İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ  LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ ŞUBAT 2022 DENİZCİLİK AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA Barış DEMİR Deniz Ulaştırma Mühendisliği Anabilim Dalı Deniz Ulaştırma Mühendisliği Programı ŞUBAT 2022 İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ  LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ DENİZCİLİK AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA DOKTORA TEZİ Barış DEMİR (512152002) Deniz Ulaştırma Mühendisliği Anabilim Dalı Deniz Ulaştırma Mühendisliği Programı Tez Danışmanı: Prof. Dr. Leyla TAVACIOĞLU iii Tez Danışmanı : Prof. Dr. Leyla TAVACIOĞLU ............................. İstanbul Teknik Üniversitesi Jüri Üyeleri : Dr. Öğr. Üyesi Kadir ÇİÇEK ............................. İstanbul Teknik Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Elif Özge ÖZDAMAR ............................. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Bayram Barış KIZILSAÇ ............................ İstanbul Teknik Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Fatih ERDOĞDU ............................. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İTÜ, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nün 512152002 numaralı Doktora Öğrencisi Barış DEMİR, ilgili yönetmeliklerin belirlediği gerekli tüm şartları yerine getirdikten sonra hazırladığı “DENİZCİLİK AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA” başlıklı tezini aşağıda imzaları olan jüri önünde başarı ile sunmuştur. Teslim Tarihi : 31 Ocak 2022 Savunma Tarihi : 24 Şubat 2022 iv v Eşime ve kızlarıma, vi vii ÖNSÖZ………………………………………………….. İlk olarak, Doktora sürecim boyunca benden desteğini esirgemeyen, zorlu zamanlarımda beni motive eden, bilgi ve tecrübeleriyle tezimi bitirmemde büyük pay sahibi olan çok değerli danışman hocam Prof. Dr. Leyla TAVACIOĞLU’na minnetlerimi sunarım. Tez izleme komitemde yer alan ve fikirleriyle tezimin oluşumuna büyük katkı sağlayan Dr. Öğr. Üyesi Elif Özge ÖZDAMAR ve Dr. Öğr. Üyesi Kadir ÇİÇEK’e teşekkürlerimi sunarım. Çalışmamda önemli bir yere sahip olan denizcilik işletmeleriyle bağlantı kurmamda ve gerekli verileri elde etmemde yardımları olan İMEAK Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası Başkanı Sn. İrfan ERDEM’e, değerli fikirleriyle ve yardımlarıyla bana öncülük eden Başkan Yardımcısı merhum Sn. Ali DOĞRU’ya ve Şube Müdürü Bülent ŞANAL’a teşekkürlerimi sunarım. Eğitimime başladığım ilk yıllardan bu zorlu sürecin sonuna kadar olan dönemde benden maddi manevi desteklerini esirgemeyen annem, babam ve ablama teşekkürlerimi sunarım. En zor zamanlarımda bile yanımda olan ve doktoramın başlangıcından itibaren hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan canım eşim Yasemin DEMİR’e, tatlılıklarıyla benim en büyük moral kaynağım olan güzel kızlarım Açelya ve Mimoza’ya sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Şubat 2022 Barış DEMİR (Öğretim Görevlisi) viii ix İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ………………………………………………….. ........................................ vii İÇİNDEKİLER ......................................................................................................... ix KISALTMALAR ...................................................................................................... xi SEMBOLLER ......................................................................................................... xiii ÇİZELGE LİSTESİ ................................................................................................. xv ŞEKİL LİSTESİ ..................................................................................................... xvii ÖZET………………………………….. .................................................................. xix SUMMARY ............................................................................................................. xxi GİRİŞ………………………….. ............................................................................ 1 Tezin Amacı ....................................................................................................... 2 Tezin Kapsamı ve Sınırlılıklar ........................................................................... 2 Literatür Araştırması .......................................................................................... 4 Literatür Araştırmasının Değerlendirilmesi ..................................................... 20 KURUMSALLAŞMA KAVRAMI VE YAKLAŞIMLARI ............................. 23 Kurumsallaşma Kavramı .................................................................................. 23 Kurumsallaşma Yaklaşımları ........................................................................... 25 2.2.1 Eski kurumsallaşma yaklaşımı .................................................................. 26 2.2.2 Yeni kurumsallaşma yaklaşımı ................................................................. 30 Kurumsallaşmanın Göstergeleri ....................................................................... 33 2.3.1 Etkin örgüt yapısı ...................................................................................... 34 2.3.2 İç denetim .................................................................................................. 36 2.3.3 Yetki devri ................................................................................................. 39 Kurumsallaşmanın Aşamaları .......................................................................... 40 2.4.1 Kanunen tanınma ...................................................................................... 41 2.4.2 İşletmenin sürdürülebilir olması ............................................................... 41 2.4.3 Örgütsel ve bireysel amaç birliği .............................................................. 42 2.4.4 Kurumsal kimlik kazanma ........................................................................ 43 Kurumsallaşmanın Avantajları ......................................................................... 44 AİLE İŞLETMELERİ VE KURUMSALLAŞMA ............................................ 47 Aile İşletmeleri ve Özellikleri .......................................................................... 47 Aile İşletmelerinde Sistem Modelleri .............................................................. 52 3.2.1 Aile sistem teorisi modeli (iki daire modeli) ............................................ 52 3.2.2 Üç daire modeli ......................................................................................... 53 3.2.3 Dört daire modeli ...................................................................................... 55 3.2.4 Aile işletmelerinde sürdürülebilirlik modeli ............................................. 55 Aile İşletmelerinin Avantajları ve Dezavantajları ............................................ 59 Aile İşletmelerinde Aile İlişkilerininin Kurumsallaşması ................................ 61 3.4.1 Aile anayasası ........................................................................................... 62 3.4.2 Aile konseyi ve yönetim kurulu ................................................................ 64 3.4.3 Devir planlaması ....................................................................................... 66 x GEMİ İŞLETME ÖRGÜTLERİ VE TÜRK DENİZCİLİK AİLE İŞLETMELERİ ................................................................................... 69 Gemi İşletmeciliğine Genel Bakış .................................................................... 69 Gemi İşletme Örgütlerini Etkileyen Çevresel Faktörler ................................... 71 Gemi İşletme Örgütlerinde Organizasyon Yapısı ............................................ 75 Türkiye’de Gemi İşletmeciliği Yapan Aile İşletmeleri .................................... 82 YÖNTEM VE BULGULAR ................................................................................ 93 Çalışmanın Yönteminin Açıklanması............................................................... 93 5.1.1 Araştırmanın kapsamı ve sınırlılıkları ....................................................... 94 5.1.2 Veri toplama yöntemi ................................................................................ 94 5.1.3 Araştırma hipotezleri ve modeli ................................................................ 95 5.1.4 Yapısal eşitlik modellemesi ...................................................................... 96 Kurumsallaşma Seviyesi Ölçeği Geliştirme Süreci .......................................... 99 5.2.1 Madde oluşturma ve anket tasarımı .......................................................... 99 5.2.2 Pilot çalışma ............................................................................................ 102 5.2.3 Veri toplama ve ölçeğin yapılandırılması ............................................... 104 5.2.3.1 Keşfedici faktör analizi .................................................................... 104 5.2.3.2 Güvenilirlik analizi ........................................................................... 107 5.2.4 Ölçeğin yapısının doğrulanması ve değerlendirilmesi ............................ 108 5.2.4.1 Doğrulayıcı faktör analizi ................................................................. 108 Hipotez Testleri ve Bulgular .......................................................................... 111 5.3.1 Yapısal eşitlik modellemesi ile hipotez testleri ....................................... 112 5.3.2 Anova analizi ile hipotez testi ................................................................. 117 5.3.3 Frekans analizi......................................................................................... 118 SONUÇLAR ....................................................................................................... 121 Gelecek Çalışmalar İçin Öneriler ................................................................... 124 İşletmeler İçin Öneriler................................................................................... 125 KAYNAKLAR ........................................................................................................ 131 EKLER ....................................................................................................................143 ÖZGEÇMİŞ ............................................................................................................ 147 xi KISALTMALAR BIMCO : Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi CEO : Baş Yönetici DFA : Doğrulayıcı Faktör Analizi DOC : Uygunluk Belgesi DPA : Karada Atanmış Kişi GSMH : Gayri Safi Milli Hasıla HSEQ : Sağlık, Emniyet, Çevre, Kalite ILO : Uluslararası Çalışma Örgütü IMO : Uluslararası Denizcilik Örgütü InterManager: Uluslararası Gemi İşletenleri Derneği ISM CODE : Uluslararası Emniyetli Yönetim Kodu IT : Bilişim Teknolojileri İMEAK DTO: İstanbul, Marmara, Ege ve Akdeniz Deniz Ticaret Odası KFA : Keşfedici Faktör Analizi KMO : Kaiser-Meyer-Olkin KOBİ : Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme PSC : Liman Devleti Kontrolü SFB Modal : Sürdürülebilir Aile İşletmesi Modeli SMC : Emniyetli Yönetim Sertifikası SMS : Emniyetli Yönetim Sistemi TMSA : Tanker İşletmeciliğinde İç Değerlendirme Programı TTK : Türk Ticaret Kanunu UNCTAD : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı XUTUM : Borsa Istanbul Ulusal Tüm Endeksi YEM : Yapısal Eşitlik Modellemesi xii xiii SEMBOLLER ζ : Örtük değişken X : Gözlenen değişken λ : Örtük değişkeni gözlenen değişkene bağlayan yol katsayısı δ : Gözlenen değişkendeki hata Y : Gözlenen değişken (ifade) ε : Gözlenen değişkendeki hata η : Örtük değişken (içsel) ζ : Örtük değişken (dışsal) γ : Dışsal ve içsel değişkenler arasındaki yol kat sayısı  : Cronbach alfa katsayısı R2 : Determinasyon katsayısı xiv xv ÇİZELGE LİSTESİ Sayfa Yükseköğretim Kurumu tez arşivinde yer alan kurumsallaşma seviyesi ölçeklerine ilişkin yazarların kullandığı kurumsallaşma göstergeleri .... 9 Denizcilikte kurumsal yönetim ile ilgili yapılan çalışmalar ................. 16 Çizelge 2.1 : Farklı kurumsallaşma yaklaşımları. ..................................................... 