Aesthetic Control Management, The Case of Istanbul

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2019
Yazarlar
Rezafar, Azadeh
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Özet
Estetik kavramı, tarih boyunca farklı şekillerde kentsel planlama konularına dahil edilmiştir. Kentsel estetik kaygısı insanların çevrelerini daha düzenli görebilmek arzusuyla ortaya çıkan bir kavramdır. Kentler, fiziksel, sosyal, ekonomik, politik ve benzeri özellikleri nedeniyle çok boyutlu yapıya sahipler. Bu çok boyutluluk kentleri etkilemekte ve daha karmaşık hale getirmektedir. Bu durumun yanısıra günümüz kentlerinin vazgeçilmezi ve sermaye çekiminin temel nedeni olarak kabul edilen 'rekabet gücü' estetik kavramının daha da önem kazanmasına sebep olmaktadır. Kentlerin kimliği, yerel özellikleri ve estetik nitelikleri, neo-liberal politikaların üretimi olan 'rekabetçilik' kavramı altında kaybolmaktadır. Özellikle yeni gelişen alanlar, neo-liberal politikalardan etkilenmiş ve estetik niteliklerini yitirmiştir. Günümüzün tüm sanayi sonrası ülkelerinde yükselen bir sorun olan kentsel estetiğin kontrolü, kentsel tasarım politikalarında ve yasal araçlarda bazı sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Estetik kavramı karmaşık bir kavramdır ve şehirlerin fiziksel özelliklerinin ötesinde değerlendirilmesi gereken bir konudur. Aynı zamanda, estetik kontrol yönetimi, kentsel planlamanın yasal araçlarında da belirsiz bir konuma sahiptir. Estetik kontrol parametrelerin kentsel planlama yasal araçlarına dahil edilmesiyle, özellikle yeni gelişen alanlarda daha estetik kentsel ortamlar yaratmak kolay olacaktır. Bununla birlikte, kentsel tasarım ve planlama alanında etkili olan belediyeler, karar-vericiler ve kentsel estetik konularıyla ilgili olan planlama ofisleri yasal araçlara dahil edilen estetik parametreleriyle kolayca yönlendirilebilirler. Dolaysıyla, araştırma problem alanına, kentsel estetiği etkileyen parametrelerin kentsel yasal araçlar perspektifinden yaklaşılmıştır. Daha spesifik bir düzeyde, tezde, Istanbul bir örnek alan incelemesi olarak seçilmiştir ve yeni gelişen konut alanlarında kentsel estetik yönetimini analiz etmeyi amaçlamıştır. Aynı zamanda, kentsel tasarım alanında mevcut literatürden ve araştırma kapsamında yapılan faktör analizinden elde edilen parametrelerin kentsel yasal araçlarla karşılaştırıp ilişkilendirmesi araştırmanın diğer yönüdür. Estetik parametreleri ise kentsel yasalara ve yönetmeliklere dahil etmek ve bu kapsamda bir öneri geliştirmek bu tezin sonraki adımıdır. Belirtilen amaçlara uygun olarak, tez beş araştırma sorusuna yanıt aramaktadır. Bu soruların kapsamı ise, 1) estetik, kentsel estetik ve yeni gelişen alanlarda estetiğin tanımı ve analizi ve estetik kontrol yönetimi için parametreler, 2) Estetik kontrolü için bazı parametreleri ortaya koymak, estetik kontrol yönetiminin bu parametrelere ne derece ve ne ölçüde bağlı olduğunu araştırmak, 3) yeni gelişen alanlarda kentsel estetiği kontrol ve yönetmek için, estetik kavramı ile yasal araçlar arasındaki ilişkiyi araştırmak, bu kapsamda 4) estetik kontrol yönetim parametrelerin kentsel planlama yasal araçları içindeki yerini araştırmak ve son olarakta 5) yeni gelişen alanların estetik kalitesini yükseltmek ve daha kimlikli alanlar oluşturmak amacıyla check-list önerisi sunmaktır. Bu soruların yanıtına ulaşmak için araştırma entegre bir method olarak üç temel adımdan oluşmaktadır. Araştırmanın çok teknikli yöntemi; 1)Anket soruları oluşturmak, 2) statistiksel analizler yapmak ve 3) statistiksel analizlerin sonuçlarını test etmeği içermektedir. Araştırmanın