LEE- Çevre Kontrolü ve Yapı Teknolojisi-Yüksek Lisans

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Gözat

Son Başvurular

Şimdi gösteriliyor 1 - 5 / 8
  • Öge
    Tarihi yığma yapıların onarımında kullanılan enjeksiyon yöntemi ve hidrolik kireç esaslı enjeksiyon malzemelerinin (grout) performans değerlendirilmesi
    (Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022-02-01) Takır Akyurt, Deniz ; Özgünler Acun, Seden ; 502181524 ; Çevre Kontrolü ve Yapı Teknolojisi
    Tarihi yığma yapıların yapısal özelliklerini iyileştirmek ve sürdürülebilir kılmak için sıklıkla onarım ve güçlendirme çalışmaları yapılmaktadır. Tarihi yığma yapıların onarımında kullanılan en yaygın yöntemlerden biri enjeksiyon yöntemidir. Enjeksiyon yöntemi (grouting) hasarlı yapıların iç boşluklarını ve gözenekli yapısını doldurmak, çatlaklarını ve süreksizliklerini gidermek ve bileşenlerinin kendi aralarındaki kohezyonunu artırmak için düşük viskozite, yüksek penetrasyon ve düşük ayrışma eğilimi gösterecek şekilde uygun bağlayıcı ve su ile hazırlanmış akışkan kıvama sahip şerbetlerin (grout) hasarlı yapı elemanına enjekte edilmesiyle uygulanır. Enjekte edilen şerbet sertleştikten sonra yapı elemanının monolitik yapıda olması sağlanır. Genelde yığma duvarlarda uygulanan ve duvarın kesme ve eğilme mukavemetini iyileştirmek için kullanılan bir yöntemdir. Ancak enjeksiyon şerbeti (grout), yapı elemanına uygulandıktan sonra, özgün dokuyu bozmadan kolayca geri alınamayacak bir yöntemdir. Enjeksiyon yöntemi, hasarlı yapıların süreksizliklerini önleyip dayanımlarını geri kazanmasını sağladığı için onarım çalışmalarında tercih edilmektedir. Uygulanan enjeksiyon malzemesi, yığma yapıdaki özgün malzemeye uyumluluğu sağlaması şartı ile Venedik Tüzüğü tarafından kabul görmektedir. Ülkemizde birçok yığma yapının onarımında enjeksiyon yönteminin tercih edildiği görülmektedir. Enjeksiyon yönteminde kullanılan malzemeler, firmalar tarafından toz halinde torbalanmış ürünler olarak temin edilmekte ve firma tarafından belirtilen uygulama prosedürüne göre karışım hazırlanarak hasarlı yapı elemanlarına uygulanmaktadır. Enjeksiyon yöntemi tersinir bir yöntem olmadığı için uygulama sırasında ve sonrasında problemler oluşabilir. Bu nedenle uygulanacak malzemenin içeriği, uygulama yönteminin prosedürü belirlenmeli, uygulama öncesinde model yapı elemanı oluşturulmalı, yapı elemanının performansı incelenmeli, belirli aralıklarla enjeksiyon malzemesi ve yapı elemanı kontrol edilmelidir. Ülkemizde yapılan uygulamalarda hazır enjeksiyon malzemelerin tercih edildiği ancak uygulama öncesi ve sonrası gerekli araştırmaların yapılmadığı görülmektedir. Çalışma kapsamında; tezin birinci bölümünde tezin amacı ve kapsamı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümünde, tarihi yığma yapılarda kullanılan harçlar, yığma yapılarda görülen hasarlar ve nedenleri, hasar tespit yöntemleri ve yığma yapıların onarım ve güçlendirme çalışmalarında kullanılan teknikler üzerine teorik bilgiler sunulmuştur. Yığma yapıların onarımında kullanılan enjeksiyon yöntemi, enjeksiyon yönteminin uygulama öncesi, uygulama sırası ve sonrasında yapılması gereken durumlar açıklanmıştır. Onarımda kullanılan enjeksiyon malzemelerinin özellikleri hakkında bilgi verilmiş, literatür çalışmalarında hazırlanan enjeksiyon malzemelerinin özellikleri ve elde edilen sonuçlar açıklanmıştır. Üçüncü bölümünde firmaların verdiği prosedüre uygun olarak enjeksiyon malzemeleri hazırlanmış ve kireç esaslı enjeksiyon malzemelerin performans analizi için deney programı oluşturulmuştur. Deney programı enjeksiyon malzemesinin toz, taze ve sertleşmiş halde olmak üzere üç aşamada planlanmış, literatür çalışmaları ve standartlar referans alınarak uygulanacak deneylerin içerikleri belirtilmiştir. Dördüncü bölümünde toz halde enjeksiyon malzemesinin fiziksel ve kimyasal özellikleri, taze haldeki enjeksiyon malzemesine akışkanlık, hacim sabitliği, penetrasyon özellikleri ve priz süresi belirlenmiş, sertleşmiş haldeki enjeksiyon malzemelerin fiziksel, mekanik ve dayanıklılık deneyleri uygulanmış, sonuçları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Son bölümünde ise çalışma kapsamında elde edilen sonuçlar yorumlanmış, daha sonra yapılacak çalışmalar için öneriler yapılmıştır.
