Cumhuriyet Döneminde Yerel Yönetim Binalarının Kamusal Erişilebilirlik Açısından Mekan Dizimi (space Syntax) Yöntemiyle İrdelenmesi

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2014-09-24
Yazarlar
Menderes, Fulya
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Özet
Bu tez çalışmasının amacı, Cumhuriyet döneminde, günümüze kadar tasarlanan ya da uygulanan yerel yönetim binalarını, kamusal erişebilirlik açısından incelemektir. Bu bağlamda, tez genel olarak, bu yönetim binalarının mekansal kurgularındaki değişim ile kamusal erişilebilirlik ilişkisini konu almıştır. Çalışma kapsamında, Türkiye’de Cumhuriyet dönemi yerel yönetim binalarının, kamusallık niteliklerinin değişiminin anlamsal olarak irdelenmesi ve  aynı zamanda seçilen yerel yönetim binalarının mekansal kurgulanışının kamusal erişilebilirlik ile ilişkisinin, mekan dizimi yöntemiyle ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Tarihsel süreçte, yerel yönetim binalarının mekansal kurgusunda, kamunun bina içi ve dışındaki hareket rotalarında  ve düğüm noktalarında meydana gelen değişim ile, bu binalardaki kamusal erişebilirlilik arasında var olduğuna inanılan bazı çıkarımlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Tez çalışmasında açığa çıkarılacak durum, hem anlamsal, hem de mekan dizimsel olarak analiz edilecek yerel yönetim binaları plan kurgusundaki mekansal değişimleri ortaya koymak ve bu değişimlerin nedenlerini birbirleriyle ilişkili olarak tartışabilir hale getirmektedir. Türkiye’de kamusal mekana yapılan müdahalelerin en ilginç örneği kamu binaları üzerinden şekillenmiştir. Kavramsal köken olarak, kamu binaları, halkın erişimine tamamen açık olarak tanımlanabilecek binalardır. Ancak politik erkin hizmet mekanı olması, bu binaların iktidarın temsili olarak algılanmasına neden olmuş, zaman içerisinde ise, erkin otoriter varlığı, mekansal durumları evirmiştir. Bu bağlamda, tezin ana strüktürünü oluşturan bu düşünce doğrultusunda, yerel yönetim binalarının kamusallık sınırlarını, hem anlamsal hem de mekan dizimsel olarak incelemek  hedeflenmiştir. Birinci bölümde, yerel yönetim binalarındaki kamusal erişebilirliğin değişimi üzerine yapılmış olan bu çalışmanın sorunsalları belirlenerek, çalışmanın amacı, kapsamı ve analiz aşamasında izlenecek olan yöntemi açıklanmıştır. Bu bölümde tezin, teorik çerçevesinin alt yapısını şekillendirmekle birlikte, araştırmada hem anlamsal hem de dizimsel olarak elde edilecek sonuçların nasıl değerlendirileceğine dair bilgi verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde, kamu, kamusallık, özellik, kamusal alan/mekan, özel mekan tanımlamaları üzerine kavramsal ve kuramsal bir altyapı oluşturulmaya çalışılmıştır. Tezin başlığında yer alan kamusal erişilebilirlik olgusunun, ilişkili olduğu alt kavramlar açığa çıkarılmıştır. Çalışmanın Türkiye özelinde olması ise, kamusallık kavramının Türkiye’deki algılanış biçiminin araştırılmasını da gerektirmiştir. Bu bağlamda, kavramların tarihsel süreçte algılanış biçimi tartışılarak, tezin ana konusu olan kamusallık olgusu farklı kuramsal yaklaşımlarla ele alınmıştır. Kavramların türkçe ve yabancı dillerdeki etimolojik kökenleri incelenerek, birbirleriyle ilişkileri tartışılmış, kamusal ve özel mekan söylemleri bir bütün olarak ele alınmıştır. Halkın bir mekana görsel veya fiziksel olarak erişebilme kabiliyeti olarak kavranan kamusallık durumu ise, çalışmanın ana kuramsal alt yapısını oluşturmuştur. Tezin üçüncü bölümünde, Türkiye’deki yerel yönetim binalarında ve çevresindeki kamusallık durumu, devlet erkinin mimari mekan üzerindeki etkileri ve bu etkilerin mekan ve onun kamusallığı ile ilişkileri tartışılmış, kamunun bu binalardaki hareket alanları kamusal erişebilirlik bağlamında değerlendirilmiştir. Anlamsal, fiziksel ve görsel erişilebilirlik bağlamlarında değerlendirilen yerel yönetim binaları, 1920-1950, 1950-1990 ve 1990-2013 dönemleri altında gruplanarak incelenmiş, bu dönemlerde yaşanan sosyo-politik gelişmeler, erk-mekan ilişkileri ve yerel yönetimlerde yaşanan gelişmeler bağlamında tartışılmıştır. Bu tartışma, dönemler arası yaşanan ilişkilerin sentaktik ölçme yöntemleri ile ele alınmasına bir zemin oluşturmuş ve analiz çalışmasının yorumlanması adına yön gösterici olmuştur.  