Meydan

dc.contributor.advisor Erdem, Arzu tr_TR
dc.contributor.author Göktaş, Sevince Bayrak tr_TR
dc.contributor.authorID 502082027 tr_TR
dc.contributor.department Mimarlık tr_TR
dc.contributor.department Architecture en_US
dc.date 2015 tr_TR
dc.date.accessioned 2017-04-18T08:19:45Z
dc.date.available 2017-04-18T08:19:45Z
dc.date.issued 2015-01-20 tr_TR
dc.description Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2015 tr_TR
dc.description Thesis (PhD) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2015 en_US
dc.description.abstract Bu tez, bir kent tarihinde kendine yer bulması zor olan bir takım olayları, kişileri, durumları ve bunların aralarındaki ilişkileri ortaya sererek, onların -görünürdekinden farklı olarak- kentleşmeyi ve kentle ilgili tartışmaları nasıl etkilediğini keşfetmek amacıyla yapılmış bir çalışma. Çalışmanın çıkış noktası, kentin içiçe geçmiş bir hikayeler ağı olması ve bu hikayelerin her seferinde anlatıcısına ve dinleyicisine göre değişiyor olmasıdır. Tezin çalışma alanı Beyazıt Meydanı’dır, ancak ortaya çıkan metin Beyazıt Meydanı’ndan çok daha geniş kapsamlı bir tartışmanın önünü açar ve Türkiye’de kamusal alana dair yaklaşım ve durumları açığa serer. 1960’ların sonuna kadar hem gündelik hayatın hem de kentleşme ile ilgili tartışmaların merkezinde yer alan bu alanın, bugün artık üzerinde pek durulmuyor olması ve meydanın tarihinin genel olarak Türkiye’deki kentsel alanlara dair yapılagelmiş tartışmaları içeriyor olması, bu meydanın çalışma alanı olarak seçilmesinin sebeplerindendir. Çalışmanın yöntemini belirleyen üç temel yaklaşım vardır. Birincisi, yapılan arşiv araştırmasının yorumlanıp kurgulanması için, başka bir kent anlatısının, Delirious New York’un yazarının yöntemini ödünç almak: Hayalet yazarlık yoluyla, kent tarihinde kaydedilmemiş, üzerine düşünülmemiş, ifade edilmemiş olanın açığa çıkmasını sağlamak. Hayalet yazar, aslında hayatlarını yaşarken gözlem yapma fırsatı olmayan ünlüler için, onların  yerine olup bitenleri kaydeden ve ifade eden kişiye verilen ad; Rem Koolhaas Manhattan’ın hayalet yazarı olduğunu söylediği eserinde, büyük bir kent için küçük şeyler üzerinden bir manifesto inşa ediyor. Çalışmayı biçimlendiren ikinci yaklaşım da burada ortaya çıkıyor: Küçük, gündelik, sıradan ve önemsiz olanın büyük anlatıların inşa edilmesindeki rolü. Bu tarif, Koolhaas’ın da ilham kaynağı olan Barthes ve onun özellikle Çağdaş Söylenler’i yazarken kullandığı yöntemi işaret ediyor ve bu tezin yöntemini de doğrudan etkiliyor. İkinci yaklaşım arşiv araştırması sonucunda çıkan malzemenin metnin içindeki rolüne dayanır. Bu araştırma, mimarların kişisel arşivlerinden, gazetelerdeki köşe yazıları ve okur mektuplarına, resmi belgelerden, şahsi dilekçelere her türlü yazılı ve görsel malzemeye eşit ilgi gösterilen kapsamlı bir literatür taramasını içerir.  Üçüncüsü ise, tezin kurgusu ile ilgili. Herhangi bir kent tarihindeki gibi kronolojik bir kurgu yerine, farklı dönemlerde ve ideolojilerdeki söylem ve icraatların arasındaki, daha önce kurulmamış ilişkiler ağı bu tezin kurgusunu oluşturur. Kurgu, üç kavram etrafında şekillenir. Bu kavramlar -büyüklük, boşlukve müellif- aynı zamanda tezin bölümlerini de oluşturur. Birinci bölüm, büyüklük kavramı üzerinedir ancak kavram yalnızca niceliksel olarak ele alınmamıştır. Bu bölümde kamusal alan tartışmalarında küçük, tekil, bireysel ve gündelik olandan uzaklaşılıp, resmi, toplu, anıtsal, yüce ve militer olanın önemsenmesi ve yüceltilmesine dair tutumun açığa çıkarılması amaçlanır. İkinci bölüm “Boşluk”, genel olarak kamusal alanın şimdiki zamandaki haliyle olan meselemizi açığa çıkarır. Geçmiş, yitip gittiği için sevimli ve kıymetli olup özlenirken; gelecek ise umut vaadettiği için el üstünde tutulurken, kamusal alanın şimdiki zamandaki hali bir memnuniyetsizliğin, tahammülsüzlüğün, bitmek bilmeyen bir arayışın kaynağıdır. Bu arayışın yanıtı her nasılsa, çoğu zaman boşluk olmuştur; farklı dönemlerdeki ve ideolojilerdeki idarecilerin ortak hevesi boşluktur.  Onların meydanı boşaltma çabalarının ve mimar ve plancıların yeniden doldurmak için yaptığı tasarımların ve ikisi arasındaki gerilimin incelendiği bu bölümde, yalnızca meydan değil, genel olarak kentsel alanların biçimlenmesinde boşaltma eyleminin katkısı incelenir. Üçüncü bölümde ise bir kamusal alan üzerinden mimarların birbiriyle, toplumla, bürokrasiyle ve kentle olan ilişkileri incelenir. Beyazıt Meydanı için proje yapmış Sedad Hakkı Eldem ve Turgut Cansever başta olmak üzere, mimarlar, projeleri ve söylemleri bu bölümün içeriğini oluşturur. Müelliflerin mesleki pratikleri kadar, kişisel yönlerinin de ele alındığı bu bölümde, ardı ardına yarım kalan meydan projelerinin arkasında yatan süreçlerde mimarların rolü tartışılır. Çalışmanın sonucunda tezin kurgusunu oluşturan argüman sınanmış olur: Farklı ideolojilere ait kutuplaşmalardan mütevellit gibi görünen kamusal alan tartışmalarının görünenin aksine, en azından Beyazıt Meydanı örneğinde, kenti biçimlendirmeye çalışan anlayışların, fikirler ortak olmasa da, çok benzer olduğu ortaya çıkar. Bu anlayışların ortak noktaları, büyüklük ve boşluğa dair yaklaşımlarıdır. Son tahlilde, kağıt üzerindeki tartışmalarda güdük ve sessiz kalan gündelik hayat ve kamusal alan, pratikte büyüklük ve boşluğa karşı gösterdikleri dirençle büyür ve gelişir. tr_TR
