Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/14435
Title: Ütopya – Radikal Mimarlık Bağlamında 1960-70 Dönemi Mimarlığına Analitik Bir Yaklaşım
Other Titles: Analytical Approach To 1960-70s Era’s Architecture In The Context Of Utopia And Radical Architecture Relation
Authors: Hacıhasanoğlu, Ayşe Işıl
Çakaloğulları, Şebnem
10080964
Mimarlık
Architecture
Keywords: ütopya
mimarlık
radikal mimarlık
temsil
mega strüktür
 1960-1970 dönemi
utopia
architecture
radical architecture
representation
mega-structure
1960-1970s era
Issue Date: 20-Jul-2015
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Abstract: Mekan olgusu mimarlığın birey ile ilişkisinde ortaya çıkan bir dinamiktir ve farklı dönemler üzerinden bu ilişki çeşitli kavramlar ile kurulmuştur. Bu bağlamda mimarlık değişen çevresel koşullar, dinamikler ve kavramlar doğrultusunda mekansal farklılıklar sunmuştur. 1960 ve 70'ler kent kurgularında ele alınan yaşam ve kent mekanları bu anlamda içinde etkileşim bağlamında bir çok potansiyel barındırmaktadır. Bu açıdan 20. yy'ın ortalarına gelinmesi ile birlikte modern mimarlığın aradığı mekânsal farklılıklar gerçekleştirilmiş veya gerçekleştirilmemiş sıradışı kent kurgularını kapsamaktadır. Farklı yaklaşımları ile Superstudio: Sürekli Yapı, Metabolist Arata Isozaki: Havada Yaşam Kümesi, Coop Himmelb(l)au: Bulut ve Yona Friedman: Mekansal Kent projelerinin değerlendirilmesi ile etkileşim kavramının mekan kurgusuna etksinin hangi ölçütler dahilinde olduğu saptanmıştır. Buna göre radikal kurgularda değerlendirilen etkileşim olgusunun mimarlığın gelişimindeki yerinin sorgulanması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Radikal kent kurgularının gerçekleştirilmemiş oluşu ve gelecekte daha yaşanabilir bir kent önerisi getirmesi bağlamında ütopyalar ile bağlantı kurduğu düşünülmektedir. Bundan dolayı ütopya tanımlarının değişim sürecinde radikal mimarlık, ütopya ve mimarlık ilişkisinde bir başlık olmaktadır ve mekan ile olan ilişkisi ikinci bölümde kurulmaktadır. Çalışma kapsamında 1960'lar ve 1970'lerde öne çıkan gerçekleştirilmemiş kent kurgularında analiz edilen mekansal farklılıklar etkileşim kavramı ve alt açılımları kapsamında değerlendirilmiştir. Etkileşim kavramının altında başlıklandırılan serbestlik, esneklik, dönüşebilirlik/değişebilirlik ve hareketlilik kavramları alan çalışmasında kullanılan kent kurgularının mekan tanımları için öne çıkan yaklaşımlar olarak belirlenmiştir. Bu kavramların görsel veriler üzerinden analizi ölçek, biçim , işlev ve konum olarak yer alan ölçütler kapsamında sağlanmıştır. Bu ölçütler ile birlikte değerlendirilen ve kent kurgularında öne çıkan kavramların yansımaları mekan olgusu içinde incelenmektedir. Buna göre kent ve yaşam mekânı üzerine yapılan çalışmalarda gündeme gelen hareketlilik, esneklik, serbestlik ve dönüşebilirlik/değişebilirlik kavramlarının biçim, işlev, konum ve ölçek ölçütleri ile olan ilişkisi tekrardan yorumlanmıştır. Bireyin mekân üzerinde ki etkisi ölçüt ve kavram bağlantısı kurularak, seçilen kent kurguları üzerinden değerlendirilmiştir. Her bir radikal kurgu içindeki ilişkiler farklılık gösterirken biçimin hareketliliği ve ölçeğin hareketliliği ve esnekliğinin yorumları dört örnekte ortaya çıkan ortak bir değerlendirmedir. Bu değerlendirmeler birbirleri ile karşılaştırıldığında farklı yaklaşımlar sunmaktadır. Ölçütler altında toplanan veriler ile dört kurgu için hazırlanan matrisler üzerinden yapılan çakıştırma sonucunda varılan yargı; konumun dönüşebilirliği/değişebilirliği olgusuna rastlanmazken, günümüz etkileşim olgusuna katkısının biçim odaklı hareketlilik ve ölçek odaklı esneklik doğrultusunda olduğudur. Sonuçlar olarak, günümüz mimarlığında mekânların oluşumunda önemsenen yaşayan odaklı kurguların, radikal mimarlığın dinamizmi ile yakın ilişki içinde olduğu görülmüştür. Bu açıdan önerilen matrisler ile yapılan analizler günümüz mimarlığı içinde değerlendirilecek yaklaşımları kapsamaktadır. Bu bağlamda ortak olarak değerlendirilen ilişkiler, mimarlığı gerçek anlamda etkileyen kullanıcı ve mekân etkileşimi sunmaktadır. Buna göre radikal kent planlarının her birinin kendi özelinde çoklu mekân etkileşimi önermelerine rağmen, mimarlığa aktarılan mekânsal çeşitlemeler sınırlı kalmıştır.
