Efqm Kalite Mükemmeliyet Modelinin Türk Gemi Geri Dönüşüm Endüstrisine Uygulanması

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2015-01-29
Yazarlar
Kandemir, Çağatay
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Özet
Kullanım dışı kalan ve atık olarak adlandırılan materyallerin çeşitli yöntemlerle yeniden imalat sürecine kazandırılması işlemine "geri dönüşüm" denir. Dünya üzerinde gittikçe artmakta olan insan nüfusu ve ona bağlı olarak artan tüketim miktarı, gezegenimizin doğal dengesini olumsuz yönde etkilemektedir. Doğal kaynakların israfının önlenmesi ve enerji sarfiyatının azaltılması geri dönüşüm endüstrisi sayesinde mümkün olabilmektedir. Ayrıca, doğal kaynakların hammadde olarak eldesi sırasında ortaya çıkan envai çeşit çevreye zararlı maddelerin doğaya salınımı da büyük ölçüde engellenmektedir. Bu durum, en yaygın endüstriyel hammaddelerden olan "çelik" üzerinden bir örnek ile ifade edilecek olursa, 1 ton çeliği cevherlerden elde etmek için 7400 MJ civarında bir enerji miktarı sarf edilirken, yine aynı miktardaki çeliği geri dönüşümden elde etmek için sadece 1350 MJ civarında enerji harcanmaktadır. Bunun yanı sıra, 1 ton çeliğin doğal kaynaklardan eldesi sırasında 2200 kg civarı karbondioksit salınımı yapılırken, geri dönüşüm sırasında yalnızca 280 kg civarı bir salınım yapılmaktadır. Yani, geri dönüşümsüz üretim, enerji sarfiyatında beş kattan daha fazla bir miktarda tüketime yol açarken,  çevreyi de yaklaşık dokuz kat daha fazla kirletmiş olur. Gemilerin geri dönüşümü, diğer geri dönüşüm faaliyetleri gibi çevre dostu bir endüstri olarak nitelendirilmektedir. Bir geminin tamamının yaklaşık %95'i geri dönüştürülebilir. Bunun yanında gemi geri dönüşüm endüstrisi, gerek bölgesel çapta, gerekse ülkesel çapta ekonomilere önemli katkılar sağlar. Yoğun emek gücüne ihtiyaç duyduğundan istihdama katkıda bulunur, bununla birlikte; elde edilen çelik hurdaların ekonomiye katkısı önemlidir. Dünyada gemi geri dönüşümünü ciddi anlamda gerçekleştiren beş ülke bulunmaktadır. Bunlar; Hindistan, Bangladeş, Çin, Pakistan ve Türkiye'dir. Bu ülkeler toplam gemi geri dönüşüm hacminin %95'inden fazlasını gerçekleştirmektedirler.  Genel olarak "beaching" adı verilen bir yöntem kullanılarak gemiler söküme başlanmaktadır. "Beaching"; ucuz, insan gücüne dayalı, iş emniyeti açısından zafiyetleri olan bir metottur. Bunun yanında, çevrecilik ve insan sağlığı söz konusu olduğunda, çok kısıtlı bir hareket alanına izin verebilmektedir. Özellikle Güney Asya ülkelerinde (Hindistan, Bangladeş ve Pakistan) bu metotun kullanımı ile kuruluşların iş emniyetindeki sorumsuz davranışları birleşerek pek çok ölümlü iş kazasına sebebiyet vermiştir.  Ayrıca gemilerin sökümü sırasında, aynı zamanda işçilerin çalışma alanı olarak kullandığı toprağa ve denize dökülen toksik atıklar hem çevreye, hem de insan sağlığına halen zarar vermektedir. Bunun yanında, söküm işlemi gerçekleştirilecek olan geminin asbestten arınması için gereken temizlik tam anlamıyla yapılmadığı takdirde, çalışanların asbest kaynaklı hastalıklara yakalanma riski de artmaktadır. Geçmişte bunun da pek çok örneği görülmüştür. Bu kötü durum belli bir süre bu şekilde seyretmiş ve belli bir noktadan sonra toplumsal farkındalık yükselmiştir. Bunun sonucunda bazı sivil toplum örgütlerinin harekete geçmesiyle, uluslar arası organizasyonların ve bu konuyla ilgili diğer düzenleyici kuruluşların harekete geçmesi sağlanmıştır. Yine de ortaya konulan düzenlemeler yeterince etkili olamamış, operasyonel olarak beklenildiği kadar bir ilerleme kaydedilememiştir. Bunun sonucu olarak, en son, 2009 yılında Uluslar arası Denizcilik Örgütü (IMO) yeni bir karar almış ve Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesi'nin uygulamaya konulması kararına varılmıştır. Ancak sözleşme henüz yürürlüğe girmemiştir. Türkiye ve Çin'de durum nispeten daha iyi olsa da, gemi geri dönüşüm endüstrisinin karakteristik problemleri bu endüstriyi barındıran tüm ülkelerde görülmektedir. Gemi sökümünün ya da gemi geri dönüşümünün Türkiye için önemi büyüktür. Bunun en büyük sebepleri arasında Türkiye'nin dünya çelik hurdası ithalatında açık ara farkla lider ülke konumunda olması gelmektedir. İzmir, Aliağa gemi sökümhanelerinde yabancı bayraklı gemilerden elde edilecek her bir ton çelik hurdanın, ülke ekonomisine katkısı milli serveti koruma adına büyük önem arz etmektedir. Ayrıca Türkiye, coğrafik konum olarak, diğer Asya ülkelerine oranla daha şanslı bir durumdadır. Ancak, asya ülkelerindeki işçi maliyetlerinin daha düşük olması, finansal anlamda Türk gemi geri dönüşüm endüstrisi için büyük bir dezavantaj oluşturmaktadır. Armatörler tarafından gemi sökümüne gönderilmesine karar verilmiş gemiler için Türk gemi sökümcülerin önerdikleri fiyatlar Asya ülkelerinin altında kalmaktadır. Türk gemi geri dönüşüm endüstrisinde yaşanmakta olan tüm dezavantajlar, ancak doğru bir politika ve strateji ile aşılabilir. Bunun için, öncelikle endüstriyel faaliyetleri farklı açılardan inceleyip, sorunların kök sebeplerine inebilmek gerekir. Avrupa Kalite Yönetim Vakfı'nın desteklediği EFQM