25 Çizelge 3.1 : Dünyanın en eski 50 aile işletmesi ....................................................... 48 Çizelge 3.2 : Türkiye’de en eski aile işletmeleri ....................................................... 50 Çizelge 3.3 : Türkiye’de geliri en yüksek aile işletmelerinin dünyada ilk 500 sıralaması .............................................................................................. 51 Çizelge 3.4 : Aile konseyi ve yönetim kurulunun özellikleri. ................................... 65 Çizelge 4.1 : 1897 yılına ait Osmanlı Limanlarına kayıtlı Osmanlı Bayraklı gemilere ait istatistikler. ....................................................................................... 84 Çizelge 4.2 : 1952 yılındaki armatörler ve istatistikleri. ........................................... 85 Çizelge 4.3 : Türk gemi işletmeciliği örgütlerinin nesillerine ait bilgiler. ................ 86 Çizelge 4.4 : Kapasite bazında en büyük 30 Türk gemi işletmeciliği şirketi, 2021 . 86 Ölçüm modeline ait sembollerin açıklaması. ....................................... 98 Yapısal modele ait sembollerin açıklaması. ......................................... 99 Veri toplama sürecinde başvurulan uzmanlara ait bilgiler. ................ 100 Kurumsallaşma seviyesi ölçeğini oluşturulan ifadelerin kaynakları. . 100 Pilot çalışmaya ait güvenirliklik analizi. ............................................ 102 Pilot çalışmadaki toplam ifade istatistikleri. ...................................... 103 Ana çalışmadaki katılımcılara ait bilgiler. ......................................... 103 Kurumsallaşma seviyesi ölçeğinin KMO and Bartlett küresellik testi sonuçları. ............................................................................................. 105 Keşfedici Faktör Analizi Sonuçları. ................................................... 106 Kurumsallaşma ölçeği ve boyutlarına ait güvenilirlik analizi sonuçları. ............................................................................................. 108 DFA model uyum değerleri. ............................................................. 110 DFA ölçüm modeli regresyon tablosu. ............................................ 110 Ayırt edici geçerlilik testi sonuçları. ................................................ 111 Kurumsallaşma ölçeğinin normallik testleri. .................................... 112 Yetki devri ile iç denetim arasında etkin örgüt yapısı aracılığının analiz sonuçları. .................................................................................. 116 One Way Anova testi sonuçları. ....................................................... 117 Games-Howell Post-Hoc analizi sonuçları. ..................................... 118 Hipotez testi sonuçlarının özeti. ....................................................... 118 Frekans dağılımları, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri (N=193). .............................................................................................. 119 xvi xvii ŞEKİL LİSTESİ Sayfa Şekil 2.1 : Bir gemi işletme örgütünde ISM Kod denetim akışı ................................ 38 Şekil 3.1 : Aile işletmelerinde iki daire modeli ......................................................... 53 Şekil 3.2 : Üç daire modeli ........................................................................................ 54 Şekil 3.3 : Dört daire modeli...................................................................................... 55 Şekil 3.4 : Aile işletmelerinin gelişim evreleri .......................................................... 56 Şekil 3.5 : Aile işletmeleri sürdürülebilir sistem modeli ........................................... 58 Şekil 3.6 : Aile işletmesinde devir planı. ................................................................... 67 Şekil 4.1 : Gemi işletme örgütleri etkileyen çevreler. ............................................... 73 Şekil 4.2 : Gemi işletme örgütlerinde klasik fonkiyonel örgüt yapısı ....................... 76 Şekil 4.3 : Gemi işletme örgütlerinde matris organizasyon yapısı. ........................... 78 Şekil 4.4 : Dünya konteyner taşımacılığı istatistikleri, Ocak 2021. .......................... 88 Şekil 5.1 : Yöntem ve bulgular kısmının şekilsel gösterimi ...................................... 93 Şekil 5.2 : H1,H2 ve H3 hipotezleri için oluşturulan model ....................................... 95 Şekil 5.3 : H4 hipotezi için oluşturulan model ........................................................... 96 Şekil 5.4 : Yapısal eşitlik modellemesinde ölçüm modeli örneği ............................. 98 Şekil 5.5 : Yapısal eşitlik modellemesinde yapısal model örneği ............................. 99 Şekil 5.6 : Doğrulayıcı faktör analizi modeli........................................................... 109 Şekil 5.7 : Standartlaştırılmamış yol katsayılarını içeren YEM modeli .................. 113 Şekil 5.8 : Aracı değişken modeli ............................................................................ 114 Şekil 5.9 : c yolunu gösteren model......................................................................... 115 Şekil 5.10 : a, b ve cı yollarını gösteren model. ....................................................... 116 Şekil 6.1 : Gemi işletmecileri için kurumsallaşma modeli ...................................... 129 xviii xix DENİZCİLİK AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA ÖZET………………………………….. Kurumsallaşma gelişen pazar koşullarında işletmelerin hayatta kalabilmeleri için son derece önemlidir. Kurumsallaşabilen işletmeler, iş ve işlemleri standart hale getirerek, kişilerden bağımsız bir sistem içerisinde yönetim fonksiyonlarını gerçekleştirebilmektedirler. Bu da profesyonel bir yönetim anlayışının doğmasına sebep olmaktadır. Aile işletmeleri dünya ekonomisinde önemli bir rol oynamaktadır. Denizcilik sektörü incelendiğinde de işletmelerin büyük bir kısmının aile işletmesi olduğu görülmektedir. Genellikle babadan oğula geçen bir yönetim anlayışıyla yönetilen ve kurumsallaşmayı başaramayan bu işletmeler, sürdürülebilirlik açısından büyük sorunlar yaşamakta ve birçoğu ikinci kuşağa erişemeden faaliyetlerini durdurmaktadır. İşletmelerin mevcut kurumsal yapılarını ölçmek, işletmenin hangi kurumsal yönetim fonksiyonlarında eksikliklerin olduğunu anlamaya yaramaktadır. Bu sebeple bu çalışmada Türkiye’de faaliyet gösteren gemi işletmeciliği firmalarına yönelik bir kurumsallaşma seviyesi ölçeği geliştirilerek, işletmelerin mevcut kurumsal yapıları incelenmiştir. Kurumsallaşma süreçlerinden hangi aşamalarda eksikliklerin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kurumsallaşma fonksiyonları arasındaki ilişkiler incelenerek birbirlerine etki eden faktörler analiz edilmiştir. Çalışmada İMEAK Deniz Ticaret Odasına kayıtlı, Türk Bayraklı gemilere sahip ve aile işletmesi konumunda olan 177 gemi işletmeciliği firmasında çeşitli pozisyonlarda çalışan 193 kara personeline anket uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS 23.0 istatistik programında analiz edilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde önce Keşfedici Faktör Analizi (KFA) yapılarak ölçekte yer alan ifadelerin faktörleşmeleri sağlanmıştır. Başta 18 olan ifade sayısı 14 ifadeye düşürülmüştür ve ifadeler 3 faktör altında toplanmıştır. Faktörler, literatür ve uzman görüşleri yardımıyla; etkin örgüt yapısı, iç denetim ve yetki devri olarak adlandırılmıştır. KFA ile birlikte güvenilirlik analizleri yapılan ölçeğin yapı geçerliliğini test etmek adına Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. KFA ve DFA sonuçlarına göre ölçek güvenilir ve geçerli bulunmuştur. Ölçekte yer alan faktörler arasındaki ilişkileri test etmek için SPSS AMOS 23.0 istatistik paket programında Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) uygulanmıştır. Yapısal Eşitlik Modeli ile yapılan hipotez testleri incelendiğinde, Türk denizcilik aile işletmelerinde etkin bir örgüt yapısının oluşturulmasının, yetki devri ve iç denetimi faaliyetlerini olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Yetki devrinin iç denetime doğrudan ve anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmekle birlikte, aracı değişken analizi yapılarak elde edilen sonuca göre etkin örgüt yapısının yetki devri ve iç denetim arasında tam aracılık etkisiyle bir köprü görevi gördüğü anlaşılmıştır. İşletmelerin kuşaklarıyla kurumsallaşma seviyeleri arasında bir ilişki olup olmadığı Anova Analizi ile test edilmiştir. Analiz sonucuna göre işletmelerin kaçıncı kuşak bir xx işletme olduğuyla kurumsallaşma seviyeleri arasında istatiksel olarak bir anlamlılık olmadığını görülmüştür. Denizcilik aile işletmelerinin kurumsallaşma seviyelerini tespit etmek adına frekans analizi yapılmıştır. Frekans analizi sonuçlarına göre Türkiye’de faaliyet gösteren aile sahipli gemi işletme firmalarının 3,51’lik bir ortalamayla yarı/orta seviyede kurumsallaştıkları tespit edilmiştir. Bu çalışma, denizcilikte kurumsallaşma alanında yapılan ilk nicel çalışmadır. Ayrıca literatürden farklı olarak, armatörler ve işletme sahiplerinin görüşleri yerine kara personelinin görüşleri ele alınmıştır. Bu şekilde armatör ve işletme sahiplerinin kendi işletmelerini değerlendirirken oluşabilecek taraflı tutumların engellenmesi amaçlanmıştır. xxi INSTITUTIONALIZATION IN MARITIME FAMILY-OWNED BUSINESSES SUMMARY Institutionalization is extremely important for businesses to survive in developing market conditions. Institutionalized companies can perform their management functions within a system independent of individuals by standardizing business and operations. This leads to the emergence of a professional management approach. Family businesses play an important role in the world economy. They constitute 80- 98% businesses around the world, make up around 70-75% annual global GDP, and account for 50-80% jobs. Institutionalization studies of family businesses have been a popular topic over the last two decades. The reason is that the researchers think institutionalization is necessary for the sustainability of family businesses due to intense competition conditions in the market. It is also emphasized that the use of institutional theory for family businesses can explain the relationships between family, business and ownership structure. Most of the world ship management companies are traditionally established as family businesses. These businesses have applied to some managerial changes in order to adapt to the developing and changing market conditions. The corporate governance approach has provided businesses with various opportunities in this regard. Corporate governance meets the needs of businesses such as managing their business with certain standards independently of individuals, adopting a professional management approach, using human resources effectively, overcoming the problems experienced in the selection of inheritance and heir, and performing internal audit activities successfully. When the large-scale and family-run ship management companies that carry out regular line transportation around the world are examined, it is seen that these companies can create a brand value by succeeding in institutionalization. Since the ship management is managed according to international standards due to its own structure, it forces the companies to some stages of corporate management. The International Safety Management Code (ISM) was developed to achieve standardization for ship management companies. The ISM Code is a quality management system and is expected to trigger businesses to cooperate with management; however, this is not always the case due to human factor and owners perspective. The ship management companies operating as family businesses in Turkey, generally managed with a management approach that is passed from father to son. After the head of the family, the children's lack of necessary skills and knowledge or their preferences not to continue in the maritime sector can negatively affect the continuity of the companies. Similarly, in cases where there is more than one child in the family, it is seen that ship-sharing in