Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/8555
Title: Fiziksel Çevre - Çocuk İlişkileri, Açık Oyun Mekanları Ve Çocuk Dostu Çevre Kriterleri Üzerine Bir Değerlendirme; Bakırköy Ve Beylikdüzü Örnekleri
Other Titles: Physical Environment – Child Relations , Outdoor Play Spaces And Criterias Of Child-friendly Environment; Bakirköy & Beylikdüzü Samples
Authors: Akpınar, İpek
Kirazoğlu, Füsun Selçuk
434167
Bilgisayar Ortamında Mimari Tasarım
Architectural Design Computing
Keywords: Çocuk
kent
açık oyun mekanları
sağlayabilirlik (affordance) kavramı
çocuk dostu çevreler.
Child
city
open play spaces
affordanceconcept
chil friendly spaces.
Issue Date: 26-Nov-2012
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Abstract: Kent, genel olarak toplumların ve bireylerin varlığına sahne olan mekandır. Kentin oluşumunda temel oluşturan açık kamusal alanlar, her türlü sosyal sınıf, kültürel topluluk ve farklı yaş grupları, cinsiyetden insanı barındırır.Kentsel ve kamusal açık alanlar, birey ve toplumun bir arada bulunarak, sosyal etkileşime girdiği, toplumun heterojen yapısını ortak paydada buluşturabilen mekanlardır. Bu bağlamda, kentsel mekanın sağlıklı bir biçimde tasarlanması bireye sağlıklı bir ortam oluşturmada öncelikli koşuldur. Bireyin çocukluktan itibaren temel gereksinimlerinden olan ilişki kurmak, sosyalleşmek ve kendini iyi ifade edebilmek, dış mekan yaşantısını oluşturabilmesine, yani tasarımda mekansal kurgunun ilişki kurmada beklentilere cevap verebilmesine bağlıdır Kent içerisinde farklı profilde, farklı gereksinmeleri bulunan ve heterojen yapı gösteren bir topluluk barındırır.Toplumda, cinsiyet, yaş aralığı, etnik köken, fiziksel, zihinsel yeterlik ayrımı gözetilmeksizin her bir bireyin özgürce kent mekanından faydalanabilmesi esastır. Bu temel gereksinimler çocuk özelinde ele alındığında ise durum daha özenli ve kapsamlı bir çalışma gerektirmektedir. Çocuğun kent mekanında var olabilmesi, ileriki yaşantısına sağlam bir temel oluşturmakla beraber, kent mekanının devamlılığı açısından düşünüldüğünde de aynı derecede önemli bir gereksinmedir. Sağlıklı ve yaşayan ve bir kentin var olabilmesi, içerisinde tüm bireylerin huzurlu ve rahat yaşayabildiği, özgürce hareket edebildiği ölçüde gerçekleşebilir. Elinizdeki çalışmada, bu geniş yelpazede “çocuk” bölümü irdelenecektir. Çocuğun, kent kullanıcıları arasında koşullara bağlı hareket edebilen, bağımlı tarafta olması nedeniyle kentle olan ilişkisi sınırlıdır. Çocuğun, günümüz kent mekanında, kamusal alanda yeri nedir, ne olmalıdır sorularına yanıt aranacaktır. Son dönemde kentlerin çocuklar için neredeyse yaşanmaz hale gelmiş olması, özellikle de metropollerdeki bina yoğunluğu, trafik, güvenlik açığı, zamansızlık gibi temel engeller yüzünden çocukların neredeyse kentle karşılaşamaması durumuyla yüzleşiyoruz. Oysa çocuğun en temel ihtiyacı olan oyun ve kendini tanıması için gereken sosyalleşme ortamını kent mekanının karşılaması beklenir. Bu bağlamda, kentte, kamusal açık alanlarda çocuklar için yapılan tasarımları, çocuk oyun parkları üzerinde durulacaktır. Çocuk için, kullanıcısı olan çocukla beraber tasarlanması gereken bu mekanların güncel durumu üzerinden bir değerlendirme yapılacaktır. Bu anlamda çalışma alanı olarak seçilen alan, İstanbul gibi hızlı gelişen (yapılaşan) bir kent içerisinde konut stoğunun önemli bir bölümünü barındıran Beylikdüzü ve Bakırköy semtleridir. Bu noktada hipotez olarak savunulan, bu iki ilçe üzerinde belirli kriterlere dayanarak yapılan gözlemlerde kamusal açık alanların yetersizliği ve mevcut alanların nitelik bakımdan ihtiyacı karşılamaması temel sorundur. Çalışmada öncelikle kullanıcının, çocuğun tanımı yapılacak, dış çevreyle ilişkisinin yeni başladığı dönem olan 2 - 6 yaş arasında olan çocuklar referans alınmıştır. Çalışmanın yöntemi James J. Gibson’ un tanımladığı affordance(sağlayabilirlik) kavramı üzerinden çocuk dostu çevreler (kentler) olgusunu incelemektir. Kytta (2002), Gibson’ un çalışmasının üzerine algısal psikoloji ile çocuk dostu çevreler için değerlendirme kriterleri oluşturmuştur: bu kriterleri, 1) çocukların bağımsız hareket edebilmeleri (children’s possibilities for independent mobility) ve 2) sağlayabilirliği hayata geçirme olanakları (opportunities to actualize affordances)diye iki ana başlık altında toplamıştır ve bu temelin üzerine Bullerby, Wasteland, Cell ve Glasshouse modelleri tasarlanmıştır. Bullerby modeli üzerinden belirli kriterlerle çalışma alanlarında yapılan araştırma farklı çocuk parkları üzerinde gözlemlerle değerlendirilecektir. Sonuç olarak, çalışmada kamusal açık kent alanlarının ve çocuk parklarının kente kazandırılması, kullanıcının erişiminin sağlanması ve çağımız kentyaşamı içerisinde yeni rehberlerin kullanılması amaçlanmaktadır.