  • Öge
    Combined Axial Load and Bending Moment Interaction Diagrams for Steel-Concrete Composite Columns in Tall Buildings
    ( 2019-06-14) Fidanboy, Hazal ; Çelik, Oğuz Cem ; 0000-0002-2106-1115 ; Çevre Kontrolü ve Yapı Teknolojisi
  • Öge
    Cam elyaf takviyeli beton panel-doğrama birleşimi su geçirimsizlik detay tasarım önerileri
    (Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022-06-08) Yıldız, Pelin ; Türkeri, A. Nil ; 502181532 ; Çevre Kontrolü ve Yapı Teknolojisi
    Yirminci yüzyılın başından bu yana kullanılan ön üretimli beton, tasarımcılara yerinde döküm betonun sağlayamadığı birçok avantaj sağlamıştır. Betonun kontrollü üretim tesislerinde kalıplara dökülüp sahaya getirilmesi, bina üretiminde hızı ve kaliteyi artırmıştır. Kalıp kullanımına bağlı olarak ince detay ve çeşitli yüzey bitişleri vadeden ön üretimli beton, yapı sektöründe yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bu yeni üretim metodu betonun cephede kullanımına alan tanımış ve malzemenin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmasını teşvik etmiştir. Özgün tasarımlara imkân sağlayıp yapı ağırlığının azaltılması için betonun kesit kalınlığını azaltıp dayanımını artıracak çözüm arayışlarına girilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda 1960'ların sonunda cam elyaf takviyeli beton (CTB) elemanlar yapı sektöründe kullanılmaya başlanmış ve günümüzde halen yaygın bir şekilde kullanılmaya devam etmektedir. CTB panel, her proje için özel olarak üretilen bir yapı bileşenidir. Cephe tasarımının ilk aşamalarından itibaren üretici ile birlikte çalışılması gerekmektedir. CTB panelin diğer yapı elemanları ile oluşturdukları birleşimlerin doğru tasarlanıp uygulanmaması birçok yapı kusuruna yol açabilmektedir. Cephede en çok rastlanan birleşimlerden biri olan panel-doğrama birleşimi, doğru tasarlanıp uygulanmadığında su sızıntısı problemiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu sebeple tez çalışması CTB panel-doğrama birleşimi su geçirimsizlik performansına odaklanmıştır. Tez yedi bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde tez çalışması ile ilgili sorun, amaç, kapsam, yöntem ve hipotez hakkında bilgi verilen giriş bölümü yer almaktadır. İkinci bölümde; cam elyaf takviyeli beton panellerin tarihten günümüze gelişimi ile birlikte, üretim, sevkiyat ve montaj süreçleri incelenmiştir. CTB paneli oluşturan tüm bileşenler sonraki bölümlerde yararlanmak üzere detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölümde; CTB panel, literatürden ve firmalardan elde edilen bilgilere göre sınıflandırılmıştır. Panel yüzeyine uygulanabilecek işlemler, yüzey özellikleri bölümünde ele alınmıştır. Panellerin cephede bir araya geliş biçimleri, aralarında oluşacak derzlerin düzeni, cephe düzeni bölümünde ele alınmış olup doğrama sistemi de bölümün devamında incelenmiştir. CTB cephe sistemi; panel, doğrama ve panel-doğrama birleşim noktası olarak ele alınmıştır. Bu bileşenler dördüncü bölümde cephe sisteminde sağlanması gereken performans gereksinimleri başlığı altında incelenmiştir. Tez çalışması kapsamında su ile ilgili performansa ağırlık verilmiş olup cephe bileşenlerinin su geçirimsizliği detaylı bir şekilde incelenmiştir. Beşinci bölümde panel-doğrama birleşim noktası su geçirimsizlik performansı ve detay tasarım ilkeleri incelenmiştir. Ele alınan ilkeler bölümün devamında firmalardan ve literatür örneklerinden alınan uygulanmış projeler üzerinden analiz edilmiştir. İncelenen tüm projeler cephede çelik karkaslı CTB panel ve bir doğrama birleşimi içermektedir. Proje