the enterprises and company separations occur with the death of the family head. This causes the business to be divided into smaller parts and disappear over time instead of growing and developing. Despite all these negativities, xxii it is encountered with problems such as the shipowners do not look forward to institutionalization, they see it as a costly business and they think that it is not reliable to delegate the decisions to be taken in their business to professionals. Measuring the existing corporate structures of the companies helps to understand which corporate governance functions of the company have deficiencies. For this reason, in this study, an institutionalization level scale was developed for the ship management companies operating in Turkey and the existing institutional structures of the copanies were examined. It has been determined in which stages there are deficiencies in the institutionalization processes. In addition, the relations between the institutionalization functions were examined and the factors affecting each other were analyzed. In this study, a questionnaire was applied to 193 shore-based personnel working in various positions in 177 family-run ship management companies registered with the IMEAK Chamber of Shipping, owning Turkish Flag ships. The survey results were analyzed in the SPSS 23.0 statistical program. The process of developing the institutionalization level scale was carried out in four stages: item generation and questionnaire design, pilot study, data collection and structuring of the scale, verification and evaluation of the structure of scale. In the item creation phase, firstly, an item pool was created with the help of the opinions of experts in the field and the literature. The intelligibility of the scale, its compatibility with grammar rules and its suitability for the maritime industry were tested. After the test was found suitable, a pilot study was conducted with a group of 43 people with similar characteristics to the sample of the study. The pilot study was conducted to test the reliability of the scale and its intelligibility by the participants. After the scale was found to be reliable and understandable, the main study was started. In the main study, firstly, Kaiser-Meyer- Olkin and Barlet Sphericity Test was conducted to test the suitability of the expressions in the scale for factorization. As a result of the test, the expressions were found suitable for factorization. After this stage, Exploratory Factor Analysis (EFA) was performed to ensure that the expressions in the scale were factored. The number of expressions, which was 18 at the beginning, was reduced to 14 and the expressions were gathered under 3 factors. With the help of factors, literature and expert opinions; effective organizational structure, internal audit and transfer of authority. Reliability analysis was performed with EFA. According to the results of the reliability analysis, both the institutionalization level scale and the three factors that make up the scale were found to be quite reliable. After this stage, Confirmatory Factor Analysis (CFA) was conducted to test the construct validity of the scale. CFA analysis was applied in SPSS AMOS 23.0 statistical package program. According to the results of the CFA analysis, the model fit values were found to be quite good. In addition, according to the regression table, all expressions were found to be statistically significant. Finally, a discriminant validity test was conducted to understand whether each factor forming the scale tested different phenomena. According to the test result, it was seen that all factors had discriminant validity. According to EFA and CFA results, the scale was found reliable and valid. Structural Equation Modeling (SEM) was applied in SPSS AMOS 23.0 statistical package program to examine the factors affecting the institutionalization levels of maritime family businesses. When the hypothesis tests made with the Structural Equation Model were examined, it was concluded that the creation of an effective organizational structure in Turkish maritime family businesses positively affected the transfer of authority and internal audit activities. It has been observed that transfer of xxiii authority did not have a direct and significant effect on internal audit. For this reason, it was tested whether there is a mediating effect of the effective organizational structure between transfer of authority and internal audit by conducting mediator variable analysis. According to the test results, it was understood that the effective organizational structure acts as a bridge between transfer of authority and internal audit with its full mediation effect. In addition, the Bootstrap method was applied to test the degree of this effect. According to the test result, the full mediation effect of the effective organizational structure was found. Whether there is a relationship between the generations of the companies and the level of institutionalization was tested by Anova Analysis. According to the results of the analysis, it was found that there is no statistical significance between the level of institutionalization and the generation of the companies. Finally, frequency analysis was applied to measure the institutionalization levels of maritime family businesses. It was determined that the averages given by the participants to the statements in the scale were 3,51. According to these results, the institutionalization level of the family-owned ship management companies in Turkey was found at half/medium level. When the responses to the questionnaire were analyzed separately, the highest value among the averages was found the statement of "corrective actions are carried out as soon as possible regardless of market conditions as a result of nonconformities found" with a value of 4,11. The lowest average was found "there is a reward and punishment system for the employees in our company" with a value of 2,45. Additionally, "our seafarers have sufficient knowledge about the operation and requirements of the ISM Code." was found low value of 2,95. In the conclusion section, the contributions of the study to the literature and practice were mentioned. With the help of raliable and valid data collection tool, the institutionalization levels of different types of ship management companies (e.g., family owned vs. non-family owned) can be compared. In addition, each institutionalization indicator of the ship management companies obtained within the scope of this study can be considered as a criterion and analyzed via multicriteria decision-making methods. Finally, this scale can be diversified by quantitative studies on the institutionalization of family and ownership in ship management companies. The scale is also applicable to maritime family businesses and can be used in practice. Owners or senior managers of maritime family businesses can apply this scale to evaluate low attitudes based on employee answers. Thus, practices that negatively affect institutionalization in the organization can be identified and corrected. The answers given by participants (1: completely disagree to 5: strongly agree) will determine the level of institutionalization of the business. The level of institutionalization will increase as the answers to the scale approach 5. This study is the first quantitative study in the field of institutionalization in maritime. In addition, unlike the literature, the opinions of the shore-based personnel were discussed instead of the opinions of shipowners and business owners. In this way, it is aimed to prevent biased attitudes that may occur when shipowners and business owners evaluate their own businesses. xxiv 1 GİRİŞ………………………….. Dünya gemi işletmeciliği firmalarına bakıldığında, geleneksel olarak bir çoğunun aile işletmesi olarak kurulduğu görülmektedir. Bu işletmeler, gelişen ve değişen pazar koşullarına uyum sağlamak için birtakım yönetimsel değişikliklere başvurmuşlardır. Kurumsal yönetim anlayışı işletmelere bu konuda çeşitli imkanlar sunmuştur. Kurumsal yönetim, işletmelerin kişilerden bağımsız olarak belirli standartlarla işlerini yönetmesi, profesyonel bir yönetim anlayışını benimsemesi, insan kaynağını etkin bir şekilde kullanabilmesi, miras ve varis seçiminde yaşanan sorunların aşılması ve iç denetim faaliyetlerinin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi gibi ihtiyaçları karşılamaktadır. Dünya üzerinde düzenli hat taşımacılığı yapan büyük çaplı ve aile işletmesi olarak kurulmuş gemi işletmeciliği firmaları incelendiğinde, bu işletmelerin kurumsallaşmayı başararak birer marka değeri oluşturabildikleri görülmektedir. Türkiye’de aile işletmesi olarak faaliyet gösteren gemi işletmeciliği firmalarına bakıldığında, genellikle babadan oğula geçen bir yönetim anlayışıyla yönetildikleri görülmektedir. Aile reisinden sonra çocukların gerekli yetenek ve bilgilerden eksik olmaları veya denizcilik sektöründe devam etmeme tercihleri işletmelerin devamlılığını olumsuz yönde etkiyelebilmektedir. Benzer şekilde ailede birden fazla çocuk olduğu durumda, aile resinin vefatıyla birlikte işletmelerde gemi paylaşımına gidildiği ve şirket ayrılıklarının yaşandığı görülmektedir. Bu da işletmenin büyüyüp gelişmek yerine daha küçük parçalara bölünmesine ve zamanla yok olmasına sebep olmaktadır. Tüm bu olumsuzluklara rağmen, armatörlerin kurumsallaşmaya sıcak bakmadıkları, kurumsallaşmayı maliyetli bir iş olarak gördükleri ve işletmelerinde alınacak kararları profesyonellere devretmenin güvenilir olmadığını düşündükleri gibi problemlerle karşılaşılmaktadır; fakat yapılan bilimsel çalışmalar aile işletmelerinde kurumsallaşmanın işletmelerin sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sağladığını göstermektedir. Gemi işletmeciliği kendi yapısı gereği uluslararası standartlara göre yönetildiği için, işletmeleri kurumsal yönetimin bazı aşamalarına zorlamaktadır; fakat işletmelerin genel olarak değerlendirilip kurumsallaşmayı hangi yönetim fonksiyonlarında yerine 2 getirebildiklerinin, hangi fonksiyonlarında eksikliklerin olduğunun incelenmesi, özellikle kurumsallaşmak isteyen işletmeler için son derece önemlidir. Bu sebeple bu çalışma Türkiye’de aile işletmesi olarak faaliyet gösteren gemi işletmeciliği firmalarının kurumsallaşma seviyelerini ve buna etki eden faktörleri incelemektedir. Tez çalışması altı bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde tezin amacı, kapsamı ve sınırlılıklarına ait ilgili bilgilere ve literatür araştırmasına yer verilmiştir. İkinci bölümde kurumsallaşma kavramına dair bilgilere ve kurumsallaşma teorilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde aile işletmelerinin özelliklerinden, çeşitli aile sistemi modellerinden ve aile işletmelerininin kurumsallaşması kavramından bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde gemi işletme örgütlerinin organizasyon yapılarından bahsedilmiş, bu yapıyı etkileten fakrtörler ele alınmıştır. Ayrıca Türkiye’de faaliyet gösteren aile sahipli gemi işletme firmalarının tarihinden günümüze kadar olan süreç incelenerek kurumsallaşma örneklerine yer verilmiştir. Beşinci bölümde çalışmanın yöntemi ve bulguları açıklanmıştır. Altıncı bölümde ise çalışmanın sonuçları, literatüre ve işletmelere kazandırdığı katkılar ele alınarak gelecek çalışmalar için tavsiyelerde bulunulmuştur. Tezin Amacı Bu çalışmanın amacı Türkiye’de faaliyet gösteren ve Türk Bayraklı gemilere sahip gemi işletmeciliği yapan aile işletmelerinin mevcut kurumsal yapılarını ölçebilecek bir ölçek geliştirmek, işletmelerin kuşaklarının kurumsallaşma seviyesi üzerinde farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek, kurumsallaşmaya etki eden faktör arasındaki ilişkileri açıklamak ve kurumsallaşmaya nereden başlamaları gerektiğine yönelik öneriler getirmektir. Tezin Kapsamı ve Sınırlılıklar Kurumsallaşma işletmelerinin sürdürülebilirlikleri için son derece önemlidir. İşletmeler kurumsal yönetim uygulamalarını kullanarak, işletmenin iç ve dış çevre koşullarını göz önünde bulundurarak, kendi örgüt kültürü içerisinde sahiplik, yönetim ve iş