Mekansal gerçekliğin dönüşüm halleri: ücra zihinlerin ücra mekanları
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Bölüm / Program
Mimarlık Anabilim Dalı
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Türü
Özet
Bu tez çalışması, mekânın algılanmasıyla paradoksal biçimde kurulan gerçekliğin(in) algılayan öznelerin özel zihinsel mekanizmaları etkisiyle dönüşen hallerini odağına alır. Gerçeklik algısı, çok bileşenli bileşke bir deneyim sonucunda kurulur ve gerçekliğin sınırları öznenin kapasiteleri doğrultusunda çizilir. Özel zihinsel mekanizmalara sahip öznelerin "ücra zihinler" olarak nitelendirildiği tez kapsamında kognitif nörobilimden ödünç alınan algısal kısıtlara referans veren agnozi ve demans, algısal aşırılıklara referans veren sinestezi ve halüsinasyon kavramlarının mekânsal gerçekliği iki ayrı uçtan nasıl dönüştürdüğü incelenmiştir. Birincil, öznel deneyimlerin kişiye özgü, içsel bir gerçeklik sunması ve üçüncü kişilere aktarılmasının zorluğu; deneyimin özünü ve ödünç kavramların filtresiyle gerçekliği nasıl dönüştürdüğünü kavramayı güçleştirir. Bunun bilinciyle ilerleyen tezde bu zihinsel mekanizmalar, mekânsal gerçekliği zenginleştiren araçlar olarak ele alınmış ve gerçekliğin bu araçlar doğrultusunda nasıl dönüştüğü dört katmanlı bir yöntem ile incelenmiştir. Öznenin kendisi dışında bir konumdan mekâna bakmak üzere, özneye farklı pozisyonlar kazandırarak kapasitesini genişleten empati; araştırma yönteminin kurucusu, kilit unsurudur. Empatik yaklaşımlar aracılığıyla, mekânsal algının hiper (fazla, yoğun) ve hipo (eksiltili, seyreltilmiş) hallerini deneyimleyen ücra zihinler ile konumsal ortaklaşmalar ve ortak bir gerçeklik zemini yaratılabileceğine inanılır. Bu amaçla ilk aşamada; ödünç terimlerin edebiyat, sinema, sanat gibi bağlamlarda nasıl yer edindiğine dair derlenen verilerin biriktirildiği, bu yolla ödünç terimlerle karşılaşma/tanışma imkânı sunan bir araştırma düzlemi kurgulanır. Ödünç terimler kapsamında deneyimlenemeyen gerçekliklere dair heterojen yapıda bilgi mozaikleri içeren bu araştırma düzlemi, mekâna algısal kutuplardan bakmak için bir Kılavuz önerisidir. Empatik yaklaşımlar kazanmak üzere derlenen verilerden ulaşılan, atipik algılama hallerine ve mekânsal gerçekliği dönüştürmeye yönelik çıkarımlar da kılavuz düzlemine yerleştirilir. İkinci aşamada, çok boyutlu mekânsal gerçekliğin dönüşümünü daha sistematik ve kategorik biçimde, daha dar bir altlık üzerinden incelemek üzere bir Mekânsal Taksonomi Denemesi yapılır. Bu taksonomi kapsamında mekânı kuran fiziksel, algısal, kavramsal, davranışsal, bağlamsal bileşenler Lawson, Roth ve Eldem'in tanımları doğrultusunda niteliksel ve niceliksel yönleriyle gruplanır. Mekânın çok boyutlu gerçekliğini kuran bu kavramlar; nörolog yazar Oliver Sacks'ın Aklın Gözü, Müzikofili: Müzik ve Beyin Öyküleri, Karısını Şapka Sanan Adam, Halüsinasyonlar kitaplarındaki vaka örnekleri taranarak seçilen ödünç terimlerle ilgili mekânsal deneyimler üzerinden sınıflandırılır ve belirlenen kategorilerin başlığı altında mekânı yeniden kuran, bozan, manipüle eden, dönüştüren taktikler halinde listelenir. Kılavuz ve Mekânsal Taksonomi Denemesi yoluyla çıkarsanan mekânsal dönüşüm taktikleri, atipik algılama biçimleri ve empatik deneyimler üçüncü aşamada Empati Kartları üzerinde sıralanır. Algısal kısıtlarla/aşırılıklarla karşılaşma, potansiyellerini keşfetme, analiz