Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/16392
Title: Novel control and communication approaches for performance improvement in networked control systems
Other Titles: Ağ üzerinden kontrol sistemlerinin performans iyileştirmesi için yeni kontrol ve haberleşme yaklaşımları
Authors: Gökaşan, Metin
Kuzu, Ahmet
392969
Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği
Control and Automation Engineering
Keywords: Adaptif model izleme kontrol sistem
Kuvvet kontrolü
Adaptive model following control system
Force control
Issue Date: 2015
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Abstract: Teleoperasyon mobil veya sabit bir manipülatörü coğrafi olarak uzak bir noktanadan kontrol etme anlamına gelmektedir. Tehlikeli bölgelerde arama/tarama, kimyasal madde işleme sistemleri, uzaktan ameliyat sistemleri ve uzay robotiği sistemleri günümüzde teleoperasyon uygulama alanları arasında sayılabilir. Uygulama alanlarının bu kadar geniş ve popüler bir yelpaze olusturması teleoperasyon konusunu aktif bir araştırma alanı haline getirmiştir. Teleoperasyonun en temel problemi coğrafi olarak uzak sistemlerin senkronize edilmesidir. Bu senkronizasyon problemi coğrafi olarak uzakta bulunan bu iki sistemi birleştiren haberleşme kanalı ile doğrudan ilintilidir. Özellikle, günümüzde tüm dünya, Internet üzerinden birbirine bağlı olduğundan, haberleşme kanalı olarak Internet'i tercih etmek ekonomik olarak çok avantajlıdır. Fakat, bununla birlikte Internet'in dezavantajları da yok değildir. Nitekim, Internet üzerinden işaret taşıma, kontrol sistemlerinin kararlılığında ve kontrol performansında bozulmalara neden olabilir. Bu probleme Internet ortamındaki zaman gecikmesi sebep olur. Zaman gecikmesi haricinde, performans band genişliği ve örnekleme hızı arasındaki ters ilişkiden de olumsuz olarak etkilenmektedir. Sistem performansi ayrica efendi taraftaki operatörün köle taraftaki manipülatörün etkileşimde olduğu çevreyi dokunarak algılama başarımına, köle taraftaki manüpülatörün de efendi taraftaki manüpülatörün yörünge takip başarımından da fazlaca etkilenmektedir. Internet üzerinden kontrolü, geleneksel zaman gecikmeli kontrolden ayıran en temel özellik, zamanda gecikme süresinin belli bir kurala bağlı kalmadan değişiyor olmasıdır. Bu özellik sistemde yeni bir bozucu etkisi yaratır. Geliştirilen efendi-kole mimarisi öncelikle bu bozucuyu bastırmalıdır. Bozucunun sadece geribesleme hattında olmasi durumunda olumsuz etki geleneksel bozucu bastırma yöntemleri ile bastırılabilirken, bozucunun kontrol işareti hattında da etkili olmasi haberleşme kaynaklı bozucu bastırma yontemlerinin geliştirilmesini gerektirmektedir. Bu tezde teleoperasyon problemine iki çekirdek mimari önerilmistir. Bu çözümlerin birinde, efendi tarafta kayma kipli bir gözleyici ve köle tarafta model izleyen bir kontrolör bulunmaktadir. Haberleşme gecikmesinin degeri, hem efendi sistemden köle sistem yönüne, hem de köle sistemden efendi sistem yönüne gecikme doğrultucusu ile tasarım sürecinde belirlenen bir maksimum değere sabitlenmiştir. İkinci çözümde ise, efendi sistem tarafında Astrom'un Smith Predictor yapısı, ve köle sistem tarafında yine model izleyen kontrolör bulunmaktadır. Gecikme regülatörleri bu çözümde de kullanılmaktadır. Tezde, yukarida sunulan çekirdek mimari yapısının dayanıklılık, bandgenişliği ve senkronizasyon performansının arttırımını sağlayacak eklentiler de önerilmiştir. Bu eklentilerden birincisi dayanıklılığı garanti altına almak için önerilen kontrol işaret düzeltme yapısıdır. Dayanıklılığın en büyük engeli gecikmenin tasarlanan değerin üstüne çıkması ve gecikme regülatörlerinin gecikmeyi sabitleyememesidir. Bu önerilen yapı ile kontrol işaretinin kendisi değil, sisteme olan etkisi düzeltilebilmektedir. Böylelikle geçici rejim dinamiğinde bozukluklar görülmesine ragmen sürekli halde bu bozukluklar ortadan kalkmaktadır. Ayrıca haberleşme