katılıyorum). Bizim internet altyapısı kullanarak hazırlayarak oluşturup gönderdiğimiz formu dolduran kişiler, Bilgisayar temelli değerlendirme yani E-sınav kullanıcıları veya kullanıcı adaylarıdır. Saptadığımız etmenlerin, yapının kullanım niyetini ve fiili kullanımını değerlendirmesinde SEM yani yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak ölçüm yapılmıştır. SEM yani yapısal eşitlik modellemesi görünen ve görünmeyen değişkenler arasındaki etkileşimleri faktör analizi ve çoklu regresyon analizleri aracılığıyla saptamaya çalışan çok değişkenli analiz araçlarındandır. Elde ettiğimiz sonuçların değerlendirilmesinde SmartPLS 3.2.7 uygulamasından yararlanılmıştır. Nihai olarak 245 birey kendilerine iletilen soruları sonuçlarını bize iletmiştir. Elde ettiğimiz değerlendirmelere göre 11 hipotezimizden tamamı desteklenmiştir. PU ve PEOU'nun kişilerin yapıyı kullanmasına yönelik eğilimleri üzerinde artı yönde ve doğrudan tesiri olduğu görülmektedir. Ayrıca BI sistemin AU'nun değer taşıyan bir etkileyicisidir. Seçilen dış faktörlerden CSE, UID ve CAPEOU üzerinde anlam düzeyi olumlu ve doğrudan bir tesiri olduğu görülmektedir. PRAC, SN ve SEC ise PU'ya olumlu yönde ve doğrudan tesir eder. Diğer bir faktörümüz olan deneyim ise algıların kullanım kolaylığı üzerine anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Son olarak bir değişkenimiz hariç bütün değişkenlerimizin yapının BI'sına doğrudan olmayan bir etkisi olduğu saptanmıştır. Elde ettiğimiz sonuçlarla ilgili bilgiler son kısımda yer alan sonuç ve tavsiyeler bölümünde aktarılmıştır. Öne sürülen araştırmanın sonuç ve tavsiyeler kısmında, yaptığımız uygulama neticesinde bulduğumuz sonuçlara ilişkin yorumlamalar yer almaktadır. Son bölümümüz şu bölümleri içermektedir; tartışma, araştırma kısıtlamaları ve değerlendirme. Tartışma kısmında bulduğumuz sonuçları detaylı biçimde açıklanarak yorumlanmaya çalışılmıştır. Araştırma kısıtlarında araştırmanın yetersiz kaldığı kısımlardan bahsedilerek takip edecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur. Değerlendirme kısmında ise çalışmamızın yönteminden, verilerimizden ve genel özelliklerinden bahsedilmiştir. Gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
  • Öge
    Ortaokul öğrencilerinin e-öğrenme platformlarını kullanım niyetine etki eden faktörlerin teknoloji kabul modeli ile incelenmesi
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020-07) Alpay, Esra ; Çalışır, Fethi ; 636882 ; Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı
    Teknoloji ve internet her alanda olduğu gibi eğitim hususunda da hayatımızı etkilemiştir. Her türlü elektronik cihaz ve teknolojinin aracılığı ile gerçekleşen öğrenme faaliyeti elektronik öğrenme (e-öğrenme) olarak adlandırılmaktadır. Artan mobil cihazlar, sosyal medya, internet platformları, son aylarda dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci de dahil olmak üzere birçok neden e-öğrenme pazarının büyümesinde etkili olmuş ve olmaya da devam edecektir. Alanında uzmanlar ile öğrenme ihtiyacına sahip kişileri buluşturan e-öğrenme platformları ise tam da bu bağlamda önem kazanmış durumdadır. Dolayısıyla insanların bir teknolojinin nihai kullanıcısı olduğu bu gibi durumlarda, o teknolojinin benimsenmesi hayatımızda yer bulması açısından kritiktir. Çeşitli yaş grubundan çeşitli ilgi alanlarına ve öğrenme ihtiyaçlarına sahip insanların bu e-öğrenme platformlarını kullanma ve kullanmaya devam etme motivasyonlarını da çeşitli faktörler etkilemektedir. Bu sebeple bu konularda yapılan teknoloji kabul ve kullanımını irdeleyen çalışmalar da önem kazanmış durumdadır. Literatürde bu konuları kapsayan, çeşitli yaş gruplarına hitap eden çalışmalar olmasına karşın ortaokul öğrencileri özelinde çalışmalara fazla rastlanmamıştır. Ayrıca ülkemizde e-öğrenme platformlarının son yıllarda sıkça adı duyulmasına karşın bunların kabul ve kullanımını irdeleyen çalışmalara denk gelinmemiştir. Bu çalışmanın da ana amacı, ortaokul öğrencilerinin e-öğrenme platformlarının kullanım niyetine etki eden faktörleri ve bu faktörlerin birbirleriyle olan ilişkilerini anlamaktır. Bu amaçla bu çalışmada e-öğrenme platformu olarak, Youtube aracılığıyla ortaokul öğrencileri için liselere geçiş sınavlarına hazırlık videoları üreterek yola çıkan ve ülkemizde popülerliğe kavuşmuş çevrimiçi ders sağlayan e-öğrenme platformu olan Tonguç Akademi seçilmiştir.
