Deniz Ulaştırma Mühendisliği Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Gözat

Son Başvurular

Şimdi gösteriliyor 1 - 5 / 121
  • Öge
    Denizcilik eğitimi veren ortaöğretim kurumlarında mesleki ingilizce dersinin yeterliliği üzerine inceleme
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Saray, Sercan ; Satır, Tanzer ; 629183 ; Deniz Ulaştırma Mühendisliği
    Denizler ve deniz kıyıları; sundukları ulaşım, besin ve doğal kaynak olanakları sayesinde tarih boyunca medeniyetlerin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Günümüzde dünyanın büyük kısmını kaplayan denizler ve okyanuslar, dünyamızdaki ticari aktivetinin büyük oranda yükünü çekmektedir. Giderek daha fazla globalleşen dünyadan denizcilik mesleği de fazlasıyla nasibini almaktadır. Artık gemilerde farklı milletlerden deniz insanları aynı amaç için bir arada çalışmaktadırlar. Denizlerde emniyetin sağlanması ve dünya ekonomisinin temeli olan deniz ticaretinin eksiksiz ve etkili bir şekilde gerçekleştirilmesi ancak ortak bir iletişim kanalının oluşturulmasıyla sağlanabilmektedir. Yapılan çalışmalar sonucunda İngilizce denizciliğin ortak dili olarak tüm dünyada kabul edilmiştir. İngilizce ve denizcilik mesleğinin oluşurduğu terimlerle harmanlanmış denizcilik İngilizcesi'nin öğrenimi tüm dünyada denizci adayları için zorunlu tutulmuştur. Ülkemizde denizcilik mesleği yıllarca önemli bir istihdam alanı olarak görülmüş ve birçok denizcilik eğitimi veren okullar açılmıştır. Denizcilik Anadolu ve Teknik Liseleri de bu doğrultuda önemli roller üstlenen ve sayılara gittikçe artan eğitim kurumları olarak görülmektedir. Yetiştirilen deniz insanlarının diğer deniz istihdamında öncü ülkelerin çalışanlarıyla rekabetini mümkün kılmanın yolu kaliteli bir eğitim almaktır. Bu kaliteli eğitimin denizciler için göstergesi ise tüm dünyada denizcilik mesleğinin evrenselliği dolayısı ile İngilizce yeterliği olarak görülmektedir. Araştırılan literatür sonucunda, ülkemizde lisans düzeyinde eğitim veren denizcilik kurumlarında dil yeterliliği üzerine yapılmış çalışmalar olmasına ragmen lise düzeyinde eğitim veren kurumlarında herhangi bir çalışma olmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile her yıl binlerce zabit yetiştiren denizcilik liselerinde verilen İngilizce ve mesleki İngilizce derslerinin yeterliliğinin bu eğitimi almış mezunlarca belirlenip ve eğitimin iyileştirilmesi için yapılması gerekenlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmamızın ilk bölümünde ülkemizde ortaöğretim seviyesinde denizcilik eğitimi veren kurumların genel görünümü, eğiticilerin durumu ve ilgili kanun ve yönetmelikler araştırılmıştır. Daha sonraki böümlerde ise dil yeterliliğinin denizcilik mesleği açısından önemi, diğer ülkelerinde denizcilik keurumlarında verilen dil eğitimi, dünyadaki gelişmeler ile ülkemizde verilen İngilizce eğitimi ve mesleki Ingilizce müfredatları incelenmiştir. Araştırmamızda veri toplama aracı olarak mezunlara yönelik anket uygulaması yapılmıştır. Çıkan sonuçlar SSPS (Sosyal Bilimler İçin İstatistik Paketi) kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda bazı soruların aynı başlık altında yüklendiği görülmüş ve faktör yapısı belirlenmiştir. Faktör sonuçları diğer demografik değişkenlerle karşılaştırılıp anlamlı farklar olup olmadığı araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar ülkemizin dil eğitimi konusunda geçmişten beri süregelen sorunlarının denizcilik eğitimininde de geçerli olduğu ve denizcilik İngilizcesi eğitiminin sektörün gerektirdiği nitelikleri karşılamaktan uzak olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmanın son bölümünde eğitimin kalitesinin arttırılması için önerilerde bulunulmuştur.
