Biyonun Fonksiyonu: Evrimsel Mekansal Sistemler İçin Hesaplamalı Biyoloji

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2014-03-06
Yazarlar
Teixeira, Frederico Fialho
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Özet
Tarih boyunca artistik, felsefi ve bilimsel alanlardan çıkarılan estetik prensiplerin kullanımı, mekansal sanatlar alanında ön plana çıkan etmenlerdir. Benzer şekilde mimarlıkta da aynı prensip geçerlidir. Fakat bilimsel temelli şemalar genellikle sadece biçim-bulma teknikleri olarak lanse edilirler. İşin biyoloji boyutuna girdiğimizde ise bu sentez ister istemez biçimsel durumları akla getirir, ve çoğunlukla biyolojik bir sistemin bütününü oluşturan parçalarını ihmal etmemize neden olur. Biyolojik paradigma üzerinden mekansal sanat ve mimarlığın birlikteliğinin dirilişi, çoklu biçimsel modellerin eşzamanlı gerçekleşebileceği dinamik mekansal sistemlerin oluşma potansiyelini arttırır. Bu yanıyla oluşan mekanlar biyolojik modelin fonksiyonu ile daha yakın bir ilişki kurmaktadır. 19. Yüzyılın başında ortaya çıkan “Gesamtkunstwerk” hareketinin tanımından ve özellikle Kiesler’in “On Correalism and Biotechnique” çalışmalarından yola çıkarak, bu tezin mimarlık alanına yapacağı kavramsal ve teorik katkı, çoklu model ve bunu izleyen mekansal usullerin içine sokulmuş biyolojik tutumun oluşturduğu açık-uçlu bir kurgudur. Bu çeşitlilik arz eden ifade modları, yeni medya ve hesaplamalı mimarlığı tek bir mekan içinde birleştirir. Aynı zamanda yeni medya ve mekan arasında bütünleşik ve aynı anda her yerde olan biyolojik bir örgüyü, biyolojik bedensel tasarımı yaratır. Bu tez evrimsel stratejiler ve mekansal sistemler hipotezinin ilişkili kullanımıyla “Biyonun Fonksiyonu”nun ne olabileceğini araştırır. Bu araştırma biyolojik bir motivasyonla tasarlanmış bir anlayış için teorik ve formel bir yaklaşımı temin edebilir.
Throughout history, the use of aesthetic principles derived from artistic, philosophical and scientific domains are emphatic factors in the field of spatial arts. Similarly, architecture falls under the same principle however, its scientific-based schemes are often simply introduced as form-finding techniques. By focusing into the biological realm, this procedural synthesis intentionally extracts formal aspects often neglecting integral parts of the biological system. Thus the combination of spatial art and architecture through a biological paradigm potentiates dynamic spatial systems that can simultaneously acquire multiple formal models. This aspect draws a closer relation to the function of the biological model. By departing from the definition of the “Gesamkunstwerk” and in particular F. Kiesler’s work “On Correalism and Biotechnique”, the theoretical and conceptual contribution to the field of architecture is an open-ended construct that embeds the biological stance into multiple models and subsequent modalities of space. These diverse modes of expression combine a biological body of design that is a ubiquitous and integrated network between new media and space. The dissertation describes an exploration of what is the “Function of the Bio” through the correlated use of evolutionary strategies and spatial systems hypothesis, which provides theoretical and a formal approach to the understanding of biological driven design.
Açıklama
Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2014
Thesis (PhD) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2014
Anahtar kelimeler
Hesaplamalı Biyoloji, Hesaplamalı Mimarlık, Medya Sanatları, Computational Biology, Computational Architecture, Media Art
Alıntı