uygulamalarını bir standarta bağlayarak yönetimsel fonksiyonlarını yerine getirebilmektedir. Bu da gelişen ve değişen çevre koşullarına adapte olabilmelerini sağlamaktadır. Kurumsallaşmak isteyen işletmelerde mevcut kurumsal yönetim 3 uygulamarının hangi seviyede olduğunun bilinmesi ise, kurumsallaşmaya olumsuz etki eden faktörlerin bilinmesini sağlamaktadır. Ayrıca kurumsallaşmaya nereden ve nasıl başlamaları gerektiğine yönelik ipuçları verebilmektedir. Literatürde denizcilikte kurumsallaşma ile ilgili birkaç çalışma olsa da, bu çalışmalar işletme sahiplerinin/armatörlerin tutumlarını ölçmektedir. Yönetimde büyük söz sahibi olan armatör veya işletme sahiplerinin kurumsallaşmaya yönelik kendi işletmelerini değerlendirmeleri bir yöntem olarak gözükse de, kendi işletmelerini değerlendirirken oluşabilecek taraflı tutumlardan kaçınmalarının zor olduğu düşünülmüştür. Çünkü işletmede eğer bir kurumsal yönetim uygulaması varsa bunun yansıması ilk olarak çalışanlar üzerine olacaktır [1]. Bu sebeple bu çalışmada işletme sahiplerinden ziyade, genel müdür, operasyon departmanı, teknik departman, kiralama departmanı, muhasebe departmanı, insan kaynakları departmanı, filo müdürü, acente müdürü ve karada yetkilendirilmiş kişi (DPA) pozisyonunda çalışan kara personelinin tutumları incelenmiş ve analiz edilmiştir. Literatürde farklı alanlarda işletmelerin kurumsallaşma seviyelerini belirlemeye yönelik ölçek geliştirme çalışmaları vardır; fakat denizciliğe yönelik böyle bir çalışma bulunmamaktadır. Bu ihtiyacı gidermek adına bu çalışmada bir kurumsallaşma seviyesi ölçeği geliştirilmiştir. Ayrıca farklı alanlarla yapılan çalışmalarda, kurumsallaşma seviyelerinin, insan kaynakları yönetimi, stratejik yönetim, muhasebe yönetimi, pazarlama, finansal performans, liderlik gibi yönetimsel fonksiyonlarla ilişkileri, kurumsallaşma seviyesi ölçekleri sayesinde analiz edilmiştir; fakat denizcilik alanına yönelik bu çalışmalar yapılmamıştır. Tezde geliştirilen ölçek sayesinde bu gibi ilişkilerin de daha sonraki çalışmalarda yapılabilmesi hedeflenmiştir. Buradan hareketle tezin kapsamını denizcilik aile işletmelerinde kurumsallaşma adı altında, Türkiye’de faaliyet gösteren aile sahipli gemi işletmeceliği firmalarının kurumsallaşmadaki yönetim anlayışları ve uygulamaları oluşturmaktadır. Tezin sonuç ve öneriler bölümünde yer alan işletmeler için bir model önerisi sayesinde ise, işletmelerinin kurumsallaşma seviyelerini ölçmek isteyen bir işletme sahibi veya yöneticisi için yol gösteren bir model oluşturulmuştur. Böylece çalışmanın pratikte de uygulanabilir olması amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan veriler İMEAK Deniz Ticaret Odasına kayıtlı ve Türk bayraklı gemilere sahip olan aile işletmelerinin kara personellerinden Ekim 2020 ve Şubat 2021 tarihleri arasında elde edilmiştir. Ayrıca personellerin 18 yaşından büyük olmaları ve 4 işletmenin kültürünü edinebilmeleri adına en az 1 yıldır işletmede çalışıyor olmaları şartları aranmıştır. Araştırmanın sınırlılıklarını bu özelliklere sahip işletmeler ve çalışanları oluşturmaktadır. Literatür Araştırması Örgütlerin kurumsallaşması yaklaşımı kurumsal teoriyle ortaya çıkan bir kavramdır. Kurumsal teori, sosyoloji, politika ve ekonomi bilimlerini kullanarak, örgütlerin sürdürülebilirliği, gelişimi ve meşruiyetine odaklanır [2]. Örgütler için kurumsal teorinin ana temalarını, kurumların oluşumu, yapısı ve işlevleriyle, kurumsallaşma ve sosyal özellikler arasındaki ilişkiler oluşturur. Kurumsallaşma kavramının literatürde yer alması 19. yy’da sosyoloji biliminin ortaya çıkmasına dayansa da, örgütlere etkisi açısından yapılan çalışmalar 20. yy’da karşımıza çıkmaktadır. Türkiye genelinde yapılan çalışmaların ise 20. yy’ın sonlarında başladığı görülmüştür ve özellikle son yirmi yılda birçok farklı alanda bu konuyla ilgili çalışmalar yapılmıştır. Aile işletmeleri dünya ekonomisinin çok büyük bir kısmını oluşturmaktadır [3]. Bu sebeple literatürde kurumsallaşma çalışmalarının daha çok aile işletmeleri üzerinde olduğu görülmektedir [4]. Aile işletmelerinin ana problemleri ise değişen pazar koşullarına uyum sağlamak ve sürdürülebilirliktir. Literatürde yapılan çalışmalar kurumsallaşmanın aile işletmelerinin sürdürülebilirliklerine doğrudan katkı sağladığını göstermektedir [5]. Ayrıca Leaptrott [6], aile işletmelerinde kurumsal teorinin kullanılmasının, aile, işletme ve işletme sahipliği arasındaki ilişkileri açıklamakta yararlı olduğunu vurgulamaktadır. Tez çalışmasının literatür araştırması bölümünde farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere yönelik kurumsallaşma ile ilgili yapılan çalışmalar incelenmiştir. Daha sonra denizcilikte kurumsallaşmaya yönelik çalışmalar ele alınmıştır. Kurumsallaşma teorilerinin gelişimine ait bilgiler ise tezin ikinci bölümünde yer alan “kurumsallaşma kavramı ve yaklaşımları” başlığı altında detaylıca açıklanmıştır. İşletmelerde kurumsallaşmaya yönelik çalışmalar incelendiğinde, işletmelerin kurumsallaşma seviyelerinin ölçülebilmesi için geliştirilen ölçeklerde, yazarların çeşitli kurumsallaşma göstergelerini kullandıkları görülmektedir. Ayrıca bir kurumsallaşma seviyesi ölçeği oluşturulduktan sonra bu ölçek sayesinde yönetimsel anlamdaki ilişkilerin çeşitli istatiksel analizlerle açıklandığı görülmektedir. Yükseköğretim Kurumu (YÖK) tez arşivi incelendiğinde, çeşitli araştırmacıların farklı 5 alanlara yönelik kurumsallaşma ölçeği geliştirdiği ve bu ölçekleri kullanırken kurumsallaşma göstergelerini o alandaki yapıya göre adlandırdıkları göze çarpmaktadır (Çizelge 1.1). Örneğin Karpuzoğlu [7], aile işletmelerinin kurumsallaşma düzeyini belirlemeye yönelik İstanbul’da bulunan 210 küçük ve orta büyüklükteki işletme (KOBİ) üzerine yaptığı çalışmasında, kurumsallaşma seviyesi göstergeleri olarak özerklik ve kanunen tanınma, farklılık, esneklik, basitlik, bireysel ve örgütsel amaç birliği, kurumsal kimlik ve süreklilik göstergeleri üzerinde durmuştur. Bu göstergeler ışığında aile işletmelerinin bir kısmının kurumsallaşma göstergelerine sahip olmakla beraber, bu ögeler üzerinde yeterince durmadıkları sonucuna varmıştır. Çoğunlukla aile ve iş ilişkilerinin beraber yürütülmeye çalışılması kurumsallaşma ögelerinin gerektiği şekilde icrasını engellediğini söylemiştir. Bunun önüne geçilebilmesi ve işletmelerin kişilerden bağımsız bir yapıya bürünebilmesi için, işletmelerin aileden ziyade iş değerlerini ön plana çıkarması gerektiğini belirtmiştir. Benzer şekilde Baran [8], ilaç sektöründe faaliyet gösteren 104 işletmenin yönetsel açıdan kurumsallaşma düzeyleri ve örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi incelediği çalışmada, kurumsallaşma düzeyini belirlemek adına yönetim fonksiyonlardan planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon ve kontrol ögelerinin yer aldığı bir ölçek kullanmıştır. Çalışmada kurumsallaşma düzeyi arttıkça örgüt kültürünün de arttığı sonucuna varılmış, örgüt kültürü arttıkça da çalışanların kurumsallaşma beklentileri ve çalıştıkları işletmeye süreklilik kazandırma çabalarının artacağı vurgulanmıştır. Kurumsallaşma ve örgüt kültürünün birbirlerini etkileyen birer araç olduğundan bahsedilmiştir. Apaydın [9], örgütlerde kurumsallaşma ve adaptif yeteneklerin pazarlama eylemlerine ve örgütsel performansa etkilerini incelemek adına 202 KOBİ üzerinde gerçekleştirdiği çalışmasında, kurumsallaşma düzeyini belirlemek için formalleşme, otonomi, profesyonelleşme, kültürel güç, saydamlık, sosyal sorumluluk ve tutarlılık unsurlarını kullanmıştır. Ayrıca çalışmada kurumsallaşma düzeyi arttıkça adaptif yeteneklerin, pazarlama eylemlerinin ve firma performansının arttığı sonucuna varılmıştır. İçin [10], İstanbul’da faaliyet gösteren 72 demir-çelik aile işletmesi sahibinin dahil olduğu kurumsallaşma ve yönetim ile ilgili çalışmasında, kurumsallaşma götergeleri olarak aile konseyi, aile anayasası, hissedarlar sözleşmesi, devir planı ve bağımsız yönetim kurulunu kullanmıştır. Araştırmada kurumsallaşma düzeyi ve yönetim kurulu fonksiyonları arasında yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, kurumsallaşma uygulamaları arttıkça yönetim fonksiyonlarının uygunlanma düzeylerinin de arttığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırmada kurumsallaşma 6 unsurlarının her biriyle yönetim fonksiyonları arasındaki ilişkiler de regresyon analizi ile incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre, aile ana yasasının tüm yönetim fonksiyonları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Devir planının sadece yürütme fonksiyonu, bağımsız yönetim kurulunun da yalnızca kontrol fonksiyonu üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan aile konseyi ve hissedarlar sözleşmesinin hiçbir yönetim fonksiyonu üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı sonucuna varılmıştır. Yarar [11], İstanbul’da yer alan 54 özel hastane üzerinde yaptığı kurumsallaşma ve markalaşma çalışmasında, özel hastaneler için bir kurumsallaşma seviyesi belirleme ölçeği geliştirerek, kurumsallaşma göstergelerini organizasyonel uygulamalar, yöneticilerin uygulamaları, planlama uygulamaları, performans yönetimi uygulamaları ve iletişim uygulamaları olarak adlandırmıştır. Çalışmanın sonucunda İstanbul’da yer alan özel hastanelerin kurumsallaşma ve markalaşma düzeylerinin iyi seviyede olduğu tespit edilmiş ve kurumsallaşma düzeyleriyle markalaşma düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Tavşancı [12], İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ULUSAL TÜM Endeksine (XUTUM) kayıtlı 101 firma ile yaptığı işletmelerin kurumsallaşma düzeylerinin rekabet gücüne etkisini incelediği çalışmasında, geliştirdiği kurumsallaşma ölçeğindeki göstergeleri, kültürel güç, toplumsal değer ve normlara uyum, kurumsal sosyal sorumluluk, şeffaflık ve hesap verilebilirlik, biçimsel faaliyet yapısı, profesyonelleşme, biçimsel organizasyon yapısı ve yetki delegasyonu olarak adlandırmıştır. Çalışma sonucunda kurumsallaşmanın rekabet gücü üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Güngör Ak [13], Aydın ilinde faaliyet gösteren 153 aile işletmesinin sahibinin katılımıyla gerçekleştirdiği çalışmasında, aile işletmelerinde kurumsallaşma düzeylerinin işletme başarısına etkisini incelemiştir. Yazar çalışmada kurumsallaşma göstergeleri olarak, tutarlılık, otonomi, kültürel güç, saydamlık, formalleşme, profeyonelleşme ve sosyal sorumluluk kavramlarını kullanmıştır. Özellikle kurucu-girişimcilerin görüşlerine dayanan bu çalışmada kurumsallaşma göstergelerinin önem sıraları girişimcilerin gözünden bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda Aydın ilinde faaliyet gösteren aile işletmelerinde kurumsallaşma göstergeleri önem sırasına göre tutarlılık (%65,3), otonomi (%57,5), kültürel güç (%52,9), saydamlık (%50,3), formalleşme (%40,5), profesyonelleşme (%38,5) ve soysal sorumluluk (%33,3) şeklinde ortaya çıkmıştır. Yazar, kurumsallaşma biçimlerinin beklentileri ne derecede karşılayıp karşılamadığının %50 ölçütüne göre yapıldığını savunmaktadır. Diğer bir anlatımla, 7 %50’den yüksek önem derecesine sahip kurumsallaşma biçimlerinin beklentileri karşıladığını, altında kalan kurumsallaşma biçimlerinin ise beklentileri karşılamadığını belirtmiştir. Dolasıyısla çalışmanın örnekleminde yer alan firmaların kurumsallaşma göstergelerinden tutarlılık, otonomi, kültürel güç ve saydamlığı karşılayabildiklerini belirtmektedir. Bilge [14], Manisa ilinde faaliyet gösteren 107 KOBİ’de gerçekleştirdiği insan kaynakları yönetimi fonksiyonları açısından kurumsallaşmayı ele aldığı çalışmasında, kurumsallaşma göstergelerini insan kaynakları uygulamaları ile aynı ölçekte ele alarak, insan kaynakları veri tabanı, eğitim, performans değerlendirme, yönetimde şeffaflık, kariyer yönetimi, ücret politikası ve iş sağlığı ve güvenliği olarak adlandırmıştır. Çalışmada aile işletmesi olmayan KOBİ’lerin, aile işletmesi olan KOBİ’lere göre kurumsallaşma düzeylerinin daha yüksek olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca eğitim, personel değerlendirme, ücret politikası, yönetimsel şeffaflık ve insan kaynakları veri tabanı faktörleri KOBİ’lerde kurumsallaşmayı anlamlı olarak etkilerken; kariyer yönetimi, iş