Konut alanlarında morfolojik yapı, mekânsal bütünleşme ve sosyal etkileşimin ölçekler arası yaklaşımla değerlendirilmesi: Muğla-Menteşe örneği
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Akademik Birim
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Türü
Özet
Kentlerin tanınabilir ve düzenli bir bütün oluşturması yalnızca ortak fiziksel bileşenlere sahip olmalarından değil, bu bileşenler arasındaki ilişkilerin tutarlı bir sistem oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Sokaklar, yapılar ve yapı adalarını içeren kentsel doku, yalnızca fiziksel elemanların bir araya gelmesinin yanı sıra, sosyal ve ekonomik süreçlerin yönlendirdiği ölçekler arası ilişkiler bütünü sayesinde meydana gelmektedir. Bu nedenle, dokuyu oluşturan unsurlar sosyal yaşantının şekillenmesinde etkilidir. Bu unsurlardan sokaklar, mikro ölçekten makro ölçeğe kadar kent ile kurulan sosyal iletişimin şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır. Kentsel biçimlenmelerin çeşitliliği ve karmaşıklığının farklı disiplinler tarafından ele alınması, kentsel dokunun analizinde farklı ekol ve yaklaşımlarının ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Bu yaklaşımlar, kentsel doku ilişkilerini farklı ölçeklerde ve düzeylerde ele almaktadır. Makro ölçekte, kentsel morfoloji dokuyu yalnızca mekânsal bir düzenleme ya da fiziksel bir biçim olarak değil, tarihsel ve ekonomik süreçlerin, toplumsal ilişkilerin ve kültürel değerlerin mekânda somutlaştığı çok katmanlı bir yapı olarak ele almaktadır. Mikro ölçekte tipomorfoloji çalışmaları ile fiziksel çevre, yapı ölçeğinde değerlendirilmektedir. Mekân dizimi analizi ise hem makro hem de mikro ölçekte kentsel dokuyu hareket ilişkisi üzerinden analitik olarak yorumlamaktadır. Kentler, kullanıcıların toplumsal değerlerini ve görüşlerini çeşitli şekillerde yansıtarak biçimlendirir. Kentsel mekânlar ise toplumsal ilişkiler tarafından şekillenerek kullanıcı ile karşılıklı etkileşim ilişkisi kurmaktadır. Bu ilişkilerin yoğun gözlemlendiği kamusal ve özel mekânlar arasındaki sınır tanımlamaları ve arayüz oluşturan geçiş mekânları, kalabalıkların bir arada uyum içinde yaşamasını kolaylaştırmaktadır. Bu mekânların mimari ve çevresel faktörlerinin süreklilik, geçirgenlik, mahremiyet, yoğunluk, erişilebilirlik gibi kavramlar üzerinden mekânsal okuması, mekânların sosyal rolünün değerlendirilmesinde etkili olmaktadır. Bu kapsamda tez çalışmasının amacı, makro ölçekte benzer topolojik özelliklere sahip dokuların mikro ölçekte konut nitelikleri ve kent kullanıcılarının gündelik yaşam pratiği arasındaki etkileşimi üzerinden ölçekler arası yaklaşım ve karma analiz yöntemleri ile yorumlanmasıdır. Bu çalışmada, fiziksel ve mekânsal parametreleri etkileyen faktörlerin sosyal iletişimi ne ölçüde etkilediği ve bu parametrelerin neler olduğu sorularına cevaplar aranmıştır. Çalışmada örneklem alan olarak hem topoğrafya ile uyumlu gelişmiş organik sokak örgüsü hem de ızgara sokak dokusunu bir arada barındırması bakımından belirgin morfolojik katmanlaşmaya sahip ve kent merkezindeki konut yapılarının literatürde sınırlı sayıda çalışmaya konu olan Muğla kent merkezinin Menteşe ilçesi seçilmiştir. Beş farklı alt konut dokusu örneklem bölgesine ayrılan Menteşe ilçesi, mekânsal ve mimari analizlerin, kullanıcı deneyimleri ile karşılaştırmalı değerlendirilmiştir. Çalışmanın yöntemi beş aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşama, kent merkezinin genel doku yapısının makro ölçekte çözümlendiği detaylı doku analizlerine dayanmaktadır. Bu aşamada Menteşe ilçesi morfoloji, tipomorfoloji ve mekân dizimi analizleri kapsamında incelenmiştir. Kentsel