Dördüncü bölümde ise, yerel yönetim binalarında tarihsel süreçte değişen kamusal erişebilirlik durumunu tartışabilmek; 1920’den gümüze kadar evrilen, yerel yönetim binası anlayışının değişimi ile beraber, son dönemde kamusal hizmet ve şeffaf belediyecilik söylemleriyle üretilen yerel yönetim binalarının, kamusal olarak nasıl işlediğini ortaya çıkarmak için kullanılan mekan dizimi yöntemi tanıtılmıştır. Mekan dizimi yönteminin seçilmesinin nedeni, fiziksel mekanın bilgilerini analiz edilebilir sonuçlar haline dönüştürmesiyle ilişkilendirilmiştir. Kamunun, yerel yönetim binalarına kabul ediliş biçimlerinin ve ilişki kurduğu mekanların, meclis salonu ve başkanlık alanlarının, mekan dizimsel olarak analiz edilmesi amaçlanmış; mekan dizimi teorisi kapsamında kamusal erişilebilirlik ile ilişki kurulabilecek alt kavramlar açığa çıkarılmıştır.  Tezin beşinci bölümünde, analiz çalışmasına alınan farklı yerel yönetim binaları arasındaki kamusal erişilebilirlik sınırlarını karşılaştırabilmek için, mekan dizimi teorisi kapsamında ‘Syntax 2D’ programı ile, seçilen örneklerin plan kurguları analiz edilmiştir. Cumhuriyet dönemi kapsamında,  günümüze kadar olan süreçte tasarlanan yerel yönetim binaları, 1920-1950, 1950-1990  ve 1990-2013 olmak üzere, 3 farklı döneme ayrılarak analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Bu 3 dönem içerisinde, 7 farklı yerel yönetim binası üzerinden yapılan çalışmada, bütünleşme (integration), ortalama derinlik (mean depth), bağlantısallık (connectivity), eş görüş alanı (isovist area) ve eş görüş çevresi (isovist perimeter) gibi dördüncü bölüm kapsamında ele alınan kavramlar dahilinde analiz gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda tüm bu kavramlara ait veriler, her bir yerel yönetim binası özelinde karşılama alanları, zabıta/imar/hesap işleri alanları, meclis alanı ve başkanlık alanı kapsamında da ortaya çıkarılmıştır. Analizler sonucu elde edilen ortalama değerler, 1920 yılından günümüze kadar uzanan süreçte, yerel yönetim binalarının daha entegre mekanlar olma eğiliminde olduğunu, 1950-1990 dönemi arasında yapılan incelemede, devlet erkinin mimari mekana yaptığı müdahalelerin ve dönem içerisinde yaşanan sosyo-politik durumların  mekansal kurguda etkilerinin hissedildiğini ve 1970-1990 yılları arasında yerel yönetim binalarının ortalama bütünleşme değerlerinin azaldığını ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra, kamusal erişilebilirlik bağlamında önemli bir eşik olan başkanlık alanının ise, ortalama derinlik değeri düşmüş, buna karşılık bütünleşme değeri artmıştır. Bu durum ise başkanlık alanınında gittikçe daha entegre bir mekan haline geldiğini ortaya çıkarmıştır. Tezin son bölümünde ise, çalışma kapsamında elde edilen bu sonuçlarla tartışılan durumlar, yerel yönetim binalarındaki kamusal erişilebilirlik sınırları, mimarlık ve erk ilişkileri ve yönetim anlayışı ile ilişkilendirilerek yorumlanmış; dönemlerarası değişen eğilimler açığa çıkarılmıştır. Genel olarak politik erk ve mekan ilişkileri üzerinden tartışılan kamusallık çalışmalarından ayrılan bu tez çalışması, hem anlamsal hem de dizimsel bir yaklaşımla ele alınması ile mimarlık literatüründe çok az yer tuttuğuna inanılan, bina içi kamusal erişilebilirlik çalışmalarına katkı sunmayı hedeflemektedir.
