Sanat Mekânlarının Kentsel Sınırlarla İlişkisi: karaköy Örneği

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2014-07-02
Yazarlar
Ganiç, Canan
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Özet
Çevre, farklı ölçeklerde iç içe geçmiş sınırlarla tarif edilirken; hareket, karşılaşma imkânları, ilişkiler ve gündelik yaşantıların gerçekleşme zamanları bu sınırlar üzerinden biçimlenir. Somut ve soyut olarak yaşantımızı biçimlendiren sınır kavramının, tanımlayıcı olmasının ötesinde nasıl imkânlar taşıdığı sorusu, tez çalışmasının ana motivasyonunu oluşturur. İnformel düşüncenin gelişmesi ve postmodern döneme geçişle birlikte, mutlak olan, karşıtıyla karşılaşır. Bu ötekisiyle birlikte düşünme, diyalektik bir ilişki başlatarak, hareketi doğurur. Bu bütüncül bakışın gelişmesiyle birlikte, sınır kavramı da sorgulanmaya, yeniden düşünülmeye açılır. Araştırmanın temellendiği sınır kavramı, postmodern, bütüncül bakış açısının yönlendirmesiyle, kendisinde taşıdığı karşıtlıklar üzerinden okunur. Sınır kavramı bir taraftan, sonlanma, ayrışma alanı, engelleyici, denetleyicisi ve statik olarak; diğer taraftan, yaklaşma alanı, öteye geçen, iki tarafını içeren, birleştirici, geçirgen bir ilişki alanı olarak tanımlanır. Sınır kavramını ve bu kavram üzerinden mekânın imkânlarını anlamak için, çerçevelemek, ara-mekân, iç içe olma, sanal mekân ve muğlaklık kavramları kullanılır.  Sınır, mekânı tarif ettiği gibi, mekânın dışında kalanı da tarif eder. İki ortam arasındaki çatışmayla, mekân mutlak konumundan çıkarılmış olur. Çevresiyle etkileşen mekân, bedenin mekâna katılmasıyla, sürekli olarak yeniden üretilmeye başlar; donmuş, durağan, tümüyle tasarlanmış olmaktan çıkar; hareketli, zamana ve öznesine ait kılınır. Bu da mekânın tasarlanmamış imkânlarını ortaya çıkarır. Araştırma kapsamında, sınır kavramının taşıdığı ikilik, farklı bireylerin sınırla kurduğu biricik ilişkilerine taşınarak, mekânın çokluk üzerinden okunması hedeflenir. Bu bağlamda sınır, etkileşime imkân veren, oluşa açık mekânlar oluşturabilmek için kullanılır. Mekânı ve kenti tanımlayan sınırların, bir ayrışma mı yoksa yaklaşma mı tarif ettiği, iki ortam arasındaki ilişki ve etkileşime göre değişir. Gündelik hayat içerisinde, en önemli ilişki kurma ve etkileşim alanı, ötekisiyle karşılaşma olanağı veren kamusallıktır. Kamusal olanın tanımı ve özellikle 18. yüzyıl sonrası kamusallık anlayışının nasıl değiştiği araştırılarak, fiziksel ve soyut sınırların, kamusal olanı nasıl tanımladığı ve etkilediği tartışılmıştır. Mutlak bir duruma ulaşamayan ve üretilmeye devam eden mekân gibi, yeni sanat düşüncelerinin gelişmesiyle, sanat da özneyle karşılaşmaları kullanarak, üretilmeye devam eder, hatta üretim sürecinin kendisi olur. Değişen sanat anlayışıyla birlikte, sanat toplumsal ilişkiyi kuran bir eylem biçimi ve harekete geçirme etkinliği olarak tanımlanır. Bir kamusal alan olarak sanat mekânları, tezin çalışma alanı olarak seçilmiştir. Araştırma kapsamında, sınır kavramını kavrayabilmek ve anlamlandırmak için, sanat mekânlarının farklı ölçeklerde oluşturduğu sınırlarla, bu sınırların başlattığı ilişkilere ve imkânlara odaklanılır. Son 10 yılda Karaköy’de gelişen sanat mekânlarının, kent ve mekân arasındaki ilişkide rol almasıyla, kentsel mekânsal ve zamansal sınırları nasıl etkilediği incelenir. Sanatın üretilmesinin değişmesi, sanat mekânlarını dönüştürürken, sanat mekânlarının sınırları da sanatın üretilmesini ve katılımcıyla ilişkisini, etkileşimini tarif eder. Sanat mekânlarının fiziksel ve soyut sınırlarının, sanatın katılımcıyla karşılaşmasını, katılımcı çeşitliliği oluşturmasını ve sanat üretimini nasıl etkilediği incelenir.  Sanat mekânlarının kentsel sınırları nasıl etkilediği ve mekânsal niteliklerin imkânları, Karaköy’de farklı zamanlarda yapılan gözlemler ve kısa görüşmelerle araştırılmıştır. Sanat mekânlarının mekânsal ve zamansal etkinlik alanları saptanarak, Karaköy’de sanat mekânlarıyla başlayan dönüşümün, Karaköy’ün mekânsal ve zamansal sınırlarını nasıl değiştirildiği incelenmiştir. Sonuç olarak, sınır kavramının, oluşun, ilişkilerin ve hareketin oluşmasında etkin rol oynamasının, mekânların tasarlanmasında göz önünde bulundurulması, sanat mekânlarının ve sanatın kamusallaşmasını etkiler; sanat mekânlarını sadece belli sosyal kimliklerin deneyimlediği bir yer olmaktan kurtarır. Karşıtlıkların bir arada düşünüldüğü ve birbirini etkilediği bir dönemde, bu araştırmanın sonraki çalışmalar için kavramsal bir çerçeve ve sınır kavramının kazandığı yeni bakış açısının mimari tasarım bağlamı olması hedeflenir.