ilk sorusuna yanıt olarak, hipotezler oluşturulduktan sonra, yoğun literatür taraması yapılmıştır ve böylece kentsel estetik ve tasarım alanında geniş kapsamlı veri toplanmıştır. Kentsel tasarım alanındaki literatür taraması, estetik kavramının formal ve sembolik olarak iki grupta ele alındığını göstermektedir. Aynı zamanda kentsel estetik, daha çok formal estetik bileşenleri ile açıklanmaktadır bu bileşenler ise bu tez kapsamında detaylı olarak araştırılmıştır. Uluslararası düzeyde kentsel estetik yönetim sistemini araştırmak ve ortaya koymak ilk araştırma sorusunun yanıtına ulaşmakta başka bir yöntemdir. Tez kapsamında estetik kavramı, güzel, iyi ve güzel algısıyla kötü ve çirkin olmayan birleşimi olarak tanımlanmaktadır. Kentsel estetik ise, kentsel kalite, doğal ortamlar, arazi kullanımı, dolaşım sistemleri ve yapılı çevrenin birleşimi olarak tanımlanmaktadır. Kentsel estetiğin formal parametreleri anket çalışması kapsamında kentsel tasarımla ilgili olan üç meslek grubu tarafından değerlendirilmiştir. Bu gruplardan ilki, üniversitelerin mimarlık, kentsel planlama ve tasarım, iç mimarlık ve peyzaj mimarlığı bölümlerinde çalışan akademisyenlerdir. Ikincisi, mimarlık, iç mimarlık ve kentsel planlama ve tasarım ofislerindeki uygulayıcılardır. Üçüncüsü ise, belediyelerin planlama ve proje bölümlerinde yer alan karar-vericilerdir. Araştırmadaki örneklem, toplam 137 kişi olarak belirlenmiştir. Anket soruları yüzyüze, telefon veya e-posta aracığıyla örneklemlere uygulanmıştır. Anket soruları ise, iki ana bölümde hazırlanmıştır. Ilk bölümde örneklemlerin karakteristik özellikleri araştırılmıştır. Bu bölüm demografik soruları içermektedir. Ikinci bölüm ise, üç farklı soru grubundan oluşmaktadır. Bu soru grupları, kentsel formal estetiği etkileyen spesifik yargısal sorulardır. Birinci soru grubu, yapı ve tasarım ölçeğinde (3 boyutlu), ikinci soru grubu yapı ve plan ölçeğinde (2 ve 3 boyutlu) son soru grubu ise planlama ölçeğinde (2 boyutlu) soruları içermektedir. Tezin temel hipotezlerinden biri, yeni gelişen alanların en çok formal estetik parametrelerinden etkilenmeleri varsayımına dayanmaktadır. Anket için yapılan betimleyici analiz (Descriptive analysis) üç farklı gruptaki örneklemlerin, formal estetik parametrelerin yeni gelişen alanların yapı ve tasarım, planlama ve her iki boyutunu (2 boyutlu ve 3 boyutlu) da olumlu etkilediğine, uyumlu görüşlerinin olduğunu açıklamaktadır. Başka bir değişler örneklem gruplarının formal veya fiziksel estetik parametrelerin yeni gelişen alanların estetiğini etkilemesine katılmaktadırlar. Araştırmanın kapsamını geliştirerek, üç farklı örneklem grubun (akademisyenler, uygulayıcılar ve kararvericiler) estetik algısını anlamak amacıyla, One-Way ANOVA (Post-Hoc) analizi yapılmıştır. Bu analiz, kararvericilere göre oran, ritim, ölçek, kütle, düzen, hiyerarşi, çeşitlilik ve görsel zenginlik gibi parametrelerin yeni gelişen alanları etkilemediklerini göstermektedir. Akademisyenlere göre ise, boyut ve süreklilik gibi parametrelerin ve ekolojik temelli malzemelerin yeni gelişen alanların estetiği üzerinde etkili değildir. Son olarakta, uygulayıcılar renk uyumun yeni gelişen alanların estetiğine etkili olmadığını düşünmektedir. Ancak, kentsel estetiği en çok etkileyen parametrelerin belirlenmesi tezin diğer temel sorusudur. Parametrelerin yeni gelişen alanların estetiğine farklı derecede ekileri vardır. Bu sorunun yanıtı için SPSS programı kullanarak faktör analizi yapılmıştır.Faktör analiziyle parametreleri ortaya koymak için model geliştirilmiştir.Faktöranalizi yapılarak 8 faktör oluşturulmuştur. Bu