Farklı liderlik tarzları ve lidere duyulan güvenin örgütlerde meydana gelen iş kazaları üzerindeki etkisi
| dc.contributor.advisor | Kabakcı, Mahmut | |
| dc.contributor.author | Yıldırım, Okan | |
| dc.contributor.authorID | 737699 | |
| dc.contributor.department | İşletme Bilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-05-05T13:14:29Z | |
| dc.date.issued | 2022 | |
| dc.description | Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022 | |
| dc.description.abstract | Ülkemizdeki en büyük sorunlardan biri işyerlerinde yaşanan ve maddi-manevi kayıplara neden olan iş kazalarıdır. Türkiye ölümlü iş kazası oranlarında dünyada üçüncü, Avrupa'da ise birinci sırada yer almaktadır. İş kazalarının önemli bir kısmı önlenebilir boyuttadır ve bu çalışmada liderlik tarzlarının ve lidere duyulan güvenin iş kazalarının oluşum sıklığı üzerinde nasıl bir etkisinin olduğu incelenmektedir. Çalışmamızda, liderlik tarzları olarak dönüşümsel, etkileşimsel ve serbesti tanıyan liderlik olmak üzere üç liderlik türü ele alınmıştır. Çalışmanın amacı lidere ilişkin algılanan üç farklı liderlik tarzının işyerinde meydana gelen iş kazalarını etkileyip etkilemediğini ve lidere duyulan güvenin bu ilişkideki rolünü incelemektir. Marmara Bölgesi'nde yer alan ve Türkiye'nin en büyük ilk 10 şirketi arasında yer alan büyük ölçekli bir şirkette hizmet akdine tabi olarak çalışan ve iş kazasına maruz kalma olasılığı yüksek olan 270 adet saha çalışanı, araştırmamızın kapsamını oluşturmaktadır. Dönüşümsel liderlik takipçilerinin ahlaki değerlerine değinir ve onların etik konularda bilinçli olmalarını ve onların enerjilerini ve kaynaklarını örgütlerini daha iyi hale getirmeleri için kullanmalarını sağlar. Etkileşimsel liderlik ise, takipçilerinin kişisel çıkarlarına vurgu yaparak onları motive eder. Diğer taraftan; serbesti tanıyan liderlik, yönetim yetkisine en az ihtiyaç duyan, izleyicileri kendi hallerine bırakan ve her izleyicinin kendisine verilen kaynaklar dahilinde, plan ve program yapmalarına imkan tanıyan davranış gösteren liderlik tarzını benimser. Güven kavramına ilişkin literatürde çok fazla tanımlama yapılmış olmakla beraber, en sık karşımıza çıkan sınıflandırmalar bilişsel ve duygusal güven ile yöneticiye ve örgüte güvendir. Çalışma hayatının köklerinin ilk insan ile beraber başlamasından dolayı, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin önlemlerin alınması da insanlık tarihi kadar eskidir. M.Ö. 2600'lü yıllarda başlayan iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları, 19. yüzyılda hız kazanmış ve tüm dünyada ve ülkemizde yasalaşmaya başlamıştır. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin uluslararası kuruluşlar da faaliyete geçmiş olup, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Avrupa Komisyonu İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU-OSHA) kurulmuştur. Konuya ilişkin ülkemizde yürürlükte bulunan düzenlemeler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunundan oluşmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği, kişisel, sosyal ve ekonomik açılardan önem arz etmekte olup, iş kazalarına neden olan teknik iş kazaları ve insan kaynaklı iş kazaları olmak üzere iki ana faktör bulunmaktadır. Küresel araştırmalar uyarınca; dünyada iş kazası ve meslek hastalıkları sonucunda her 15 saniyede 1 çalışan hayatını kaybetmekte, 160 çalışan ise işle ilgili kazalara maruz kalmaktadır. Her yıl işle ilgili kaza ve hastalıklar sonucunda 3,2 milyondan fazla kişinin hayatını kaybettiği, 300 milyon ölümcül olmayan iş kazasının meydana geldiği ve işle ilgili hastalık ve ölümlerin yarattığı ekonomik yük ile verimlilik kaybının küresel GSYH'nin %4'ünü teşkil ettiği ifade edilmektedir. İş kazaları 4M olarak ifade edilebilen dört unsurdan oluşmaktadır; man (insan), machine (makine), media (ortam) ve management (yönetim). Meydana gelen iş kazalarının %50'si kolay bir şekilde, %48'i ise sistematik olarak çalışılması sonucu olmak üzere %98 oranında önlenebilir seviyededir. İş kazalarına %88 oranında tehlikeli hareketler, %10 oranında tehlikeli durumlar neden olmakta ve sadece %2 oranında kaçınılmaz ve bilinmeyen sebepler sebep olmaktadır. 