Mimarlık Yarışmalarının Biyopolitika Üzerinden Sökümü

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2016-07-29
Yazarlar
Kızıltaş, Zeynep Melike Atay
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Özet
Mimarlık yarışmaları, konusu yarışmayı açan otoritelerce belirlenen çok sayıda mimarın aynı amaç doğrultusunda eşit şartlarda proje üretip, değerlendirmeye sunduğu demokratik bir ortamdır. Mimarlık yarışmaları, mimarlık hizmeti alımında başvurulan rekabete dayalı bir sistemdir. Yarışmayı açan kurumun hedefi çok sayıda projeyi bir arada görüp içlerinden kendi fayda değer analizlerince en verimli olanı seçmek ve aynı zamanda kamuoyu desteği sağlamaktır. Siyasi ve politik kararlarla şekillenen günümüz kapitalist üretim biçimleri mimarlık hizmeti üretim pratiklerini de etkilemektedir. Mimarlık yarışmaları, çoğunlukla kamu kurumlarının başvurduğu bir proje elde etme yöntemidir. Kamu kurumlarının bir diğer proje elde etme yöntemi ihale usulüdür ve ihale usulünde ihale; mimari hizmet üretiminde en uygun fiyat teklifi verenin lehine sonuçlanır. (Kik, madde 18) Hem bir sanat dalı hem de profesyonel meslek dalı olan mimarlık alanında mimarlık hizmet alımının ihale usulü ile gerçekleştirilmesi kapitalist üretiminin mimarlık ortamına nasıl dokunduğunun göstergesidir. İhale yönteminde önemli olan nitelik değil fiyattır, yaratıcı faaliyet rekabetinden uzak olup maliyet rekabeti esasına dayanır. Mimarlık yarışmaları ise özgürlük ortamı yaratarak en iyiye ulaşma arzusuyla nitelikli ve yaratıcı mimarlık hizmetine (proje üretimi) odaklanır. Bu noktada, mimarlık yarışmaları ihale usulüne göre daha iyi gözükse de kapitalist üretim ortamında biyopolitik tekniklerle mimarlık hizmeti alımının başka bir yolu haline gelmiştir. Fakat sunduğu imkânlarla ve barındırdığı potansiyellerle bu olumsuz üretim biçimini dönüştürme gücüne sahiptir. Mimarlık yarışmaları, mimarlık hizmet alımının bir yöntemi olarak şekillenmekte ve içerisinde çeşitli ilişkisellikler (jüri, katılımcı mimar, işveren) ve yönetimsellikler (işveren, mimar, yönetmelikler) barındırmaktadır. Bu noktada üretime dair kapitalist ilişkilerin oluşumunda söz sahibi olarak, insan ve yaşamını yeniden kurgulamaya yönelik stratejiler geliştiren bir iktidar sistematiği; biyopolitika dikkat çekmektedir. (Foucault) Biyopolitika ilişkisellikleri içinde barındıran güçler toplamıdır. Bedenleri tabi kılarak ürettiği yaşama uyarlar (Foucault,1978) ve iktidar aracılığı ile insan ve yaşamını kapsar. Mimarlık yarışmaları, içinde bulunduğu toplumunun yaşama biçimlerini şekillendiren ekonomik, politik, sosyal ve kültürel tüm verileri değerlendirip, proje yoluyla dönüştürme yetisi ile biyopolitikanın bir aracı haline gelirken, biyopolitikanın hayat bulduğu süreçleri ve ilişkisel ortamı içerisinde barındırır. Tezin amacı bu ilişkisellikleri karşılaştırarak açığa çıkarmaktır. Yarışmayı açan kurumun mimarlık hizmeti alımında mimarlık yarışmalarını tercih etmesi en iyi sonuca bu yolla ulaşabileceğini düşünmesi ve verilen karar çerçevesinde çokluk ortamı yaratarak kamuoyu desteği ile tanınırlığını ve gücünü artırması arzusuna dayanır. Yarışmayı açan kurum iktidar konumundadır, tüm kurguyu kendi arzularına göre şekillendirip, jüriyi seçme hakkına sahiptir. Kendi amaçları doğrultusunda hazırlanan şartnameye ve kendi seçtiği jüriye, yarışmaya katılmak isteyen mimarlar tabi olmak durumundadır. Aynı şekilde yarışma sonucu elde edilen projeyi uygulamak ya da uygulamamak veya kendi koşullarına göre uyarlamak yine kendi elindedir. Bu durumda yarışma ortamını yaşam olarak değerlendirirsek bu ortamı kuran iktidar konumundaki yarışmayı açan kurumdur, bu yaşama tabi kılınanlarsa mimarlardır. Biyopolitika yaşamı iyileştirmek verimli kılmak adına yeniden üretirken, bu söylem mimarlık yarışmaları aracılığı ile mimarlık ortamını verimli kılma durumuna evirilebilir. Biyopolitikanın mimarlık yarışmaları ortamında beslendiği dispozitifler rekabet ve yaratıcılıktır. Rekabet ve yaratıcılık olumlu girdilerinden beslenerek mimarlık ortamını verimli kılma amacı ile hareket eder. Mimarların bu noktada tabi kılındıkları durumların ne kadar farkında olup olmadığı önem kazanmaktadır. Tez kapsamında mimarlık yarışmaları ve biyopolitika ilişkisi incelenecek, yarışma ortamındaki biyopolitiklerin neler olduğu araştırılacak ve artık görünür hale gelen biyopolitikler karşısında mimarın tavrı sorgulanacaktır. Birinci bölümde tezin girişi, amacı ve yöntemi ortaya koyulmuştur. Tezin ikinci bölümünde mimarlık yarışmaları nedir sorusuna cevap aranarak yarışmaların barındırdığı potansiyeller araştırılacaktır. Bu potansiyelleri açığa çıkarmada yarışma aktörlerinin pozisyonları sorgulanacak, yarışma işleyiş süreçlerindeki güç toplanmaları ve güç kayıpları gösterilmeye çalışılacaktır. Üçüncü bölümde, mimarlık yarışmaları ve biyopolitika ilişkisi incelenerek, hangi noktalardan ilişkilendikleri gösterilmeye çalışılmıştır. Biyopolitika kavramı hakkında daha ayrıntılı bilgi verildikten sonra, mimarlığın nasıl