morfoloji çalışmalarında doluluk-boşluk, açık mekân kullanımı ve ulaşım analizleri ile kentsel doku incelenirken, tipomorfoloji analizi kapsamında yapıların işlevlerine göre tipolojik özellikleri, kat yüksekliği analizi ve arazi kullanım biçimleri harita üzerinden analiz edilerek kentsel yerleşim karakteri değerlendirilmiştir. Bu çerçevede bölgenin morfolojik gelişiminin yapı karakterleri üzerinde de etkili olduğu gözlemlenmiştir. Kentsel dokudaki sistemlerin topolojik analizi ise açısal segment tabanlı analiz yöntemi ile mekân dizimi kapsamında incelenmiştir. Farklı morfolojik karakterlere sahip konut dokularını içeren çalışma alanı sınırı, bağlantılılık seviyesi ve bütünleşme değerleri arasında güçlü korelasyon kurulamaması nedeni ile zayıf düzeyde okunabilirliğe sahiptir. İkinci aşamada ise, kentsel analizlerden elde edilen veriler doğrultusunda mikro ölçekte yer alan çalışma alanları belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda alt örneklem bölgeleri, benzer küresel bütünleşme değerine ancak farklı yerleşim özelliklerine sahip salt konut dokuları arasından seçilmiştir. Üçüncü aşamada, belirlenen alt örneklem bölgelerinin mekânsal ve mimari özellikleri analiz edilmiştir. Bu bağlamda bölgelerin mimari özellikleri yapı adasına yerleşim özellikleri, kapalılık ve cephe analizleri ile incelenirken mekân dizimi analizleri ise yerel bütünleşme (R400m), yerel seçim (R400m) ve bağlantılılık değerleri kapsamında DepthmapX programı aracılığı ile incelenmiştir. Program içeriğinden bütünleşme, seçim ve bağlantılılık ilişkilerinin görsel ve matematiksel verileri elde edilmiştir. Konut dokuları arasında benzer ilişkilerin yanı sıra zıt ilişkilerin de bulunduğu gözlemlenmiştir. Dördüncü aşamada bölge sakinlerinin kullanıcı deneyimleri ve mekânsal algıları beşli derecelendirme ölçütüne sahip likert ölçekli anket yöntemi ile analiz edilmiştir. Kavramsal çerçeve ve fiziksel analizler ile ilişki kuracak şekilde hazırlanan anket soruları ölçek, fiziksel yapılaşma, erişilebilirlik, sosyal iletişim ve mekânsal deneyim temaları altında incelenmiştir. Tema kapsamında değerlendirildiğinde bölgelerin benzer fiziksel yapılaşma ve mekânsal deneyim özellikleri gösterdiği ancak ölçek, erişilebilirlik ve sosyal iletişim değerlerinin değişiklik gösterdiği belirlenmiştir. Beşinci ve son aşamada ise mekânsal ve mimari veriler ile anket verileri karşılaştırma matrisi üzerinden bütüncül olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda çalışmada, fiziksel faktörlerin bir araya geliş biçimleri ve biçimsel örgütlenmelerinin bireylerin erişilebilirlik, sosyal ve çevresel algısı üzerinde etkili olduğu ve mikro ölçekteki mekânsal kurgunun bireylerin etkileşime girme sıklığını, yerini ve biçimini belirleyici ve yönlendirici olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışma, kent ve konut araştırmalarında fiziksel analizler ile kullanıcı deneyiminin bir arada yorumlandığı bütüncül bir analiz yöntemi sunmaktadır. Morfoloji ve sosyal etkileşim kapsamında oluşturulan parametre seti ile mekân ve etkileşim bulgularının, bireylerin deneyimleri üzerindeki etkisini açıklamaktadır. Çalışmada elde edilen veri ve çıktıların, gelecek çalışmalarda istatistiki uygulama modelleri aracılığı ile geliştirilmesinin sosyo-mekânsal analizlerde daha kapsamlı sonuçların elde edilmesinde katkı sağlayacağına inanılmaktadır.
Tanım
Tez (Yüksek Lisans)-- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026
Dergi veya Seri
ISSN
ISBN
Haklar
Anahtar Kelimeler
Kentsel morfoloji, Urban morphology, Modern konut, Modern housing, Muğla, Mugla, Sosyo-mekansal ilişkiler, Socio-spatial relationship