2013 yılından itibaren günümüze kadar, iş kazası geçiren sigortalı sayısı dramatik bir artış göstermektedir. 2013 yılında 191.389 olan kaza sayısı, her yıl artmış ve en son 2020 yılında 384.262 olarak açıklanmıştır. Bu da iş kazası hususunda iyileştirmeler yapılması amacıyla 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı Kanunun ve bu Kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmeliklerin, yangını azaltmadığı aksine artırdığını göstermektedir. Ölümle sonuçlanan iş kazalarında, iş kazası geçiren sigortalı sayısındaki gibi bir artış trendi olmamakla birlikte, herhangi bir azalma da meydana gelmemektedir. 2005-2020 yılları arasında; ölümle sonuçlanan iş kazalarında en düşük sayı 744 ile 2012 yılında, en yüksek sayı ise 1.700 ile 2011 yılında gerçekleşmiştir. Söz konusu istatistik, bahsi geçen yıllarda bu sayılar arasında dalgalanma göstermektedir. Avrupa kıtası ülkelerindeki iş kazası sayılarına baktığımızda, Avrupa genelinde iş kazalarında gözle görülür bir azalma meydana geldiği anlaşılmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde meydana gelen iş kazaları toplamının 2012 yılından itibaren ciddi bir şekilde azaldığı görülmektedir. Söz konusu istatistikleri ülke özelinde incelediğimiz zaman ise; Belçika, Yunanistan, İtalya, Hollanda gibi ülkelerde de iş kazası geçiren sigortalı sayısında yine 2012 yılı sonrası dramatik bir azalma meydana gelmektedir. İş kazası sayılarında olduğu gibi, ölümle sonuçlanan iş kazalarında da 2012 yılı sonrasında Avrupa genelinde bir azalma meydana geldiği anlaşılmaktadır. Ülke özelinde baktığımız zaman; en belirgin azalışın, Almanya, İtalya, Polonya ve Portekiz'de olduğu görülmektedir. Dünya genelinde ise Arjantin, Rusya ve Tayland'da iş kazası geçiren sigortalı sayısında yıldan yıla düşüş meydana gelmektedir. Diğer ülkelerde, iş kazası sayısında bir azalma olmasa bile gözle görülen bir artış olmamakta ve her yıl değerler birbirine yakın çıkmaktadır. Türkiye'nin iş sağlığı ve güvenliği alanında dünyadaki yerini tespit etmek, her ülkede çalışan sayısının farklı olması sebebiyle anlamlı olmayacaktır. Bu sebeple; sağlıklı bir kıyaslama yapmak için AB İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından geliştirilen "kaza sıklığı" istatistiklerini kullanmak yerinde olacaktır. Kaza sıklığı, bir yılda 100.000 çalışan başına düşen iş kazası sayısıdır ve [Kaza Sayısı*100.000/Çalışan Sayısı] formülü kullanılarak bulunur. 2013-2020 yılları arası İş Kazası Sıklığı, en düşük 1.456,94 ve en yüksek 2.684,47 olurken; Ölüm Sıklığı, 2008-2020 yılları arasında 5,94 ila 14,72 bandında hareket etmektedir. Öte yandan; iş kazası geçiren sigortalı sayısı yıllar itibariyle lineer bir artış göstermekle beraber sigortalı sayısından daha yüksek oranda artması sebebiyle, iş kazası sıklığında bir artış görülmektedir. Ancak; söz konusu artış, ölüm sıklığında görülmemekte ve her ne kadar ölümlü iş kazalarında bir azalma olmamasına rağmen sigortalı sayısından daha az artması sebebiyle iş kazalarının her geçen yıl daha düşük oranda ölüme sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. 