hattının çıktı hızı da çözülmesi gereken başka bir problem kaynağıdır. İkinci eklenti bu problemi çözmektedir. Çıktı hızının limiti kontrol sistemini mekanik sistemin dinamiğinin limitlediğinden daha düşük bir Nyquist frekanında çalışmaya zorlar. Bu nedenle örnekleme hızı belirlenirken sadece mekanik sistem değil, aynı zamanda haberleşme ortamının çıkış hızı da dikkate alınmalıdır. Çıktı hızına uyum sağlamak için örnekleme frekansını düşürmek kontrol sisteminin doğruluğunu da beraberinde düşürecektir. Ayrıca örnekleme hızını düşürme sisteme eklenebilecek olan EKF gibi yüksek örnekleme frekansı gerektiren modern gözleyicilerin de kullanımını kısıtlar. Bu tezde, ayrıca, bu tip problemleri çözebilecek ağ haberleşmesi kaynaklı yaklaşımlar da önerilmektedir. Çıktı hızını en iyileme problemi için tezde Wavelet Paket Ağacı (Wavelet Packet Tree-WPT) dönüşümünü temel alan yeni bir sıkıştırma yapısı önerilmiştir. Bu yapı literatürdeki DFT tabanlı yapı ile karşılaştırılmıştır. Yaptığımız deneyler WPT tabanlı yapınının hemen hemen her sıkıştırma oranında DFT tabalı algoritmadan daha iyi sonuç verdiğini göstermiştir. Üçüncü eklenti, senkronizasyon problemini hedeflemektedir. Efendi ve köle taraf arasındaki senkronizasyonu etkileyen en önemli unsur doğal olarak ağ gecikmesinin büyüklüğüdür. Genelde teleoperasyon problemi hep kararlılık açısından ele alınmıştır. Oysaki sadece kararlılığa odaklanmış algoritmaların çoğrafi olarak uzak mesafedeki sistemlerin senkronizasyon problemlerini de çözdüğünü söylemek pek mümkün değildir. Bu senkronizasyonu iyileştirmek için performansı belirleyen diğer bileşenleri de dikkate almak gerekir. Teleoperasyonda, referans işareti genel olarak operatör diye adlandırılan bir insan tarafından oluşturulmaktadır. İnsanın doğasını düşündüğümüzde, band genişliği entegre sisteme oranla çok küçüktür. Senkronizasyon probleminin çözümü için tezde Grey Teori tabanlı bir kestrici önerilmiş, ve efendi maniplatörde gerçek referans yörüngesi oluşmadan bir kestrim yörüngesi oluşturulmuştur. Böylelikle efendiden köleye etki süresinin kısaltılması hedeflenmiştir. Bizim buradaki felsefemiz, ağ kaynaklı gecikmelerin kaçınılmaz ve rastgele olduğunu bilip, imkanlar dahilinde diğer tüm gecikmeleri azaltmaktır. Son eklenti köle taraftaki manüpülatörün çevreyle olan etkileşimini operatörün de hissetmesini sağlamak için yapılan eklentidir. Bunun için kontağın başladığı nokta (lazer mesafe sensörü ile ölçülür), ve etkileşilen çevrenin mekanik parametreleri efendi tarafa yollanır. Orada efendi manüpülatörün poziyon bilgisi ve alınan parametreler kullanılarak operatör için tepki kuvveti oluşturulur. Bu yöntemin iki avantajı vardır. Bunlardan ilki parametreler yavaş değiştiğinden (hatta pek değişmediğinden) diğer kuvvet geri beslemeli sistemlere oranla bandgenişliği ihtiyacı daha azdır. İkinci avantajı, kontak noktasının lazer mesafe sensörü ile önceden ölçüldüğünden dolayı, tepki kuvvetini operatöre yansıtmak için kontağın olmasını beklemeye gerek kalmamasıdır. Tasarlanan algoritmalar birçok deney düzeneğinde gerçek zamanlı olarak denenmiştir. Bu çalışmada her problemi en iyi sekilde cevaplayacak bir cözümden ziyade, tasarımcıların kendi spesifik problemlerine uygun bir alt küme seçebilmelerini saglayacak bir cözüm kümesi araştırılmıştır. Önerilen herbir eklentinin önemli yararlari oldugu gibi, işlem yükü, gecikme maliyeti, bilgi kaybı gibi sakıncaları da vardır. Amacımız tasarımcının kendine en uygun cözümü seçebilmesidir. Özetle, genel olarak bakıldığında önerdiğimiz yapı mevcut literatür ile karşılaştırıldığında pozisyon kontrolünde önemli ölçüde iyileştirme, kuvvet kontrolünde ise kabul edilebilir bir performans sağlamaktadır. Ayrıca band genişliği ihtiyacı da hem pozisyon işaretinin sıkıştırılarak yollanması sebebiyle, hem de kuvvet bilgisinin parametrik olarak yollanmasından dolayı literatürdeki emsallerine göre daha başarılı ve özgündür.
