Kent kimliğini peyzaj odağından okumak: Gelenekselden küresele Seul örneğinde bir analiz modeli önerisi
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Bölüm / Program
Peyzaj Mimarlığı
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Türü
Özet
Kent ile peyzaj arasındaki etkileşim, ilk yerleşimlerden bugüne kesintisiz bir izlek sunsa da, insanlık tarihi boyunca her dönemde değişen ideolojik öncelikler ve mekânsal ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden şekillenmiştir. Bilhassa 19. yüzyıl modern şehircilik anlayışıyla birlikte peyzaj, yoğun yapılaşmanın yarattığı ortama bir nefes alma alanı olarak kent parkları aracılığıyla eklemlenmiştir. Aslında bu girişim, genellikle gözden kaçan peyzajın rasyonal ve faydacı bir düşünce etrafında araçsallaşması durumunu içinde barındırır. Bu araçsallaştırma eğilimi, 20. yüzyılın sonlarından itibaren ise küresel kent kavramı aracılığıyla yeniden belirginleşmiştir. Bu nokta peyzajın, kamusal yarar ya da ekolojik kaygılardan ziyade; imaj üretimi, tüketilebilirlik ve küresel temsil üzerinden bir rekabet aracı olarak metalaştırılması söz konusudur. Bu durum, peyzajın geleneksel kimlikte kurucu bir rol üstlendiği Seul gibi kentlerde geçirdiği dönüşümü sorgulamayı gerektirmektedir. Özellikle Seul kentine yönelik peyzaj odaklı ve tarihsel sürekliliği gözeten bir kent kimliği okumasının eksikliği tezin çıkış noktalarından biridir. Bunun yanında mimarlık, şehircilik ve sosyoloji gibi farklı disiplinlerde kent kimliğini okumaya yönelik çok sayıda yaklaşım geliştirilmiş olsa da peyzaj odaklı bütüncül bir analiz modelinin eksikliğinin peyzajın tarihsel süreçler boyunca değişen rolünü kent kimliği bağlamında karşılaştırmalı ve ilişkisel olarak analiz etmeyi güçleştirmesi tezin diğer bir çıkış noktasıdır. Bu bağlamda tez, peyzaj odaklı bir kent kimliği analiz modeli geliştirerek Seul kenti örneğinde peyzajın kent kimliğindeki rolü ve anlamının dönüşümünü, kentin kurulduğu Joseon Hanedanlığı döneminden çağdaş küreselleşme dönemine kadar okumayı amaçlamaktadır. Çalışmada, Seul, hem ilk kez kurulduğu Joseon döneminde peyzajın kozmolojik ve düşünsel bir sistem olarak kentsel kararları yönlendirdiği özgün bir örnek sunduğu hem de modernleşme, sömürgecilik, kalkınmacı devlet politikaları ve küresel rekabet süreçlerinde peyzajın çok katmanlı bir dönüşümü deneyimleyen atipik bir küresel kent olduğu için vaka alanı olarak seçilmiştir. Çalışmanın yöntemi dört aşamada kurgulanmıştır. Bu aşamalar; Kent kimliği ve peyzaj ilişkisine dair literatür taraması yapmak ve temel kavramlar tanımlamak; literatürde yer alan farklı kent kimliği çalışmalarından seçilen dört model sentezleyerek Seul'ün özgün tarihsel ve mekânsal dinamiklerini kent kimliği üzerinden peyzaj çerçevesinde okuyabilmek için model gelişmek; Seul'ün kent kimliğini köklü biçimde etkileyen tarihsel ve mekânsal kırılma noktaları belirlemek ve bu kırılmalar doğrultusunda dönemsel aralıklar tanımlamak; karşılaştırmalı tarihsel–mekânsal analizler yapmaktır İlk aşamada kent, peyzaj, gelenek, geleneksellik, küreselleşme ve küresel kent, kent kimliği kavramları literatür taraması yoluyla incelenmiş ve tartışılmıştır. İkinci aşamada kent kimliğinin farklı disiplinlerde nasıl ele alındığına bakılmıştır. Farklı yaklaşımların arasındaki örtüşmeler ve ayrışmalar değerlendirilerek peyzaj odaklı bir kent kimliği okuması için bir analiz modeli geliştirilmiştir. Doğal alan, yapılı alan, politik yapı, kültür, ekonomi, gündelik pratikler ve algısal/sembolik unsurlar geliştirilen modelin yedi temel parametresi olarak belirlenmiştir. Bu kent kimliğini parametreleri birbirinden bağımsız değil karşılıklı etkileşim içinde çalışmaktadır. Üçüncü aşamada, Seul'ün kent kimliğinde belirleyici rol oynayan tarihsel kırılma noktaları literatür taraması yapılarak saptanmıştır. Daha sonra, bu kırılmalar üzerinde dört dönemsel aralık tanımlanmıştır. Bunlar: (1) Joseon Hanedanlığı dönemi, (2) Batı ile temas, Modernleşme ve Sömürgecilik süreci, (3) Modern Kalkınma ve Küresel Kentleşme evresi ile (4) Neoliberal Dönüşüm'dür. 1876 Ganghwa Antlaşması, Japon sömürge dönemi, Kore Savaşı, 1961 darbesi, 1988 Seul Olimpiyatları ve 1997 Asya Finans Krizi gibi olaylar dönemsel aralıklar belirlenirken temel eşikler olarak ele alınmıştır. Analizler, erken Joseon döneminde peyzajın kozmolojik düşünce, jeomansi ve Neo-Konfüçyüsçülükle birlikte kent kimliğini kuran merkezi bir sistem olarak işlediğini göstermektedir. Bu dönemde doğal alan, kentsel mekânın üzerinde kurulduğu edilgen bir zemin değil; okunan, yorumlanan ve mekânsal kararları yönlendiren bir referans çerçevesi olarak ele alınmıştır. Ancak 17. yüzyıl ortalarından itibaren bu bütüncül sistemin yönlendirici gücü zayıflamaya başlamıştır. 