Mekansal Belirsizliğin Çözümüne Yönelik Sayısal Bir Model Önerisi: Açık Plan Mekanlarda Kullanım Örüntüsünün Tahmini

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2015-10-23
Yazarlar
Görgülü, Aslı Çekmiş
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Özet
Bu tez çalışmasında mekansal belirsizlik üzerine odaklanılarak, bu durumdaki kullanım örüntüsünün tahminine ve sunumuna yönelik bir bilgisayar modeli geliştirilmiştir. Mekansal belirsizlik, mekan biçimleniminin net ve kesin işlevsel ayrımlar ortaya koymadığı açık-serbest planlı tasarımlarda görülür. Buna örnek olarak çok amaçlı salonlar, geniş sergi salonları, tren garları ya da havalimanları verilebilir. Bu mekanlar kısımlara ayrılarak bölünmediğinden ancak alt işlevler ve onların alt mekan kümelerinin biraraya gelmesi ile tanımlanabilirler. Mekansal belirsizlik kullanıcı davranışı ve kullanım şemalarının ortaya dökülmesini de daha zor ve karmaşık hale getirmektedir. Öte yandan, mimarlar esnek ve değişime adapte olabilmiş mekanlar için kullanım yönünden belirleyici olmayan tasarım yaklaşımlarını tercih etmektedirler. Ancak bu tarz mekanların da farklı işlev, düzenleme ve kullanıcı gruplarına göre nasıl yaşayacağını tahmin etmek ve öngörebilmek, gerek tasarım aşamasında gerekse kullanım esnasında oldukça önemli bir ihtiyaçtır. Bu noktadan hareketle tezde, mekansal belirsizlik; bulanık mantık ve bulanık küme teorisi içinde ele alınmış, ve kullanım simülasyonu yapabilecek özgün bir model önerisinde bulunulmuştur. Amaç, öncelikle total mekan içindeki insanların alt mekansal kümelerde bulunma olasılığını hesaplamak; ve daha sonra tüm olasılık dağılımlarını uygun şekilde görselleştirmektir. Böylece belirsizlik faktörüne rağmen tasarımcılar, işletmeciler ya da kullanıcılar -hatta tasarım eğitimi içinde öğrenciler ve eğitimciler de- mekanın nicel ve nitel performansı üzerine karar verebilecek somut veriler elde etmiş olacaktır.
This thesis proposes a computational model for predicting patterns of inhabitation in ill-defined spaces which are the subject of higher levels of uncertainty. Such spaces are common in large exhibition and conference halls, airport foyers and the concourses of train stations. They are free, open-planned spaces which are not divided into defined rooms by doors or walls, but accumulations of various sub-functions and their virtual sub-spaces within an overall environment. Since the configuration does not define strict patterns of usage, the task of modelling these patterns becomes more complex and difficult. In fact, the uncertainty in spatial composition is often regarded as an asset; something which designers deliberately manifest for the sake of promoting adaptability and versatility. However, despite its benefits, a capacity to map the potential limits and character of the uncertainty implicit in such spaces is necessary, both at the preliminary design stage to provide feedback to the project at hand, and during the building’s occupation to forecast problems and suggest operational adjustments. As a novel approach, fuzzy logic and fuzzy sets theory is used in the model as the means for handling uncertainty; for both the expression of vague spatial configuration and for the analytical estimation of how people spatially behave. By calculating and visualising the distribution of the possibilities of presence, the model can map spatial usage in various altered conditions as a function of the features, objects and people within the space.
Açıklama
Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2014
Thesis (PhD) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2014
Anahtar kelimeler
mekansal belirsizlik, kullanım örüntüsü, açık planlı tasarımlar, bulanık mantık, bulanık küme, spatial uncertainty, inhabitation patterns, open-plan designs, fuzzy logic, fuzzy set
Alıntı