biyopolitikanın aracı haline geldiği sorgulanmıştır ve biyopolitikanın mimarlık üzerindeki yaptırımlarının yarışma alanında nasıl hayat bulduğu incelenmiştir. Dördüncü bölümde, biyopolitik süreçlerden geçerek sonunda inşa edilebilme başarısı gösteren yarışma ile kazanılıp inşa edilen son üç mimari proje ele alınacak ve son etaba gelene kadar yaşanılan süreçler biyopolitika üzerinden okunmaya çalışılacaktır. Şartnameler, jüri raporları, sözleşmeler ve sonuç ürün karşılaştırması ile biyopolitik sürecin projeyi ne kadar etkilediği tartışılacaktır. Sonuç bölümünde, mimarlık yarışmaları ve özgürlük arasındaki bağ nasıl kurulduğu sorgulanmakta, mimarlık yarışmaları normalleştirme iktidarı üzerinden dispozitifler aracılığı ile biyopolitik hale getirilmişken, mimarlık (mimari proje üretme) yoluyla biyopolitik tekniklerden kaçmak ve özgürleşmek mümkün olabilirliği tartışılmaktadır. Mimarlık yarışmalarının proje üretme sürecindeki özgürlükçü ortamında, mimarın elinde bulundurduğu proje üreterek söz söyleme yetisinin güçler toplamı (jüri ile birlikte) şeklinde hayat bulması ile biyopolitikanın araçsallığını aşabileceği belirtilir. Biyopolitika ile normatif pratikler haline getirilen gündelik yaşayış biçimlerini mimarın kendine tasarım kriteri alarak bu durumu dönüştürebileceği belirtilir
An architectural competition is a democratic atmosphere, concentrated towards a particular project opened by an authority under determined conditions. The event sees the participation of a vast number of architects under defined terms and conditions whose work is later presented for evaluation. Along the streamline of the architectural industry, such competitions are subjected to a competitive based system. The main purpose of these competitions is to evaluate a number of ideas at a time and select the most effective project to the stakeholders whilst reflecting on its need and opinion to the public environment. The production industry which is shaped by the decisions taken by the political and democratic Parties also affects the service of practicing architecture firms. The advantage of taking part in architectural competitions is the experience of owning a new project. There are two ways of owning a project one by bidding a project that is noticed on tender and taking part in architecture competitions. Public architectural firms usually take in projects by way of tender notice; by proposing (bidding) a reasonable amount a particular project can be purchased. (Clause 18) In the industry of architecture, actualizing a project by tender notice shows how it influences the production industry. The fact about bidding is that the cost takes over the quality; competitions draw a distance from innovative ideas and focus on finance. But architectural competitions enables an independent and an amicable atmosphere to the competitor to come up with an innovative and virtual idea by which an ideal design can be achieved. There are several firms which only depend on architecture competition. Where an atmosphere of freethinking and independent designing is taken place. At this point, even though architecture competitions seems to be desirable than bidding a project, biopolitical techniques in the production industry has influenced the architectural industry to take a new face. Architectural competitions bring together multitude of individual (jury, participating architect and the client) together. At this point concerning the formation of capitalist production, biopolitics takes an attention which could promote new strategies. Biopolitics is a hub of powerful disciplines (Foucault). By getting adapted to a life dependent on production industry, power has become a tool to embed human life (Foucault). Architecture competitions are mostly, a conversion project brought up by a legal authority which goes under an analysation of society’s lifestyle in terms of economy, politics, social and cultural background; Later on which turns out to be a tool of biopolitics. The aim of this thesis is to reveal the idea and the relationship between architectural competition and biopolitics by comparison. The goal of an architecture competition is no different from any other competition, yet the process of an architecture competition is different. Various authorities’ choice to open an architectural competition towards the architecture industry is to obtaining an ideal (prominent) result and also obtaining an abundant level of acquaintance which in order promote and strengthen the concerned authority. An architectural competition seems to be a pro factor for both the conductor and the competitor, the conducting authority gets the perfect idea in their pockets while the architect get an extra project done. The authority which opens a competition takes in position of all legal means including the choice of selecting jury members, who plays a major role in a competition. Architects who are taking part are subjected to accept to all rules and regulation