2013-2019 yılları arasında; Türkiye ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında iş kazası sıklığı kıyaslaması yapıldığında, ülkemizin her yıl itibariyle AB ortalaması, Almanya, İtalya, Fransa, İspanya gibi Avrupa'nın büyük ülkelerinin arkasında olduğu görülmektedir. Görece daha küçük olan Avrupa ülkelerinde, iş kazası sıklığının daha az olduğu da dikkat çekici bir husustur. Ülkemizde; iş kazası sıklığı, Avrupa ülkelerine kıyasla daha az oranda gerçekleşmiş olmasına rağmen, iş kazası sonucu ölüm sıklığına bakıldığında vahim bir tablo ile karşı karşıya kalmaktayız. 2008-2019 dönemleri arasında; en düşük ölüm sıklığı 2012 yılında 5,94 olarak hesaplanmıştır ve bu oran bile 2008-2019 dönemleri arasında Avrupa Birliği ülkeleri ölüm sıklığı istatistiklerinin oldukça üstündedir. SPSS 28 programı ile yapılan analiz sonucunda, Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği (MLQ) Cronbach's Alpha değeri 0,853 çıkmış olup, kullanılan ölçeğin güvenilir olduğu anlaşılmıştır. Guttmann Katsayılarına göre yapılan analize göre de her altı katsayının da yüksek düzeyde güvenilirlik sınırları içerisinde olduğu görülmüştür. Kurum İçinde Güven Ölçeği Cronbach's Alpha değeri 0,942 çıkmış olup, kullanılan ölçeğin güvenilir olduğu anlaşılmıştır. Guttmann Katsayılarına göre yapılan analize göre de her altı katsayının da yüksek düzeyde güvenilirlik sınırları içerisinde olduğu görülmüştür. Güvenlik İklimi Ölçeği Cronbach's Alpha değeri 0,925 çıkmış olup, kullanılan ölçeğin güvenilir olduğu anlaşılmıştır. Guttmann Katsayılarına göre yapılan analize göre de her altı katsayının da yüksek düzeyde güvenilirlik sınırları içerisinde olduğu görülmüştür. Araştırmamızın sonunda; liderlik tarzları ile güvenlik iklimine ilişkin regresyon analizi sonucunda iki değişken arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Dönüşümsel liderlik ile güvenlik iklimi arasında .282 düzeyinde -1 ila +1 arasında olacak şekilde orta düzeyde ve pozitif bir korelasyon olmasına rağmen, regresyon analizi sonucunda iki değişken arasında pozitif bir etki çıksa da anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Etkileşimsel liderlik ile güvenlik iklimi arasında .316 düzeyinde -1 ila +1 arasında olacak şekilde orta düzeyde ve pozitif bir korelasyon olmasına rağmen, regresyon analizi sonucunda iki değişken arasında pozitif bir etki çıksa da anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Serbesti tanıyan liderlik ile güvenlik iklimi arasında -.312 düzeyinde -1 ila +1 arasında olacak şekilde orta düzeyde ve negatif bir korelasyonun yanı sıra regresyon analizi sonucunda iki değişken arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Güven ile güvenlik iklimi arasında .335 düzeyinde -1 ila +1 arasında olacak şekilde orta düzeyde ve pozitif bir korelasyonun yanı sıra regresyon analizi sonucunda iki değişken arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. | |
| dc.description.degree | Yüksek Lisans | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11527/74774 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.publisher | Lisansüstü Eğitim Enstitüsü | |
| dc.sdg.type | Goal 10: Reduced Inequality | |
| dc.subject | İşçi sağlığı | |
| dc.subject | İş sağlığı | |
| dc.subject | İş kazaları | |
| dc.subject | Örgütsel güven | |
| dc.subject | Serbest bıraktırıcı liderlik | |
| dc.subject | Liderlik modelleri | |
| dc.title | Farklı liderlik tarzları ve lidere duyulan güvenin örgütlerde meydana gelen iş kazaları üzerindeki etkisi | |
| dc.title.alternative | The impact of different leadership styles and trust in leader on occupational accidents in organizations | |
| dc.type | Master Thesis |