Mekansal veri kalitesi ve niteliklerinin araştırılması ve bir proje üzerinde test edilmesi
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Bölüm / Program
Geomatik Mühendisliği
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İTÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Türü
Özet
Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS), coğrafi referanslı verilerin elde edilmesi, güvenli bir şekilde depolanması, işlenmesi, görüntülenmesi ve kullanıcıların kullanımına sunulmasını yerine getiren bir bilgisayar ortamında var olan veri bilgi sistemidir. CBS'nin en önemli bileşenini oluşturan verinin standartlara uygun bir tarzda işlenip kayıt altına alınması, hızlı ve uygun araçlarla kullanıma sunulması, kullanıcıların amaçlarına uygun doğru sonuçları almasına önemli katkı sunar. Coğrafi veriler kullanılarak oluşturulan kararların güvenirliliği veri kalitesi ile yakından ilgilidir. Bu nedenle, entegrasyona tabi tutulan verilerdeki hata ve belirsizliklerin tespit edilmesi, diğer ifadeyle coğrafi veri kalitesinin tanımlanması oldukça önemlidir. CBS dijital teknolojilerinin en önemli uygulama alanlarından birini sağlıkla ilgili planlama ve yönetimsel süreçler oluşturmaktadır. CBS, hastalık gözetim ve risk analizi gibi halk sağlığı temel göstergelerinin yanı sıra, sağlık hizmetine kolay erişim ve planlanlanmasında önemli katkılar sunar. Bu tez çalışmasında, mekansal veri kalite ve nitelikleri sağlık hizmetine erişim ve planlaması katogorisinde test edilerek, yeni sağlık tesislerinin kurulum aşamasında kısa ve uzun vadeli bölgesel ihtiyaçları karşılayabilecek, finansal olanakları gözardı etmeyen, eşit ve ulaşılabilir bir sağlık hizmeti sunumuna imkân veren bir veri analitiği sunması amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasında öncelikle, İstanbul ilinde kampüs yapılanmasına sahip olan biri devlet diğeri vakıf üniversitesine bağlı olan iki tıp fakültesi ile bir şehir hastanesi seçilerek, bu hastanelerde yönetici pozisyonunda görev almış kişilerle görüşmeler gerçekleştirildi. Bu görüşmelerde, hastane kampüslerinde yer alan birimlerinin yerleşim durumları, aranan birimlere ulaşımda yaşanan sorunlar ve bu sorunların aşılması için sunulan kolaylaştırıcı imkan ve seçenekler ile mekânsal veri sistemi düzeyi sorgulanarak, hastane kampüslerinin mekânsal yeterlilik durumları ve konumsal veri alt yapısı değerlendirildi. Daha sonra, bir anket çalışması yapılarak, gerek hasta ve yakınlarının gerekse hastane çalışanlarının sağlık hizmetlerine ulaşmada yaşadıkları mekânsal sorunlar ve bu sorunları aşma yönündeki beklenti ve önerileri belirlendi. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı verileri üzerinde istatistiksel analizler gerçekleştirilerek, acil hizmeti veren hastaneler ile acil yardım istasyonlarının dağılımında etkili olan ve önemsenen temel yaklaşımlar ve sonuçları belirlendi. Devlet Üniversite Hastanesi yöneticileri ile yapılan görüşmelerde, kampüsün mekânsal/uzamsal veri sistemlerinin yeterlilik düzeyi sorgulandığında, yerleşim koordinatlarının görülebildiği ve mekânsal değişimlerinin izlenebildiği kullanıma açık bir Mekânsal Bilgi Sistemi mevcut olmadığı, kampüsün GNSS destekli drone ile görüntüleme yapılarak hastanenin 3 boyutlu (3D) panoramik fotoğraflarının çekilmesi gibi uzamsal/mekânsal çalışmaların yapılmadığı, yaşanan olumsuzluklarda kampüs alanının ihtiyaca göre küçük, binalarının yaşlı ve depremlerden çok etkilenmiş olması ve bu nedenle başlatılan yerinde yapılanma sürecinin önemli rolü olduğu belirtildi. Vakıf Tıp Fakültesi Hastanesi ile Şehir Hastanesi kampüslerinin deprem sonrası, mekansal ihtiyaçlar göz önünde tutularak yapılandırılmış olması nedeniyle önemli bir sorun yaşanmadığı, veri altyapısına ilişkin sorunların daha alt düzeyde olduğu saptandı. Anket çalışması sonuçlarına göre, hasta ve yakınlarının %80,3'i telefon navigasyon kullanımı ile hastane kampüs girişine kadar ulaşımın mümkün olduğunu, %51,4'ü navigasyonun sadece kampüs girişine kadar değil kampüs içindeki birimlere kadar ulaşımı sağlaması gerektiğini belirtirken, %79,3'ü kampüs içindeki birimleri sorarak bulabildiklerini ancak bu nedenle zaman kaybı yaşadıklarını belitti. Hasta ve yakınlarının %64,3'ü ulaşımdaki gecikme nedeniyle hastanedeki randevu saatini kaçırma deneyimi yaşadığını ve %44,4'ü hastaneye ulaşım konusunda daha iyi bilgi ve yönlendirmeye ihtiyaç duyduklarını belirtti. Hasta ve yakınları %80 oranında kampüs içinde park yeri bulamamaktan şikayet ederken, hastane çalışanlarının %63,8'i otopark olanaklarından memnun olmadıklarını belirtti. Katılımcıların %67,6'sı hastane içinde yapılan mekansal değişiklikleri