and the selected jury member by the concerned authority. The opening authority has all mean and right of taking decision before and after the competition. At this point an architect have no choice but to work with them even after winning the project. And also the conducting authority decides whether or not to take the winning project to a build project (A state of when a design idea based project is turned to an applicable project). Now if we compare this with living, the authority which opens the competition takes the position of power and architects are subjected to this living. While biopolitics revitalizing living in an effective way, this dialogues with the idea of architectural competition which could evolve the architecture industry in vast level. Like in biopolitics, competitive and creativity are dispositive influence in an architectural competition. Positive inputs of competitiveness and creativity could possibly drove the architecture industry towards an efficient goal. At this point it is important to consider the awareness of the architects who are subjected to this. Within the scope of thesis the relationship between architectural competition and biopolitics will be studied, the effect of biopolitics in a competitive atmosphere will be researched and as a conclusion as perceived today the attitude of an architect against biopolitics will be questioned. On the first chapter a preface to the idea, purpose and method will be given. In the second chapter by reflecting on the question, what is the major purpose of an architecture competition? The potential of such competitions are taken into consider. By taking into consider all these potential the role of a competitor will be questioned and studied and by which an analysation will be done on the pros and cons of having an architectural competition and the needs it accomplish and how it could possibly change the industry of architecture and whether it does? This could possibly indicate how far a competition reflects on the industry of architecture. On the third chapter, indulgence of biopolitics in the stream of architecture will be described and the relationship between biopolitics and architectural competitions will be studied and pointed out where particularly biopolitics reflects on an architectural competition. How the architecture industry intersects with biopolitics is a question which the thesis will mainly reflect on this chapter. For a profound idea of, what really biopolitics is and the purpose of such an idea in today’s world? Studies will be done upon examples. By enlightening the idea of biopolitics, by reflecting on the major question “how architecture has become a tool of biopolitics?” How this effect on the field of architecture competition will be revealed. On the fourth chapter, The duration of a competition and after a competition what happens to the project is a question mark, which requires the attention of all the participants and all the other individual who are indulged in this long way process. A profound study will take place from the point of opening an architectural competition to its level of securing a place and taking it to a level build project, where the whole process goes under a period of biopolitics, and the study will reflect on the idea of how biopolitics influence a competition. By taking into consider the rules and regulation, jury report, written agreements, and by going through the results, the influence of biopolitics during the whole process of a competition will be dialogued. On the final chapter, an architect has the right to design the project independently but when it comes to a competition this statement is questionable. By questioning the formation of a bond between architectural competitions and the idea of independent design will be clarified. The problem occurs when it comes to the end of a competition, where the winning design project is turned into a build project, at this point accept for the authority which conducts the competition all the other indulgence (multitude of jury members, reporters, and architects) are lost in contact and leaving the winning architect firm with the concerned authority. The state of a winning project after the competition and the application of a project will be analysed, by which the idea of; can an atmosphere free of biopolitic techniques formed? Creating an amicable and a freethinking environment during the period of a competition and after the competition an architect should be able to design their own project while forming a collaboration with the multitude of jury members and the other architects, which could possibly overcome the state of biopolitics.
Açıklama
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2016
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2016
Anahtar kelimeler
mimarlık yarışmaları, biyopolitika, tasarım, süreç, dispozitif, architectural competitions, biopolitics, dispositive, design, process
Alıntı