sağlığı ve güvenliği faktörlerinin kurumsallaşmayı olumlu yönde etkilemediği sonucuna varılmıştır. Çakır [15], KOBİ’lerin kullanımına sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme Başkanlığı destek ve teşvik türleri ile kurumsallaşma düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelediği çalışmasında, İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren destek almayan 70 işletme ile 2008-2009 yıllarında KOSGEB’den destek alan 64 işletmeyi ele almıştır. Yazar kurumsallaşma düzeyi belirleme ölçeği için kurumsallaşmanın boyutlarını, biçimsel faaliyet yapısı, biçimsel organizasyon, biçimsel yapıya uyum, tutarlılık, kurumsal çevreye uyum, kurumsal sosyal sorumluluk, kültürel güç, profesyonellik, şeffaflık ve hesap verebilirlik, toplumsal değer ve normlara uyum ve yetki delegasyonu olarak adlandırmıştır. Araştırma sonucunda KOSGEB’den destek alan işletmelerin destek almayan işletmelere göre kurumsallaşma düzeylerinin daha iyi olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca çalışmada, KOSGEB’den destek alan 14 ve 14 yaşından küçük işletmelerin kurumsallaşma düzeylerinin 15 ve 15 yaşından büyük işletmelerden daha iyi düzeyde olduğu, yine 14 ve 14 yaşından küçük işletmelerin kurumsallığın boyutları olarak toplumsal değerlere uyum, şeffaflık ve kurumsal çevre ve normlara uyum açısından daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Şanal [16], İstanbul sanayi odasına kayıtlı 102 aile işletmesi üzerine yaptığı aile işletmelerinde kurumsallaşma ve kurumsal girişimcilik üzerine bir araştırmada, kurumsallaşma göstergelerini olarak sosyal sorumluluk, tutarlılık, profesyonelleşme, özerklik, formalleşme, şeffaflık olarak adlandırmıştır. Çalışmada kurumsallaşma göstergeleri ile 8 kurumsal girişimcilik göstergeleri olarak adlandırılan, risk, stratejik yenileme, proaktiflik, yenilikçilik arasında adımsal regresyon analizi yapılmış ve bu iki başlık arasındaki ilişkiler ele alınmıştır. Türkoğlu [17], Antalya’da faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmelerinde kurumsallaşma, entelektüel sermaye ve rekabet gücü ilişkisini incelediği ve 446 yöneticinin katılım sağladığı çalışmasında, kurumsallaşma ölçeğini oluştururken, kurumsallaşma göstergelerinden sosyal sorumluluk, profesyonelleşme ve formalleşmeyi kullanmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi yönetimiyle yapılan çalışmanın sonucunda kurumsallaşma ve entelektüel sermayenin rekabet gücü üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu sonucuna varmıştır. Ayrıca konaklama işletmesi yöneticilerinin bakış açısına göre; kurumsallaşma unsurlarından sosyal sorumluluk, entelektüel sermaye unsurlarından da müşteri sermayesi unsuru rekabet gücü üzerinde diğer unsurlara göre çok daha fazla öneme sahip olduğu belirtmiştir. Aylan [18], otel işletmelerinin kurumsallaşma göstergelerinin belirlenmesi ve iş gören algılarının ölçülmesine yönelik 1053 otel çalışanı ve işletme sahibinin katıldığı çalışmasında, kurumsallaşma göstergeleri olarak, işletme anayasası, profesyonelleşme, formel örgüt yapısı, yetki devri ve yetkilendirme, karar alma şekli, etkin bir iletişim sisteminin kurulması, iç denetim olarak adlandırmıştır. Çalışmada otellerin yıldız sayılarına ve büyüklüklerine göre bir değerlendirme yapan yazar, zincir otellerde çalışanların kurumsallaşma algılarının zincir otellerde çalışmayanlara oranla daha yüksek olduğu sonucuna varmıştır. Ayrıca uluslararası marka olan otel işlemeleri personelinin kurumsallaşma algı düzeyinin diğerlerinden daha yüksek olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte tepe yönetimi patronlardan ve ailesinden değil de dışarıdan ve profesyonel yöneticilerden oluşan işletme personelinin kurumsallaşma algı düzeylerinin daha yüksek olduğunu tespit etmiştir. Yıldırım [19], otel işletmelerinde çalışan 398 yönetici ve şeflerin iç kontrol sistemi algılarının örgüt kültürü ve kurumsallaşmaya etkisini incelemek amacıyla yaptığı çalışmasında, kurumsallaşma göstergelerini formalleşme, profesyonelleşme, kültürel güç ve tutarlılık olarak adlandırmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi yöntemi kullanılan çalışmada, iç kontrol, örgüt kültürü ve kurumsallaşma değişkenlerinin oluşturduğu model test edildiğinde iç kontrol ve örgüt kültürü arasında kurulan ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu, örgüt kültürü ve kurumsallaşma arasında kurulan ilişkinin de istatistiki olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca iç kontrol ve kurumsallaşma arasındaki ilişkide örgüt kültürünün tam aracı olduğu sonucuna varılmıştır. 9 Yazar Çalışmanın Adı Kullandığı kurumsallaşma göstergeleri Karpuzoğlu [7]. Aile şirketlerinin kurumsallaşma düzeyini belirlemeye yönelik bir araştırma Özerklik ve kanunen tanınma, farklılık, esneklik, basitlik, bireysel ve örgütsel amaç birliği, kurumsal kimlik ve süreklilik Baran [8]. Yönetsel açıdan kurumsallaşma düzeyi ile örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi ele alan bir araştırma Planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon ve kontrol Apaydın [9]. Örgütlerde kurumsallaşma ve adaptif yeteneklerin pazarlama eylemlerine ve örgütsel performansa etkileri Formalleşme, otonomi, profesyonelleşme, kültürel güç, saydamlık, sosyal sorumluluk ve tutarlılık İçin [10]. Aile işletmelerinde kurumsallaşma ve yönetim ve konuya ilişkin bir araştırma. Aile konseyi, aile anayasası, hissedarlar sözleşmesi, devir planı ve bağımsız yönetim kurulu Yarar [11]. Kurumsallaşma ve markalaşma, İstanbul ilindeki özel hastaneler üzerinde bir araştırma Organizasyonel uygulamalar, yöneticilerin uygulamaları, planlama uygulamaları, performans yönetimi uygulamaları ve iletişim uygulamaları Tavşancı [12]. Firmalardaki kurumsallaşma düzeyinin rekabet gücüne etkisi üzerine bir araştırma Kültürel güç, toplumsal değer ve normlara uyum, kurumsal sosyal sorumluluk, şeffaflık ve hesap verilebilirlik, biçimsel faaliyet yapısı, profesyonelleşme, biçimsel organizasyon yapısı ve yetki delegasyonu Güngör Ak [13]. Aile işletmelerinde kurumsallaşmanın işletme başarısına etkisi: Aydın ilinde faaliyet gösteren aile işletmeleri örneği Tutarlılık, otonomi, kültürel güç, saydamlık, formalleşme, profeyonelleşme ve sosyal sorumluluk Bilge [14]. Küçük ve orta boy işletmelerde insan kaynakları yönetimi fonksiyonları açısından kurumsallaşma: Manisa Organize Sanayi Bölgesinde ampirik bir çalışma İnsan kaynakları veri tabanı, eğitim, performans değerlendirme, yönetimde şeffaflık, kariyer yönetimi, ücret politikası ve iş sağlığı ve güvenliği Çakır [15]. Küçük ve orta boy işletmelerin kullanımına sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme Başkanlığı destek ve teşvik türleri ile kurumsallaşma düzeyleri arasındaki ilişki Biçimsel faaliyet yapısı, biçimsel organizasyon, biçimsel yapıya uyum, tutarlılık, kurumsal çevreye uyum, kurumsal sosyal sorumluluk, kültürel güç, profesyonellik, şeffaflık ve hesap verebilirlik, toplumsal değer ve normlara uyum ve yetki delegasyonu Şanal [16]. Aile işletmelerinde kurumsallaşma ve kurumsal girişimcilik üzerine bir araştırma. Sosyal sorumluluk, tutarlılık, profesyonelleşme, özerklik, formalleşme, şeffaflık Türkoğlu [17]. Konaklama işletmelerinde kurumsallaşma, entelektüel sermaye ve rekabet gücü ilişkisinin incelenmesi Sosyal sorumluluk, profesyonelleşme ve formalleşme Aylan [18]. Otel işletmelerinde kurumsallaşma göstergelerinin belirlenmesi ve işgören algılarının ölçülmesi İşletme anayasası, profesyonelleşme, formel örgüt yapısı, yetki devri ve yetkilendirme, karar alma şekli, etkin bir iletişim sisteminin kurulması, iç denetim Yıldırım [19]. İç kontrol ve kurumsallaşma arasındaki ilişkide örgüt kültürünün aracılık etkisi: otel işletmelerinde bir araştırma formalleşme, profesyonelleşme, kültürel güç ve tutarlılık Yükseköğretim Kurumu tez arşivinde yer alan kurumsallaşma seviyesi ölçeklerine ilişkin yazarların kullandığı kurumsallaşma göstergeleri. 10 Çizelge 1.1’den anlaşılacağı gibi yazarlar, çalışma yaptıkları alanlara göre kurumsallaşma ölçekleri geliştirerek ve kurumsal teoriden yola çıkarak kurumsallaşma göstergelerini o alana özgü olarak adlandırmıştır. Tez çalışmasında yer alan literatür ve uzman görüşlerine dayanarak adlandırılan denizcilik aile işletmelerinin kurumsallaşma göstergeleri, etkin örgüt yapısı, yetki devri ve iç denetim olarak çalışmanın ikinci bölümünde detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Literatürde yer alan makaleler incelendiğinde yazarlar işletmeler için kurumsallaşmanın önemini vurgulamışlardır. Bu çalışmalarda araştırmacılar, YÖK tez arşivindeki çalışmalar gibi, çeşitli sektörlerde kurumsallaşmanın farklı yönetimsel faktörler üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Bu ilişkileri incelerken de istatiksel analiz yöntemlerini kullanmışlardır. Örneğin Alpay ve diğ. [20], 132 aile işletmesinden 436 katılımcının yer aldığı çalışmasında, yapısal eşitlik modellemesi kullanarak kurumsallaşma göstergelerinin firma performası üzerindeki etkilerini incelemiştir. Kurumsallaşma göstergelerini, şeffaflık, adillik, formalleşme ve profesyonelleşme olarak ele alan çalışmada, şeffaflığın firma performansı üzerinde güçlü ve doğrudan bir etkisinin olduğunu belirtmiştir. Ayrıca adilliğin çalışanlar üzerinde olumlu bir etki bıraktığı ve işletme performansını arttırdığını açıklamıştır. Bununla birlikte formalleşme ve profesyonelleşmenin şeffaflık olmadan başarılamayacağı sonucuna da varmıştır. Çavuş ve Demir’e ait 244 aile işletmesenin yöneticisi ile yapılan başka bir çalışmada [21], kurumsallaşma ve kurumsal girişimcilik arasındaki ilişki korelasyon analizi ile incelenmiştir. Yazarlar bu çalışmada kurumsallaşma göstergeleri olarak formalleşme, otonomi, profesyonelleşme, şeffaflık ve tutarlılığı kullanmışlardır. Çalışma sonucunda kurumsallaşma ile kurumsal girişimcilik arasında istatiksel olarak önemli bir ilişki olduğunu belirtmişlerdir. Denizcilik alanında yapılan kurumsallaşma çalışmaları incelendiğinde oldukça sınırlı sayıda çalışmaya rastlanmaktadır. Denizcilik işletmelerinin kurumsallaşma seviyelerini belirlemeye yönelik ilgili kaynaklar incelendiğinde ise sadece bir çalışmanın bulunduğu görülmektedir. Turhaner ve Nas’a ait bu çalışma armatörlerin görüşlerine dayanan nitel bir çalışmadır [22]. Yazarlar Türkiye’de faaliyet gösteren 64 armatörle yüzyüze görüşmeler sonucu elde ettikleri verilerle, kurumsal teori kapsamında işletmelerin kurumsallaşma seviyelerini ön, orta ve tam kurumsallaşma olarak belirlemişlerdir. Türkiye’de faaliyet gösteren aile sahipli gemi işletmeciliği 11 firmalarının kurumsallaşma seviyelerinin ise orta seviyede olduğu sonucuna varmışlardır. Denizcilik alanında işletmelerin kurumsallaşma seviyelerini belirlemeye yönelik yabancı kaynaklı bir çalışma ise bulunmamaktadır. Yabancı literatürde denizcilikte kurumsallaşma, İngilizce kurumsal yönetim anlamına gelen ‘’corporate governance’’ veya ‘’ corporate management’’ başlıkları altında, kurumsal yönetimin hisse sahipliği, şeffaflık ve kurumsal sosyal sorumluluk boyutlarını içermektedir. Bu alandaki çalışmalar da sınırlı sayıda olmakla birlikte, çoğunlukla uluslararası borsalarda işlem gören deniz taşımacılığı firmalarının finansal göstergelerinden elde edilen ekonometrik modellerle çalışılmıştır. Çalışmaların ana hedefleri işletmelerin finansal performansları üzerinedir. Denizcilik işletmelerinin sahiplik (hissedarlık) yapılarının, birleşme ve ortaklıklarının finansal performansa etkileri, yönetim kurulu etkinliği ve yönetimde aileden olan veya bağımsız bir CEO’nun bulunup bulunmamasının finansal performansa etkileri ve şaffalığın finansal performansa etkileri çalışmaların ana temalarını oluşturmaktadır (Çizelge 1.2). Bu çalışmaların içeriklerine ait bilgiler aşağıda açıklanmıştır. Lambertides ve Louca [23], sahiplik yapısının (şirket ortaklığı veya hissedarlık) işletme performansı üzerindeki etkisini araştırdıkları çalışmalarında, 2002-2004 dönemini kapsayan 266 Avrupa denizcilik firmasının verilerini incelemişlerdir. Şirket sahipliğindeki kriterleri; çalışan hissesi, devlet hissesi, yabancı hissesi, yatırımcı şirketlerin hissesi olarak belirlemişlerdir. Firma performası kriterlerini ise; varlıkların nakit akışı, satışların nakit akışı, varlıkların faaliyet getirisi ve satışlardan işletme getirisi olarak kullanmışlardır. Çalışmanın sonucunda işletme performansının yabancı hissedarların ve yatırımcı şirketlerin varlığından olumlu yönde etkilendiği sonucuna varmışlardır. Bununla birlikte işletme performası ile çalışanların ve devletin işletmelerde sahip olduğu hisseler arasında bir ilişki bulamamışlardır. Ayrıca çalışan hisselerinin işletme performansına bir etkisinin olmamasını, çalışanların şirkete bağlılığıyla işletme performansı arasında bir ilişki yoktur olarak açıklamışlardır. Tsionas ve diğ. [24], denizcilik işletmelerinde kurumsal yönetim mekanizmalarının finansal performansa etkisini incelemişlerdir. Çalışmalarını uluslararası borsalarda işlem gören 109 deniz taşımacılığı şirketindeki finansal performans verileriyle analiz etmişlerdir. Yazarlar tarafından kurumsal yönetim mekanizmaları olarak görülen sahiplik çeşitliliğinin, finansal kaldıraç ile negatif, kurumsal büyüklük ve karlılık ile pozitif olarak ilişkili olduğunu bulmuşlardır. Ayrıca kurumsal kârlılığın (varlık getirisi 12 ve öz sermaye getirisi) sahiplik çeşitliliği ile pozitif yönde ilişkili olduğunu keşfetmişlerdir; sahiplik çeşitliliği ve karlılık arasındaki bu çift yönlü bağlantının, denizcilik endüstrisinin özel yapısından kaynaklandığını açıklamışlardır. Andreou ve diğ. [25], denizcilikte değer yaratmak için kurumsal yönetimin önemi konusunda yukarıda açıklanan iki çalışmaya benzer argümanlar üretmişlerdir. 