Meanwhile environment is defined as nested boundaries at different scales; movement, encounter possibilities, relations, and realization moments of everyday life are shaped out of these bounderies. The question of what possibilities the concept of boundary –which shapes our lives, both concrete, and abstract- includes, beyond being descriptor creates the main motivation of this thesis work. With development of informal thought, and transition to postmodern era, the absolute encounters its opposite. This way of thinking together with the other breeds movement by starting a dialectical relationship. With development of this holistic view, the concept of boundary becomes avaliable to questioning, or rethinking over it. The concept of boundary, which the research is based on, is read through its own oppositions, by routing of postmodern, and holistic view. On the one hand, the concept of boundary is defined as termiation, separation area, blocker, controller, and statically; on the other hand, it is defined as approach area, goes beyond, contains both sides, connective, a permeable relationship area. To understand the concept of boundary, and the possibilities of space over this concept, these concepts of framing, mid-space, twining, virtual space, and the ambiguity are used. Boundaries also define outside the space as they define the space. Through the conflict between two spaces, space is removed from its absolute position. Space, that interacts with its environment, constantly re-starts to be produced, by body’s joining to space; stops being frozen, static, completely designed; becomes belonging to time, and (its) subject; and it unveils the undesigned possibilities of space. Within this study, space is expected to multiplicity, by moving the duality of the concept of boundary to the unique relationship of individuals with boundaries. In this context, boundary is used to create spaces, that allow interactions, and open to occur. The situation of the boundaries -that define space and city- define a separation, or a an approach, varies according to relation between two environment, and interaction. In everyday life, the most important relationship, and interaction area is the publicity, that allows encounter the other. How physical and abstract boundaries define, and effect the public one is discussed by investigating the description of the public one, and how understanding of publicity varied, especially after 18th century. With development of new art ideas as the space, that can’t reach a certain situation, and continue to be produced, art becomes production process itself, by using encounter with subject. With changing understanding of art, art is defined as an action, that establishes social relationship, and activation activity. As a public space, art spaces’ has been selected as working area of thesis. Within this study, To be able to understand and make sense of the concept of boundary, it is focused to boundaries, that the art spaces’ created at different scales, and relations, or possibilities, which these boundaries started. How art spaces’ developed in Karaköy effect urban, spatial, and temporal boundaries, in last decade, by taking part in a relationship between city and space is examined. Meanwhile the production of art transforms art spaces’, the boundaries of art spaces’ define the production of art, and its relation, interaction with spectator. How physical, and abstract boundaries of art spaces’ create a variety of spectators, or effect art’s encounter with spectator, and production of art is examined. How art spaces’ effects the urban boundaries, and possibilities of spatial characteristics have been investigated by observations, and short interviews, which done in Karaköy, at different times. How transformation began with art spaces’ in Karaköy varies the spatial, and temporal boundaries of Kadıköy has been examined, by determining spatial, and temporal area of activity of art spaces’. As a result, considering important role of the concept of boundary on existence, relationships, and in the formation of movement, while designing spaces effects the publicity of art spaces’, and art; saves the art spaces’ from being a place, that only be experienced by certain social identities. In this period of oppositions are thought together/effect each other, this research is aimed to be a conceptual frame, and is also aimed to be architectural design context of the new viewpoint, that the concept of boundary just gained.
Açıklama
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2014
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2014
Anahtar kelimeler
SINIR, SANAT MEKÂNLARI, GÜNDELİK HAYAT, KAMUSAL ALAN, KARAKÖY, BOUNDARY, ART SPACES', EVERYDAY LIFE, PUBLIC SPACE, KARAKOY
Alıntı