dc.description.abstract This thesis attempts to reveal the relationship between the city and insignificant events, people and situations that can hardly be part of a theoretical study about urban history, like ordinary details of daily life or frivolous parts of personal archives, in other words the usual experience of individuals. The study aims to uncoverinvisible links between these subjects and their effects on the transformation of public space. Hence, the starting point becomes a web of tangled stories on the city where each and every story is rewritten on the subjective experience of the reader and the narrator. Squares and their perception in Turkey, is the main theme of the thesis. However, the discussion led by this study is far beyond the square itself; it is about public space, and how the public space is perceived, imagined and designed.  The narrative explores the case of Beyazıt Square.The square was one of the most important squares until 70s, when it suddenly shifted its roleto Taksim Square after being under constructionfor almost ten years. It was the center of city life until late 60s and a hot topic for urban discussions during its reconstruction period.Moreover, the history of urban discussions about this square not only reveals specificthemes about the square itself, but also uncovers a wider perspective about the urban issues in Turkish cities, in general.  The material that provide the content of this study is collected by an extensive archival research focused on a wide range, from reader letters to newspaper articles and formal documents to personal archives. Although it mainly focuses on the post-Republic era from 1923 until the construction ends in mid-sixties, there are quite a few visual materials belonging to scattered dates of Ottoman era.  There are three aspects of the method of this study. The first one borrows the method of another urban narrative, Delirious New York. The author, Rem Koolhaas, proposes to bethe ghostwriter of the metropolis, in his case, Manhattan. He writes and records for the metropolis, like ghostwriterswho do the samefor thecelebrities.By doing that,he reconstructs a manifesto of a metropolis by small, simple and daily things. This is the second aspect of the method, to look carefully on every single material found during the archive research regardless of its importance.This part of the method is highly influenced by French intellectual Roland Barthes and its work Mythologies which is also addressed by Koolhaas as the inspiration for Delirious New York. The third aspect of the method refers to the structure of the thesis. Rather than a chronological structure, generally encountered in urban history studies, the network of relations between various ideologies in different periods, and their discourses and operations form the structure of the thesis.There are three notions that shape the structure: bigness, blank, author. These notions are also the concepts that formand name the three chapters of the thesis. The first chapter looks at bigness as a major concept that is not only regarded as a quantity but also as a qualitative notion. This chapter reveals how the small, daily and simple things are underrated while the supreme, formal, monumental and military things are highlighted during the urban discussions. This chapter is composed of five sections, such as scale, program, invisibles, untouchables and the ridiculous desire of bigness.  In the Scale, the quantitative aspects of desire for bigness is discussed. The squares in mainly west European cities, such as Paris, Vienna, are subject to comparison with the ones in Turkey. In the Program, the definitions of what to do in a square and what not to do are explored to discuss the program of the square. Daily activities, military celebrations, and the corteges during the national holidays are the options that can take place in the square, the pressure of being a formal place dominates the discussions of program. The chapter Invisible,is about the design process of the monument for the Beyazıt Square, where “the big” monument imagined can never be constructed. In the Untouchables, the story of the University entrance building which still exists, is explored while the approach of architects involved in the square project to this building is compared. In the Ridiculous Desire for Bigness, the unique discussion where this concealed desire is revealed between two architects, Sedad Hakkı Eldem and Turgut Cansever and their design approach to bigness is discussed.  