İstanbul-zeytinburnu’nda Ulusötesi Kentleşme Aktörleri Olarak Türk Kökenli Göçmenler

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2012-04-27
Yazarlar
Çakırer, Yasemin
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Özet
Ulus devlet sınırlarını aşan para, mal ve insan akışı, son yıllarda çok çeşitlilik kazanmış, hızını oldukça artırmış ve mevcut kavramlarla ve kuramlarla bu göç akımlarını açıklamak zor hale gelmiştir. . Ulusötesi sosyal alanlar, ulusötesi göç ve ulusötesi kentleşme gibi kavramlar, son dönem göç hareketlerini çeşitli düzeylerde ele alıp değerlendirmek üzere kullanılmakta olan güncel kavramlardır. Son 15-20 yıldır uluslararası göç yazınında yeni göç akımının yapısı, göç süreçleri ve göçün sosyal, politik, ekonomik ve fiziksel mekana etkileri sıklıkla tartışılmaktadır. Uluslararası göçü irdeleyen kuramlara bakıldığında ise, göçün parçacıl ve farklı açılardan açılardan ele alındığı görülmektedir. Kimi kuramlar ekonomik sistemler üzerinden, ekonomik kaygılara yönelik göçü irdelerken, kimi kuramlar ise göç kararını kimin aldığı noktasından (birey ya da aile) hareket ederek göçü toplumsal açıdan ele almaktadır. Bazı kuramlar da, göç konusunun karmaşıklığına vurgu yaparak daha genelleyici, daha bütünsel ve üst politik sistemlerden alt toplumsal katmanlara olan etkilere uzanacak şekilde göçü kavramsallaştırmaktadır. Ulusötesi sosyal alanlar, ulusötesi göç ve ulusötesi kentleşme kuramları da son grup kuramlarda yer almaktadır. Son dönem göç hareketlerini çeşitli düzeylerde ele alıp değerlendirmek üzerine ortaya çıkmışlardır. Uluslararası göç tartışmalarında, göç profiline baktığımızda, Türkiye’nin ya göç veren veya transit göç geçiş ülkesi olarak ya da son dönemlerde artan bir şekilde göç alan ülke olarak anıldığı görülmektedir.Türkiye’nin göç profili 1950-1980 arasında Avrupa ülkeleriyle yapılan ikili işgücü anlaşmaları yoluyla gönderdiği göçten dolayı, göç veren kaynak ülke olarak ele alınmakta iken, 1990’lardan itibaren yasadışı, transit ve düzensiz göç rotasında transit göç ülkesi olarak adından söz edilmiştir. 2000’lerden sonra ise, transit geçişlerin zorlaşması ve göçmenlerin kalış sürelerinin uzaması nedeniyle artık hedef ülke olduğu tartışılmaya başlanmıştır. Ancak, Türkiye zaten 19.yy sonlarından itibaren Balkan ülkelerinden gelen Türk kökenlilerin göçü için (1990’lara kadar süren) hep hedef ülke konumundadır. 1950’lerden itibaren günümüze kadar Türkiye hep göç alan bir ülke olarak, Asya ve Orta Asya’dan gelen Türk kökenlilerin göçü için hedef ülke konumundadır. Bu araştırma, ulusötesi göç akımlarıyla birlikte gelişen ulusötesi sosyal alanları ve ulusötesi kentleşme dinamiklerini, Türkiye de en iyi gözlemlenebilecek İstanbul kentinde, yerel ölçekte ise Zeytinburnu bölgesi örneğinde incelemek üzerinedir. Araştırma, öncelikle üst ölçekten başlayarak dünyada ve Avrupada uluslararası göç hareketliliğini betimlemekte, bu hareketliliğe bağlı olarak üretilen uluslararası politikaları ve uluslararası göç kuramlarını ayrıntılı incelemektedir. Daha sonra Türkiye’ye