kalite mükemmeliyet modeli, Türk Gemi Geri Dönüşümüne, endüstrinin hali hazırdaki sorunlarını daha iyi görebilmek, güçlü ve zayıf yanlarını ortaya çıkarmak, sürekli gelişimi sağlayarak mükemmeliyete giden yolda endüstriyi ilerletebilecek çözümler sunabilmek adına uygulanmıştır. EFQM modelinin tüm kriterlerinin, gemi geri dönüşüm sektörüne adaptasyonu sağlanılarak hazırlanmış olan sorgulayıcı saha anketi, hem geri dönüşüm konusunda kritik çalışmalara imza atmış olan akademik çevrelerin, hem de endüstride üst kademelerde bizzat görev almış olan tecrübeli uzmanların bakış açıları ve yorumlamalarıyla cevabını bulmuş, model başarıyla uygulanmıştır. Alınan bilgiler doğrultusunda yapılması gereken analizler için, RADAR mantığı yöntemi kullanılmış ve sonuçlar ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. EFQM modelinin her bir kriterinin sonuçları şeffaf bir şekilde açığa çıkartılıp yorumlanmıştır. Yapılan analizlere göre, endüstrinin finansal sorunlarından kaynaklı olduğu gözlenen problemlerin yanı sıra, liderlik, toplumsal sonuçlar, strateji, ve prosesler gibi alanlarda büyük ölçüde eksiklikler görülmüştür. Devlet ve sektör arasındaki işbirliği yetersiz kalmış, kullanılan metottan kaynaklı aksaklıklar ise ayrıca kendini göstermiştir. Bunun yanında, çeşitli projeler kapsamında yürütülmüş olan, gemi söküm işçilerinin eğitimi çabaları faydalı geçse de, istenilen üst noktaya henüz ulaşılamadığı açığa çıkmıştır. Genel durum incelendiğinde, endüstri kalıcı çözümlerle ve gelişimlerle değil, günübirlik uygulamalarla ayakta kalmaktadır. Yine de, geç kalınmadan doğru adımlar atılırsa, gelecekte sektörde öncü konuma gelebilmek için hala geç kalınmış değildir. Bunun bir diğer sebebi ise, Türk gemi geri dönüşüm endüstrisinin, yeni gelecek olan uluslar arası sözleşmelere Güney Asya ülkelerinden daha hızlı ayak uydurabilecek kabiliyette olmasıdır.
Ship recycling is known as a "green industry" due to its contributions to the global conservation of resources. Five main countries in the world conduct more than 95% of the world's total ship recycling volume (India, Bangladesh, China, Pakistan and Turkey). For some nations, the recycled materials play an essential role in their local and national economy. Besides, the ship recycling provides many job opportunities in the related countries as a labour-intensive industry.  However, ship recycling struggles with many challenges mostly about the environment and human health issues, especially in South Asian ship recycling nations. Common use of the beaching method is the biggest factor, which lowers the standards of the working conditions and capability of the environment friendly movements . Apart from the environmental impact of toxic substances that originated from the obsolete vessels, they are mixed with the beach sand in the ship-recycling zone, which is also the workplace for employees. In addition to this, asbestos is a major threat for employees' health, as they could be exposed to it during unsafe operations. Heretofore, there are mounting evidences indicate that ship recycling have not been carried out properly most of its operations despite the efforts of international bodies such as International Maritime Organizaton (IMO) and International Labour Organization (ILO). The most noticeable effort stands as the Hong Kong International Convention for the Safe and Environmentally Sound Recycling of Ships, which has been adopted by IMO in 2009. The intention is regularizing the industry comprehensively as a main instrument. However, the Convention has not entried into force yet. Turkey and China are known as two promising ship recycling nations when it comes to environmentally sound operations and relatively high working conditions. Turkey is also the most steel scrap importing country in the world by a very big margin. For that reason, the importance of ship recycling for Turkey is considerably high due to gaining cheaper steel scrap for the economy. Nevertheless, Turkish ship recycling industry has its own problems that pending to be resolved. For that reason, the European Foundation for Quality Management (EFQM) has been applied to Turkish ship recycling industry in order to measure current situation of the industry, reveal the weak and strong points, and suggest improvements to reach sustainable development. The EFQM has been applied through a ship-recycling-adapted field survey that responded by academic and industrial perspectives, elaborately. Responses are analyzed with RADAR logic and findings are demonstrated transparently. According to criterions of the EFQM, the weakest points of the industry are found as follows respectively; leadership, society results, strategy, and processes, while the strongest points are respectively; people results and people.
Açıklama
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2015
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Instıtute of Science and Technology, 2015
Anahtar kelimeler
Gemi Geri Dönüşüm, Efqm, Denizcilik, Ship Recycling, Ship Scrapping, Ship Dismantling, Ship Breaking, Efqm
Alıntı