faktörler bu şekilde açıklanmaktadır; Birinci faktör, binaların fiziksel ve görsel özelliklerini, aynı zamnda yeni gelişen alanların kentsel kimlik ve silüet özelliklerini içermektedir. Faktörün içerdiği bileşenler dikkate alınarak faktör 'karakter ve kimlik' olarak adlandırılmıştır. Ikinci faktör, genellikle ekolojik ve sürdürülebilir tasarım parametrelerini içermektedir. Faktörün içerdiği bileşenler dikkate alınarak faktör 'yeşil tasarım' olarak adlandırılmıştır. Üçüncü faktör, genellikle parsel özelliklerini ve parametreleri içermektedir. Faktörün içerdiği bileşenler dikkate alınarak faktör 'kimlik ve tasarım arasındaki uyumsuzluk' olarak adlandırılmıştır. Dördüncü faktör, genellikle yol genişliği ve yapı tasarımı arasındaki uyumsuzluk gibi konuları içermektedir. Faktörün içerdiği bileşenler dikkate alınarak faktör 'sürekliliği ve doğal çevreyi koruma eksikliği' olarak adlandırılmıştır. Beşinci faktör, genellikle yüksek binaların özellikleriyle ilgili konuları içermektedir. Faktörün içerdiği bileşenler dikkate alınarak faktör 'yüksek binalar' olarak adlandırılmıştır. Altıncı faktör, genellikle proje ve plan bazlı gelişmeler ile ilgili sorunları içermektedir. Faktörün içerdiği bileşenler dikkate alınarak faktör 'proje bazlı gelişmeye karşı plan bazlı gelişme' olarak adlandırılmıştır. Yedinci faktör, genellikle binaların formlarıyla ilgili sorunları içermektedir. Faktörün içerdiği bileşenler dikkate alınarak faktör 'bina grupları arasındaki form uyumu' olarak adlandırılmıştır. Sekizinci faktör genellikle, binaların iç mekan tasarımıyla ilgili sorunları içermektedir. Faktörün içerdiği bileşenler dikkate alınarak faktör 'yapıların iç tasarımı' olarak adlandırılmıştır. Araştırmanın son aşamasında ise, seçilen faktörlerin doğruluğunu yeni gelişen alanlar üzerinde denemek amacıyla Istanbul'u alan araştırması için seçmiştir. Istanbul'un Beylikdüzü ilçesinde üç farklı gelişen konut alanı seçilip faktörle ile test edilmiştir. Bu üç alan, kapalı site ve toplu konut, tek parsel-tek yapı (bitişik nizam) ve karma gelişen konut alanlarıdır. Faktörleri seçilmiş alanlar üzerinde değerlendirebilmek için her faktöre basit ve objektif olarak değerlendirilebilecek bileşenler verilmiştir. Faktörler için öngörülen bileşenler taker taker yazar tarafından tüm seçilen alanlar üzerinde test edilmiştir. Analizlerin sonucu ise, üç farklı gelişen alanlardaki binaların herhangi bir formal tasarıma sahip olmadığını göstermektedir. Uygulama imar planında öngörülen yapı yoğunluğu tüm alanlar için uygulanmıştır. Ama bu durum yapı tasarımında görsel zenginlik ve çeşitlilik için görünmemektedir. Kapalı site tipinde gelişen alanlar, yeterli yeşil alan tasarımına sahipken diğer alanlar için aynı şey söylenemez. Parsel ve arazi formu farklı gelişen üç alaniçin dikkate alınmıştır fakat aynı zamanda kimlik ve tasarım arasındaki uyumsuzlukta dikkat çekmektedir.Alanlarda doğal çevrenin korunması için önlemler alınmamıştır.Yüksek yapı faktörü kapsamında bitişik ve ikiz bitişik yapı alanında insan ölçeği dikkat çekerken, bu durum kapalı sitelerde ve yüksek yapılarda görülmemektedir. Binaların iç tasarım bileşeni üç farklı gelişen alanların hiç birinde dikkate alınmamaktadır. Son olarak, bu parametreler ve bileşenler dikkate alınarak yeni gelişen alanların estetik tasarımına ulaşmak için check-list önerisi yapılmıştır. Bu check-list tasarımcılara tasarım aşamasında ve kararvericilere karar aşamasında yol gösterici olabldiği düşünülmektedir. Ama unutmamak gerekir ki kentsel tasarım çok parametre ve bileşene bağlıdır ve bu araştırma küçük bir kısmını ele almaktadır.