City, in general, is a scene place of the existence of communities and individuals. Basis for the development of open public areas of the city hosts, all kinds of social class, cultural, community and different age groups and gender. Individual’s basic requirements which growing from childhood are establish the relationship with the environment, socialize and express themselves depend establishing the spatial relationship of fiction. In this context, the development of children and the community come up with a harmonized structure only exist in a social environment, but also in how they received the property located within a physical environment depends to a great extent. In urban and public open spaces, the individual enters into social interaction and community for living together, the heterogeneous structure of society and collect under one roof spaces. In this context, the design of urban space in a healthy individual, the primary prerequisite for creating a healthy environment. City contains heterogeneous structure with the different profiles with different needs. Study at hand, this wide range of child section will be examined. The child’s relationship with the city is limited because it’s depending on the conditions that can move between users of the city. Questions of what is and what should be the role of the child in the city of today’s public space, to be the answer. In recent years, cities have become virtually uninhabitable for children, especially in metropolitan density of buildings, traffic, vulnerability, such as the timelessness of the main obstacles almost confront the situation of children made them cannot face to city. However, the most basic need of the child s social environment needed for the game and self-recognition, is expected to meet in urban space. In this context, urban areas, public open spaces designed for children, children s playgrounds will be elaborated. For the child, the child s current status with the designof these spaces will be considered.In this sense, the area selected as the study area, such as Istanbul’s fast-growing (builded) and contains a significant portion of the housing stock in urban districts;Bakirkoy and Beylikdüzü. At this point, proposed as hypotheses, observations made on the basis of certain criteria, these two towns on the existing areas of public open spaces lack with the basic problem that does not meet the need for quality care. In the study, definitions of a child and user will be made, and 2-6 years of age children will be the reference due to they are on a new period of relations with the external environment. Method for the study, described by James J. Gibson s affordance notion through the concept of child-friendly environments (cities) in order to investigate the phenomenon. According to James J. Gibson, the concept of the affordance refers to the functionally properties of the environment, and provides a psychologically relevant means to analyze evolving child-environment relationships. The framework of ecological perceptual psychology, and in particular the concept of the affordance, was utilized in determining the criteria for child-friendly environments. Kytta (2002), with the help of Gibson s work on the evaluation, established criterias for perceptual psychology and child-friendly environments, these criteria: 1) children s Possibilities for independent mobility , 2) opportunities to actualizing affordances. In the view of ecological perceptual psychology, perception is fundamentally goal oriented, which means that perception cannot be separated from the intentional activity with which it is connected. Mobility (motion) reveals a lot of significant information about the environment. Ecological perceptual psychology, unlike traditional perceptual psychology (or the information-processing framework) studies perception as an active experience, in which one finds information through mobility. Due to mobility, perceptions form an optical flow. Depending on the speed of the perceiver moving forward, the visual elements outflow at the same speed.Simultaneously there are new elements flowing into the visual field. Together with the perception of the environment, optical flow makes it possible for the perceiver to perceive himself or herself simultaneously. Attention can be directed either at oneself or the environment. It becomes clear to the perceiver that she or he is the one who is moving. Optical flow as a result of the individual’s own mobility is essentially different from all other moving elements, as the individual can himself control the mobile, visual information. Optical flow can be stopped by coming to a standstill, by looking away, or by moving back in reverse (Gibson, 1979). Perception is oriented towards finding the affordances of an environment, derivedperception of new affordances creates new action. As ecological perceptual psychology is interested in the description of the environment and its stimulus information, one might assume that the framework would beof interest to many environmental psychologists. References to Gibson are commonin environmental psychology, but typically the connection remains superficial. It isalso typical that one concept, and in ecological psychology it is usually that ofaffordances, is employed while the rest of the theory is disregarded. Interest inapplying the approach and concepts of ecological perceptual psychology toenvironmental psychology has risen only in recent years. from invariants. Perception and action mix; action reveals new affordances, and the Kytta subsumed under two main headings, and on this basis designed Bullerby, Wasteland, Cell and Glasshouse models.In the Bullerby type sufficient possibilities for independent mobility enables to a child to discover environmental affordances. Actualized affordances for their part motivate the child to move around more in the environment, which creates more possibilities for new affordances to become actualized. Research in different areas of work on the model of Bullerby certain criteria will be evaluated with observations on the children s parks. In a child friendly city, children are active agents; their voices and opinions are taken into consideration and influence decision making processes. The CFC concept is a system of local governance, committed to fulfilling children s rights, including their right to: influence decisions about their city, express their opinion on the city they want, participate in family, community and social life, receive basic services such as health care and education, drink safe water and have access to proper sanitation, be protected from exploitation, violence and abuse, walk safely in the streets on their own, meet friends and play, have green spaces for plants and animals, live in an unpolluted environment, participate in cultural and social events and be an equal citizen of their city with access to every service, regardless of ethnic origin, religion, income, gender or disability. The concept of Child Friendly City includes communities and other systems of local governance in the light of a range of experiences that have emerged under the CFC Initiative. The research problems in this study were how the material environment could bereintroduced into studies on children and environments, and how interactionsbetween children and the material environment could be specified theoretically and made more understandable. In conclusion, the study of public open spaces and children s parks, enriching the city with these, providing the user access, and new guidelines are intended for use in urban life in modern times.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2012
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2012
URI: http://hdl.handle.net/11527/8555
Appears in Collections:Mimarlık Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
12681.pdf3.15 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.