Denizlerin gemi kaynaklı kirlenmesi

thumbnail.default.placeholder
Tarih
1999
Yazarlar
Öğüt Atacan, Ayşegül
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Özet
Deniz kirlenmesi diğer çevre sorunları gibi bütünsel yaklaşım gerektiren bir konudur. Kirlenmeyi oluşturan tüm parametreler ele alınmalı ve değerlendirilmelidir. Bugün deniz kirlenmesinin %80'i kara kökenlidir. Kent evsel ve endüstriyel atıksuları, tarım ve benzeri kaynaklar deniz kirlenmesinin büyük kısmını oluşturmaktadır. Bunun yanında deniz kirlenmesinin %20'sini oluşturan gemi kökenli deniz kirlenmesi önlenmediği taktirde denizlerde sürdürülebilir bir gelişimin sağlanması mümkün değildir. Gemi kökenli deniz kirlenmesi çevresel, gemi işletme ve endüstrisi ile hukuksal yönleri ile birlikte değerlendirilmesi gereken bir konudur. Aym zamanda da denizlerin gemiler tarafından kirletilmesi deniz taşımacılığının ve deniz kirlenmesinin getirdiği olumsuzlukların küresel nitelikler taşıması nedeni ile küresel çözümler gerektiren bir konudur. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren denizlerin gemiler tararından kirletilmesinin önlenmesine yönelik uluslararası çalışmalar yapılmaktadır. Sorunun ve çözüm yollarının doğru bir şekilde ortaya konulabilmesi açısından ilk olarak deniz kirlenmesi tanımının deniz kirlenmesini ilgilendiren tüm disiplinler ve ülkeler tarafından kabul edilecek ortak bir tanım olması gerekmektedir. 1970' de Birleşmiş Milletler Organizasyonunun (UN) deniz kirlenmesi için kanu ile ortaya koyduğu ve bugün de uluslararası anlaşmalarda geçerli olan tanım şu şekildedir. " Deniz kirlenmesi, haliçleri de içerisine alan deniz ortamına, bu ortamdaki biyolojik kaynaklara zarar verecek, insan sağlığına tehlike yaratacak, su ürünleri üretimini de içeren, denizden ekonomik yararlanma olanaklarını kısıtlayacak ve denizin dinlence amacı ile kullanılmasını suyun kalitesini bozarak engelleyecek şekilde, insanoğlu tarafından doğrudan doğruya, ya da dolaylı şekilde madde veya enerji bırakılması olayıdır." Bu tanım deniz kirlenmesinin iki önemli noktayı içermektedir. Bunlardan birincisi kirletici kaynağın belirlenmesidir. İnsan aktiviteleri sonucu oluşan zararlar deniz kirlenmesi kapsamı içinde yer almaktadır. İkinci olarak kirlenmenin ölçüsü belirlenmiştir. Kirlenmenin belirlenmesinde de temel ölçüt denizdeki biyolojik yaşama ve insan yaşamı ve aktivitelerinin olumsuz etkilenmeyidir. Denizlerin gemiler tarafından kirletilmesinin önlenmesine yönelik bir çok sözleşme yapılmıştır. Bunların en önemli ve katılımı en geniş olanı MARPOL 1973/78'dir. Türkiye bu sözleşmenin bazı maddelerine imza koymuştur. MARPOL 73/78'de de belirtildiği üzere denizlerin gemiler tarafından kirletilmesinin önlenmesi iki yolla gerçekleşebilmektedir. VHl 1. Denizlerin petrol, zehirli sıvılar, ambalajlı zararlı maddeler, pis sular ve çöpler ile kasıtlı kirlenmesinin önlenmesi, 2. Gemilerin neden olduğu kaza sonucu doğabilecek deniz kirlenmesinin en aza indirilmesi. Bu çalışmanın konusu gemilerin sintine, balast ve evsel atıksularından kaynaklanan kirlenmenin çevresel, hukuksal ve teknik boyutlarının incelenmesidir. Balast suları, geminin dengesini sağlamak üzere denizden çekilen ve yine dengesini sağlamak üzere denize boşaltılan sulardır. Balast taşman tanklarda daha önce petrol gibi başka bir yük taşmmışsa önemli bir kirletici kaynak oluşturur. Bugün artık ayrı balast tankları kullanılması gerektiği için kirlilik içermiyor olarak kabul edilmektedirler. Sintine suları gemilerde iki yerden kaynaklanmaktadır. l)Ambar: Yıkama işlemleri 2) Makina dairesinden: Çeşitli makina ve pompalardan sızan yağlı sular. Sintine sulan geminin en altında bulunan sintine tankında biriktirilir. Sintine sularının karakteristik özelliğini yağ oluşturur. Sintine suyu geminin yaşma ve bakımına bağlıdır. Evsel atıksular gemi içinde gemi personeli ve yolculardan kaynaklanan tuvalet ve mutfak,banyo, çamaşır ve benzeri kullanım sulandır. Gemilerden kaynaklanan atıksuların oluşturacağı kirlenme gemi içinde ve limanlar, alım tesisleri gemi dışındaki teknik uygulamalarla önlenebilir. MARPOL 73/78 gemi atıksularının karaya olan uzaklıklarla beraber deşarj limitlerini belirlemiştir. Gemilerin buna göre atıksulannı ya bu deşarj limitlerinde belirlenen mesafelerde deşarj etmeleri ya da atıksulannı limanlara ve alım tesislerine vermeleri gerekmektedir. Liman devletlerinin kendi ülke suları içindeki limanlarda bu hizmeti verme sorumlulukları vardır. Ulusal mevzuatımızda denizlerin gemiler tarafindan kirletilmesinin önlenebilmesi için gerekli kontrol ve denetimlerin gerçekleştirilmesini sağlayacak düzenlemelere gidilmesi gerekmektedir.
