Gün Işığı Almayan Kapalı Mekanlarda Gün Işığı Etkisi Yaratan Uygulamaların Kullanıcı Algısına Etkisi Üzerine Bir Çalışma

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2018
Yazarlar
Bayhan, Damla
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Institute of Social Sciences
Özet
Gün ışığı almayan mekanlardaki artış ile gün içinde zamanlarının bir kısmını bu alanlarda geçiren veya bu mekanlarda yaşayan insanlar üzerinde gün ışığından uzak kalmanın fizyolojik ve psikolojik olumsuz etkileri gözlemlenmektedir. Bu tez, gün ışığı almayan mekanlarda yaşayan insanlar üzerinde oluşan olumsuz etkilere engel olmak amacıyla önerilebilecek aydınlatma sistemleri için araştırma yapmak amacını taşımaktadır. Tezin birinci bölümünde; tezin konusu, amacı, kapsamı ve yöntemi ele alınarak, diğer bölümlere genel bir çerçeve çizilmiştir. Geçmişten günümüze insanların ihtiyaçlarındaki değişiklik sebebiyle değişen mekan yapısı ve algısı, mekanın sadece duyularla algılanan somut bir kavram olmadığını göstermektedir, mekan aynı zamanda duyusal girdinin yorumlanarak ortaya çıkan algısal imaj ile algılanan bir kavramdır. Bu algısal imaj oluşumunda, hem duyusal girdiler hem de kişisel ve toplumsal bilgi ve deneyimler etkilidir. Tezin ikinci bölümünde; mekansal algı ve mekanı oluşturan öğelerin algısal boyutta ışık ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Mekan algısında, görsel algı ön planda yer alır ve mekanın görsel değerlerini mekanın nicel özellikleri oluşturur. Yani mekanı oluşturan 'biçim, malzeme ve renk' öğelerini mekanın nicel özelliklerinin oluşturduğu söylenebilir. Mekanı oluşturan bu öğelerin ışık ile etkileşimi, bu öğelerin algısal olarak değer bulmasına, kimi zaman da algısal olarak değişimine sebep olabilir. Bu algısal değişimleri sağlamak için görsel algı yöntemlerinden algı sabitlikleri ve algı yanılsamaları kullanılır. Bu iki görsel algı yöntemine bağlı olarak, ışığın mekan içinde yarattığı algısal değişimler, ışığın mekanın nicel değerleri ile ilişkisi bağlamında ele alınmıştır. Ayrıca ışığın mekan ile ilişkisi kullanıcı bağlamında ele alındığında, görsel konfor kavramı ve bileşenleri incelenerek görsel algı üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Işık, mekanın oluşumunda önemli bir rol üstlenmektedir. Bu bağlamda üçüncü bölümde yapay ışık ve doğal ışık kavramları ele alınarak, doğal ışığın görsel algı ve insan sağlığı üzerindeki psikolojik ve fizyolojik etkileri ortaya konmuştur. Gün ışığının en temel özelliği mevsimden mevsime, günden güne hatta gün içinde sürekli değişiklik gösteren bir yapıda olmasıdır. Bu sebeple mekan içinde gözlemlenen görsel etkisi de sürekli değişiklik gösterir ve görsel konforda olumsuzluk oluşturabilir. Bu noktada görsel konforun sağlanması için gün ışığının mekan içine kontrollü alınması gerekmektedir. Bunun yanısıra doğal ışığın mekan içinde anlamlandırma gücü çok yüksektir ve mekana farklı anlam yüklemek için simgesel öğe olarak kullanılabilir. Doğal ışığın varlığı, insanların sirkadyan ritmindeki döngüyü sağlayarak uyku, açlık, vücut sıcaklığı ve hormon üretimi gibi fizyolojik değişiklikleri düzenler. Aynı zamanda gün ışığın azlığına veya yokluğuna bağlı olarak gözlenen psikolojik rahatsızlıkların depresyona sebep olduğu görülmüştür. Bunun yanısıra, güneşin D vitamini eksikliğinin sebep olduğu zayıf kemik gelişimi ve yaşlılardaki kemik kırılganlığı risklerini azalttığı bilinmektedir bu sebeple herkese güneş ışığının kansere sebep olan tehlikeli ışınlarından korunarak gün ışığı ile temas halinde olmaları önerilir. Gün ışığının mekan içinde yarattığı etkiler ve mekan içine nasıl alındığı bilinmeden, gün ışığı etkisi yaratan sistemlerin etkileri hakkında bir değerlendirme yapılabilmesi mümkün olmadığı için doğal ışığın yatay ve düşey açıklıklardan mekana taşınma yöntemleri üçüncü bölümde ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise doğal ışığın mekana taşınma yöntemlerinin uygulandığı örnek projeler, mimari detaylar mekansal algı bağlamında incelenmiş ve yapay ışık ile mekana gün ışığı alınıyormuş etkisi oluşturulan mimari proje ve ürün tasarımı örnekleri incelenerek mekansal algı üzerindeki etkileri ortaya konmuştur. Tezin beşinci bölümünde, gün ışığı almayan kapalı mekanlarda kullanıcı algısının belirlenmesi amacıyla anket yöntemi kullanılarak deneysel bir çalışma düzenlemiştir. Birinde gün ışığı etkisi yaratan bir sistemin, diğerinde tavana gömme aydınlatma aygıtlarının olduğu iki farklı odadaki aydınlatma düzeni görsel konfor açısından ve katılımcılar üzerindeki algısal etkileri açısından karşılaştırılmış ve yapılan analizlere istinaden değerlendirilmiştir. Son bölümde ise yapılan anket çalışmasının sonuçları ele alınarak değerlendirme yapılmış ve bu tez çalışmasının daha sonra yapılacak çalışmalara hangi noktalarda ışık tutabileceği üzerinde durulmuştur.