The purpose of this thesis is to examine public accessibility of the municipal buildings those are designed or built during the Turkish Republican Era. In this context, the research, in general, focuses on the changes in the spatial configuration of these municipal buildings and the public accessibility. In the scope of the study, it was aimed to research the semantic changes of the publicity manner of these buildings built during the Turkish Republican Era. Furthermore it was critical for this research to reveal the relation of the spatial configuration of the selected municipal buildings with the public accessibility using the space syntax methodology. Focusing on the publicity of municipal buildings in Turkey, it is considerably believed that, there are plenty of implications between the movement of the public in the routes and nodes inside and outside of these public buildings. In a historical scope, it was aimed to reveal the public accessibility of municipal buildings in the Republican Era by analyzing the spatial configuration of them by using the space syntax methodology. So the condition this thesis reveal is, to uncover the spatial changes in the configuration of municipal buildings by analyzing semantically as well as syntactically to be able to discuss the causes of these changes in relation to each other. The most interesting example of interventions on the public space in Turkey is formed out in these municipal buildings. Looking through the etymological and conceptual origin of the public building, it can be easily defined that a public building is composed of spaces that is completely open to public access.  However, a municipal building as a public one is mostly perceived as the representation of the power in terms of being the service area of political power. But at the same time, it can be claimed that municipal buildings are the buildings that serves to the public. For that reason, it was believed that, the authoritarian presence of the power inevitably altered the spatial conditions of these buildings over time. In this context, public accessibility of municipal buildings is highly controversial in terms of creating a tension between the public and private spaces inside of the building. In this context, in line with this idea constituting the main structure of the thesis, it was aimed to analyze the publicity limits of the municipal buildings both semantically and syntactically. Although semantic interpretations  are essential to figure out the changes in public accessibility related with critic turning points in socio-political life shaping directly the architecture,  predominantly municipal building design, syntactic parameters of these municipal buildings need to be considered the keys that would take the research as well as these interpretations further by turning the logic and character of the physical space into the analysable outcomes. In the first part, determining the research question of the study which handles the changes of the public accessibility in the municipal buildings, the purpose, scope of the study and methods to be followed during the analysis phases are basically described. This section of the thesis, apart from shaping the substructure of the theoretical framework, superficially gives the information on how to evaluate the results that are both semantically and syntactically obtained. In the second part of the thesis, a conceptual and theoretical substructure on the descriptions of public, publicity, private, public space/sphere, private space/sphere were aimed to establish. The sub-concepts related to the public accessibility notion, which is located in the title of the thesis, were uncovered. However, having the study focuses on Turkey, made the perception of the concept of public sphere investigating domestically,required. In this context, the perception of these concepts in the historical process was discussed, the notion of publicity, which is the main subject of the thesis, has been dealt with different theoretical approaches. Etymological origin of the concepts examined in Turkish and foreign languages and their relations have been discussed and the public and private space discourse was dealt with as a whole. The condition of publicity, which is perceived as the people' ability to access a space visually or physically, formed the main theoretical substructure of the study.  In the third part of the thesis, the publicity of the municipal buildings and their surrounding, the impacts of the state power on the architectural space and the relationship of these impacts with space and its publicity were discussed and movement areas of the public in these buildings were evaluated in the context of public accessibility. While evaluating these municipal buildings in the context of semantic, physical and visual accessibility by interpreting their plan, section, elevation drawings, images and the project reports of these buildings, as well as the social and political changes, view of municipality policies that changes through time in Turkey, the buildings were grouped and examined under the periods of 1920-1950, 1950-1990 and 1990-2013. Examining the study under this three period has a critical role that, each period has its own turning points inside in terms of socio-political developments, the powers-space relations and the developments in the managerial policies in municipality that need to be interpret separately in their own scope. Following the discussion of this semantical publicity, it became essential to reveal these changes syntactically by using the space syntax methodology. This discussion provided a basis for taking the research to a step forward to analyze the relation between public accessibility changes