Mimarlık tarihi açısından Filarete'nin risalesi

dc.contributor.advisorAğır, Aygül
dc.contributor.authorOral Aksoy, E. Merve
dc.contributor.authorID502141115
dc.contributor.departmentMimarlık Tarihi
dc.date.accessioned2026-08-07T11:38:29Z
dc.date.issued2017-12-15
dc.descriptionTez (Yüksek Lisans)-- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2017
dc.description.abstractOn beşinci yüzyılda Avrupa'da, özellikle de İtalya'da, Antik dönem mimarlığı ve felsefesine yeniden ilgi duyulmaya başlanmıştır. Antik dönem el yazmalarının erişilebilir kılınması ile ideal mimarlık, ideal toplum ve ideal yaşam arayışı odak noktası olmuştur. Mimaride ise, uyum, matematiksel oran, simetri ve insan ölçülerini temel alan arayışlara gidilmiştir. İtalyan Rönesans dönemi mimarları, "ideal kent" arayışlarını hem kuramsal anlatımlarda hem de mimari uygulamalarda sürdürmüşlerdir. Bu çalışmada amaç, Floransalı mimar- heykeltıraş Filarete'nin bir "İdeal Kent" tasarımı yaptığı, uzun yıllar işvereni olan Milano Dükü Francesco Sforza'ya ithaf ettiği "Libro Architettonico" başlıklı mimarlık risalesini otobiyografik bir kurgu üzerinden inceleyerek kapsamlı ve çok katmanlı bir okuma yapmaktır. Filarete'nin risalesi, kendisinden önce ve sonra yazılan mimarlık risaleleri ile kurgu, anlatım dili ve içerik açısından karşılaştırarak temel özelliklerini ortaya koymak, gerçekleştirmiş olduğu eserler ile risalesindeki eserleri karşılaştırmak ve Filarete'nin risalesindeki "İdeal Kent" arayışını irdelemek amaçlanmaktadır. Filarete'nin risalesi, öncülleri olan antik Roma dönemi'nde yazılan Vitruvius'un risalesi ve Filarete'nin çağdaşı Alberti'nin risalesi ile kurgu, anlatım dili ve içerik açısından karşılaştırılarak incelenmektedir. Filarete risalesinde Vitruvius ve Alberti'ye referans verse de, risalesi öncülleri gibi sistematik bir kurguya sahip olmayıp, yaratıcı ve edebi bir kurgu içermektedir. Filarete'nin risalesi incelendikten sonra, kendisinden sonra yazılan kimi kavramsal kimi daha çok mimarlığın uygulama boyutuna odaklanmış olan başlıca mimarlık risaleleri (Francesco di Giorgio, Serlio, Palladio) ile karşılaştırılmıştır. Filarete'nin uygulama açısından yetersiz kabul edilebilecek açıklamalar ve çizimleri ve zaman zaman ütopik bir karaktere sahip olan tasarımları ile döneminin mimarları için bir el kitabı olmaktan uzak bulunmuştur. Ancak, Filarete'nin geliştirdiği ideal kentin geometrik planı başta Francesco di Giorgio ve Serlio olmak üzere Rönesans dönemi mimarlarını etkilemiştir. Çalışma kapsamında, Rönesans döneminde "İdeal Kent", hem kavramsal hem de uygulama açısından incelenmektedir. İdeal kent tasavvuru, başka Rönesans dönemi mimarlık risaleleri olmak üzere birçok farklı sanat dalında kendisini göstermiştir. Alberti'nin "De re Aedificatoria" isimli risalesinde ideal kent, mimar aracılığı ile ulaşılan, medeni ve ideal bir yaşam için gereken mükemmel bir organizmadır. İdeal kent teması, Leonarda da Vinci'nin de ilgi alanına girmiş, külliyatı "Codex Atlanticus"'ta "ideal kent" tasavvuru ile ilgili çizimleri bulunmaktadır. Bu dönemde, kent meydanları da, "Urbino Panoramaları"nda görüldüğü gibi, ideal kentin bir ifade biçimi olarak tasavvur edilmiştir. xxii İdeal kent tasavvurunun gerçeğe dönüştüğü ideal kent örneği, askeri savunma amacıyla yapılan, dokuz uçlu bir yıldız biçimine sahip olan Palmanova'dır. Rönesans döneminde ortaya çıkan, zenginleşen burjuvazi, yönetici elitin hem ekonomik hem entelektüel desteği ile Pienza, Urbino, Mantova ve Ferrara gibi küçük kentlerde meydanlar, ideal kent algısı ile düzenlenmiştir. Filarete'nin risalesinin, hem doğrudan hem de dolaylı yoldan hayat hikayesi ile ilgili bilgileri içermesi sebebiyle, Filarete'nin hayatı ve eserlerine yer verilmektedir. Çalışma kapsamında Filarete'nin hem kabartma sanatçısı olarak yaptığı hem de mimari