Concept of the aesthetic in the urban environments had been the subject of urban planning issues in different ways over history. Since the cities are more complex because of their physical, social, economic and political and so on features so, they can be affected by multi-dimensions of these sides. Especially 'competitiveness' for the main reason of attracting capital that considered as indispensable for today's cities caused the concept of aesthetic becomes more important. Identity, local characteristics and aesthetic qualities of the cities are disappearing under the concept of 'competitiveness' that is the production of the neo-liberal policies. In this case, especially mass newly built environments have been affected by these policies and lose their aesthetic qualities. Controlling urban aesthetic, which has been a rising issue in today's all post-industrial countries urban design policies faces some problems and complexities in the planning legal tools. The aesthetics of its own is a complex issue and needs to evaluation beyond the physical characteristics of the cities. At the same time, aesthetic control managing inside the planning legal tools is unclear too. Maybe by ensuring aesthetic control parameters inside the legal source reaching more aesthetic urban environments especially in the newly built environments will be too easy. Accordingly, municipalities and decision makers in the field of urban design and planning as well as who are interested in urban aesthetic issues can be easily governed. This consideration caused the main aim of this thesis. On a more specific level, the thesis aims to analyze urban aesthetics management in newly built environments by selecting Istanbul as a case study. At the same time examines the relationship of put forth parameters, which are derived form an existing body of literature and earlier research results by factor analysing, with legal urban planning tools. Presenting a way of incorporating aesthetic parameters into urban laws and regulations is the next step of this examination. In accordance with the stated aims, five research questions of the thesis concerns, 1) the definition, understanding and analyzing of aesthetic, urban aesthetic in newly built environments and parameters for aesthetic control management, 2) the look for put forth some certain parameters, to search for how and to what extent aesthetic control management is dependent on these parameters,3) the look into the relationship between the concept of aesthetic and legal tools for controlling and managing urban aesthetics in newly built environments, 4) the place of aesthetic control management parameters inside the legal urban planning tools and finally, 5) the importance and suggestion of a check-list for newly built environments which make these environments more aesthetic, identity and raise the aesthetic quality of these areas in future. As an integrated method in order to reach the research questions, three main steps had been involved in this research. Multi-technical of this research is including, 1)creating survey questions, 2) statistical analysis, 3) testing creating factors. As an answer to the first research question after formulating hypothesis vast and comprehensive data collection by literature review had done. Since the literature review in urban design area shows the complexity of aesthetic issues in the case of formally and symbolically, formal aesthetic parameters in the scope of urban design objects had researched in detail. Presented a system of aesthetic control management in the international scope was another way of reaching the fırst question of the thesis. Aesthetic definition in the case of this theses is described as a combination of, good, beautiful or perception of beautiful, nice not bad or ugly. The same as aesthetic, urban aesthetic is described as a combination of urban quality, natural settings, land-use, circulation systems, the built form and public appearance of buildings. These formal parameters had evaluated by three professional groups in the scope of survey research. These groups contained officials, scholars and practitioners who involved in urban design and architecture issues. These groups were from universities urban design, urban planning and architecture departments; urban design, planning and architecture offices; and from municipalities urban design and planning decision-makers. For this part totally 137 questionnaires were selected. They answered the survey questions face to face or by phone or by e-mail. The survey had prepared in two main sections. The first section was included demographical questions in order to learn the characteristics of the sample groups. The second section contained three different parts about specific questions of urban formal aesthetic. Most of these questions were judicial questions that can be defined by physical attributes. This section included three parts that the first part had questions of building and design scale (3 dimensions), the second part had questions of both building and planning scale ( 2 and 3 dimensions) and the last part had questions of planning scale (2 dimensions). One