Today, the growing increase in the non daylighted spaces resulted in some negative psychological and physiological effects on people who live in non daylighted rooms for long periods. This situation has encouraged new technologies in lighting area in order to prevent these negative effects in such indoor spaces. This thesis' aim is to light up the next researchs that will search for the new lighting systems in order to prevent the negative effects of being in non-daylighted indoor spaces. In the first chapter of the thesis; the subject, the aim and the method of the thesis are explained to show general approach of other chapters. In time the purpose of space is changed because of the changes of people's needs and expectations from a space. A space exists by intimately relation with other spaces this is why it is hard to identify the boundaries of a space. The change on the space structure and perception shows that the space is not a physical object that is detected by only senses, but also a perceptional image that appears by interpreting of sensorial data. On the creation of perceptional image, the sensorial data and the knowledge and experience as person and society are effective. In the second chapter of the thesis, space perception and the relation between light and the objects that created space are evaluated. Visual perception is the main subject on the space perception. The quantitative properties of the space such as form, material and color, create the visual values of the space. The interaction between these quantitative properties of the space and light adds perceptional value or causes the perceptional changing at the space. Perception stability and perception illusion are two main visual perception methods that are used to provide these perceptional changings. The spatial perceptional changings provided by lighting are dealt with in direction of the relation between light and quantitative properties of the space. On the other hand, the effects of the subjects that appear through the relation between space and light such as visual comfort and its components on the visual perception are analyzed. Lighting has a main role on the formation of space. In a link with this statement, different lighting arrangements have different effects on the space and also have different perceptions on users. In the third chapter, natural light and artificial light definitions are examined and the effects of natural light on the visual perception and human's psychological and physiological health are revealed. The main characteristic property of daylight is to be dynamic, changes according to season, daytime and place on earth. On the other hand, the visual effect on spaces and also the mood is always changing by daylight usage in the spaces, but also it can cause visual comfortless. To prevent this comfortless, daylight entrance should be under control by proper architectural elements or systems. Behind this, daylight is really powerful on the signification of the space, therefore daylight can be used as a symbolic element to add different significations to the space. Presence of daylight arranges the physiological changes such as sleep, hunger, body temperature and hormone production by providing the loop at circadian rhythm. On the other hand, psychological disorders that is observed in poor daylight or daylight absence situations, causes depression. Sunlight prevent from poor bone development and elder people's bone fragility risk that are coming from the lack of D vitamin, this is why people should be in touch with daylight by protected from the dangerous rays causes cancer. It is impossible to evaluate the systems provide daylight effect, without knowledge of daylight effects in the space and the daylight entrance types. Therefore in the third chapter, the methods of daylight entrance by vertical and horizontal openings are initiated. The sample projects that have daylight entrance are analized based on architectural details and spatial perception in chapter four. Behind this, the systems that give daylight effect in the space are analyzed based on the same subjects to present the successful and unsuccessful sides. In the fifth chapter, experimental study is prepared by using survey method. This study is applied on two different rooms; lighted by artificial light that has daylight effect and lighted by artificial light as recessed luminaires on the ceiling. These lighting systems are compared and evaluated in terms of visual comfort and perceptional effects on the users by analyzing the participants' answers to the applied survey. In the final chapter, the survey results and the general information given in previous chapters are evaluated and discussed. As a result, it is explained that further researches should be done basing on the results of this thesis in order to predict the user perception in non-daylighted indoor spaces more precisely.
Açıklama
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018
Thesis (M.A.) -- İstanbul Technical University, Institute of Social Sciences, 2018
Anahtar kelimeler
Mimarlık, İç Mimari ve Dekorasyon, Architecture, Interior Design and Decoration
Alıntı