  • Öge
    Akıllı çok ölçütlü yasal takip avukatlık ofisi performans yönetimi sistemi
    (Fen Bilimleri Enstitüsü , 2020-06) Uruç, Erdinç ; Onar, Sezi Çevik ; 642735 ; Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı
    Yapılan tez kapsamında, zamanında ödenmeyen borçlar için firmaların birlikte çalıştığı yasal takip süreçlerini yürüten avukatlık ofislerinin performanslarının ölçülmesi için bir model geliştirilmiştir. Model geliştirilirken analitik hiyerarşi süreci ve bulanık analitik hiyerarşi temel alınarak iki farklı yöntem ile hesaplama yapılmıştır. Hesaplamaları yapmak üzere Java dili kullanılarak bir yazılım uygulaması geliştirilmiştir. Yazılım uygulaması, hem AHP(Analitik Hiyerarşi Prosesi) hem de BAHP(Bulanık Analitik Hiyerarşi Prosesi) için firmaların performanslarını hesaplamakta ve hesaplama sonucunda avukatlık ofislerini performans puanına göre sıralamaktadır. Günümüzde ödenmeyen borçların miktarı gün geçtikçe artmaktadır. Firmalar müşterilerine ürün ve hizmetlerini sunmakta ancak her zaman bunların karşılığında ödemelerini zamanında alamamaktadır. Bu durum firmaların nakit akışlarını, cirolarını, kredi puanlarını ve hatta marka değerlerini ciddi anlamda etkilemektedir. Bu nedenle firmalar ödenmeyen borçların tahsilatı konusuna büyük önem vermektedirler.
  • Öge
    Yazılım geliştirme projelerine kritik zincir tabanlı çoklu proje planlama yaklaşımı
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 2015-10-28) Sevindik, Gökçen ; Asan Serdar, Şeyda ; 507111126 ; Endüstri Mühendisliği ; Industrial Engineering
    Şirketlerin çoğu, pazarda rekabetçi avantaj kazanmak için pazara yeni ürünler sunmayı ve müşteri taleplerine hızlı tepki vermeyi hedeflemektedirler. Bunu başarmak için birçok yeni projeyi eşzamanlı olarak devreye almaktadırlar. Çoklu proje ortamı, özellikle, yüksek belirsizlik yüklenmiş olan kaynakların atanması durumunun ele alınması gereken proje yönetimi zorlukları yaratır. Çoklu proje ortamında, planlamacı tüm projelerin zamanında tamamlanması oranını elde etmek için belirsizlik faktörleri ve farklı hedeflere etkisini dikkate almalıdır. Bu ihtiyaca cevap verebilmek için, bu çalışmada bütünleşik bir çoklu proje yönetimi yöntemi önerilmiştir. Bu çalışma, Scrum, DevOps, Kanban, yalın yazılım geliştirme gibi çevik yazılım geliştirme metotlarla kendini tamamlayan kritik zincir proje yönetimi ile oluşturulmuş bir bütünleşik çoklu proje çizelgeleme metodu sunar. Önerilen model kaynak kısıtları ve belirsizlik altındaki işler içeren tüm projelerin eşzamanlı olarak yönetilmesinde kullanılabilir. Yöntem, bir banka için, modüler yapıya sahip büyük bir ATM yazılım geliştirme projesinde uygulanmıştır. Modüllerin önceliklendirilmesinin ardından, kritik zincire dayalı bir çizelge hazırlanmıştır. Bir darboğaz oluşmasını önlemek için, iletişim ve işbirliğini artırmak amacıyla çevik yazılım geliştirme metotlar kullanılmıştır. Kaynakların performans ve memnuniyetini ölçmek için de bir anket hazırlanmıştır. Performans karşılaştırmaları, önerilen yöntemin önceki yönetim yöntemini önemli ölçüde geride bıraktığını göstermektedir. Çalışma bir tartışma ve yönetsel etkileri ile son bulur.