of the municipal buildings in those periods by analyzing the plan configurations on the basis of the ability of turning the logic and character of the physical space into the analysable outcomes of space syntax method. In the fourth chapter, the space syntax method, which is used to discuss the changing character of public accessibility in the municipal buildings in the historical process syntactically, and also to reveal how these buildings work in terms of publicity is discussed. The reason for selecting the method of space syntax is associated with its ability to turn the characteristic properties of physical space into syntactic results that can be analyzed empirically. In this scope, it was aimed to analyze syntactically the way and the form of reception of the public to the municipal buildings as well as the publicity characters of some spaces that are believed to be a threshold in terms of creating an edge between publicity/privacy. Taking this goal into consideration, parameters and sub-concepts such as integration and isovist that can be associated with the accessibility of public in the scope of space syntax theory were revealed in the fourth chapter. Since the goal of this thesis is to understand the changes in public accessibility of municipal buildings through their spatial organizations, in the fifth chapter of the thesis, in order to compare the boundaries of the public accessibility among the different municipal buildings enrolled, the plan layouts of the selected samples were analyzed by the “University of Michigan” licensed “Syntax2D” software. The morphological character of these plan layouts and the publicity manners they serve are discussed through syntactical datas. In this scope, the municipal buildings designed in process of the Republican Era to the present were divided into three different time periods as 1920-50, 1950-90 and 1990-2013 in order to be analyzed, discussed and evaluated their publicity issues. In the process of analyzing, it was essential that the determination of the same number of grids per square meter for each plan layout coming from the software, made the quantitative comparison possible between all plans. So, in the scope of the analysis, 7 examples were discussed and during this each period, different municipal buildings were analyzed within their syntactic parameters that were discussed in the fourth chapter and quantitative average measure of  mean integrations, mean isovist perimeters, mean depths, connectivities and mean isovist areas were compared. At the same time, all the data pertaining to these parameters were also revealed in each municipal building in terms of the reception areas, housing departments/ municipal police directorate/ accounting areas, council hall and the presidential areas. The transformation of the publicity character of all these areas and their meaning are also discussed with their syntactic variables as well as giving reference to the interpretations in the third part of the study. Consequently, average values obtained from the results of the syntactical analysis revealed that, in the process from 1920 until today, the municipal buildings tend to have more integrated spaces; following the investigation of the 1950-1990 period, the interventions of the state power on the architectural space and the effects of the socio-political situations of this period on the spatial configurations of municipality buildings can be easily seen; and that between 1970-1990 the mean integration values of municipality buildings are decreased which means that they have a tendency to have less integrated spaces. In addition, in the presidential area which is an important threshold in the context of the public accessibility, the mean depth value decreased, whereas integration value increased which means that these private areas have a tendency to be a more integrated, more public spaces within time. In the last chapter of this study, the cases that are discussed with the findings obtained from the space syntax analysis revealed the inter-temporal changing trends in the Republican Era and the public accessibility limits which were evaluated in association with architecture and power relations and management mentality.  However, taking the research a step further by changing the boundaries of this presidential area analyzed in the scope of this research, into  more smaller size, especially into the president room, can reveal different results and interpretations. Furthermore, it is considerably possible to reinterpret that becoming transparent of presidential area can also be a representation of the presence of the power within this expression. Also, in the digital age of today’s world, it should be considered as a critical condition taking into consideration the fact that people can  reach most of the municipal services, via internet which is also thought provoking how far this publicity slogans of municipal buildings of today’s world publicly oriented. This discussions may smooth the way for new researches by throwing into sharp relief  to the transparency of municipal buildings. Briefly, this thesis, that varies from the other studies discussing publicity in terms of the political power and space relations, aims to contribute to the indoor public accessibility studies, which is believed to take a little place in the architectural literature, by using an approach and method both semantically and syntactically.
Açıklama
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2014
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2014
Anahtar kelimeler
kamu, kamusallık, kamusal erişilebilirlik, yerel yönetim binaları, mekan dizimi, public, publicity, public accessibility, municipal buildings, space syntax
Alıntı