konusunda bilgilendirme yapılmadığını, %71,1'i hastane içinde daha fazla yönlendirici levhaya ihtiyaç duyulduğunu ve %65,8'i sesli yönderici cihazların ve %84,5'i interaktif haritaların kullanılması gerektiğini, %82,5'i ise mekanı bulma konusunda değerlendirme yapabilecekleri bir geri bildirim sisteminin faydalı olacağını belirtti. Türkiye'de hastane dışı acil tıbbi olgularda yaygın olarak "Scoop and Run" modeli uygulanmaktadır. Anket çalışmamızda ambulans çağrısını takiben ne kadar sürede ilk tıbbi müdahale yapıldı sorusuna, hastane çalışanı katılımcılarının %10,1'i ilk 8 dakika içinde; %20,2'si 9-10 dakika içinde; %30,3'ü 11-15 dakika içinde yanıtını vermiştir. Yanıtlar ilk 15 dakika içindeki ambulans yanıtına göre değerlendirildiğinde, oranın %60,6 düzeyinde olduğu belirlenmiştir. İlk tıbbi müdahaleyi takiben hastaneye nakil süresi sorusuna ise ilk 8 dakika yanıtını %9,8; 9-10 dakika içinde yanıtını %18,6; ilk 15 dakika içindeki toplam yanıt ise %58 oranında vermiştir. Anket çalışmamızda, ambulans yanıt süresindeki ve hastaneye nakildeki gecikme nedenleri sorgulandığında, trafiğin çok yoğun olması yanıtını hastane çalışanları %66,9; hasta ve yakınları %61,4 oranında belirtmiştir. Hasta ve yakınları ile hastane çalışanlarının yanıtları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Sağlık Bakanlığı verileri üzerinde yapılan istatistiksel analizlere göre, İstanbul'un hastane sayısı, Acil Yardım İstasyonu (AYİ) sayısı ve acil ambulans sayısının tüm illerinin medyan değerinden anlamlı düzeyde daha büyük olduğu belirlendi. İstanbul'un bir hastanesi ve bir AYİ başına düşen nüfus yoğunluğunun tüm illerinin medyan değerinden anlamlı düzeyde büyük olduğu, buna karşın İstanbul'un bir hastanesi ve bir AYİ başına düşen alan değerinin tüm illerinin medyan değerinden anlamlı düzeyde daha küçük olduğu bulundu. İstanbulun 39 ilçesine ait AYİ sayıları ile ilçelerin nüfusları arasında belirlenen korelasyon düzeyinin, AYİ sayıları ile yüzölçüm ve nüfus yoğunluğuna göre yapılan korelasyon düzeylerinden daha yüksek olduğu belirlendi. Hastanelerin yoğunlaştığı Fatih ilçesi ile İstanbul'un tüm ilçeleri arasında yapılan One-Sample Wilcoxon Signed Rank testi sonuçlarına göre, AYİ ve bir AYİ' nun sorumlu olduğu alan değeri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu (H1), bir AYİ başına düşen nüfus yoğunluğu bakımından ise istatistiksel anlamlı bir fark olmadığı (H0) belirlendi. Türkiyede hastane dışı acil olgularda yaygın olarak "Scoop and Run" modelinin seçilmiş olması nedeniyle, AYİ yaygınlaştırılması ve/veya ambulans sayısının artırılması yaklaşımı ön planda tutulmaktadır. Mevcut veriler, AYİ dağılımı planlanırken karar vericilerin bölgenin nüfusunu ön planda tutuğunu, hizmetin sunulacağı alan büyüklüğünün ise yeterince dikkate alınamadığını göstermektedir. Ayrıca bu yaklaşımda, acil tıp hizmetinin il düzeyinde planlanması nedeniyle ilçe sınırlarının göz ardı edilmesi ve hastaların taşınacağı hastanelerin coğrafi dağılımının etkili olduğu söylenebilir. Hastane kampüslerindeki mekânsal sorunların çözümlenmesi, beraberinde konumsal veri altyapısının güçlenmesine ve uzamsal/mekânsal veri kalitesinin artmasına yol açacağı, bunun ise yönetim iş yükünün önemli ölçüde azaltacağı ve hastane çalışanları ile hasta memnuniyetini ise orantısal olarak artıracağı beklenmektedir. CBS destekli bir veri analitiği, devlet ve özel kurumların yeni sağlık tesisleri için yer seçiminde daha bilinçli kararlar almasını kolaylaştırıcı bir veri analitiği sunmaktadır. Nüfus yoğunluğu artışı ve bunun bir sonucu olan trafik yoğunluğundaki artış ambulans yanıt süresini olumsuz yönde etkilemektedir. Kentsel nüfus artışını ve trafik sorunlarını çözümleyici yaklaşımlar, acil tıbbi hizmet sunumuna da olumlu yönde katkı sunması beklenmektedir. Ambulans yanıt süresinin azaltılmasının çözümünde AYİ ve ambulans sayısının artırılması ön görülmekle birlikte, ortaya çıkacak ciddi boyuttaki maliyetler ve sağlık personeli teminindeki güçlükler nedeniyle farklı çözümler aranmaktadır. Bunun yerine, AYİ'nın, CBS veri tabanı katkılarıyla hastanelerin coğrafi konumu da dikkate alınarak en uygun şekilde konumlandırılması büyük bir önem taşımaktadır. Türkiyenin illeri ve İstanbulun ilçeleri düzeyinde yeni kurulacak hastaneler ve AYİ'nın coğrafi dağılımı planlanırken nüfus ve alanı birlikte hesaba katan nüfus yoğunluğunun önemsenmesi, AYİ'na eşit erişim ve verimliliğin sağlanması bakımından önemli bir yaklaşım oluşturacaktır.
Tanım
Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026
Dergi veya Seri
ISSN
ISBN
Haklar
Anahtar Kelimeler
mekansal veri kalitesi, spatial data quality