Just as the other environmental problems, marine pollution problem needs an overall approach. All parameters of the pollution should be handled and evaluated. As today 80 % of the marine pollution is land originated. Industrial and domestic waste waters from the cities, agricultural and some other wastes are the main sources for marine pollution. Another source for the marine pollution is ship originated wastes, which makes 20 % of the total. The useful usage of the sea can't be sustained unless this pollution is prevented. International studies on preventing ship-originated pollution at the seas are being done since the second half of the 20th century. For bringing up the problem and possible solutions correctly, a definition for marine pollution that is accepted by most of the countries and disciplines must be provided. The definition provided by the United Nations (UN) for marine pollution (1970) is as fallow. "Introduction of man, directly or indirectly, of substances or energy into the marine environment (including estuaries) resulting in such deleterious effects as harm to living resources, hazard to human health, hindrance to marine activities including fishing, impairment of quality for use of sea- water, and reduction of amenities." This definition includes two main points. The first point is determination of the pollution source. According to this, only the harms caused by human activities are accepted as marine pollution. The second one is the criteria of the pollution. The main criterion is the effects of the pollution to the biosphere and human activities at the sea. There are many conventions signed for preventing the marine pollution. The most important one is the MARPOL that has the widest participation (1973/78). Turkey has signed some sections of this convention. As mentioned in MARPOL (73/78), the prevention of ship originated marine pollution can be done in two ways. 1- Prevention of intentional pollution of the sea by oil, noxious liquid substances in bulk, sewage, garbage and harmful substance in packed form. 2- Minimizing the accidental pollution caused by the ships. The aim of this study is evaluation of the environmental, juridical and technical sides of the marine pollution caused by bilge, ballast and domestic water originated among the ships. Ballast water is the water filled into ballast tanks for the ship's stability. Ballast tanks are also discharged to sea in some cases for the same purpose. If the tanks carrying ballast has been used for oil like substance transportation before, discharged ballast water can be a serious pollution source. For today, the usage of ballast tanks for transportation purposes is restricted, so ballast water is accepted as non-pollutant. The bilge water in the ships has two sources: 1) Storeroom: Sanitary water. 2) Machine room: The oily water originated in various machines and pumps. Bilge water is collected inside the bilge tank, which is at the bottom side of the ship. The characteristic of the bilge water is oil. The amount of bilge water in a ship depends on the age and maintenance status of it. Domestic water can be in two forms, sanity water and toilet water originated among^ the crew and passengers on board. Ship originated pollution can be prevented by installing treatment plants o» the ship and at the ports. MARPOL (73/78) has determined the discharge limit and distance to the land for ship wastewater discharges. The ships should discharge the wastewater to sea according to this limitation or use the treatment plants at the ports. Port states have responsibility of giving this service at their ports. For Turkey, the necessary laws should be re-arranged for preventing our coasts from pollution from the ships.
Açıklama
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 1999
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 1999
Anahtar kelimeler
Deniz kirliliği, Denizler, Evsel atık su, Gemiler, Marine pollution, Seas, Domestic sewage, Ships
Alıntı