A Semiotical Evaluation Of Flacons

thumbnail.default.placeholder
Tarih
2001
Yazarlar
Akdağ, Alkım Almila
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Institute of Social Sciences
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Özet
The world of perfume and perfume bottles richly reflects the change in the culture, art and technology of the 20th century. Inspecting the transformations wrought upon the perfume industry illuminate various aspects of the modern Western culture. In this study, I take a slice through the history of perfume bottles, which passes through almost all the late genres of art. Some principles of semiotics constitute my analytical framework while analysing the projection of cultural development. To provide a sound basis for my study, I start by tracing the relevant aspects of the history of smell. Along with the olfactory customs, the status and transition of perfumes is questioned as well. After the 19th century, perfumes were marketed as goods with both visual and olfactory components. Now they are able to extend meanings in more than one dimension. This aspect makes them both rich sources of associations and veritable mines of information, but also difficult to analyse. To overcome this difficulty, I develop a technique of analysis, which has its root in Saussurian semiotics. I reorganise the Jakobson's communications scheme and Barthes' ideas about mythological signs in order to clarify the complicated semiotic structure of the sense of smell and perfumes. Flacons, being a fundamental part of this structure, proved to be worthy for further elaboration. They carry the meanings associated with the perfume they contain and the properties of being an object at the same time. Thus, the visual codes they are equipped with are not only valuable for an art historical analysis, but also for a cultural research. To intensify the exploration, I expand Jakobson's definition of the functions of a sign with Barthes' statement on the semantics of objects. The developed tools are then applied to a small selection of perfume bottles exhaustively. The flacons under consideration often derived their shapes from common objects, but the everyday meanings of those objects changed, and a sense of alienation that is so typical of the art of our era evolved. The transformation of meaning clarifies the status of the symbols originating from these meanings. Although the dimension of meaning is important in that the transformation of the symbols is observable, flacons have other aspects that must be taken into consideration too. That and foremost these aspects is the aesthetic dimension that each perfume bottle of a commercial value clearly possesses. The development of the bottle is achieved in parallel with the meaning associated with the conception of the perfume, and usually by the use of the latest art form of the time. Thus, leading art movements like Art Nouveau, Art Deco, Dadaism, Expressionism, Postmodernism, Pop Art etc., all manifest themselves with their distinctive characteristics in the design of perfume bottles. This opens another door, as the perfume bottle can be seen as an object of art that is industrialised by mass- production, and advertisement. This brings us back to the symbolic dimension of the perfume bottle. As a result of the branding of an art object, the meanings wrought into the perfume start to create VI their own symbolic language. I conclude my study by scrutinising the symbols connected with perfume bottles.
Parfüm ve parfüm şişelerinin dünyası 20. yüzyılın kültürü, sanatı ve teknolojisindeki değişiklikleri iyi bir şekilde yansıtmaktadır. Parfüm endüstrisinin geçirdiği değişimleri irdelemekle günümüz batı kültürünün pek çok yönünü ortaya çıkarmak mümkündür. Parfüm şişelerinin tarihinde bir kesiti ele aldığım bu çalışmada, neredeyse bütün son dönem sanat akımlarını ve göstergebilimin prensipleri çerçevesinde kültürdeki gelişmelerin yansımasını inceleyebildim. Çalışmamı sağlam bir zemine oturtabilmek için ilk önce koku tarihinin konu ile ilgili yönlerini araştırdım. Bu esnada koku duygusuyla ilişkili olan geleneklerin yanısıra parfümlerin geçirdiği değişimlerde sorgulandı. 19. yy.dan sonra parfüm hem görme hem de koku alma duyusuna hitap edecek şekilde pazarlanmaya ve bu sayede birden fazla boyuta anlam katmaya başladı. Bu özellik parfümü bir yandan içeriği derin bir araştırma kaynağına dönüştürürken diğer yandan da analizinin yapılmasını zorlaştırıyor. Bu zorluğun üzerinden gelebilmek için Saussure'un göstergebilimiyle ilgili görüşlerine dayanan bir analiz tekniği geliştirdim. Koku alma duyusunun karmaşık göstergebilimsel yapısını ve parfümlerin bu yapı içindeki yerlerini açıklığa kavuşturabilmek için Jakobson'un iletişim şemasını, Barthes'ın mitolojik göstergelerle ilgili kavramlarını da kullanarak yeniden düzenledim. Bu sistemin vazgeçilmez bir öğesi olan parfüm şişeleri ise daha derin bir araştırmayı gerektiriyordu. Parfüm şişeleri, içerdikleri parfümle bağdaştırılan anlamları iletirken bir yandan da nesne olma özelliklerini korumaları nedeniyle hem kültür hem de sanat tarihine açık bir okuma için değerli görsel kodlara sahiptiler. Bu okumayı derinleştirmek için Jakobson'un bir göstergenin fonksiyonuyla ilgili tanımını ve Barthes'in 'Nesnenin Anlambilimi' isimli makalesinde ortaya attığı fikirlerini geliştirildi. Ortaya çıkan yeni yöntem, seçilen bir grup parfüm şişesini incelemek için kullanıldı. Göstergebilimsel analiz bir parfümün doğasında olan anlamlan ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Analizimin sonucunda parfüm şişelerinin önemi hakkındaki düşüncelerimi destekleyen önemli bir kaç nokta ortaya çıktı. İncelediğim parfüm şişeleri genelde formlarını gündelik hayatta sıkça karşılaştığımız objelerden almaktaydı. Ama bu objelerin gündelik anlamları, parfüm şişelerine uygulanınca yeni anlamlar kazanmakta, ve yüzyılımız sanatında tipik bir yaklaşım olan yabancılaşma duygusunu yaratmaktaydılar. Anlamın değişimi, bu anlamlardan ortaya çıkmış olan sembollerin önemini açıklığa kavuşturmaktaydı. Sembollerin bu değişimini gözle görülür kıldığı için şişelerin anlam boyutu önemlidir. Ama parfüm şişelerinin dikkate alınması gereken başka yönleri de vardır. Bunlardan en önemlisi ticari yönü olan şişelerde açıkça görülen estetik boyuttur. Bir şişe tasarlanırken, parfümün verdiği hissiyata bağlı olan anlama ve dönemin en son sanat akımlarına paralel bir gelişmeye ağırlık verilir. Böylece Art Nouveau, Art Deco, Dadaistler, Ekspresyonizm, Postmodernizm, Pop Art, Conceptual Art gibi 20.yüzyılın ileri gelen bütün akımları parfüm şişelerinin tasarımında ortaya çıkan karakteristik vııı özellikleriyle hayat bulmuşlardır. Bu bizi parfüm şişesini seri üretimden çıkıp pazara sunulmuş bir sanat objesi olarak algılamaya götürüyor. Bu noktada şişenin sembolik boyutu öne çıkmaya başlıyor. Bir sanat objesinin pazarlanmasının yarattığı etki o kadar kapsamlı ki, parfümle bağdaştırılmış olan anlamlar kendi sembolik dillerini yaratmaya başlıyorlar. Çalışmamı bu sembolleri inceleyerek sonuçlandırdım
Açıklama
Thesis (M.A.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2001
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2001
Anahtar kelimeler
Art History, Semiotics, Flacons, Symbols, Bottle, Sanat Tarihi, Gösterge bilim, Parfüm şişeleri, Semboller, Şişe
Alıntı