Space, as a dynamic phenomenon, is developed out of the interaction of the individuals. The relation between space and individual is defined via different concepts according to changing phases of architecture in a time. In this context, architecture offers spatial diversity in relation to the changing potentiality of the environmental circumstances, dynamics and notions. The considered spatial relationships of 1960s and 70s' urban fantasies, defined as urban and living spaces, embody different potentialities. In this aspect, the desired spatial hierarcy of modern architecture in mid 20th centruy is based on the radical urban fantasies which are stayed as realized or unrealized designs. In this context the composed relation is set between image, which is graphically reperensentation of the radical/ utopian fantasies and idea of the transformation to the real spaces by taking interest the notion of imagined world. Superstudio: Continuous Monument, Metabolist Arata Isozaki: Cluster in The Air, Coop Himmelb(l)au: The Cloud and Yona Friedman: Spatial City projects, which are analyzed in the scope of this research, have different approaches in terms of space and individuals' definitons of interactions. In accordance with the evaluation of the outcome of analyzed urban fantasies, the effect of the concepts over spaces are determined within the criterias. The purpose of the research is expressing effect of the interaction phenomenon in architectural practice which derives from the radical urban fantasies. It is thought that the unrealized urban fantasies offer better world for habitants same as the utopian approaches. Because of this reason radical architecture is a term in the context of utopia and architectural space relation. The spatial variation of 1960s-70s urban fantasies is evaluated within the key concept that is specified as an interaction and the sub-notions which are outlined as mobility, flexibility, liberty (freeness) and change/transformation. These notions are evaluated in the frame of different understandings of the leading architects and design groups in radical era. In order to reinterpret and reevaluate these idealized and conceptualized world, there are several crieterias are used to explore the effect over the space. The effect of these notions over radical architecture is analiyzed via defined crieterias; form, function, location and scale. According to the data that show the relation between concepts and criteria, the influences of habitants on fictional space evaluated different from each other. This research which are followed up urban and living spaces, the prominent terms are counted as mobility, flexibility, liberty(freeness) and change/transformation is read by the form, function, location and scale within the scope of the thesis. The actively effect of the individual is assumed that an increasing impact on potentiality of the interaction matter within the context of each unique design. Consequently in today' architecture which gives more importance to process-driven approach, does not deal with the end result as a construction or a building. That is why it is more close to be a dynamic then static. Because of this reason, the prepared matrixes and analysis which contains the datas are evaluated by referencing the today's circumstances for understanding the effective power on the centruy. As a result, it is seen that today's architectural conception, which gives the importance of interplay between individuals and space, is associated with the dynamism of radical architecture. From this aspect, the analysis of matrix contains space variations. The compared relations, which introduce as a real space and habitant's interaction, have a wide range of variety in the context of architecture. Although the radical urban plans offers multiple interactive relation in a space within the specified concepts, the limited relation between habitants and space is transformed from radical fantasies to the architecture. While the mobility of the form, flexibility of the scale connection and mobility of the scale are the common results of the criteria-concept matrixes; change/transformation of the location is not mentioned in these projects. But in this relation it is seen that the architecture is realy affected by the behaviour of individual in terms of refictionalizing and reordering the space through the demand of habitants which is independent from the designer's ready images. With the regarded ability of the habitants, the designers and out of designers togetherness is changed and it loses its distinctive seperation. All in all from this perspective, the effect of the radical ideas over the conceptual practice of the architecture and effective role of the individuals are barely seen within the comparison between contemporary design and other constructed environments. In addition to progression of way of thinking, the phenomenon of today's architecture is defined as participatory design is found that early examples of radical architecture. The notions which are associated with the dynamism of the architecture, change the literally of the architecture faculty with the experiment, ambiguity meaning which is differentiated via every livings.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2015
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2015
URI: http://hdl.handle.net/11527/14435
Appears in Collections:Mimarlık Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
10080964.pdf3.77 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.