Leo Brouwer'ın Sonata Del Pensador adlı eserinde genişletilmiş tonalite: Oktatonik uzayda evsiz armoniler
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Bölüm / Program
Müzik Teorisi ve Kompozisyon
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Türü
Özet
Bu tez çalışması, Leo Brouwer'ın son dönem eserlerinde genişletilmiş tonalite kavramına odaklanmaktadır. Rimsky Korsakov'a uzanan oktatonisizm yaklaşımı, tonalite genişleten tekniklerden biri olarak ele alınmaktadır. Bu doğrultuda, Brouwer'ın son dönemine ait eseri Sonata Del Pensador'un söz konusu bağlamda incelenmesi hedeflenmiştir. Oktatonisizm ilk kullanım örnekleri genellikle Rus kültürü ile ilişkilendirilir. Rus Beşleri'nin kültürel kimliği belirli müzikal stile bağlama misyonu ile başlayan müzikal yönelim, birçok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Buna ek olarak, oktatonisizm içinde değerlendirilebilecek ton ve akor ilişkileri Korsakov'dan önce de gözlemlenmektedir. Ancak bu bağlamda, bilinçli bir kullanım söz konusu olup olmadığına dair tartışmalar varlığını sürdürmeye devam etmiştir. Oktatonisizmin bir yarım bir tam nota kombinasyonu ile oluşturulması, minör 3'lü aralığın temel bir unsur ve dolayısıyla eksilmiş akorların da bu dizinin ana hatlarını oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu sebeple minör 3'lü aralığın yoğun biçimde kullanıldığı herhangi bir müzikal pasaj, oktatonik dizilerin varlığını ya da kullanımını çağrıştıran bir yapı olarak değerlendirilebilmektedir. Bu tez çalışmasında, tonalitenin genişletilmesi çalışmalarında kullanılabilen Tymockzo'nun dizisel teknikler yaklaşımı ve Schoenberg'in evsiz (başıboş) akorlar kavramından ilham almaktadır. Bu minberde oktatonik yapı, söz konusu iki tekniği kendi bünyesinde barındırabilecek bir çerçeve sunmaktadır. Daha geniş bir perspektiften değerlendirme yapabilmek adına, oktatonisizmi ana kuramsal çerçeve olarak ele alınması gerekmektedir. 20. yüzyılın başlarında, besteciler tonal armoninin sınırlarını aşarak yeni eserler yaratma eğiliminde ve alternatif besteleme stratejileri benimsemişlerdir. Bu süreçte, kültürel kimliği tanımlayan müzik unsurşarı, ritim, tını vb. öğeler, bu bağlamda tonalite veya atonalite ile etkileşim içinde geliştirilmiştir. Tonalite ve atonalite ile köprü işlevi görebilen oktatonizm, dönemin müzikal gelişmelerinin en temel dayanak noktalarından biri olmuştur. Igor Stravinsky, Maurice Ravel, ve Bela Bartok gibi öncü besteciler, neredeyse tüm eserlerinde oktatonik koleskiyonlardan yararlanmış ve bu temeller üzerinden özgün eserler üretmişlerdir. Leo Brouwer'ın söz konusu bestecilerin kendisi için ilham kaynağı olduğunu ifade etmesi, Brouwer'ın son dönem bestelerinin ana fikir kaynağının bu bestecilerin müzikal yaklaşımı bağlamında şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu tez çalışmasında, oktatonisizm ana kuramsal zemin olarak ele alınmış; Schoenberg ve Tymockzo'nun yaklaşımları gibi alt teknikler kullanılarak Brouwer'ın ustalık dönemine ait eseri Sonata Del Pensador incelenmiştir. Eserde fonksiyonel tonalite ve yoğun kromatik pasajlar iç içe geçmekte ve kullanılan akorlar klasik tonaliteden farklı çözülme pratiklerini içermektedir. Yer yer atonal duyulan bölgelere sahiptir. Eserde, özellikle temaları birbirine bağlayan noktalarda oktatonik koleksiyonların kullanıldığı görülmektedir. Bu bağlamda, fonksiyonel tonalitenin oktatonik ilişkiler ile iç içe nasıl dizayn edildiği saptanmıştır. Akorlara eklenen farklı sesler yoluyla ortaya çıkarılan belirsizlik durumu, oktatonik dünya ile ilişkilendirilmiştir. Buna karşılık, belirli bir tonaliteye ait akorların birbirlerine yönelimi tonal bağlam içerisinde değerlendirilmiştir. Eser, atonal olarak ele alınmamış; ancak geleneksel anlamda bütünüyle tonal bir yapı olarak da değerlendirmeden uzak kalmaktadır. Oktatonisizmin yol açtığı bu belirsizlik durumu, analiz sürecinde açık biçimde saptanmıştır. Dizi bazlı kullanımların, birçok tonalitenin belirli bir ses ekseninde ardışık kullanımı ile oluştuğu, somut kanıtlarla tespit edilmiştir. Ayrıca pasajlar indirgenerek yüzeydeki unsurlardan arındırılmış temel yapı üzerinden değerlendirmeler yapılmış ve bu sayede temanın özü ortaya çıkarılmıştır. Brouwer'ın, Stravinsky ve Bartok gibi bestecilerin yaptığı besteleme stillerinin gitar repertuvarında neden yer almadığına yönelik sorgulamaları, bestecilik kariyerinde yönelimlerini ve ilham kaynaklarını açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, Brouwer'ın son dönem eserlerinin, oktatonisizm ile kendi kültürel ve müzikal geçmişinin kaynaştığı bir noktada konumlandığı anlaşılmaktadır. Çalışmada, oktatonisizmin literatürdeki kullanımının örnekleri tartışılmış ve bu çerçevede Brouwer'ın yaklaşımı incelenmiştir. İnceleme sonucunda, gitarın yapısal olanakları doğrultusunda oktatonik koleksiyonların tonal dünya ile kurduğu ilişkiye odaklanan bulgular ortaya çıkarılmıştır.
Tanım
Tez (Yüksek Lisans)-- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026
Dergi veya Seri
ISSN
ISBN
Haklar
Anahtar Kelimeler
Klasik gitar, Classical guitar, Klasik müzik, Classical music, Modern müzik, Modern music, Çok sesli müzik, Polyphonic music, İşlevsel müzik, Functional music