Mekansal Bilişim: Mekan Dizim Yönteminin Beyazit, Istanbul Kapsamında Uygulanması

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2015-02-26
Yazarlar
Malek, Samira
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Özet
Kentlerin tasarımı, kentleri nasıl algıladığımıza bağlıdır. Bu bakımdan, kentsel tasarımda çok önemli rol oynayan bir konu olan kentsel mekânlara bilişsel yaklaşım üzerine odaklanılması gereklidir ve şüphesiz ki mekânsal algıyı etkileyen faktörlerin belirlenmesi de büyük önem taşımaktadır. Bu bakış açısıyla yaklaşıldığında, bu tez çalışması İstanbul Tarihi Yarımadasinda Beyazıt bolgesi için kullanıcıların alana ve kentsel mekânın yapısına dair biliş haritalarını sunmakta ve Beyazıt bölgenin sentaktik değerleriyle ilişkili olarak bölgedeki mekânsal biliş konusunu irdelemektedir.  Bu tez çalışmasında belirtilen soruları cevaplandırmak amaçlandırılmış: • Beyazit alanında kulanıcıların mekana dair bilişsel gösterimi nedir? • Beyzit alanın sentaktik değerleri , alanın algilanmasiyla bir ilişkisi var mi? Tez çalışmasının amaçlarını gerçekleştirmek üzere bilişsel haritalamadan ve mekân dizimi (space syntax) analizlerinden oluşan iki çeşit çalışma yapılmıştır. Bu çalışmaların sonuçları sırasıyla sübjektif ve objektif bakış açılarıyla değerlendirilerek sonuçlara ulaşılmıştır. Bilişsel haritalama sürecinde krokilerden(sketch map)  yararlanılmıştır ve krokilerin analizinden çıkan sonuçları desteklemek amacıyla bilişsel haritalama tekniklerinden biri olan farkındalık görevi (recognition test) kullanılmıştır. Diğer taraftan, bölgenin mekânsal yapısı mekân dizimi yöntemi kullanılarak analiz edilmiş ve bütünleşme (integration), bağlılık (connectivity) ve okunabilirlik (intelligibility) nitelikleri aracılığıyla sentaktik olarak ifade edilmiştir. Biliş ve mekân dizimi yaklaşımları kullanılarak elde edilen bulguların karşılaştırılması, mekândaki sentaktik değerlerle bilişsel temsiller arasında bir ilişki olup olmadığının tespit edilmesini sağlamıştır. Sonuç olarak, yapılan korelasyonlar, bilişsel temsillerle mekânsal yapı arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermiştir.  Bu bağlamda, bu tez çalışması biliş ve mekân dizimi yaklaşımlarına dikkat çekmektedir ve tezdeki her bölüm bu yaklaşımlarla ilgili konulardan, biliş konusundaki mekânsal bilişin tanımını da kapsayan tartışmalardan yararlanmaktadır. Mekânsal biliş, zaman zaman, insanların çevreleri hakkındaki farkındalıkları, izlenimleri, bilgileri, görüntüleri ve inançlarını ifade eden çevresel biliş kavramının bir alt kümesi olarak görülmüştür.  Çevresel biliş; fiziki çevredeki konumlar, mesafeler ve düzenlerle ilgili bilgileri nasıl elde ettiğimiz, nasıl depoladığımız ve nasıl hatırladığımızla ilgilenmektedir. Algı, bilişle ilgili çalışmalarda kullanılan başka bir kavramdır ve çoğu zaman insanların kendilerini çevreleyen fiziki çevreyi anlama, yorumlama ve değerlendirme yeteneklerini ifade etmek üzere çevresel biliş kavramı yerine kullanılmaktadır. Çevresel algı daha çok ‘duyularla edinilen bilgilerle’ (sensory information) ilişkiliyken çevresel biliş veya algı ‘anılarla ilgili bilgiler’(memory information) olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, biliş algıdan daha düşünsel bir kavramdır. Biliş haritası ise etrafımızdaki dünyanın deneyimler, doğrudan ve dolaylı öğrenilen bilgiler ve bilgilerin bütünleştirilmesi ve işlenmesi sonucunda oluşturulan zihinsel bir temsili olarak açıklanabilen başka bir kavramdır. Farklı disiplinlerdeki araştırmacılar biliş haritaları yerine zihinsel harita, zihinsel imaj ve zihinsel resim gibi farklı terimler kullanmaktadır. Buna rağmen, zihinsel imajla ilgili tartışmaların tümünün ortak noktası, zihinsel imajın düşüncenin bir yan ürünü olduğu ve bilişin önemli bir bileşenini oluşturduğudur.  