1999- 2010 döneminde ABD sermaye piyasalarında işlem gören denizcilik şirketlerini incelemişlerdir. Kurumsal sahiplik yapısı ve yönetim kurulu yapısının, kârlılık (varlık getirisi), optimal olmayan yatırım ve kazanç yönetiminin kalitesi açısından finansal performansı etkilediği sonucuna varmışlardır. Syriopoulos ve Theotocas [26], denizcilikte birleşmeleri araştıran ilk kişilerdir ve çalışmaları bir vaka çalışması üzerine yapılandırılmıştır. 2004 yılında Stelmar Shipping'in Overseas Shipholding Grup tarafından satın alınmasıyla bağlantılı olarak firma hisselerindeki değerlerin değişimini baz alarak bunu kurumsal yönetim uygulamalarıyla açıklamışlardır. Çalışmanın sonucunda kurumsal alanda gelecek vaat eden büyüme beklentileri olan şirketlerin, kurumsal yönetim fonksiyonlarını yerine getiremeyince büyük hissedarlar için bir yatırım aracına dönüşmekte olduğunu, kurumsal yönetim eksiklikleri nedeniyle devralma hedefi haline geldiklerini ve nihayetinde rakip bir şirketle birleşerek özerk piyasa seyrinden çıkmak zorunda oldukları sonucuna varmışlardır. Andreou ve diğ. [27], daha büyük bir örneklem üzerinde çalışarak, 1980'den 2009'a kadar uzanan bir örneklemde, taşımacılık endüstrisindeki birleşme ve devr almaların sonuçlarını ortaya koymuşlardır. Çalışma sonucunda işletmeler arasındaki dikey birleşmelerde daha fazla kazanç sağlandığı, birleşmelerin daha uzun tedarik zincirleri ürettiğinde ise daha fazla değer yarattığını gösterdiği sonucuna varmışlardır. Alexandrou ve diğ. [28], 1984'ten 2011'e kadar olan denizcilikte birleşmeleri ve devr almaları incelemişlerdir. Firma birleşmelerinin hem devr alıcılara hem de devr alınacak hedef firmalara tahakkuk eden anormal borsa getirileri keşfetmişlerdir. Ayrıca, birleşmelerden kaynaklı sınır ötesi anlaşmalarda ve firma/hizmet çeşitlendirmelerinde kurumsal kazançların daha yüksek olduğu sonucuna varmışlardır. Andrikopoulos ve diğ. [29], deniz taşımacılığı endüstrisindeki web tabanlı-şeffaflık uygulamalarını araştırmıştır. Taşımacılık yapan firmalar tarafından online olarak açıklanan bilgilerin miktarını ve derinliğini yakalamak için bir açıklama endeksi 13 kullanarak, borsada işlem gören 171 taşımacılık şirketinde karlılık ve açıklama arasındaki ilişkiyi araştırmışlardır ve kârlılık ile açıklama ilişkisinin iki yönlü olduğunu bulmuşlardır. Karlılığı yüksek olan firmaların web tabanlı açıklamalar yaparak finansal performans bilgilerini paylaştığına değinen yazarlar, web tabanlı açıklamalar yapan firmaların da, şeffaflık yoluyla algılanan riski ve dolayısıyla potansiyel hissedarların ve alacaklıların sermaye maliyetini azaltarak daha yüksek kârlılıktan (özsermaye getirisi) yararlandığını belirtmişlerdir. Drobetz ve diğ. [30], 2002 ve 2010 yılları arasında borsaya kayıtlı 111 denizcilik şirketinden oluşan uluslararası bir örneklemde şeffaflık temelli bir araştırma yaparak, firmaların denizcilikte kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) uygulamalarını kamuoyuyla paylaşmalarının finansal performasa etkilerini araştırmışlardır. Çalışma sonucunda KSS açıklama miktarı ile finansal performans arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğuna değinilmiştir. Yazarlar çalışmanın sonuçlarının hem yatırımcılar hem de şirket için önemli etkileri olduğunu iddia etmişlerdir. KSS açıklamalarını iyileştiren firmaların yatırımcılar açısından tercih edilebilecek bir pozisyona gelebileceğini ve yatırımların da portföy performansını artırabileceğini öne sürerek portföy inşası üzerinde bir etkiye sahip olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca sosyal açıdan sorumlu bir denizcilik firmasının yatırımcı tabanının, daha fazla ve sosyal açıdan sorumlu yatırımcıları çekerek, daha iyi risk paylaşım fırsatlarına yol açacağını ve firmanın büyümesine katkı sağlayacağını iddia etmişlerdir. Randoy ve diğ. [31], 1996-1998 Norveç ve İsveç borsalarında faaliyet gösteren 32 şirketten oluşan bir örneklem üzerinde çalışarak, kurumsal yönetim uygulamalarını, yönetim kurulu etkinliğini baz alarak firma performansına etkileri üzerine çalışmışlardır. Çalışma sonucunda yazarlar finansal performansın (varlık getirisi) işletmeden bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sayısı ve aileden bir CEO’nun olmasıyla ile pozitif yönlü bir ilişkili olduğunu keşfetmişlerdir. Ayrıca yönetim Kurulu üyelerinin firma hisselerine sahip olmasıyla finansal performans arasında bir ilişki olmadığını tespit etmişlerdir. Koufopoulos ve diğ. [32],Yunan denizcilik şirketlerindeki mevcut kurumsal yönetim uygulamalarını tanımlayıcı istatistikler yoluyla incelemişler ve yönetim kurulunun kurumsal strateji sürecindeki rollerini, yönetim kurulu, CEO'lar ve üst yönetim arasındaki ilişkiyi açıklamışlardır. Çalışmanın örneklemini konuyla ilgili anket uygulanan beş veya daha fazla gemiye sahip 27 Yunan denizcilik şirketi 14 oluşturmaktadır. Çalışmada Yunan denizcilik firmalarının büyük çoğunluğunun küçük ve orta büyüklükteki aile işletmelerinin oluşturduğu ifade edilmiştir. Çalışmaya göre yönetim kurulu ile ilgili olarak, denizcilik firmalarının üçte ikisi dış yöneticilere göre iki kat daha fazla iç yönetici istihdam etme eğilimindeyken, şirketlerin üçte biri yönetim kurulu'nda dış üye bulunmamaktadır. Ayrıca, şirket dışı yöneticilerin önemli bir yüzdesinin, şirketle bir şekilde bağlantılı oldukları tespit edildiğinden, yönetim kurulunun bağımsız üyesi olmadıkları görülmüştür. CEO ikiliği ile ilgili olarak, denizcilik şirketlerinin çoğunda aynı kişi, CEO ve genellikle firmanın kurucu üyesi olan yönetim kurulu başkanı rollerini üstlenmektedir. Şirket yönetiminin iş geliştirme ve halefiyet planlarında değil, şirket hedeflerinin belirlenmesinde ve gözden geçirilmesinde kurulların katılımının önemli olduğu, ancak CEO değerlendirme ve ödüllendirmede çok aktif olmadığı iddia edilmektedir. Yazarlar denizcilik şirketlerinin ailevi niteliği ve kurucu ailenin menfaatlerinin CEO ve yönetim kurulu tarafından temsil edilmesi nedeniyle daha sıkı denetim mekanizmalarının varlığına ihtiyaç duymadıklarını belirttiklerini ileri sürülmektedirler. Bununla birlikte çalışmada artan yasal baskılar nedeniyle, şeffaflık ve hesap verebilirlik için denizcilik firmalarının daha büyük ve daha bağımsız kontrol ve izleme mekanizmalarını gerçekleştirebilmeleri adına yönetim kurulu'nu yeniden yapılandırmayı düşünmeleri gerektiği tavsiye edilmiştir. Syriopoulos ve Tsatsaronis [33], ana kurumsal yönetim mekanizmalarının denizcilik şirketlerinin finansal performansı üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlayan ampirik bir çalışma yapmışlardır. Bu mekanizmalar, kurucu aile ile ilgili CEO'ların varlığı, yönetim kurulu üyelerinin sahiplik konsantrasyonu ve yönetim kurulu üyelerinin bağımsızlık düzeyidir. Araştırmanın örneklemini 2004 ile 2008 yılları arasında ABD hisse senedi piyasalarında işlem gören 11 Yunan denizcilik şirketi oluşmaktadır. Çalışmanın ekonometrik modelini bağımlı değişken olarak finansal performans, bağımsız değişkenler olarak ise kurucu aile CEO'su, yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu özsermaye payı yüzdesi ve bağımsız yönetim kurulu üyelerinin varlığı oluşturmaktadır. Değişen varyans problemlerini ortadan kaldırmak için, model ayrıca firma gelirine dayalı şirket büyüklüğü, kuruluş yılına göre firmanın yaşı ve finansal kaldıraç oranı gibi bir dizi kontrol değişkenini de içermektedir. Ayrıca, yönetim kurulu üyeleri tarafından toplam firma öz sermayesinin %5'i eşiğinin üzerinde tutulan büyük sahiplik paylarına atıfta bulunan bir kukla değişken 15 kullanılmıştır. Çalışma sonucunda kârlılığın, sahiplik konsantrasyonu ve şirketi kuran ailenin bir üyesi olan bir CEO'nun atanması ile pozitif olarak ilişkili olduğunu bulmuşlardır. Bununla birlikte daha önceki çalışmaların aksine yazarlar, yönetim kurulu üyelerinin bağımsızlığının Yunan denizcilik şirketlerinin karlılığı için alakasız olduğu sonucuna varmışlardır. 16 Denizcilikte kurumsal yönetim ile ilgili yapılan çalışmalar. Yazar Çalışma Adı Örneklem Kullanılan Yöntem Bulgular Randoy ve diğ. [23]. Financial performance effect of main corporate governance mechanisms İşveç ve Norveç borsalarında işlem gören 32 denizcilik firması Çok değişkenli doğrusal regresyon Kurumsal Yönetim -Aileden bir CEO -Yönetim Kurulu üyelerinin sahip olduğu hisse senetleri -Yönetim Kurulu'nun %5'in üzerinde sahip olduğu özsermaye payı - Yönetim kurulu üyelerinin bağımsız olması Finansal performans - Pozitif etki - Ciddi bir ilişki yok - - Pozitif etki Syriopoulos ve Theotokas [24]. Implications of corporate governance mechanisms on shareholder value in corporate takeovers Stelmar denizcilik Vaka çalışması Kurumsal alanda gelecek vaat eden büyüme beklentileri olan şirketlerin, kurumsal yönetim fonksiyonlarını yerine getiremeyince büyük hissedarlar için bir yatırım aracına dönüşmekte olduğunu, kurumsal yönetim eksiklikleri nedeniyle devralma hedefi haline geldiklerini ve nihayetinde rakip bir şirketle birleşerek özerk piyasa seyrinden çıkmak zorunda oldukları sonucuna varmışlardır. 17 Çizelge 1.2 (devam): Denizcilikte kurumsal yönetim ile ilgili yapılan çalışmalar. Yazar Çalışma Adı Örneklem Kullanılan Yöntem Bulgular Lambertides ve Louca [25]. Relationship between ownership structure and operating performance Avrupa borsalarında işlem gören 266 denizcilik firması Tanımlayıcı istatistikler, çok değişkenli analiz Operasyon performansı= sahiplik+firma özellikleri+yıl etkileri Sahiplik yapısı -Yabancı hisseleri - Yatırım hisseleri - Çalışan hisseleri - Devlet hisseleri - Portfolyo hisseleri Operasyon performansı - Pozitif ilişki - Pozitif ilişki - İlişki yok - İlişki yok - Yalnızca denizcilikte yer alan genel hukuk kuralları uygulanırsa pozitif ilişki Koufopoulos ve diğ. [26]. Current corporate governance practices in Hellenic shipping companies 5 veya daha fazla gemiye sahip Yunan denizcilik firmaları Tanımlayıcı istatistikler - Firmalar çoğunlukla KOBİ ve aile işletmesidir. - Yönetim kurulları küçüktür. - Dışarıdan yönetici atama oranı düşüktür. - CEO ikiliği vardır. - Yönetim kurullarının çoğu bağımsız değildir. - Yönetim kurulu yöneticilerin işlerini ve performansını yakından takip eder. Yönetim kurulları hem CEO’yu hem de kendi performanslarını değerlendirmekten kaçınmaktadır. 