1876 sonrası Batı ile temas, Modernleşme ve Sömürgecilik süreci ile birlikte, peyzajın kent kimliğindeki rolünde niteliksel bir kırılma gerçekleşmiştir. Bu süreçte peyzaj, kozmolojik bir düzenin maddesel biçimi olmaktan çıkarak, dönüştürülen ve denetlenen bir nesneye dönüşmüş; parklar ve açık alanlar modernleşme ve kamusallık söylemleri altında ideolojik araçlar olarak yeniden kurgulanmıştır. 1940'lar ve savaş sonrası kaos döneminde ise peyzaj, kriz yönetimi rasyonalitesi ile ele alınmış; estetik ve kültürel anlamlarını büyük ölçüde yitirerek edilgen bir kentsel yüzey hâline gelmiştir. 1960 sonrası Modern Kalkınma ve Küresel Kentleşme evresinde ise peyzaj, altyapı ve mühendislik projeleriyle yeniden biçimlendirilmiştir. Kent kimliğini etkileyen baskın unsurlar ekonomik büyüme ve modernleşme hedefleri olmulştur. 1980'lerdeki Olimpiyatlara hazırlık süreci ve 1990'larda Olimpiyatlara başarıyla ev sahipliği yapmayla elde edilen küresel görünürlüğü sağlamlaştırma çabaları peyzajın kentsel tasarımın temel araçlarından biri hâline getirmiştir. Bu süreçte peyzaj, estetik bir temsil yüzeyi olarak işlev görmüştür. 1997 Asya Finans Krizi sonrasında gelişen neoliberal dönüşümle birlikte, peyzaj Seul'de ekolojik söylem, kamusal kullanım ve ekonomik değer üretiminin kesiştiği stratejik bir unsur olarak yeniden tanımlanmaktadır. Çevresel rehabilitasyon, tarihsel süreklilik ve tasarım odaklı projeler, kentin küresel kimliğini güçlendiren araçlar olarak çalışmaktadır. Peyzaj, bu süreçte bir yandan kentin küresel cazibesini artırırken bir yandan da toplumsal ve mekânsal gerilimleri büyük ölçüde örten bir nesne dili üretme eğilimi göstermektedir. Tüm bu dönemsel aralıklar birlikte değerlendirildiğinde; Seul kent kimliğinde peyzajın rolü ve anlamının, tarih boyunca belirli bir 'güç' odağının etkisiyle radikal bir dönüşüm geçirdiği görülmektedir. Joseon döneminde 'kozmolojik denge' üzerinden kurulan peyzaj, kolonyal dönemde sömürge yönetiminin, 1960'larda kalkınmacı otoriter devletin, 1980'lerden itibaren ise küresel rekabet odaklı politik otorite ve piyasa aktörlerinin anlatısını kuran bir araca dönüşmüştür. Bu çerçevede Seul'ün peyzajı, her yeni politik rejim ve kriz anında o dönemin hâkim gücü tarafından kendi anlatısını kurmak üzere yeniden yapılandırılmış; durağan bir arka plan olmaktan çıkarak kentsel imajın sürekli müzakere edildiği bir temsil ve gerilim alanına dönüşmüştür. Peyzajın kent kimliği içindeki rolünü tarihsel süreklilikler ve kopuşlar çerçevesinde ele alan bu çalışma, kent kimliği literatüründe çoğunlukla birbirinden kopuk biçimde ele alınan doğal, kültürel, politik ve algısal bileşenleri, peyzaj odaklı bir yaklaşımla bir arada değerlendiren bütüncül bir analiz modeli ortaya koyarak bir katkı sağlamaktadır. Ayrıca, Seul örneği üzerinden yapılan tarihsel inceleme, peyzajın Joseon döneminde hem düşünsel hem de mekânsal açıdan kent kimliğini kuran bir referans sistemi olarak işlediğini; modernleşme ve neoliberal dönüşüm süreçlerinde ise giderek araçsallaştırılan bir unsura dönüştüğünü görünür kılmaktadır. Son olarak peyzajın kent kimliği içindeki bu değişen konumunun yalnızca fiziksel mekân üretimi üzerinden değil, ideolojik yönelimler, yönetişim pratikleri ve gündelik toplumsal ilişkilerle birlikte ele alınması gerektiğini göstererek, peyzajın kentsel mekân üretimindeki eleştirel ve açıklayıcı potansiyeline işaret etmektedir.
Tanım
Tez (Yüksek Lisans)-- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026
Dergi veya Seri
ISSN
ISBN
Haklar
Anahtar Kelimeler
Kentsel peyzaj, Urban landscape, Kültürel peyzaj, Cultural landscape, Küresel kentler, Global cities, Kent kimliği, City identity