Antıochus Sarayı Ve Roma Mimarisi İçindeki Yeri

thumbnail.default.placeholder
Tarih
Yazarlar
Bayülgen, Batu
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Özet
Antiochus Sarayı, öncelikle daha sonraki bir dönemde Hagia Euphemia kilisesine dönüştürülen ana yapısıyla, Roma mimarisi içinde yonca yaprağı planlı yapıların arasında önemli bir noktada yer almaktadır. Bununla birlikte bu tipoloji çerçevesinde bir değerlendirmeye tabi tutulmuş değildir. Sarayın mimarisinde çeşitli düzeylerde sıradışı oluşumlar göze çarpmaktadır. Bu nedenle saray kompleksini oluşturan yapıların, Roma mimarlığı içinde kökenlerini oluşturabilecek yapılarla ilişkileri irdelenmiş ve olası bağlar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Kompleksin yerleşimi, ana yapı ve portikonun yapısı, özgün olarak nitelenebilecek görünümler ortaya koymaktadır. Kökenleri M.S. 1. yy.’a uzanan octaconchus ve hexaconchus’lara dayanan, ama özellikle Roma’daki Minerva Medica ile önemli bir paralellik gösteren ana yapı, Roma mimarlığı içinde seyrek görülen altıgen şemasıyla önemli bir yere sahiptir. Saray mimarisiyle ilgili daha önceki çalışmalarda kısmi olarak ele alınmış olan portikonun, bu çalışmalarda ortaya koyulan rekonstrüktif önerilerden daha karmaşık bir görünüme sahip olduğu açıktır. Bu yapıyla ilgili arkeolojik veriler sınırlı olsa da sunulan restitüsyon önerisi ile özgün yapısı ortaya koyulmaktadır. Sonuç olarak, Antiochus Sarayı, özellikle Roma’daki Domus Augustana’nın dinamik mimarisi ve kurgusunu geç antik çağın yenilikçi yaklaşımıyla zenginleştirerek yansıttığı görünümüyle Roma saray konseptinin yeni başkentte bulduğu karşılığın en belirgin kanıtlarından biri olduğunu göstermektedir.
The palace of Antiochus has a significant importance among the multi-lobed buildings of the Roman architecture due to its main body that was later transformed into the church of Hagia Euphemia. However, it has not been considered among this typology. Certain unconventional styles are observed on the architecture of the palace. Therefore, the relationship between the structures that form the palace complex and the structures that might constitute their roots in the Roman architecture has been investigated and possible links have been attempted to be revealed. The layout of the complex, the main structure and the portico, reveal an outlook that might be considered original. The main structure of which roots are based on octaconchus and hexaconchus buildings date as early as 1.th century A.D., but also presenting striking resemblance to the Minerva Medica at Rome, has a significant importance with its hexagonal formation that is seldom seen in the context of the Roman architecture. The portico, partially investigated in previous works in relation to the palace architecture, apparently has a more complex view than the reconstructive proposals set by these works. Although the archeological data is limited, the reconstruction proposal that is presented, reveals its original structure. Consequently, the Antiochus Palace, with its view that reflects the dynamic architecture of the Domus Augustana in Rome with the innovative approach of the late antiquity, emerges as one of the prime evidences of the Roman palace concept that finds its reflection in the new capital.
Açıklama
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2005
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2005
Anahtar kelimeler
Erken Bizans Mimarisi, Antiochus Sarayı, Yonca yaprağı planlama, Yarım dairesel portiko, Early Byzantine Architecture, Antiochus Palace, Multi-Lobed planning, Semi-Circular portico
Alıntı