Kentsel çevresel adalet: İstanbul'da çevresel fayda ve yüklerin bölüşüm analizi
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Bölüm / Program
Bölge Planlama Bilim Dalı
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Türü
Özet
İnsanoğlu var olduğundan beri temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çevresinden faydalanmıştır. İnsan ve çevre arasındaki bu yoğun etkileşim sonucu çevresel problemler ortaya çıkmış ve bozulmaya uğrayan çevrenin değeri zaman içerisinde önem kazanmıştır. Bu süreçte sağlıklı bir çevrede yaşayabilmek ve çevresel değerlerin gelecek nesillere aktarılması konusunda çevre hakkı konusu gündeme gelmiştir. Çevre haklarının elde edilmesi amacıyla çevresel çıkarlarını korumak isteyen bireylerin dayanışma halinde bu haklarını talep ettiği çevreci hareketler gündeme gelmiştir. Oluşan bu çevreci hareketlerden birisi de çevresel adalet hareketidir. Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkan bu hareket temelinde siyahi, azınlık veya dezavantajlı nüfus gruplarının yaşadığı bölgelerde çevreye zararlı tesis kurulması veya bu bölgelerin atık sahaları haline dönüştürülmesine bağlı olan direniş ile ortaya çıkmıştır. Zehirli atıklar, yer seçimi ve ırksal ayrımcılık üzerinden temellenen çevresel adalet; ulaşım, yeşil ve mavi alanlara erişim, arazi kullanım kararları, iklim değişikliği, su kalitesi, enerji, gıda güvenliği, insan sağlığı, göçmen hakları gibi birçok konuyu barındıran bir kavram haline gelmiştir. Ayrıca bu kavramın temelini oluşturan bölüşüm adaletinin yanında usul adaleti ve tanınma adaleti boyutlarının kavram içinde tartışılması ile anlamsal olarak da bir gelişme göstererek birçok ulusun gündemine girmiştir. Böylece kavram bir taraftan küresel bir boyut kazanırken diğer taraftan ulusal ve yerel kamu hedef ve politikalarında yerini almaya başlamıştır. Çalışma konusuna yönelik yapılan araştırmalarda çevresel adalet kavramına ilişkin Türkçe literatürde çalışmaların oldukça az yer aldığı ve İstanbul'da herhangi bir çalışmanın olmadığı görülmüştür. Bu bağlamında çalışmanın temel amacı, İstanbul'da farklılaşan sosyo-ekonomik nüfus grupları arasında çevresel yük ve faydaların bölüşümüne ilişkin durumu analiz etmektir. Çevresel adalet kavramına ilişkin uluslararası literatürü inceleyerek Türkçe literatüre katkı sağlamak, çevresel adalet ve planlama disiplini arasındaki ilişkiyi incelemek, Dünya ve Türkiye'de çevresel adalet kavramının nasıl değerlendirilebileceğini ortaya koymak ise çalışmanın diğer amaçlarını oluşturmaktadır. İstanbul'da çevresel fayda ve yüklerin bölüşümünü analiz eden bu çalışmada araştırma birimi İstanbul'un ilçeleri olarak belirlenmiştir. Çevresel adalet çalışmalarında kullanılan çevresel ve sosyo-ekonomik göstergeler ile bu göstergelerin Türkiye'de üretilebilirliği ve ulaşılabilirliği doğrultusunda belirlenmiştir. Bu kapsamda 2020 yılına ait belirlenen çevresel ve sosyo-ekonomik yapıya ilişkin göstergeler yetkili kurumlardan derlenmiştir. Bu çalışmanın temel araştırma yöntemi çevresel adalet endeksi olarak belirlenmiştir. Çevresel yapıya ilişkin verilerin oluşturulmasında uzaklık temelli analiz, çevre ve sosyo-ekonomik yapı arasında ilişkiyi açıklamak amacıyla ise korelasyon analizi destekleyici yöntemler olarak kullanılmıştır. Verilerin ve analizlerin görselleştirilmesinde ArcMap 10.3 kullanılmış olup, korelasyona ilişkin analizler IBM® SPSS® Statistics 22 ile gerçekleştirilmiştir. İstanbul'un ilçeleri kapsamında yapılan çalışmada çevresel yapı ve sosyo-ekonomik yapı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Bahsi geçen bu ilişki sosyo-ekonomik yapıya ilişkin yüksek puana sahip olan ilçelerde çevresel yapıya ilişkin puanın da yüksek olduğunu göstermektir. Ancak Ataşehir, Kağıthane, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Çekmeköy ve Kartal ilçelerinde sosyo-ekonomik faktörlerin yüksek değere sahipken çevresel faktörlerin düşük değere sahip olduğu, Arnavutköy, Sultangazi ve Fatih ilçelerinde çevresel faktörlerin yüksek değere sahipken sosyo-ekonomik faktörlerin düşük değere sahip olduğu görülmektedir. İlçelerin çevresel adalet puanlarına bakıldığında ise Adalar, Sarıyer, Beşiktaş, Beykoz, Bakırköy, Şile, Üsküdar, Kadıköy ve Maltepe ilçeleri en yüksek sıralamaya sahip iken, Esenyurt, Bahçelievler, Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Sultangazi, Esenler ve Güngören en düşük sıramalamaya sahip olan ilçeler olmuştur. Bu puanlar değerlendirildiğinde yüksek puana sahip olan ilçelerin sosyo-ekonomik olarak gelişmiş nüfus gruplarını barındıran, İstanbul ilinin merkezi bölgesinde mekansal olarak konumlanan, arazi değerlerinin yüksek olduğu ilçeler olduğu görülmüştür. Düşük puana sahip olan ilçeler ise sosyo-ekonomik olarak daha az gelişmiş nüfus gruplarını barındıran, çevresel yüklere daha çok maruz kalan ve nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu ilçelerdir. Bu durum heterojen bir demografik yapıya sahip olan İstanbul ilçeleri arasında çevresel yük ve faydaların adil bir şekilde dağılmadığını göstermektedir.
Tanım
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022
Dergi veya Seri
ISSN
ISBN
Haklar
Anahtar Kelimeler
İstanbul, Çevreci hareketler, Çevre hakkı, Çevre adaleti