The second chapter “Blank” exposes our position towards the public space in the present tense. Present tense is often a reflection of the discontent of existing public space and general response to this dissatisfaction becomes evacuation. The tension between the architects or planners who design to refill the square and the governors who constantly search for means to evacuate it, is one of the main aspects that shape the public realm. There are five topics in this chapter such as avoiding the present tense, pool, slope, desolate monuments and strata.Avoiding the present tense is the part where the issues about the the existing square and the eternal idea of demolishing it is discussed. In the Pool, the story of Beyazıt pool which was in the square between 1926 and 1956 and its reflections in the public realm is examined. The Slope, is the chapter where the topography of the square and how it is ignored for years is revealed. In the Desolate Monuments, the idea and action of demolishing the existing texture of the city -composed of buildings- are discussed. The Strata uncovers the fact that, to reach the desired blank areas in the city, the layers of buildings should disappear. As soon as the “blank” is obtained,the ideas to fill in that space emerge. Even the most conservative ideologies, choose to demolish the existing instead of preserving it, to erect their own objects to be preserved. the new buildings are designed and there exists a constant loop of demolishing and constructing in the public space. When the “blank” is finallyobtained, new ways of filling it suddenly appear.  The third chapter, Author, investigates the relationship of architects with each other, with society and the city, anduncovers their struggle with bureaucracy. Two of the most prominent architects of Republican Era, Sedad Hakkı Eldem and Turgut Cansever who designed projects for the square are the major figures in this chapter, whereas other architects involved in the story of the square are also investigated. These investigations reveal the facts why every project proposed for the square had to be canceled at some point.  This chapter includes four sub-chapters about foreign architects working for Beyazıt Square, star architects of 60s, the critic, and visible reasons of the never-ending construction of the square. In the Two Foreigners, the German architect Högg and Italian architect Piccinato and their role in the design of Beyazıt Square is addressed while the general opinion of Turkish architects about foreigners working in Turkey is also mentioned. In the Star, two renowned Turkish architects involved with the square, Sedad Hakkı Eldem and Turgut Cansever, and how they became a star in the 60s are investigated. The critic is the chapter where the relationship between architects and their works, and how they criticize each other are examined. The last chapter of this part, Reason is about the reasons that lie beneath the reconstruction decade. Throughout the study, where the footprints of bigness and blank discussed in the foreground, the discussion on the formation of the “public space” notion in the Turkish context occupies the background. Yet, there exists a tendency to defend everyday practice that evolves around small thingsinstead of bigness and blank. Though there are very few of them, the people who advocate a diverse approach to public space, are the ones who profoundly shape the future of it. They suggest an alternative way to comprehend squares, as the reflector of daily life.  The argument that forms the structure and the content of the study is tested in the results section: Unlike the urban discussions led by political polarization, the mindset which tries to form the city, regardless of the ideology, is similar even if it is operated by different people.The conservatives who admire demolishing, and the liberals who are afraid of “the new”, have similar approaches for designing the city.The common ground of these mindsets of different eras turn out to be the fact thatthey conceive bigness and blank in the city in a surprisingly similar pattern.Suggesting military, formal, monumental, sublime instead of small, daily, unimportant, frivolous, they do follow parallel roots when it comes to build public space. en_US
dc.description.degree Doktora tr_TR
dc.description.degree PhD en_US
dc.identifier.uri http://hdl.handle.net/11527/14095
dc.publisher Fen Bilimleri Enstitüsü tr_TR
dc.publisher Institute of Science And Technology en_US
dc.rights İTÜ tezleri telif hakkı ile korunmaktadır. Bunlar, bu kaynak üzerinden herhangi bir amaçla görüntülenebilir, ancak yazılı izin alınmadan herhangi bir biçimde yeniden oluşturulması veya dağıtılması yasaklanmıştır. tr_TR
dc.rights İTÜ theses are protected by copyright. They may be viewed from this source for any purpose, but reproduction or distribution in any format is prohibited without written permission. en_US
dc.subject Delirious New York tr_TR
dc.subject Meydan tr_TR
dc.subject Kamusal Alan tr_TR
dc.subject Beyazıt Meydanı tr_TR
dc.subject Kentleşme tr_TR
dc.subject Büyüklük tr_TR
dc.subject Boşluk tr_TR
dc.subject Turgut Cansever tr_TR
dc.subject Sedad Hakkı Eldem. tr_TR
dc.subject Delirious New York en_US
dc.subject Beyazıt Square en_US
dc.subject Urbanization en_US
dc.subject Bigness en_US
dc.subject Blank en_US
dc.subject Turgut Cansever en_US
dc.subject Sedad Hakkı Eldem en_US
dc.subject Public Space en_US
dc.subject Square. en_US
dc.title Meydan tr_TR
dc.title.alternative The Square en_US
dc.type Thesis en_US
dc.type Tez tr_TR
Dosyalar
Lisanslı seri
Şimdi gösteriliyor 1 - 1 / 1
thumbnail.default.placeholder
Ad:
license.txt
Boyut:
3.14 KB
Format:
Plain Text
Açıklama