Teleoperation stands for controlling mobile or non-mobile manipulators from a geographically distant location. Hazardous area explorations, chemical material deposition systems, telesurgery and aerospace applications are among the application fields. Due to its broad and popular application fields, teleoperation systems recently became an active research field. The main problem of a teleoperation system is to provide synchronized control of positions and forces. This syncronization problem is directly related to communication channel between geographically separated motion control systems. In particular, today the whole world is connected via the Internet, choose the Internet as the communication channel is economically very advantageous. Fakat, bununla birlikte İnternetin dezavantajları da yok değildir. Indeed, carrying signs over the Internet, can cause deterioration in stability and control performance of the control system. This problem is due to the delay characteristic of Internet medium. Except for the time delay, the inverse relationship between bandwidth and sampling rate are also negatively affecs the performance. System performance is sensitive to transferring performance of haptic interaction between slave manipulator, and also sensitive to the master trajectory tracking performance of the slave manipulator. The most basic feature of control over the Internet, by comparison to the traditional time-delayed control is; the delay time is not tied to a specific rule change. This feature creates a new disturbance effect on the system. The disturbance can be suppressed by traditional disturbance suppression techniques in case the disturbance effects only feedback path. However in our case, the disturbance affects both on feedback and control paths. Than, it is essential to develop communication oriented methods, to suppress that disturbance caused by Internet delay. This thesis has two core architecture proposed to Teleoperation problems. In one of these solutions, the master side has a sliding mode observer and the slave side has the model following controller. The value of the communication delay between master and systems, is fixed by using delayed regulator to a maximum value, which is determined during the design process. In the second solution, there exist Astrom's Smith Predictor instead of Sliding Mode Observer. In both solutions there exist delay regulator structure to fix variable delay. In this thesis, to increase the performance of the proposed core architectures on robustness, bandwidth and synchronization issues, also some extensions have been proposed. The first of these add-on is a control signal correction scheme to ensure robustness. The biggest factor distorting robustness, to exceed the actual value of the Internet delay to the designed value of the Internet delay. Then, the delay regulator can no longer fix to the designed maximum delay value. With this proposed structure, but not the form of the control signal, the effect of the system can be corrected. Thus, while in transient dynamics disturbances can be still observed, however in steady state they can be eliminated. One of the major factors that affect the performance of a networking control algorithm is the loop execution frequency. The fact from Nyquist theory implies that the shorter sampling period yields the wider bandwidth of the signal. Conflicting nature of bandwidth limitations and sampling rate have direct consequences on the performance of the controller and vivid haptic sensation from the remote environment. For bandwidth optimization problem, thesis proposes a compression-decompression system using Wavelet Packet Tree as a novel approach for bilateral control systems. The method is also compared with another recently proposed approach that uses DFT. Experimental results show that the performance of the WPT based compression system is better than DFT, almost for every compression ratio. Third add-on focuses on syncronization problem. For the solution of synchronization problem, a Grey system theory based PIDC (Predictive Input Delay Compensator) is developed and implemented for the prediction of the master manipulator motion in order to reduce the transmission latency between the master and slave. Our philosophy is to reduce the latency in every way possible within our capability, considering network latency is unavoidable and random. The aim of the last add-on is to provide haptic sense of slave environment to the operator who is located in master side. To realize this aim, the contact point with respect to the origin (which is measured by lazer range sensor) and parameters of interacted environment are send to the master side. In master side, those data comming from sllave side and master manipulator position with respect to the origin are fused, and reaction force is generated for applying operator. This method is two advantageous. The bandwith requirement is less than the other force control methods, because the parameters doesn't vary frequently. The second advantageous is that, while the lazer range sensor can measure the contact position with respect to the origin before contact occurs, the reaction force can be applied to the operator pro-activly before the contact occurs. Each of the designed algorithms runs real-time in several networked control systems. There is no need to be a exact best solution which solves all problems. Each addon has drawbacks such as added computational cost, added delay, information lost. Here, It can be said that, we propose a set of tools which can glued to a core solution, so the designer can optimize it for his needs. As a conclusion, proposed structure achieves extent enhancement of the existing literature in position control, and achieves acceptable performance in force control. Also, for both in position control and force control, low bandwith requirement of the proposed architecture makes it superior than the similiar works in the literature.
Description: Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2015
Thesis (Ph.D.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2015
URI: http://hdl.handle.net/11527/16392
Appears in Collections:Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği Lisansüstü Programı - Doktora

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
392969.pdf3.66 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.