inceleme bölümünde her bir projenin künyesi ve plan-kesit-görünüş seti 1/20 ölçekte verildikten sonra 1/5 nokta detayı incelemesi yapılmıştır. Bölüm başında incelenen detay tasarım ilkelerinden oluşan bir lejant oluşturulmuş, her bir ilkeye bir renk atanmıştır. Detay analiz sayfasında nokta detayın 1/5 ölçekli çizimi, detayın grafik temsili ve oluşturulan lejant yer almaktadır. Analiz edilen her bir detayda ele alınan ilkelerden hangilerinin ne şekilde kullanıldığı açıklanmış, ilkelerin kullanım sıklıkları grafiklerle anlatılmıştır. Altıncı bölümde; örnek analizlerinden ve literatürden elde edilen veriler doğrultusunda, yüzeyde su geçirimsizliği sağlayacak alternatif panel-doğrama birleşim detayları tasarlanmıştır. Tasarlanan detaylar, örnek analizlerde yer alan lejant kullanılarak irdelenmiş ve yüzeyde su geçirimsizlik ilkesinin ne şekilde sağlandığı açıklanmıştır. Oluşturulan seçenekler ile incelenen örnekler karşılaştırılmış olup mimarların ve CTB üreticilerinin bu çalışmadan ne şekilde faydalanabilecekleri sonuç raporunda açıklanmıştır.
  • Öge
    Su korunumu açısından yerleşme tasarımında yüzeysel akış miktarının değerlendirilmesi
    (Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022-06-16) Taşkın, Halime Firdevs ; Manioğlu, Gülten ; 502181528 ; Çevre Kontrolü ve Yapı Teknolojisi
    Bu tez çalışması kapsamında, yerleşme tasarımının bir sonucu olan arazi kullanım oranı ve yüzey örtü malzemelerinin yüzeysel akış miktarını nasıl ve ne derecede etkilediği incelenmiştir. Arazi kullanım oranları farklı olacak şekilde tasarlanan 9 farklı yerleşme ve bu yerleşmelerde yüzey örtü malzemesi olarak kullanılabilecek 336 farklı malzeme kombinasyonu ile her senaryoda oluşabilecek yüzeysel akış miktarı Rasyonel Yöntem kullanılarak hesaplanmıştır. Yerleşmelerde su korunumu sağlama hedefine yönelik yapılan bu tez çalışması, altı ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; artan su talebine karşın su kaynaklarının giderek azalmasına dikkat çekilmiş, yerleşme tasarımının su korunumu üzerindeki önemi vurgulanarak çalışmanın amacı özetlenmiştir. İkinci bölümde; suyun önemi ve neden korunması gerektiği detaylı olarak açıklanmıştır.
  • Öge
    Cephe kaplama sistemi için bir teknik şartname format önerisi
    (Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022-06-18) Berker Tızman, Didem ; Türkeri, Ayşe Nil ; 502191504 ; Çevre Kontrolü ve Yapı Teknolojisi
    Tez çalışması kapsamında ele alınan kaplamalı cephe sistemlerinde, kaplama malzemesi için seramik karo ve porselen karo, tespit sistemi için mekanik tespit sistemi seçilmiştir. Çalışma dört aşama takip edilerek geliştirilmiştir. İlk aşamada cephe sisteminin tanımı, tarihçesi ve sınıflandırılması üzerinde durulmuştur. Cephe sistemlerinden kaplamalı cephe sistemlerinin katmanlaşma modeli ve sistem performansları açıklanmış, ardından cephe kaplamaları malzemelerine ve tespit sistemlerine göre sınıflandırılmıştır. Kaplama malzemelerinden seramik karo ve porselen karo, tespit sistemlerinden ise mekanik tespit sistemi detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Sonraki aşamada teknik şartnamelerin nasıl tanımlandığı ve sınıflandırıldığı üzerinde durulmuştur. Ardından teknik şartname hazırlama esaslarının ulusal ve uluslararası kurumlarda ele alınış yöntemleri incelenmiş ve bu alanda faaliyet gösteren uluslararası kurumlardan olan Yapım Şartnameleri Enstitüsü (CSI - Construction Specifications Institute) tarafından yayınlanan, teknik şartname yazımına ve standartlaşmasına ilişkin örnek bir format sunan SectionFormat incelenmiştir.