Kevin Lynch’in zihinsel imajlarla ilgili ortaya attığı fikirler, zihinsel imajın çevreyi algılama sürecinde ortaya konduğunu belirtmektedir; Lynch bunu okunabilirlik olarak adlandırmıştır. Lynch kentin okunabilirliğini biliş haritaları kullanarak incelemiştir ve okunabilir bir mekânı oluşturan beş fiziksel öğenin (yollar, nirengi noktaları, bölgeler, düğümler, sınırlar) olduğu sonucuna ulaşmıştır. Biliş haritalarının kavranması için çeşitli teknikler bulunmaktadır ve Lynch tarafından geliştirilen kroki çizimi de bu tekniklerden biridir. Bu çalışmada kullanılan bir diğer yaklaşım ise mekân dizimi yöntemidir. Mekan dizimi (space syntax) yöntemi mekansal dokuları farklı ölçeklerde, binadan kentsel mekana kadar inceleme fırsatı veriyor. Mekan dizimi yaklaşımı mekânsal ve sosyal yapı arasındaki karşlıklı etkileşiminden bahsetmektedir. Mekansal özellikler matematiksel olarak çevriliyor ve bu mekanlar nasıl insanların sosyel aktivitelerini etkileyeceğı belirtiliyor. Mekân dizimi yöntemiyle ilgili teorinin ve ilgili konuların incelenmesi bu araştırma için bir başlangıç noktası teşkil etmiştir. Bu bölümde; mekânsal yapı kavramı tartışılmış, mekânsal yapı diğer ilişkiler de göz önünde bulundurularak mekânsal ilişkiler olarak tanımlanmış ve mekân dizimi yönteminden faydalanılarak uygulamaya yönelik bir çalışmanın geliştirilmesi amacıyla kentsel yapıdaki sentaktik özelliklerin tanımları incelenmiştir. Bir sonraki bölümde ise mekân dizimi ile biliş arasındaki ilişki irdelenmiş ve bu iki yaklaşım arasındaki ortak noktaları (örneğin, kentleri ve okunabilirliklerini anlamak için bilişsel bakış açısıyla okunabilirlik (readability) ve mekân dizimi yöntemindeki okunabilirlik (legibility) kavramlarının kullanılması) bulmak amacıyla konu üzerinde daha önce yapılmış çalışmalar incelenmiştir. Son olarak, veri toplama ve analizi için izlenen yöntem açıklanmıştır.  Biliş haritalarından çıkarılan sonuçlar korelasyon yapılabilmesi için sayısal verilere dönüştürülmüştür. Bu amaça ulaşmak için haritadan çıkarılan verileri sayısal verilere donuşturmak uzere sıralı bir olçek kulanılmıştır. Bunun için tüm haritada çizilmiş yollar ve mekanlar kodlama sistemiyle sayısallaştırılmş; şoyleki tüm çizilen yollar gerçek haritadaki yollarla karşılaştırarak doğru çizilmiş olanlara üç puan, kısmen doğru çizilmişlere iki puan, yanlış çizilmişse bir puan ve hiç çizilmemişse sıfır puan verilmiştir. Doğruluk düzeyi ise yolların şekil, yön ve uzunluklarına göre belirlenmiştir. Böylece elde edilen sonuçlar üst üste konularak alandaki biliş haritası elde edilmiştir.  Bilişsel haritalama çalışmasından ve mekân dizimi yöntemiyle elde edilen skorlar karşılaştırılarak aksların bilişsel haritalardaki skorlarıyla sentaktik değerleri arasındaki ilişki tespit edilmiş ve tez çalışmasının temel araştırma sorularına yanıtlar aranmıştır. Mekân dizimi yöntemiyle yapılan analizler ışığında bu tez çalışmasında Beyazıt kent parçasındaki mekânsal yapı ile kullanıcıların algıları arasında pozitif bir korelasyon olduğu tespit edilmiş ve mekânların sentaktik değerlerine göre hatırlanabilirlik derecesinin tahmin edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Designing cities depends upon how we conceived cites, in this regard focusing on the cognitive approach of urban spaces, which has an essential role in urban design, is necessary and undoubtedly determining factors that influence spatial cognition are important too. In this point of view this study preliminary illustrated the cognitive map of people about the area and spatial configuration of urban space through the case study of Beyazit area settled in the historical part of Istanbul. The aim is finding the answers of these questions: • What is the cognitive representation of people about Beyazit area? • Whether the syntactical properties of the area have a role in predicting the level of perceiving and memorability of the spaces or not? This study investigated spatial cognition of Beyazit area in association with syntactical attributes of it. In order to achieve the objectives, two research studies, cognitive mapping and space syntax analyzing, were performed in this study. Research findings were obtained by investigating the results from subjective and objective perspectives respectively.  In the cognitive mapping process the technique of sketch mapping was utilized and additionally recognition task which is one of the cognitive mapping technique was done in order to underpin the results drew from analyzing the sketch maps. Also the spatial configuration of the area was analyzed through space syntax method and described syntactically by three spatial properties of integration, connectivity and intelligibility. Comparison of the findings drew from cognition and space syntax approaches enabled determination of whether the syntactical attributes of space are in association with cognitive representations or not. Overall, the results of the correlational study indicated that there is a positive association between cognitive representation and spatial configuration.  