  • Öge
    Gemi kaynaklı egzoz emisyonları azaltma yöntemlerinin karşılaştırmalı analizi
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020-06-04) Ejder, Emir ; Arslanoğlu, Yasin ; Deniz Ulaştırma Mühendisliği Programı
    Dünya ticaretinin ve uluslararası taşımacılığın büyüyüp gelişmesi ile birlikte taşımacılık sektörü kaynaklı hava kirliliğinin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Ülkeler arası taşımacılıkta kritik konumda bulunan gemiler, özellikle son yıllarda gelişen ekonomi ile birlikte taşımacılık sektöründeki artan talebi karşılayabilmek için büyümeye gitmektedir. Bu büyüme, deniz yolu taşıamcılığındaki yakıt tüketimini artırmaktadır. Bu tüketimin artması ve ilerleyen yıllarda da artacağı ön görülmesi dikkatleri gemi kaynaklı egzoz emisyonlarına çevirmiştir. Küresel iklim değişikliğine ve atmosferde ısı tutma etkisine sahip sera gazı salınımlarına ciddi oranda katkı sağlayan gemi kaynaklı egzoz gazılarının önemi resmi kurumlar tarafından yayımlanan raporlarda sıklıkla gündeme getirilmektedir. Gemilerden kaynaklanan egzoz gazı bileşiklerinin başlıcaları CO2, NOX, SOX, PM olarak belirtilmektedir. Alınan tedbirlerin ve yapılması planlanan düzenlemelerin öncelikli amacı bu bileşiklerin salınımını azaltmak üzerine kurulu olduğu görülmektedir. İlerleyen yıllarda sıfır emisyon prensibini benimsemek denizciliğinin önceliği durumundadır. Atmosfere salınan egzoz gazları, çevreye ve insan sağlığına olumsuz etkileri bulunmaktadır. İklim değişikliğine, asit yağmurlarına, yer seviyesi ozon tabakasının oluşmasına, hava kirliliğine neden olmakta ve erken ölümlere, solunum yolu hastalıklarına, kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklara neden olarak insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Emisyon Kontrol Alanlarına ek olarak IMO 2020 Kükürt Emisyonu düzenlemeleri ile birlikte denizlerde kullanılacak olan gemi tipi yakıtların kükürt içeriğinde üst limit %0,5 m/m olacak şekilde düzenlemeye gidilmiştir.
  • Öge
    Denizyolu ile otomotiv taşımacılığı ve Türkiye ile Dünyada otomotiv terminali planlama unsurlarının karşılaştırılması
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 2005) Beykal, Murat Kemal ; Güler, Nil ; 166165 ; Deniz Ulaştırma Mühendisliği ; Maritime Transportation Engineering
    Denizyolu ile otomotiv taşımacılığı 1925'de yapılan ilk düzenli Ro-Ro yüklemelerinden beri oldukça değişti. Limanlar ve gemiler de yükleyicilerin taleplerine göre yeniden tasarlandılar. Denizyolu otomotiv dağıtım lojistiğinde ucuz ve güvenli bir seçenek olduğu için en çok tercih edilen ulaştırma biçimidir. Otomotiv endüstrisi ortaya koyduğu çok sayıda fayda ile devletler için en önemli üretim dallarından biridir. Bir araba 5000 adet parçadan oluşur ve üretim bandından çıkan her araba için yaklaşık 3 ton parça taşınmak zorundadır. Dolayısıyla otomotiv endüstrisi denizcilik açısından da önemini korumaktadır. 1908 yılında Amerika'da Ford, Model T arabaları ile kütlesel üretime başlamıştır. 1920'li yıllarda Copenhagen'de açılan üretim tesisi ile araçların Malmö Oslo, Helsinki ve diğer İskandinav limanlarına taşınması ihtiyacı doğdu. 1925 yılında rampalar eski bir buharlı savaş gemisi olan ODIN ile bu Umanlar arasında 18.000 adet Ford Model T otomobili taşımıştır. Bu geminin Alman işletmecisi olan Arnold Bernstein, Ro-Ro taşımacılığının öncüsü olarak kabul edilmektedir. Bernstein'nın işlerinin bozulmasına yol açan 1930'lann ortasındaki ekonomik krizden sonra 1963 yılma kadar otomobiller rampaları olan gemiler ile hizmet alma şansı bulamamışlardır. 1960'lı yıllar Japonya'nın yeni üretim teknikleri ile sahneye çıktığı yıllardır. Japon üreticilerin üstün gayretleri ile Japonya otomotiv ihracatında en üst sıraya yükselmiştir ve 2004 Japonya'nın üretimi 10,5 milyona ulaşmıştır. 1963 yılma kadar otomobiller konvansiyonel gemilerde kaldırılıp yüklenerek hatta bazen de paketlenmek suretiyle taşınmışlardır. Bu gemilerde otomobiller dar ambar ağızlarından geçtikten sonra son yükleme pozisyonu ulaşana kadar çok fazla kas gücü kullanılması gerekliydi. Ayrıca otomobillerin sık hasar görmesi üreticileri otomotiv yüklemeleri için özelleşmiş gemi tipleri kullanılmaya itmiştir. 1963 yılında baş kısmında rampası bulunan ve 5 güverte üzerinde 350 araç taşıma kapasitesine sahip Aniara isimli gemi Olof Wallenius tarafından hizmete sokulmuştur. 1975'de ise 12 güverte üzerinde 4200 araç taşıma kapasitesine sahip tarihteki ilk PCC gemi olan MS Don Juan Wallenius firması tarafından hizmete sokulmuştur. 1980'li yıllar Güney Kore'nin Uzakdoğu önemli bir üretici olmaya başladığı dönemdir. 1981 yılında günümüz PCTC gemilerinin ilk versiyonu olan MS Madame Butterfly isimli gemi Wallenius firması tarafından hizmete sokulmuştur. Bu gemi 5230 otomobil veya 2380 otomobil ile 520 kamyon taşıma kapasitesine sahiptir. Günümüz PCTC xiigemileri 200 metre uzunluğu 12 güverte üzerimde 6400 ceu taşıma kapasitesine ulaşmıştır. 2008 yılında teslim edilmesi planlanan 8000 ceu kapasiteli gemilerin siparişi verilmiştir. PCTC gemilerin operasyonel esnekliği sahip oldukları kıç omuzluk rampaları, yan rampalar güverte rampaları ve rampa kapaklan gibi yapısal unsurlara borçludurlar. Bu gemilerde her yük tipi için farklı sabitleme ekipmanları bulunur. Her model otomobil için kullanılması gereken sabitleme ekipmanı sayısı ve sabitleme biçimi üreticiler tarafından tespit edilir ve birbirinden farklıdır. En uygun istif planı her model için farklıdır ve araçların sağdan veya soldan direksyonlu olmasına göre değişir. Kabul edilebilir hasar oranı %1 olduğundan liman operasyonu katı kurallara sahiptir. Denizyolu ile otomotiv taşımacılığı sektörünün diğer önemli bir özelliği kapalı bir pazar olması ve yeni oyunculara yer olmamasıdır. Üreticiler ile taşıyıcılar arasında yakın ticari ilişkiler mevcuttur ve üreticiler ihtiyaç duymayı bekledikleri tonajı taşıyıcılara açmamaktadırlar. 2004 yılı itibari ile 64 milyon araç üretilmiştir ve bunu 9,7 milyonu denizyolu ile taşınmışta. Otomotiv endüstrisi 3 önemli merkezden oluşur, Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu. En önemli ihracat merkezi Uzakdoğu'dur (Japonya ve Güney Kore). Dünyada denizyolu ile otomotiv taşımacılığında en büyük ticaret rotası Japonya ve Kuzey Amerika arasındadır. 2009 yılında dünya üretiminin yaklaşık 74 milyon ve denizyolu ile taşınan araç sayısının ise 10,5 milyon olması beklenmektedir. Bu muazzam ticaret hacmi içinde limanlan önemi de büyük olacaktır. Limanlarda otomotiv terminalleri basit park alanları değillerdir ve en az manevra ile sıfır hasar seviyesi için planlanırlar. En uygun terminal planlaması pek çok faktör göz önüne alınarak yapılabilir. Saha ve rıhtım planlaması için geçmiş ve beklenen elleçleme kapasitesi, uğrak yapan gemi sayısı ve gemilerin özellikleri ile elleçlenecek araçların Özellikleri göz önüne alınmalıdır. Standartları liman kullanıcıları tarafından belirlendiğinden yeni yatırım yapılırken liman kullanıcıları ile temas halinde olunmalıdır. Bu akademik çalışmada katı bir disipline sahip olan bu denizcilik pazarının özelliklerini ve genel terminal planlama unsurlarını ve Türkiye limanlarının durumu ile gelecekteki olası ihtiyaçları tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaçla dünyanın önde gelen terminallerine anket uygulaması ve Türkiye'de 4 liman ziyareti yapılmıştır. Hem otomotiv üreticilerinin çoğunun yer aldığı hem de önemli otomotiv ithalat merkezi olan Marmara Bölgesi gemi işletme firmaları açısından oldukça şanslı bir bölgedir. Bu bölgede gelecekte yapılacak olan otomotiv terminali yatırımının da bu durumdan oldukça fayda sağlayacağı tahmin edilmektedir. Toplam 420.000 ithalat içinde %80'nin AB ve EFTA'dan yapılıyor olması Türkiye'de denizyolu ile otomotiv taşımacılığında kısa deniz taşımacılığı daha yoğun yapılmaktadır. Türk limanlarında kaliteli elleçleme hizmeti verilebilmektedir. Ford Yeniköy terminali ve Evyap Limanı'ndaki Gefco terminali Türk limanlan içkide en iyi kalitede servis ve altyapı hizmetinin verildiği limanlardır. Marmara Bölgesi'ndeki devlet limanlarında ise alt yapı iyileştirilmeli ve yaşanan yer probleminden dolayı yeni alternatifler düşünülmelidir.
  • Öge
    Türk denizcilik eğitimi için sistem planlaması
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 1995) Poyraz, Özkan ; Özen, Sadettin ; 46347 ; Deniz Ulaştırma Mühendisliği ; Maritime Transportation Engineering
    Denizyolu taşımacılığında rekabet etmenin en önemli koşulu, denizdeki etkinliklerin güvenilirliğini ve ekonomikliğini geliştirerek taşıma maliyetlerini azaltmaktır. Bu amaca ulaşmak için gemiadamlarının niteliksel özelliklerini geliştirmek, denizdeki verimliliklerini artırmak gerekmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'deki Denizcilik Eğitim-Öğretim Sistemi, STCW-78 sözleşmesi, IMO Model Kursları, denizde güvenlik ilkeleri, eğitim bilminin genel kabulleri, Türk deniz iş dünyasının talep ve olanakları, işletme ve iktisat bilimlerinin ilkeleri ve modern teknolojinin gerekleri doğrultusunda incelenmiş, problemler ortaya konulmuştur. Çalışma sonunda, denizyolu taşımacılığının verimliliği ile denizcilik eğitim- öğretimi arasında çok yakın bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Türk Denizcilik Eğitim-Öğretim Sisteminin geliştirilmesi için bir çözüm modeli önerilmiştir.
  • Öge
    Gemiadamlarının yeterliklerinin değerlendirilmesi için model araştırması
    (Fen Bilimleri Enstitüsü, 1996) Bağçeci, Oğuz ; Özen, Sadettin ; 55720 ; Deniz Ulaştırma Mühendisliği ; Maritime Transportation Engineering
    Denizyolu taşımacılığında rekabet etmenin en önemli koşulu, denizlerdeki etkinliklerin güvenirliliğini ve ekonomikliğini geliştirerek taşıma maliyetlerini azaltmaktır. Bu şartı yerine getirmedeki en önemli unsurun, denizlerdeki insan gücünün yani gemiadamlannın, verimliliğini artırmak olduğu bir gerçektir. Zira yeterli zihinsel ve bedensel bilgi ve becerilerle donatılan gemiadamları, çeşitli kaynaklan, gelişmiş teknolojileri, sosyal ve teknik sistemleri kullanarak denizlerde güvenlik koşulu geliştirecekler, her türlü ekonomik kaybı da azaltacaklardır. Bu nedenle, gerek belirli bir denizcilik eğitimi alarak ya da denizcilik eğitimi almadan geleneksel ustaçırak ilişkisi içersinde yetişerek, denizlerde çalışmakta olan gemiadamlannın ve özellikle gemi zabitlerinin, gemilerde yaptıkları ya da yapmaya talip oldukları görevlere uygunluklarının değerlendirilebilmesi için yöntemler geliştirilmesi, bugün için denizcilik otoritelerinin en önemli problemlerinden birisidir. Bu çalışmada, gemiadamlarınınn yeterliklerinin belirlenmesinde en güvenilir ve sonuç alınabilir sınav modellerinin geliştirilebilmesi için temel amaçlar, esaslar, bakış açıları ve teorik çözüme yönelik öneriler sunulmuştur. Çalışma sonunda, denizyolu taşımacılığının verimliliği ile denizcilik eğitim öğretimi ve gemiadamlarının yeterliklerinin değerlendirilmesi arasında çok yakın bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Aynca gemiadamlarının yeterliliklerinin değerlendirilmesi için bir çözüm modeli önerilmiştir.