Kentsel süpürgeliklerin tipolojik analizi ve aktivite koreografisi bağlamında değerlendirilmesi: Beşiktaş örneği
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
item.page.authors
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Özet
Kentin, farklı ölçeklerde mekânsal bileşenlerin ve bu bileşenler arasında hem mekânsal hem de sosyal boyutta kurulan ilişkilerin oluşturduğu bütün olarak tanımlanması mümkündür. Çeşitli bağları mümkün kılan ilişkiler bütüne, yalnızca bileşenlerin toplamı olmanın ötesinde bir anlam katmaktadır. Dolayısıyla, mekânsal bileşenlerin kendisi kadar, kurulan bağlar ve bağlayıcı unsurlar da önemlidir. Bina ve kentsel mekân etkileşiminin kurulduğu hacimler de sosyo-mekânsal bağların oluşumu için en temel zemini oluşturmaktadır. Bu hacimler kent kullanıcısına doğrudan temas eden mekânsal bileşenler olmakla birlikte, kullanıcılar için de kenti temas edilebilir kılmaktadır. Bina ve kentsel mekân etkileşiminin kurulduğu hacimler aynı zamanda iç-dış, özel-kamusal ve bireysellik ihtiyacı-sosyalleşme ihtiyacı gibi karşıtlıklar arasında ilişki biçimleri yaratmaktadır. Bağlayıcı unsurlar, arasında bulunduğu karşıt uçlara ait özellikler barındırsa da kendi iç dinamiklerine ve kendine özgü bir karakteristiğe sahiptir. Bu çalışmada söz konusu bağlayıcı hacimler bina, kentsel mekân ve bağlam katmanlarından beslenen bileşke bir mekânsal oluşum olarak tariflenen kentsel süpürgelik (urban plinth) olgusu üzerinden irdelenmektedir. Kentsel süpürgelik yaya kullanıcının, kent mekânında göz hizasında deneyimleyebileceklerinin tamamını kapsayan hacimlere karşılık gelmektedir. Karşıtlıklar barındıran katmanların doğal bir biçimde iç içe geçmesi bu hacimlerin yaşantı potansiyeli üzerinde etkilidir. Kentsel süpürgelikler bağlamında insan zihninin zıtlıklarla uyarılması ve iki farklı imgenin bir arada algılanması, deneyimin daha yoğun ve derin bir hâl almasını sağlamaktadır. Bu doğrultuda, insan-çevre etkileşimi üzerinde etkin bir role sahip olan kentsel süpürgeliklerin sahip olması gereken temel niteliklerden biri mekânsal etkileşimdir. Karşıtlıklar arasında bulunma hâli mekânsal etkileşimin desteklendiği durumda, kullanıcıya mekâna özgü bir hareket kabiliyeti olarak geri dönmektedir. Deneyimin çift yönlü olarak, karşıt niteliklere sahip mekânlar arasında sızabildiği mekânsal etkileşime imkân tanıyan kentsel süpürgelikler; kullanıcıya salınım benzeri bir fiziksel deneyim sunmaktadır. Hareket kabiliyetinin sağladığı özerklik sayesinde kentsel yaşantı ile bütünleşen kullanıcı, devinen hareketin parçası olarak kente fiziksel boyutta eklemlenmektedir. Aynı zamanda, etkileşimin sağlandığı kentsel süpürgelikler sosyal yapı üzerinde de etkilidir. Bireyler sosyal çeşitlilik barındırma potansiyeline sahip bu hacimlerde, kentsel deneyimin yalnızca seyircisi değil bir parçası, hem nesnesi hem de öznesi olmaktadırlar. Bununla birlikte; kentsel süpürgeliklerin mekânsal etkileşimi, ticari aktivite özelinde ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü kentsel alışverişin şeması, ürünün sergilendiği hacim ve bu hacme teğet yaya akışı bileşenlerinden oluşmaktadır. Hacmin, akış ile teması sonucu kurulan sosyo mekânsal oluşum; alışverişin vücut bulduğu kentsel süpürgeliktir. Kentsel süpürgeliklerdeki mekânsal etkileşim niteliği ise hacim ve akış arasındaki ilişkinin kurulmasında ve güçlenmesinde etkin rol oynamaktadır. Bu kapsamda tez mekânsal etkileşime sahip kentsel süpürgelikleri, ticari faaliyetin öne çıktığı kentsel çevreler üzerinden irdelemektedir.
Açıklama
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2023
Konusu
kentsel süpürgelik, Beşiktaş, Sinanpaşa Pasajı, kentsel süpürgelik örnekleri, kentsel mekân etkileşimi