18 Çizelge 1.2 (devam): Denizcilikte kurumsal yönetim ile ilgili yapılan çalışmalar. Yazar Çalışma Adı Örneklem Kullanılan Yöntem Bulgular Syriopoulos ve Tsatsaronis [27]. Effect of main corporate governance mechanisms on the financial performance A.B.D borsalarında işlem gören 11 Yunan denizcilik firması Panel veri analizi Kurumsal Yönetim -Aileden bir CEO -Yönetim Kurulu üyelerinin sahip olduğu hisse senetleri -Yönetim kurulu üyelerinin bağımsız olması Finansal performans - Pozitif etki - Pozitif etki -Negatif etki Tsionas ve diğ. [28]. Relationship between concentrated ownership and corporate performance 109 uluslararası denizcilik firması Sistem GMM - Konsantre sahiplik ile firma performansı arasında çift yönlü, güçlü ve pozitif ilişki vardır. - Konsantre sahiplik ile daha iyi finansal performans, daha yüksek likidite ve daha küçük boyut arasında önemli ilişki vardır. Andreou ve diğ. [29]. Valuation effects of mergers and acquisitions in freight transportation. Uluslararası borsalarda işlem gören 285 taşımacılık firması Çok değişkenli regresyon analizi İşletmeler arasındaki dikey birleşmelerde daha fazla kazanç sağlandığı, birleşmelerin daha uzun tedarik zincirleri ürettiğinde ise daha fazla değer yarattığını gösterdiği sonucuna varmışlardır. Andrikopoulos ve diğ. [30]. Internet disclosure and corporate performance: A case study of the international shipping industry. 2010 yılında uluslararası borsalarda işlem gören 107 denizcilik firmasının web sitesi. Eş zamanlı denklem modeli ve GMM - Karlılık ve açıklama (şeffaflık) arasındaki çift yönlü bir ilişki vardır. - Karlılığı yüksek olan firmaların web tabanlı finansal açıklamalar yaparak finansal performans bilgilerini paylaştır, web tabanlı açıklamalar yapan firmaların da, şeffaflık yoluyla algılanan riski ve dolayısıyla potansiyel hissedarların ve alacaklıların sermaye maliyetini azaltarak daha yüksek kârlılıktan yararlanır. 19 Çizelge 1.2 (devam): Denizcilikte kurumsal yönetim ile ilgili yapılan çalışmalar. Yazar Çalışma Adı Örneklem Kullanılan Yöntem Bulgular Andreou ve diğ. [31]. Corporate governance, financial management decisions and firm performance: evidence from the Maritime industry 1999-2010 yılları arasında A.B.D borsalarında işlem gören 114 denizcilik firması. Tanımlayıcı istatistikler, INVERTED-Q, Regresyon analizi Kurumsal yönetim - Yönetim kurulu yapısı - Sahiplik yapısı Finansal performans (kârlılık, optimal olmayan yatırımlar ve kazanç yönetimi) -Etki -Etki Alexandrou ve diğ. [32]. Mergers and acquisitions in shipping 1984’ten 2011 yılına kadar olan raporlanan denizcilikteki birleşme istatistikleri Tanımlayıcı istatistikler, çok değişkenli regresyon analizi - Denizcilikte devr almalar veya birlişemeler firmalara yüksek borsa girdileri sağlamıştır. - Uluslararası birleşmelerde kurumsal kazançlar daha yüksektir. Drobetz ve diğ. [33]. Corporate social responsibility disclosure: The case of international shipping 2002 ve 2010 yılları arasında uluslararası borsalara kayıtlı 111 denizcilik şirketi Markov Chain Monte Carlo (MCMC) -Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin firmalar tarafından açıklanması ile finansal performans arasında pozitif yönlü bir ilişki vardır. -Firma büyüklüğü, finansal kaldıraç ve sahiplik yapısı da KSS açıklaması ile ilişkilidir. - Borsada işlem gören denizcilik şirketlerinin çoğu KSS uygulamalarını stratejik planlama ve operasyonlarına entegre etmektedir. 20 Literatür Araştırmasının Değerlendirilmesi Tez çalışmasının konusu gereği ilk olarak literatürde kullanılan kurumsallaşma seviyesini ölçmeye yönelik kurumsallaşma göstergeleri ve kurumsallaşma seviyesinin çeşitli yönetimsel fonksiyonlar arasındaki ilişkilere etkisini ele alan çalışmalar incelenmiştir. Daha sonra denizcilik alanına yönelik yerli ve yabancı kaynaklarda geçen kurumsallaşmaya yönelik çalışmalar incelenmiştir. Literatür araştırması sonucunda yazarların kurumsallaşma seviyelerini ölçmek için geliştirdikleri ölçeklerde, işletmelerin özelliklerine yönelik kurumsallaşma göstergelerini bazen ortak, bazen de farklı ifadelerle kullandıkları görülmektedir. [7-21]. Bunun sebebi işletme bilimininde yönetim ve organizasyon konusunun kapsayıcı bir özelliğe sahip olması ile birlikte her alanın kendine özgü uygulamalarının olmasıdır. Örneğin aile işletmelerinde kurumsallaşma eviyesinin ölçmek isteyen yazarların çoğu, ‘’ şirketimizde aile anayasası vardır.’’ ifadesini kullanmıştır. Benzer şekilde profesyonellik göstergesi açısından incelendiğinde ‘’ şirketimizde işe alımlar uzman kişiler tarafından yapılır’’ ifadesine de sık rastlanmaktadır. Bu tarz benzerlikler birçok göstergede göze çarpmaktadır. Ancak farklı işletmecilik alanlarına yönelik yapılan çalışmalarda bu ortak göstergelerle birlikte, o alana yönelik farklı veya uyarlanmış ifadeler de yer almaktadır. Örneğin Türkoğlu [17], turizm sektöründe faaliyet gösteren firmaları incelediği için ‘’otel içi bölümlerde ve farklı düzeylerde (ast-üst) amaç uyumu söz konusudur’’ ifadesini ölçeğinde kullanmıştır. Benzer şekilde, Güngör AK [13], daha çok üretim sektöründe faaliyet gösteren işletmelere yönelik bir kurumsallaşma ölçeği kullandığı için, ürün ve hizmet kalitesine yönelik ‘’ işletmede üretilen mal ya da hizmet kalitesi yüksektir’’, ‘’işletmenin yeni ürün ve hizmet projeleri olduğunu biliyorum’’ gibi ifadeler kullanmıştır. Denizcilikte sektörü kendine has bir yapıya sahip olduğu için, kurumsallaşma göstergeleri de kendi içerisinde değerlendirmenin daha doğru olacağı düşünülmüştür ve kurumsallaşma seviyesi ölçeğinde alana özgü ifadeler oluşturulmuştur. Bu sebeple tez çalışması, denizcilik aile işletmelerinde özellikle işletmede gerçekleştirilen iş ve işlemlerin seviyesini ölçmeye yönelik alana özgü bir çalışma olduğu için, literatürdeki boşluğu doldurmaktadır. Literatürde denizcilik alanında kurumsallaşma ile ile ilgili çalışmalar incelendiğinde is daha çok kurumsal yönetim başlığında yapılan çalışmalara rastlanmaktadır. Burada yapılan çalışmalarda yazarlar kurumsal yönetimi, işletme yönetim kadrosunun 21 büyüklüğü, bağımızlığı veya hisse sahipliği olarak görerek, bu özelliklerin işletmelerin finansal ve operayonel performansına etkilerine yönelik araştırmalar yapmışlardır [23- 33]. Doğal olarak yapılan çalışmalarda kullanılan veriler finansal göstergelere ve yönetim kadrosunun özelliklerine ve görüşlerine dayalıdır. Literatürde kurumsallaşma ve özellikle aile işletmelerinde kurumsallaşma açıklanırken, kurumsallaşma; ailenin kurumsallaşması, iş ve işlemlerin kurumsallaşması ve mülkiyetin yani hisse sahipliğinin kurumsallaşması olarak açıklanır [6,34]. Bu sebeple bu çalışma, işletmedeki iş ve uygulamaların kurumsallaşmasına odaklanan, bunu geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirerek açıklayan ve özellikle kara personelinin tutumlarına yönelik olan ilk çalışmadır. Ayrıca çalışma, kurumsallaşma seviyesini etkileyen faktörleri açıklayak işletmelerin kurumsallaşmaya hangi faktörden başlaması gerektiğini de açıklamaktadır. Böylelikle çalışmanın, denizcilik alanında kurumsal teori kapsamında yer alan bu boşluğu dolduracağı düşünülmektedir 22 23 KURUMSALLAŞMA KAVRAMI VE YAKLAŞIMLARI Kurumsallaşma Kavramı Kurumsallaşmanın temelinde kurum kavramı yer almaktadır. Sosyolojik bir kavram olarak tanımlanan kurum; amaçları, inançları, alışkanlıkları, ihtiyaçları, gelenekleri ve ilişkileri ile uyum içinde olan, belli bir düzeni, ilkeleri ve normları bulunan yapıları ifade eder. Bu yapılar içinde toplumu oluşturan aile, din, devlet, hukuk, işletme gibi yapılar birer kurum olarak nitelendirilir. Sosyal bilimler açısından incelendiğinde ise kurum, belirli bir hedefe veya işe yönelik olan ve süreklilik gösteren usuller ve kurallar bütünü olarak ifade edilir [35]. Kurumlar içerisinde insan ihtiyaçlarını karşılamak için kar elde etme amacı güderek, mal ve hizmet üreten işletmeler yer almaktadır. Günümüzde yer alan işletmeler, gelişen ve değişen pazar koşullarında varlıklarını devam ettirebilmek için yönetimsel anlamda sürdürülebilir ve rekabetçi bir yönetim anlayışı olan kurumsallaşmaya ihtiyaç duymaktadırlar. Kurumsallaşma kavramı iktisatçılar tarafından 20. Yüzyılın ortalarında ortaya atılmış ve kurumsallık teorileri üretilmeye başlanmıştır. Kurumsallık teorisi ilk olarak Philip Selznick’in geliştirdiği ‘’Açık doğal sistem modeli’’ ile başlamış, daha sonra Meyer ve Rowan adlı yazarların ‘’Kurumsallaşmış organizasyonlar: Bir mit ve merasim olarak formel yapı’’ isimli eseriyle ‘’kurumsallık’’ kelimesi bir başlık olarak literatürde yerini almıştır. 20. Yüzyılın sonlarına doğru ise DiMaggio ve Powell adlı yazarlar, organizasyonların kurumsallaşmalarında daha önceki teorilerde ihmal edilen örgüt çevresi faktörünün önemini vurgulayarak, bu faktörün etkilediği örgütsel davranış biçimlerinin de incelenmesi gerektiğini savunmuşlardır ve "yeni kurumsallık yaklaşımı" isimli teorileriyle kurumsallaşma yaklaşımını geliştirmişlerdir [36]. Kurumsallaşma, organizasyonlar açısından birçok farklı kavramı içerisinde barındırması sebebiyle literatürde yazarlar tarafından farklı biçimlerde ele alınarak tanımlanmıştır. Selznick [37], kurumsallaşmayı ‘’bir organizasyonun faaliyetlerinin 24 tutarlı ve düzenli bir yapıya dönüştürülerek, sosyal entegresyonu sağlanmış bir organizasyona dönüşmesi için ayırt edici bir karakter yapısı geliştirme süreci’’ olarak tanımlamıştır. Daha geniş bir tanımla Karpuzoğlu [38] ‘’bir şirketin, kişilerden bağımsız olarak kurallara, standartlara, prosedürlere sahip olması; değişen çevre koşullarını takip eden sistemleri kurması ve gelişmelere uygun olarak organizasyonel yapısını oluşturması; kendisine özgü selamlama biçimlerini, iş yapma usul ve yöntemlerini kültürü haline getirmesi ve bu sayede diğer şirketlerden farklı ve ayırt edici bir kimliğe bürünmesi süreci’’ şeklinde tanımlamaktadır. Yazıcıoğlu’na [39] göre kurumsallaşma, işletmelerin kişilerden ziyade bir modele dayanarak yönetilmesi, belirli standart ve prosedürlerle işlemlerini gerçekleştirmesi ve bunların bir kurumsal kültür dahilinde yapılarak sürekli gelişen bir yönetim anlayışı kazanmasıdır. Başka bir tanımda ise Apaydın [9], kurumsallaşmayı ”örgütsel istikrar, meşruluk, tahmin edilebilirlilik, çok kaynak ve uyumluluk elde etmek için, kararlı olmayan ya da gevşek organize olmuş ve dar teknik eylemler ve yapılardan düzenli, kararlı ve sosyal olarak kurumsal çevreye entegre olmuş yapılanmaya giderek, bunun içselleştirilmesi ve bütün çalışanlarca ve yöneticilerce aynı algılama düzeyine ulaşılıp, değişik şartlarda ve ortamlarda, bu yapılanma ve buna bağlı davranış biçimlerinin otomatik olarak uygulanması” olarak ifade etmiştir. Tüm bu tanımlamalardan yola çıkarak kurumsallaşma en geniş ifadeyle şöyle tanımlanabilir: Kurumsallaşma bir işletmenin gelecekte var olabilmek adına; iş ve işlemlerini belirli kurallara dayandırarak standart hale getirmesi, yönetimde alınan kararlarda ve işe alımlarda uzmanlara başvurması, çalışanların görev ve sorumluluklarının yazılı hale getirmesi, gerektiğinde çalışanların yetkilerini devredebilmesi için, örgüt çevresindeki değişimlere ayak uydurabilen, kişilerden bağımsız, şeffaf ve etkin bir organizasyon yapısı oluşturarak diğer işletmelerden farklı bir kimlik oluşturması sürecidir. Gerek toplumsal değişimler, gerekse pazar koşullarının gelişmesi işletmeleri kurumsallaşmaya itmektedir. Kurumsallaşmanın işletmeler açısından birçok yararından söz edilebilir. Gelişime ve değişime ayak uydurabilen işletmelerin, müşteri istek ve ihtiyaçlarına daha kısa sürede tepki verebilecekleri söylenebilir. Ayrıca 25 kurumsal ve farklı bir kimlik yapısı oluşturarak işletmenin diğer işletmelerden farklı bir yapıya sahip olması sağlanabilir. İş ve işlemler standartlaştığı takdirde belirli bir düzen içerisinde işletmenin kişilerden bağımsız bir yapıya bürünmesi sağlanabilir. Bu sayede şirketin kurucusunun, ortaklarının veya herhangi bir çalışanının işten ayrılması, vefatı veya farklı sebeplerle işini takip edememesi gibi durumlarda, yazılı kurallar ve prosedürler sebebiyle yerine gelecek kişinin aynı işi devam ettirebilmesi sağlanabilir. Bu da işletmenin sürdürülebilirliğine katkı sağlar. İşletmede yer alacak uzmanlar sayesinde yönetimsel anlamda alınacak kararlar profesyonellik çerçevesinde gerçekleştirilebilir. Yine işe alımlarda uzmanların karar verici olması, işe en uygun kişilerin işe alımını kolaylaştırabilir, hatta personel devir oranını düşürebilir. Bununla birlikte çalışanların sürekli eğitimine önem verilerek, işletme personelinin de yukarıda bahsi geçen değişimlere ayak uydurması sağlanabilir. Son olarak işletme halka arz yöntemine giderek sermaye yapısını güçlendirebilir [12]. Kurumsallaşma Yaklaşımları Kurumsallaşma yaklaşımı kurumsal teori ile ortaya çıkmıştır. Kurumsal teoride iki ana yaklaşım bulunmaktadır. Bu yaklaşımlar eski kurumsallaşma yaklaşımı (rasyonel kurumsallaşma yaklaşımı) ve yeni kurumsallaşma yaklaşımı (kurumsal analiz yaklaşımı)’dır. Scott [40] kurumsallaşma ile ilgili yapılan çalışmalarda bu kavramı tanımlayan beş farklı yaklaşımdan söz etmiştir (Çizelge 2.1). Çizelge 2.1 : Farklı kurumsallaşma yaklaşımları. Yıl Yazarlar Kurumsalaşma Yaklaşımı Kurumsallaşma Şekli Örgütsel Amaç 1957 Selznick Adaptasyon aracı Değerler oluşturarak Denge Legallik 1977 Zucker Sosyal düzenin oluşması Çevreyle birlikte ortak uygun ve anlamlı davranış geliştirip diğer bireylere aktararak Uygunluk Meşruiyet 1977 Meyer ve Rowan Sosyal düzenin oluşması Çevreyle birlikte ortak uygun ve anlamlı davranış geliştirip diğer bireylere aktararak Meşruiyet, Kaynakları artırma, Yaşamını sürdürme 1983 DiMaggio ve Powell Adaptasyon aracı Başarılı örgütleri taklit ederek Belirsizlikten kurtulma 1991 Friedland ve Alford Bilinçsel ve normatif baskıları etkileme Çıkarlarını korumak için kurumsal çevreyi değiştirerek Menfaatlerin takip edilmesi 26 Çizelge 2.1’de belirtilen bu yaklaşımları ortaya atan araştırmacılardan Selnizck, eski kurumsallaşma yaklaşımının ve kurumsal kuramın kurucusu olarak kabul edilmekle birlikte, Zucker, Meyer ve Rowan isimli araştırmacıların makaleleri yeni kurumsallaşma yaklaşımının temellerini atmıştır. Eski ve yeni kurumsallaşma yaklaşımları aşağıdaki başlıklarda açıklanmıştır. 