yönelen uluslar arası göçün yapısına ve çeşitlerine değinilmekte ve göç konusunda AB’ye uyum politikaları çerçevesinde gelişmekte olan yasal ve kurumsal çerçeve incelenmektedir. Göç ve göçmene dair çeşitli istatistiki veriler sunulduktan sonra, göçmenlerin yoğun olarak yerleştiği kent olan İstanbul kentinin göç profili, nicel veriler ışığında incelenmektedir. Son 30 yıldır İstanbul kentinde belirginleşmeye başlayan yurtdışından gelen göçmen nüfusunun genel profili çizilerek, göçmenlerin yoğunlukta bulunduğu üç ana bölgede (Fatih (Eminönü), Beyoğlu (Taksim) ve Zeytinburnu) yapılan pilot araştırmaların kısa sonuçları verilmektedir. Yerel ölçekte incelenen bu bölgelerden Zeytinburnu bölgesi öne çıkan bazı özellikleriyle alan araştırması yapılacak bölge olarak seçilmiştir. Alan araştırması kısmında, Zeytinbunu ilçesinin sosyal, demografik, tarihi ve mekansal açıdan profilinin sunulmasının ardından, bölgeye yurtdışından gelen göçmen nüfusa dair nicel veriler saptanmıştır. Zeytinburnu ilçesi, kent merkezini oluşturan ve içerisinde son dönem göçten en çok etkilenen beş mahalle (Gökalp, Nuripaşa, Sümer, Yenidoğan ve Yeşiltepe) alan araştırması örneklem çerçevesini oluşturmuştur. Bu bölge, iki önemli Türk kökenli göçmen grubunu içerisinde barındırmaktadır; biri 1950’li yıllardan itibaren Türkiye’ye gelen Doğu Türkistan (Çin Halk Cumhuriyeti Şincan Özerk Bölgesi) Uygur ve Kazak halkı ve diğeri 1980’lerden bu yana Afganistan’dan gelen Türk kökenli Özbek, Türkmen, Kazak ve diğer göçmen gruplarıdır. Bu göçmen grupları, farklı siyasi iktidar dönemlerinde ülkemize resmi kanalarla iskanlı göçmen olarak kabul edilen öncü göçmenlerden ve öncü göçmenlerin ulusötesi sosyal ağları yardımıyla zincirleme göçle gelen diğer göçmenlerden oluşmaktadır. Göçmenler, yasal, yasadışı, oturma izni olan ve olmayan şeklinde çeşitli kategorilerde bölgede yaşamaktadırlar. Göçmen gruplarının sosyal ağ ve gruplar arası bağları göçmenlerin çıkış ülkelerinde Zeytinburnu ilçesini İstanbul kentinden daha çok bilinir kılmıştır. İlçe yerel yönetiminde de etkin rol oynayan ülke vatandaşı olmuş olan göçmen grupları ulusötesi politik, sosyal ve kültürel alan oluşturmaya dönük aktif ulusötesi faaliyetler içerisindedirler. Bu ulusötesi aktivitelerin fiziksel mekana yansımalarını bulmak bu araştırmanın en önemli aşamasını oluşturmuştur. Alan araştırmasında nitel araştırma yöntemlerinden “Grounded teori” yöntemi benimsenmiş ve yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yoluyla göçmenlerden veriler elde edilmiştir. Görüşmeler “Doğrudan içerik analizi” yapılarak değerlendirilmiş ve göçmenlerin yerelötesi yaşam stratejileri ve ulusötesi ağlarına yönelik veriler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmada, ulusötesi göçmenlerin sosyal ağları, ulusötesi ağları ve davranışları bakımından ulusötesi kentleşmeye etkileri, özgün bir örnek olarak Zeytinburnu bölgesi yerel ölçeğinde Türk kökenli iki göçmen grup üzerinden irdelenmiş ve ulusötesi kentleşme dinamikleri içerisinde göçmenlerin aktif rolleri tartışmaya açılmıştır.