etme ve aktarma şeklinde ilerleyen araştırmanın dördüncü aşamasında, yapılan çıkarımlardan iki farklı çıktı hedeflenmiştir. İlki, ödünç terimlerin mimarlığa enjeksiyonu ile kurulan ikili kavram setleri olarak mimari agnozi, mimari demans, mimari halüsinasyon/halüsinatif mimari, mimari sinestezi/sinestetik mimari tarifleri üretmektir. Bu kapsamda agnozi ile ilgili uç deneyimlerden hareketle; agnozi ile mimarlık birlikteliğinin mekânsal karşılıkları olarak tamamlanamayan/eksiltili mekânlar, belirli kısıtlar çerçevesinde kurulmuş mekânlar ve bu tür mekânların deneyimlenmesiyle oluşan parçalı, eksiltili, detay odaklı, bütüncül anlama ulaşmada zorluk yaşanan algılama halinin mimari agnozi başlığı altında tarif edilebileceği öne sürülmüştür. Demans ile ilgili uç deneyimlerden hareketle; demans ile mimarlık birlikteliğinin mekânsal karşılıkları olarak aşamalı biçimde sınırlarını yitiren, içerisinde kaybolma hissini tetikleyen mekânlar, kaotik yapısıyla (mekânın bütününe hâkim olmayı güçleştiren karmaşık plan düzeni, yatayda ve düşeyde düzensiz ve çok sayıda kademelenmeler, düzensiz ve çok sayıda opak bölücüler içeren) aşinalık kazanmanın zor olduğu ve buna paralel olarak içerisinde yönlenmenin güçleştiği, disoryantasyon hissi uyandıran mekânlar ve bu tür mekânların deneyimlenmesiyle oluşan parçalı, fragmantal, yönelim bozuklukları içeren, güvensiz ve kaotik algılama halinin mimari demans başlığı altında tarif edilebileceği öne sürülmüştür. Sinestezi ile ilgili uç deneyimlerden hareketle; sinestezi ile mimarlık birlikteliğinin mekânsal karşılıkları olarak çok duyulu deneyimler sunan, farklı duyumları eş zamanlı tetikleyen ve buna paralel olarak gerçeklik deneyimini ilave duyumsal katmanlarla yoğunlaştıran mekânlar, deneyimleyicisi ve/veya çevresi ile bütünleşen/hiper-bağlantısallıklar kuran, etkileşime açık mekânlar ve bu tür mekânların deneyimlenmesiyle oluşan esnek, dinamik, dönüşen, özgür algılama halinin mimari sinestezi/sinestetik mimari başlığı altında tarif edilebileceği öne sürülmüştür. Halüsinasyon ile ilgili uç deneyimlerden hareketle; halüsinasyon ile mimarlık birlikteliğinin mekânsal karşılıkları olarak mekânsal organizasyonunda dramatik oran/boyut/derinlik farklılıkları içeren, dramatik ölçek geçişleri barındıran mekânlar, bağlamla ilişkilenmeyen mekânlar, kendi gerçekliğine ilave gerçeklik katmanlarına açık, mevcut gerçekliği dağıtıp parçalamaya veya yoğunlaştırmaya tetikleyen mekânlar ve bu tür mekânların deneyimlenmesiyle oluşan esnek, dinamik, ayrıntılı, temassız, bağlamdan kopuk, yanılgılar içeren, manipülatif algılama halinin mimari halüsinasyon/halüsinatif mimari başlığı altında tarif edilebileceği öne sürülmüştür. Araştırma sürecinin son aşamasında hedeflenen ikinci çıktı, yaratıcı kısıtlar ve yaratıcı aşırılıklar barındıran mekânsal filtrelerin aktarıldığı (Nöro)Mimari Tabu Kartları ile oyunlaşan bir altlık üretmek ve bu altlık aracılığıyla yalın, homojen, standartlara uyan bir mekânı; listelenen kısıtlar çerçevesinde dönüştürmeye davet etmektir. Bu sayede, tez kapsamında üretilen kavram enjeksiyonlarıyla öne sürülen kuramsal söylemin karşılığını pratik anlamda da aramak ve bu arayış sürecinin devam edeceğinin işaretini vermek amaçlanmıştır.
Tanım
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2023
Dergi veya Seri
ISSN
ISBN
Haklar
Anahtar Kelimeler
mekânsal algı, Empatik yaklaşım, Mekânsal Taksonomi