of the major hypothesis of the study is based on the assumption that newly built environments are more affected by the formal aesthetic parameters. Descriptive analysis of the survey revealed cohesion opinion of the samples on the positive effects of physical parameters in building and design scale, both planning and building scale as well as planning scale. In order to improve the research a little more, One-Way ANOVA (Post Hoc) analysis was done too with the aim of understanding aesthetic perception between scholars, practitioners and officials. This analysis was showed that officials disagreed with the affection of parameters like proportion, ratio, rhythm, scale, mass, bulk, order, hierarchy, diversity and visual wealth on urban aesthetic in newly built environments. Scholars disagreed with the effection of parameters like dimension and continuity and ecological based materials on urban aesthetic in newly built environments. Finally, practitioners disagreed with the effection of colour harmony on urban aesthetic in newly built environments. But the question is that which factors and parameters are more affected by urban aesthetics. The factors have varying degrees in built environments. This concern developed a model for revealing factors and parameters with factor analysis by using Spss programme. By the factor analysis, 8 factors had been extracted. These factors details are as follows; the first factor mostly described and contained physical and visual features of the buildings at the same time urban identity and silhouette features of the newly built environments. So, this factor labelled as 'character and identity'. The second factor mostly described and contained issues about ecological and sustainability design. So, this factor labelled as 'green design'. The third factor mostly described and contained issues about plot features. So, this factor labelled as'incompatibility between identity and design'. The fourth factor mostly described and contained issues about building heigh design without taking into account the path's width. So, this factor labelled as 'lack of protection for continuity and the natural environment'. The fifth factor mostly described and contained issues about tall buildings features. So, this factor labelled as 'tall buildings'. The sixth factor mostly described and contained issues about project-based planning. So, this factor labelled as 'plan-based versus project-based development'. The seventh factor mostly described and contained issues about formal harmony within buildings. So, this factor labelled as 'formal harmony between building groups'. The eight-factor mostly described and contained issues about the interior design of the buildings. So, this factor labelled as 'building interior design'. In the final step of the research in order to determine successful or unsuccessful features of these factors testing done on the selected areas from Istanbul's newly built environments. The case study was Beylikdüzü district that three different features of settlements were seen and selected from it. These cases represented mass-housing areas, single plot and single house areas and mixed settlements. The testing process had done with some very basic parameters that gave for each factor. It was important that these parameters can be measured easily for each case studies. All parameters have been checked one by one by the author on these three selected case areas. All tests showed that there did not any categorised in designing the form of the building. General mass that suggested in the detailed local land use plan of the selected area was considered in all cases. But the same thing didn't been seen in the diversity of designing the buildings. Mass housing case area was successful in testing green design and had adequate green areas in general. Considering related parcel's form could be seen in all selected case areas that were under the 'incompatibility between identity and design' factor. There wasn't any natural environment protection inside the cases. Mixed settlements and adjacent area cases were full of human scale buildings in the case of tall buildings factor. Plan-based versus project-based developments was successfully seen in the adjacent area and partly mixes settlements but in some features of them. Formal harmony could be seen generally in almost all cases without any variety between them. Buildings interior design feature did not be seen in the selected case studies. Finally, by considering these parameters, a check-list for newly built environments has been developed. This check-list can give guidance to the designers at the design stage as well as for municipality and officials for the decision-making stage and can orient future research as well. But it's important to keep in mind that urban aesthetic depends on many parameters and factors that this research considered just a small part of them.
Açıklama
Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2019
Theses (Ph.D.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2019
Anahtar kelimeler
Şehir planlama, Şehircilik, Şehirsel tasarım, Urbanization, Urban design
Alıntı