İş yaşamında psikolojik şiddet (mobbing): Farklı kuşakların algıları ve psikolojik şiddete dönük davranışları
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Bölüm / Program
İşletme
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Türü
Özet
Bir arada çalışan kuşakların yaşam şekilleri, hayata bakış açıları ve düşünce yapılarının büyüdükleri koşulların farklılığına bağlı olarak değişkenlik gösterebildiği düşünülmektedir. Sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturabilmek ve olası kuşak çatışmalarını azaltabilmenin önemli sebeplerinden birinin örgütlerde psikolojik şiddete yönelik algıların anlaşılıp önleyici düzenlemelere gitmek olduğu değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, iş yerinde psikolojik şiddetin farklı kuşaklara mensup çalışanlar tarafından nasıl algılandığını incelemek ve kuşaklar arasında psikolojik şiddet algısı açısından belirgin bir farklılık olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmada esas olarak, kuşaklar ile psikolojik şiddetin algılanışı ve bu duruma verilen tepkiler arasındaki ilişkinin anlaşılması hedeflenmiştir. Bu temel amacı daha sağlıklı biçimde değerlendirebilmek amacıyla cinsiyet, sektör, meslek ve çalışma süresi gibi demografik değişkenler kontrol değişkenleri olarak analize dâhil edilmiştir. Çalışma kapsamında psikolojik şiddetin yalnızca maruz kalınan davranışlar açısından değil, bu davranışların şiddet düzeyinin algılanışı ve psikolojik şiddet karşısında sergilenen başa çıkma tepkileri bakımından da kuşaklara göre farklılaşıp farklılaşmadığı ele alınmıştır. Farklı kuşakların aynı iş ortamında birlikte çalışmaları durumunda ortaya çıkabilecek algı farklılıklarının, örgüt içi iletişim sorunlarına ve uyum güçlüklerine yol açabileceği varsayımından hareketle bulgular değerlendirilmiştir. Belirlenen araştırma amacı doğrultusunda çalışma nicel araştırma yöntemiyle yürütülmüş ve farklı kuşaklardan oluşan bir örneklemden çevrim içi anket yöntemiyle veriler toplanmıştır. Veri toplama aracında, literatürde yaygın olarak kullanılan ölçeklerden oluşturulan bir havuzdan seçilen psikolojik şiddet davranış örneklerine yer verilmiş ve katılımcılardan bu davranışları psikolojik şiddet düzeylerine göre derecelendirmeleri istenmiştir. Anketin ikinci bölümünde, biri daha hafif diğeri yüksek düzeyde psikolojik şiddet içeren iki farklı senaryo hazırlanarak katılımcılara sunulmuştur. Katılımcıların bu senaryoları psikolojik şiddet olarak değerlendirip değerlendirmedikleri, hangi düzeyde psikolojik şiddet olarak algıladıkları ve bu durumda kendileri olsalardı nasıl bir tepki gösterecekleri sorulmuştur. Bu bölümde amaç, farklı kuşakların iş yerinde psikolojik şiddetle nasıl başa çıktıklarını ortaya koymaktır. Soru formunun son bölümünde ise katılımcıların kendi psikolojik şiddet deneyimlerini ve bu deneyimlere verdikleri tepkileri daha ayrıntılı biçimde ortaya koyabilmek amacıyla açık uçlu sorulara yer verilmiş; elde edilen veriler nicel bulguları destekleyici ve tanımlayıcı bir çerçeve sunmak üzere analiz edilmiştir. Bu yönüyle çalışma, kuşaklar arası mobbing algıları ve başa çıkma biçimlerine ilişkin literatüre ampirik katkı sağlamayı ve insan kaynakları uygulamalarına yönelik çıkarımlar üretmeyi amaçlamaktadır. Ölçek verileri ve uygulanan istatistiksel analizler (Ki-kare, ANOVA, Ordinal Regresyon - PLUM, GLM) kuşaklar arasında anlamlı farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Ki-kare testleri, psikolojik şiddet algısında kuşaklar arası farklılıkları doğrularken, ANOVA sonuçları Z kuşağının çoğu davranışı yüksek düzeyde psikolojik şiddet olarak değerlendirdiğini, X kuşağının ise daha yüksek tolerans gösterdiğini ortaya koymuştur. PLUM ve GLM analizleri, Z kuşağının şiddeti yönetime bildirme veya işten ayrılma eğiliminin X ve Y kuşaklarına kıyasla daha yüksek olduğunu göstermiş; Y kuşağı ise değişken bir profil sergileyerek bazen X kuşağına, bazen de Z kuşağına benzer tepkiler göstermiştir. Senaryo bulguları, Z kuşağının yarısının psikolojik şiddeti yüksek düzeyde değerlendirdiğini, X kuşağının ise daha toleranslı olduğunu göstermiştir. İkinci, daha ağır senaryoda Y ve Z kuşaklarının yaklaşık %70'i durumu yüksek düzeyde psikolojik şiddet olarak görürken, X kuşağında bu oran %53 seviyesindedir. Y ve Z kuşakları psikolojik şiddet algıladığı durumlarda genellikle yönetime başvurmayı tercih ederken, X kuşağı ekip arkadaşlarıyla iletişim kurmayı ve durumu tolere etmeyi daha fazla tercih etmiştir. Açık uçlu yanıtlar, kadın katılımcılarda en yaygın psikolojik şiddet türünün "küçümsenme ve aşağılanma", erkeklerde ise "görmezden gelinme ve izole edilme" olduğunu göstermiştir. Yönetici konumundakiler daha çok "başarılarının küçümsenmesi" ve "değersizleştirilme" ile karşılaşırken, yönetici olmayan çalışanlar "aşırı iş yükü" ve "yetersiz hissettirilme"yi sıkça belirtmiştir. Katılımcıların %57'si daha önce iş yerinde psikolojik şiddet yaşadığını ifade etmiştir. Öncül bulgular, X kuşağının iş yerinde psikolojik şiddete diğer kuşaklardan daha dayanıklı olduğunu ve bazı durumları psikolojik şiddet olarak değerlendirmediğini göstermektedir. Y ve Z kuşaklarının ise iş yerinde geçirilen zamanı sosyal yaşamlarının bir parçası olarak değerlendirdikleri ve bu ortam beklentileriyle uyumsuz şekilde düzenlendiğinde, çoğunlukla işi bırakmaya yönelik tepki gösterdikleri bulgulanmıştır. Bu bağlamda, Y ve Z kuşakları için şirketteki sosyal çevre özel hayatlarının bir parçası olarak değerlendirilebilmekte ve psikolojik şiddetin algılanması işten ayrılma olasılıklarını artırmaktadır. X kuşağı ise profesyonel ve özel hayat arasında keskin bir ayrım yapmakta ve çalışma tarzlarını, üretkenliklerini etkilemediği sürece psikolojik şiddete karşı daha dayanıklı bulunmaktadır. Bulgular, kuşaklar arası farklılıkların örgütlerin iletişim, motivasyon ve eğitim stratejilerini yeniden yapılandırmalarını gerektirdiğini ve bu yaklaşımların çalışan bağlılığı ile kurumsal verimlilik açısından kritik öneme sahip olduğuna işaret etmektedir.
Tanım
Tez (Yüksek Lisans)-- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026
Dergi veya Seri
ISSN
ISBN
Haklar
Anahtar Kelimeler
psikolojik şiddet, psychological violence, kuşaklar, generations, psikoloji, psychology, iş yerleri, workplaces