eserler kronolojik bir kurgu ile ele alınmıştır. Risalesinde takma isim olarak erdem seven anlamına gelen Filarete'yi kullanan Floransalı heykeltıraş-mimar Antonio di Pietro Averlino, Floransa'da başladığı kariyerine, daha sonra Roma'da kabartma sanatçısı olarak çalışarak devam etmiştir. Milano Dük'ü Francesco Sforza'nın himayesi altında çalışmıştır. Ancak, geç Ortaçağ üslubunun hakim olduğu başta Milano olmak üzere Kuzey İtalya'da Filarete'nin kullandığı Floransa üslubu kabul görmemiştir. Filarete'nin eserlerinin ardından, Filarete ile ilgisi tartışılan yapılar, İtalya ve İstanbul olarak ikiye ayrılarak incelenmiştir. Kariyerinin son döneminde, Filarete'nin İstanbul'a gelip, Osmanlı Sarayı'nda çalışma arzusu içinde olduğu bilinmektedir, ancak bu seyahat planını gerçekleştirip gerçekleştirmediği bilinmemektedir. İstanbul'da bulunan, Filarete'nin kavramsal fikirlerinin izlerinin araştırılabileceği yapılar türlerine göre ayrılarak tartışılmaktadır. Kariyerinin son yıllarında kaleme aldığı ve ilk baskısını uzun yıllar işvereni olan Francesco Sforza'ya atfettiği, bir ideal kent -Sforzinda- tasarımı yaptığı mimarlık risalesi, anlatım dili, kurgusu ve içeriği temel alınarak incelenmektedir. Filarete'nin risalesi, İtalyanca diyalog formunda yazılmıştır. Filarete, risalesine Rönesans döneminin arayışı olan ideal düzen, oran ve ölçüleri açıklamaları ile başlamaktadır. İdeal kent Sforzinda'nın inşaatı sürerken ideal mimar, ideal mimari üslup ve ideal mimari düzenler de belirlenmektedir. İdeal mimari üslup konusunda, Filarete risalesinde farklı kısımlarda diyaloglar aracılığı ile kullandığı Floransa üslubu ile Milano'da yaygın olarak kullanılan Gotik üslubunu (Modern üslup) kıyaslamakta, bu kıyaslamalar aracılığı ile kendi kullandığı Floransa üslubunu (Antik üslup) gerekçelendirmektedir. Sforzinda ideal kenti, öncelikli olarak ana plan şeması, kent meydanları ile ortaya koyulmuştur. Sforzinda, birbiri üzerine köşeleri çakışmadan oturan iki karenin oluşturduğu bir yıldız ve onu çevreleyen daireden oluşan bir plan şemasına sahiptir. Rönesans döneminde idealize edilen daire ve kare biçimlerinin üst üste kullanılması ile oluşan kent, savunma işlevini öne çıkarmaktadır. Çalışma kapsamında, Sforzinda'nın plan şemasının ardından kentteki farklı yapı tipleri (savunma, dini, kamusal ve farklı sosyal sınıflara ait konutlar) incelenmektedir. Bu yapı tipleri haricinde Erdem ve Kötülük Evi ve Döner Kule gibi Filarete'nin yaratıcılığının hakim olduğu, daha ütopik tasarımlar üzerinde de durulmaktadır. Sforzinda'nın mimarisi ile iç içe geçmiş durumda olan kentin yönetimi ve genel kuralları da incelenmektedir. Sonuç olarak, Filarete'nin risalesinde, Filarete'nin "mimar" kimliğini ortaya koyma çabası önce çıkmaktadır. Mimarlık aracılığı ile ortaya konulan ideal kent, ideal yönetici, ideal toplum ve ideal yönetim algısını da yansıtmaktadır. Dönemin kültürü ile paralellik gösteren bir yaklaşım sergileyen Filarete, toplumsal bir hiyerarşi yaratarak yaşamı da biçimlendirmektedir.
dc.description.degreeYüksek Lisans
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11527/77970
dc.language.isotur
dc.publisherLisansüstü Eğitim Enstitüsü
dc.sdg.typenone
dc.subjectFilarete
dc.subjectLibro Architettonico
dc.subjectİdeal Kent
dc.subjectRönesans Mimarlığı
dc.titleMimarlık tarihi açısından Filarete'nin risalesi
dc.title.alternativeFilarete's treatise in terms of history of architecture
dc.typeMaster Thesis

Dosyalar

Orijinal paket

Şimdi gösterimde1 - 1 of 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
Adı:
502141115.pdf
Boyut:
10,87 MB
Format:
Adobe Portable Document Format

Lisans paketi

Şimdi gösterimde1 - 1 of 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
Adı:
license.txt
Boyut:
1,58 KB
Format:
Item-specific license agreed upon to submission
Description: