Erken Cumhuriyet Dönemi sanat ve mimarisinde antik çağ bilgisi ve mirasının yansımaları
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Bölüm / Program
Mimarlık Tarihi
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Türü
Özet
Erken Cumhuriyet Dönemi, yeni kurulan devletin hızla hayata geçirilen devrimlerine tanıklık etmiştir. Hayatın her alanını etkileyen çağdaşlaşmaya yönelik adımlar vatandaşların yaşamını yeniden düzenlemiştir. Kimi zaman Batılılaşma ile iç içe geçen çağdaşlaşma süreçleri, güzel sanatlar alanında da kendisini göstermiştir. Osmanlı Dönemi'nde kurulan ve mimarlık ile resim gibi sanat dallarında eğitim veren yüksek öğretim kurumları, Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi (1883) ile Mühendishâne-i Bahrî-i Hümayûn (1773/1775) ve Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn'un (1795) eğitim programları hâlihazırda Batı etkilidir. Ancak, kuruldukları dönemden Cumhuriyet Dönemi'ne dek çok az değişiklik göstermiştir. İstanbul'un işgalden kurtulması ve Cumhuriyet'in ilanı ardından söz konusu kurumların programları yeniden düzenlenmeye başlamıştır. Bu düzenlemeler kimi zaman Avrupa'dan davet edilen profesörler vasıtasıyla gerçekleştirilmiş, dolayısıyla çağdaş Batı programlarıyla daha yakın benzerlikler göstermeye başlamıştır. Antik Çağ, özellikle klasik antikite ise Batı'nın kabaca 14. ila 17. yüzyıllar arasında yaşadığı Rönesans Dönemi'nden itibaren bir tür ideal oluşturmuştur. Antik Yunan ve Roma kaynaklarının yeniden keşfi ve yorumlanmasının güzel sanatlardaki etkisi, Batı sanatının estetik algılarının şekillenmesini sağlamıştır. 20. yüzyıla gelindiğinde klasik antikite eserlerine öykünme büyük ölçüde son bulmuş, çeşitli sanat akımları ile farklı tartışmalar yaratılmışsa da, klasik antik çağın sanat ve estetik anlayışı güzel sanatlar eğitiminin ayrılmaz unsurları hale gelmiştir. Türkiye özelinde ise, güzel sanatlar Doğu kaynaklarından beslenen, Türk-İslam sanatları olarak adlandırdığımız köklü bir geleneğe sahiptir. Bin yılı aşkın bir süreçte kendisini çağın ihtiyaçlarına göre yenileyen bu sanatlar Batı'nın estetik algılarından farklı usullerle geliştirilmiştir. Sanat üzerinde belirleyici unsurlardan İslam dini insan figürlerinin gerçekçi betimlerini yasakladığından, resim ve heykel sanatları ancak Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönem Batılılaşma çabaları sayesinde icra edilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla, özellikle resim, heykel, grafik sanatları birçok yönüyle Batı tarafından şekillendirilmiş ölçüt ve kabullerle öğretilir. Aynı dönemde, Geleneksel Türk sahne sanatlarına ek olarak Batılı sahne sanatları, tiyatro ve opera da Türkiye'ye giriş yapmıştır. Cumhuriyetin ilk on yıllarında, "Batıyı yakalamak" ve "Batıyı geçmek" ülküleri doğrultusunda klasik antikitenin çağdaş Batı düşüncesindeki etkisi birçok aydının zihnini kurcalamıştır. Düşünsel, eğitsel ve sanatsal düzlemlerde bu bilgilerden nasıl faydalanılabileceği çoğu kez yazılı olarak tartışmaya açılmıştır. Mimarlık eğitimi yeniden düzenlenirken, cumhuriyetin ilk on yılında Birinci Ulusal Mimarlık'ın etkisini sürdürmesi eleştirilere konu olmuş, çağdaş Batı'yı yakalama sürecini hızlandırmak amacıyla Batılı mimarlar ülkeye davet edilmiştir. Özellikle başkentteki kamu yapıları üzerinde söz sahibi olan bu mimarların bir bölümü eğitimi de yeniden düzenlemekle görevlendirilmiştir. Modernist akımın temsilcileri bu mimarların eserlerinde klasik antikitenin mimarlık eğitiminde sahip olduğu önemli payı yansıtan unsurlar bulunur. Benzer biçimde, çağdaş Batılı sistemde düzenlenmiş kurumlarda eğitim alan Türk mimarlar da klasik kökenli kavram ve unsurları repertuvarlarına almıştır. Tez çalışmasında, klasik antikiteye dair fikirlerin Erken Cumhuriyet Dönemi Türkiye'sindeki güzel sanatlardaki yansımaları resim, heykel, grafik, karikatür, tiyatro ve mimarlık üzerinden ele alınmaktadır.
Tanım
Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026
Dergi veya Seri
ISSN
ISBN
Haklar
Anahtar Kelimeler
Antik Roma, Ancient Rome, Antik Yunan, Ancient Greece, Mimarlık tarihi, Architectural history, Sanat tarihi, Art history