The flow of money, goods and people exceeding the boundaries of national state has recently been more various and speedius; therefore the available concepts are not adequate to explain these flows. Within the concept of international immigration in the last 15-20 years, there have frequently been discussions around the structure of new immigration flow, immigration processes and the social, political and economical affects of immigration as well its affects on physical spaces. International immigration theories discuss the concept of immigration from various aspects. While some of the theories approach immigration from economic systems and concerns, some of them, thinking that the decision of immigration is made by person or family, discuss the concept from social aspect. Another group of theories interpret immigration more generally and more global by taking the effects on upper-political systems and sub-social categories into the account in order to express the complexity of the concept. Theories of transnational social fields, transnational immigration and transnational urbanization take place in the last mentioned group of theories. These theories came out to investigate and evaluate recent immigration movements at various levels. Turkey was mentioned as an emigrant country within the international immigration discussions because of the immigration movement stemmed from the bilateral labor force agreements made with European countries between 1950 and 1980. However, it has been considered as a transit pass country in illegal, transit and irregular immigration route since 1990s. When it comes to 2000s, Turkey is seen again as a target country for some of the immigrant groups in the illegal immigration route because of the difficulty of arriving in Europe and the relatively stable economical structure of it. In fact, Turkey is not only a transit country but also has been a target country for the immigrants of Turkish origin coming from Balkan states (till 1990s) since the end of 19th century. It has also been a target country for the immigrants of Turkish origin coming from Asia and Central Asia since 1950s till today. This research looks into the transnational social fields and transnational urbanization dynamics developed with transnational flow of immigration in Istanbul, the most appropriate city to observe in Turkey, on a local scale of Zeytinburnu region. The research, beginning from upper scale, firstly defines international immigration mobility in the world and Europe, and then in detail looks into the international policies and international immigration theories developed depending on the abovementioned mobility. After that, the structure and the types of the international immigration towards Turkey are mentioned, and legal and institutional framework about immigration developed within the framework of EU cohesion policy is investigated. After presenting various statistical data about immigration and immigrant, the immigration profile of Istanbul city where the immigrants intensively settle is studied under the light of quantitative data. The general profile of the immigrant population from abroad starting to be clear in Istanbul in the last 30 years is examined; then the short results of the plot surveys performed in three main regions (Eminönü, Taksim and Zeytinburnu) that have intensive immigrant population are provided. Zeytinburnu, one of these regions observed on a local scale, was chosen as the region for field study due to its striking features. After presenting the social demographic history and spatial profile of Zeytinburnu, the quantitative data for the immigrant population coming from abroad to the region was detected. The five districts (Gökalp, Nuripaşa, Sümer, Yenidoğan and Yeşiltepe), which create the city center of Zeytinburnu and are most affected by the recent immigration flow, compose the sample framework of the field study. This region includes two important immigrant groups of Turkish origin: the Uyghur and the Kazakh from East Turkestan (People’s Republic of China Xingjian Autonomous Region) having come to Turkey since 1950s, and the Uzbek, the Turkmen, the Kazakh and immigrant groups of Turkish origin having come to Turkey from Afghanistan since 1980s. These immigrant groups are composed of the leading immigrant groups who were accepted to our country officially as to be settled during the various political power and other immigrants coming over through the transnational social networks. The immigrants are in different categories; legal, illegal, resident, nonresident. Zeytinburnu is more known than Istanbul in the countries of the immigrants thanks to the social and intergroup links. The immigrant groups who became citizen and have active roles in local administration have transnational activities for creating a transnational political, social and cultural area. To find the reflections of these activities on the physical space is the most important phase of this research. “Grounded theory” method was adopted from among the qualitative research methods for the field study, and data was obtained from the immigrants by the semi-structured deep interviews. The deep interviews were evaluated by “the direct content analysis” then data about the translocal life strategies and transnational networks was revealed. In this study, the effects of the transnational immigrants through their social networks, transnational networks and behaviors on the transnational urbanization are examined via two immigrant groups of Turkish origin on a local scale of Zeytinburnu region which is a specific sample. Also, the active roles of the immigrants in the transnational urbanization dynamics are brought up for discussion.
Açıklama
Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2012
Thesis (PhD) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2012
Anahtar kelimeler
Ulusötesi Kentleşme, İstanbul-Zeytinburnu, Türk Kökenli Göçmenler, Transnational Urbanism, İstanbul-Zeytinburnu, The immigrants of Turkish origin
Alıntı