In this context this thesis directs attentions to the cognition and space syntax approaches. Every chapter draws on issues relevant to these approaches, arguments about cognition started by defining of the spatial cognition. It refers to the knowledge, which is related to the thought process; these processes of gaining knowledge include, acquisition, storage, retrieval, manipulation and use of information gathered from the environment. According to Moore (1976), Spatial cognition sometimes has being seen as a subset of environmental cognition, which refers to the awareness, impressions, information, images, and beliefs that people have about the environments. Environmental cognition concerns the way we acquire, organize, store, and recall information about locations, distances, and arrangements in the physical environment. Perception is another term, which is common in cognitive studies and is often being used instead of environmental cognition to indicate the ability of human to comprehend, interpret, and evaluate the physical world that surrounds us. As Passini (1984), stated environmental perception is more related to ‘sensory information’, whereas environment cognition or recognition is considered, as ‘memory information’ therefore it can be stated that cognition is more intellectual than perception. Cognitive map is another notion, which is explicated as a mental representation of the world around us resulting from experience, direct and indirect learning, and knowledge integration and processing. In reality, researchers in different fields may use different terms such as mental maps, mental image, and mental pictures, which have the same meaning as cognitive maps. Nonetheless many different arguments point to the mental image, all of them have common idea that mental image is a by-product of thinking and it is an important component of cognition.  Lynch’s arguments about mental image points to this fact that mental image is formed in the process of perceiving environment, he named it as legibility. Lynch (1960), examined legibility of the city use of mental maps; he found that there are five physical elements (paths, landmarks, districts, nodes, edges), which have important role in creating legible place. There is variety of techniques to apprehend the cognitive map which sketch mapping is one which is developed by Lynch. Another approach, which was utilized in this study, is space syntax. The review of the theory on space syntax and the relevant issues provides an essential starting point for the research, this session discussed about the term of spatial configuration, defined it as spatial relations taking into account other relations, further more in order to generate a field for a practical study through space syntax methodology, it investigate the explanation of syntactical properties of the urban layout.  The chapter that follows take up with exploring relation between space syntax and cognition and reviewing previous studies about this issue in order to find the common area for these two approaches; for example understanding and readably of the cites were argued by noted the term of legibility from cognition perspective and intelligibility form space syntax perspective. Finally in the last chapter the whole procedure for dealing with data collection and analyzing them was explained. The results drew from inferring the cognitive maps were inverted to the quantitative data in order to execute correlational study. The comparison of the scores obtained from cognitive mapping and space syntax analyses enabled the determination the relationship between the routes’ scores from cognitive mapping and their syntactic values in the present map, which are the base research issues.  In the light of formal measures derived from space syntax, the research findings recapitulate that there is a positive correlation between spatial configuration of Beyazit urban area with the degree of memorability of spaces, and it would be possible to predict the degree of memorability of the spaces according to their syntactic values.
Açıklama
(Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2015
(M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2015
Anahtar kelimeler
Bilişim, Mekan Dizimi, Beyazit, Cognition, Space Syntax, Beyazit
Alıntı