2.2.1 Eski kurumsallaşma yaklaşımı Kurumsallaşmayı daha çok rasyonel (akılcı) bir biçimde ele alan eski kurumsallaşma yaklaşımı, doğa bilimi, iktisat ve sosyolojiden etkilenen bir yapıyla örgüt kuramı içerisindeki koşul-bağlılık (durumsallık) kuramına dayanan bir teoridir. 1960’lar öncesine dayanan bu teoride araştırmacılar organizasyonları genellikle kendi içerisindeki işleyişe odaklanan kapalı sistemler olarak ele almışlardır. Eski kurumsallaşma yaklaşmında organizasyonlar daha çok ürün üretme ve satış odaklı birer kuruluştur. Bu da işletmelerin genellikle kendi iç dinamiklerini düzelterek, teknik gereksinimlerini karşılayarak başarıya ulaşabilecekleri düşüncesini ortaya çıkarmıştır ve nispeten dış çevreden bağımsız birer yapı gibi düşünülmesine sebep olmuştur [41]. 1960 öncesi dönemde Goulder, Selznick ve Zald gibi yazarların organizasyonları çevreleriyle ilişkili birer yapı gibi ele almalarına rağmen, koşul-bağlılık yaklaşımı etkisi devam etmiştir. Organizasyonların çevre ile ilişkilerinin ön planda tutulduğu çalışmalar 1970’li yıllarda temel çalışma alanı olabilmiştir [42]. Bu da yeni kurumsallaşma yaklaşmının temelleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kurumsallaşma yaklaşmının ilk örnekleri hakkında literatürde ortak bir görüşün olmamasına rağmen, bu teorinin başlangıcında Max Weber’in bürokrasi modelinin etkileri görülmektedir. Weber bürokrasi modelini sanayide ileri olan toplumların kamu bürokrasilerini inceleyerek ortaya koymuştur. Örgütlerde etkinlik ve verimliliği sağlayacak “ideal tip bürokrasi” olarak adlandırılan bir yaklaşım geliştirmiştir. Bu yaklaşımda örgütler için ideal tip bürokrasinin özellikleri şu şekilde belirtilmiştir [43,44]: - Örgüt içerisinde yer alan kurallar sisteminin olması - Yönetimde gerçekleştirilecek tüm işlerin yazılı olarak belgelendirilmesi - Özel hayat ve kamunun birbirinden ayrıştırılması - Akılcı ve gayrişahsi ilişkilerin olması 27 - Uzmanlaşmaya dayalı çalışma, işe alım ve terfi sisteminin olması - Yetki alanlarının yasalarla düzenlemiş olmasıdır. Weberin’in ideal tip bürokrasi modeli incelendiğinde aslında günümüz kurumsallaşma tanımlarına belirli ölçülerde benzediği görülmektedir. Alman düşünür Max Weber’in bürokrasi alanında yaptığı etkili çalışmalar 1940’lı yıllarda İngilizce’ye tercüme edildekten sonra Columbia Üniversitesi’nden Sosyolog Robert King Merton’un ilgisini çekmiş ve bürokrasi ve örgütsel davranışlar hakkında çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmaların bir kısmı Merton’un öğrencileri vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Bu öğrenciler arasında yer alan Philip Selznick, Merton’un birçok çalışmasından etkilenmiştir. İki araştırmacı da örgütlerin sürekliliği ve amaçlarına ulaşabilmesi üzerine odaklanan süreç molleri üzerine çalışmışlardır; fakat Merton genellikle bürokratik örgütlerde yer alan yöneticilerin bu süreçlere uyumunu incelerken, Selznick özel örgütlerdeki süreçleri incelemiştir [45]. Kuramsal kuramın kurucusu kabul edilen Philip Selznick 1949 yılında yayınladığı “TVA and the Grass Roots: A Study in the Sociology of Formal Organization” kitapla organizasyonlar ile ilgili düşüncelerini ortaya koymuştur. Bu kitapta Selznick, Türkiye’de Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi bölgesel ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan bir proje olan ve kamu ve özel sektör iş birliğiyle Amerika’da yer alan “Tennessee Vadisi Otoritesi” isimli projenin uygulamalarını konu almıştır. Selznick bu projeyi 25 yıl boyunca incelemiş ve organizasyonlar açısından kitabında çeşitli analizlerde bulunmuştur. Bu analizler şu şekildedir [46]: - Resmi organizasyonlar, grubun belirtilen yapısı ve hedeflerinden ayrı güçler tarafından şekillendirilir. Organizasyondaki her kişi, resmi organizasyondan ayrı eylemler ve ittifaklarla bir bütün olarak işlev görür. Örgüt de çevreden etkilenir. Sonuç olarak, “kuruluş, yaratılışından bağımsız olarak sorunlarla karşılaşan “bir sosyal yapıdır’’. - Bireylerin “varlık koşullarını kontrol etme” eylemleri sayesinde, gayri resmi yapılar ve iletişim hatları geliştirir. - Çevresel koşullara uyum sağlayan her yapı, hayatta kalabilmek için temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gelişir ve kendi savunma yöntemlerini geliştirir. Örgütsel davranış, bu ihtiyaçlara göre örgütün yapısı incelenerek 28 açıklanabilir. Örgüt, resmi ve gayri resmi ilişkilerin güvenliği ve istikrarı için çaba gösterir. Selznick bu çalışmasında, organizasyonların zamanla plan ve hedeflerinin organizasyonun içinde bulunduğu kurumsal çevreye bağlı olarak farklılaşma sürecine girdiğine ve bu farklılaşmanın iç organizasyonu nasıl etkilediğine odaklanmıştır. Ayrıca davranışı etkileyen yapısal koşullara odaklanarak, kamu yararı düşünülerek planlanan örgütlerin hedef ve planlarının kişisel çıkarlara hizmet ettiğini açıklamıştır [47]. Selznick 1952 yılında yayınladığı “The Organizational Weapon” eserinde ise organizasyonları örgüt yapısı içerisinde inceleyerek literatüre katkı sağlamıştır. Bu eserde yazar Bolşevik etkisini inceleyerek Leninist örgüt şekillerinin bireyler üzerinde farklı bir kazanım sağladığını ve örgütlere gönüllülük esasıyla katılan bireylerin daha etkili ve disiplinli bireylere dönüştüklerini dile getirmiştir [48]. Selznick bu çalışmalarındaki görüşlerini 1957 yılında yayınladığı “Leadership in Administration” isimli kitapta geliştirmiştir. Kitap, kurumların nasıl çalıştığına ve liderliğin onları nasıl teşvik ettiğine dair temel bir çalışmadır. Bu çalışmasında kurumları ve örgütleri ayrı ayrı ele alarak, örgütleri çeşitli amaçlara ulaşmak için oluşturulan teknik araçlar olarak tanımlarken, kurumları teknik araçlardan ziyade sosyal ihtiyaçları ifade eden topluma ilişkin yapılar olarak tanımlamaktadır [49]. Örgütler bir kimlik kazanabilmek için birbirlerine benzeyerek birer kurum oluşturmaktadır. Buradan hareketle Selznick kurumsallaşmayı bir organizasyonun faaliyetlerinin tutarlı ve düzenli bir yapıya dönüştürülerek, sosyal entegresyonu sağlanmış bir organizasyona dönüşmesi için ayırt edici bir karakter yapısı geliştirme süreci, yani çevreye uyum süreci olarak tanımlamaktadır. Selznick rasyonel kurumsallaşma yaklaşımı için geliştirdiği fikirlerini yeni fikirler ekleyerek güncellemiştir. Özellikle 1996 yılında yazdığı Institutionalism “Old” and “New” isimli makalesinde eski ve yeni kurumsallaşma yaklaşımlarına değinmiştir [37]. Yazara göre eski kurumsallaşma kişisel menfaatler, güç, etki, karşılıklı rekabet halinde olan değerler ve hedeflerden sapmalarla ilişkiliyken, yeni kurumsallaşma, kurallar ve kanunlara, eşbiçimliliğe (izomorfosizm), tanımlara, şemalara, rutinlere bağlıdır [50]. 29 Eski kurumsallaşma yaklaşmına geçmişten başlayarak 1960’lı yıllara kadar çeşitli yazarlar katkı sağlamıştır. Selznick ise bu çalışmaları organizasyonlar üzerinde gözlemleyerek kaleme almış ve kurumsal teoriye büyük katkı sağlamıştır. Bu sebeple Selznick’in çalışmaları birçok yazara ilham kaynağı olmuştur. Nitekim literatüre “açık doğal sistem modeli” olarak geçen Selznick’in çalışmalarını böyle bir model olarak yazarın kendisi değil William Richard Scott adlı sosyolog adlandırmıştır . Kurumsal kuramın tüm bu birikimlerine göre teorinin ana hatları şu şekilde açıklanabilir [51]: - Örgütler çevresinde yer alan kurumların birer yansımasıdır. - Yöneticinin en önemli görevlerinden biri örgütü bu çevreye benzetmektir. - Örgütsel çevreler birbirlerine bağımlı ve kolektiftir. - Örgütler kurumsallaşırsa hayatta kalma şansları yükselir. - Örgütlerin ana hedeflerinin meşru olmak olması gerekmektedir. Bu verimlilikten daha önemlidir. - Örgütsel davranışı, alışkanlıklar, kişisel çıkarlar ve ortak davranışlar etkilemektedir. - Örgütün davranışını bazı yasal, zihinsel ve normsal etmenler sınırlamaktadır. - Örgütsel yapıdaki benzerlik mevut bir kurumsal çevre sayesinde olur. Sonuç olarak eski kurumsallaşma yaklaşmı incelendiğinde, örgütlerin çevresine benzeyerek kurumsallaşabilecekleri ve sürdürülebilirliklerini sağlayabilecekleri düşüncesi hakim olmuştur. Ayrıca işletmelerin daha çok üretim ve satışa odaklanarak karı en üst sevide tutması gerektiği düşüncesi genel kanıdır. Bunun için de örgütün meşrulaşması, işletmelerdeki örgütsel davranışların sebep ve sonuçlarının açıklanması, finansal yapıların incelenmesi gibi daha çok örgütün iç yapısını ilgilendiren faaliyet konusuna yönelik tutumlar sergilenmiştir. Bu sebeple bu yaklaşımda, özellikle dış çevrenin etkileri ve bunların incelenmesi konusu göz ardı edilerek diğer yönetim fonksiyonlarının incelenmediği görülmektedir. Globalleşen dünyada işletmelerin sürekliliğinin sağlanması ve gelişen pazar koşullarına ayak uydurabilmelerinin bir ihtiyaç olarak ortaya çıkması ve kurumsal kuramın 1970’lerden 30 sonra popülerlik kazanması gibi etmenlerin bir sonucu olarak kurumsallaşma üzerine yapılan çalışmaları artmıştır ve yeni kurumsallaşma yaklaşımı fikrini doğurmuştur. 2.2.2 Yeni kurumsallaşma yaklaşımı Yeni kurumsallaşma yaklaşmının temeli Meyer ve Rowan’ın 1977 yılında yayınladıkları “ Institutionalized Organizations: Formal Structure as Myth and Ceremony” isimli eserlerine dayanmaktadır. Bu çalışma eski kurumsallaşma yaklaşımı ve koşul bağımlılık kuramına karşıt bir görüş olarak ortaya çıkmıştır. Koşul bağımlılık kuramı çevreyi somut bir olgu olarak ele almaktadır ve örgütlerin ancak çevreye uyum sağlayarak varlıklarını devam ettirebileceklerini savunur. Bu uyuma ayak uydurmak içinse iç yapının düzenlenmesi gerektiğine odaklanır. Bunun için de verimliliğin gerçekleştirilmesi adına rasyonel kararlar alabilen yöneticilere ihtiyaç duyulduğu düşüncesi hakimdir. Yeni kurumsal kuram daha çok sosyolojiden etkilenmiştir. Bu kuram eski kurumsal kuramdaki örgütlerin çevreden etkilendiğini kabul etse de, örgütlerin birbirlerinden de etkilendiğini ve zamanla birbirlerine benzediklerini savunmaktadır. Yaklaşıma göre kurumsallaşmak isteyen örgütler kendinden büyük ve kurumsallaşabilmiş örgütlere benzemelidirler. Yeni kurumsallaşma yaklaşımı bu anlamda örgütler arasındaki benzerliğin nedenlerini incelemektedir. Yeni kurumsallaşmada eski kurumlaşma yaklaşımında yer alan düşünceye tepki olarak şu ana fikri savunmaktadır; koşul-bağımlılık ilkesine göre eğer her örgütün kendisine özgü teknolojik ve çevresel koşulları varsa, tüm örgütlerde farklı birer örgüt yapısı olması gerekirdi. Fakat gerçek hayata baktığımızda bu böyle değildir. Çünkü okullarda, hastanelerde, bankalarda, çeşitli marketlerde bile benzer örgüt yapıları, muhasebe uygulamaları, personele yönelik uygulamalar vb. gibi