İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ  LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ OCAK 2024 TÜRK DENİZ GÜCÜ STRATEJİSİ KAPSAMINDA DENİZ TAŞIMACILIĞI VE LİMANLARIN AVRUPA BİRLİĞİ POLİTİKALARI İLE KARŞILAŞTIRILMASI, EKSİKLİKLER VE ÖNERİLER Gürkan BİLGE Denizcilik Çalışmaları Anabilim Dalı Denizcilik Çalışmaları Programı OCAK 2024 İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ  LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TÜRK DENİZ GÜCÜ STRATEJİSİ KAPSAMINDA DENİZ TAŞIMACILIĞI VE LİMANLARIN AVRUPA BİRLİĞİ POLİTİKALARI İLE KARŞILAŞTIRILMASI, EKSİKLİKLER VE ÖNERİLER YÜKSEK LİSANS TEZİ Gürkan BİLGE (423211010) Denizcilik Çalışmaları Anabilim Dalı Denizcilik Çalışmaları Programı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Levent KIRVAL ISTANBUL TECHNICAL UNIVERSITY ⋆ GRADUATE SCHOOL COMPARISON OF MARITIME TRANSPORTATION AND PORTS WITHIN THE FRAMEWORK OF TURKISH SEA POWER STRATEGY TO EUROPEAN UNION POLICIES, DEFICIENCIES, AND RECOMMENDATIONS M.Sc. THESIS Thesis Advisor: Doç. Dr. Levent KIRVAL JANUARY 2024 Maritime Studies Department Maritime Studies Program iii İTÜ, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nün 423211010 numaralı Yüksek Lisans Öğrencisi Gürkan BİLGE, ilgili yönetmeliklerin belirlediği gerekli tüm şartları yerine getirdikten sonra hazırladığı “TÜRK DENİZ GÜCÜ STRATEJİSİ KAPSAMINDA DENİZ TAŞIMACILIĞI VE LİMANLARIN AVRUPA BİRLİĞİ POLİTİKALARI İLE KARŞILAŞTIRILMASI, EKSİKLİKLER VE ÖNERİLER” başlıklı tezini aşağıda imzaları olan jüri önünde başarı ile sunmuştur. Tez Danışmanı : Doç. Dr. Levent KIRVAL .............................. İstanbul Teknik Üniversitesi Jüri Üyeleri : Prof. Dr. Özcan ARSLAN ............................. İstanbul Teknik Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Birsen KOLDEMİR .............................. İstanbul Üniversitesi Teslim Tarihi : 24 Aralık 2023 Savunma Tarihi : 29 Ocak 2024 iv v Eşime ve kızıma, vi vii ÖNSÖZ Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili stratejik coğrafi konumuyla, deniz taşımacılığı ve liman işletmeciliği alanında büyük bir potansiyele sahiptir. Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan bu kritik noktada, Türkiye'nin deniz taşımacılığı ve liman işletmeciliği stratejileri önem kazanmaktadır. Deniz gücü, ekonomik açıdan hayati rol oynar. Bu çalışma, Türkiye'nin bu alanlardaki mevcut durumunu Avrupa Birliği politikaları ve uygulamalarıyla karşılaştırarak Türkiye'nin karşılaştığı zorlukları ve eksiklikleri incelemektedir. Araştırma, ulusal ve uluslararası literatür taraması, resmi belgeler ve raporlarla desteklenen kapsamlı bir analiz içerir. Sonuç olarak, Türkiye'nin özellikle deniz taşımacılığı ve liman işletmeciliği galanında uygulaması gereken stratejilere yönelik öneriler sunulmaktadır. Tez çalışmam süresince, değerli rehberliği, AB ve denizcilik konularındaki kapsamlı bilgisi ile beni destekleyen ve yönlendiren, ayrıca zamanını cömertçe ayıran tez danışmanım Sayın Dr. Öğr. Üyesi Levent KIRVAL'a en içten teşekkürlerimi sunarım. Onun derin bilgi birikimi ve engin tecrübesi, bu çalışmanın temel taşlarını oluşturmuştur. Babam, kimyasal tanker güverte lostromosu Erdem BİLGE, engin denizcilik bilgisi ve bu alana dair değerli fikirleriyle çalışmama önemli katkılarda bulunmuştur. Onun deneyimleri, bu tezin derinlik kazanmasında büyük rol oynamıştır. Kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Anneye özgü eşsiz desteği için annem Gülsen BİLGE'ye duyduğum minneti ifade etmek isterim. Son olarak, her daim yanımda olan, sevgisi ve sonsuz desteğiyle bana güç katan eşim, Sümbül BİLGE ve kızım, Asya BİLGE'ye en derin sevgi ve saygılarımı sunarım. Onların varlığı, bu yolculuğu daha anlamlı kılmıştır. Aralık 2023 Gürkan BİLGE (Liman Operasyon Birim Yöneticisi & Liman Tesisi Güvenlik Sorumlusu) viii ix İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ ...................................................................................................................... vii İÇİNDEKİLER ......................................................................................................... ix KISALTMALAR .................................................................................................... xiii ÇİZELGE LİSTESİ ............................................................................................... xvii ŞEKİL LİSTESİ ...................................................................................................... xix ÖZET ........................................................................................................................ xxi SUMMARY ............................................................................................................ xxv 1. GİRİŞ ...................................................................................................................... 1 2. DENİZLERİN ÖNEMİ, GÜCÜ VE STRATEJİSİ ............................................ 3 2.1 Denizlerin Uluslar İçin Önemi ........................................................................... 3 2.2 Denizcilik Gücü ................................................................................................. 6 2.3 Deniz Gücü......................................................................................................... 9 2.3.1 Coğrafi konum .......................................................................................... 15 2.3.2 Fiziki uygunluk ......................................................................................... 17 2.3.3 Ülkenin büyüklüğü .................................................................................... 19 2.3.4 Ülke nüfusu ............................................................................................... 20 2.3.5 Halkın karakteri ......................................................................................... 20 2.3.6 Hükümetin karateri.................................................................................... 21 2.4 Denizcilik Stratejisi .......................................................................................... 21 2.5 Denizcilik Politikası ......................................................................................... 23 2.6 Mavi Ekonomi .................................................................................................. 25 2.6.1 Deniz canlı kaynakları............................................................................... 27 2.6.2 Denizdeki cansız kaynaklar....................................................................... 27 2.6.3 Deniz yenilenebilir enerjisi ....................................................................... 29 2.6.4 Liman faaliyetleri ...................................................................................... 31 2.6.5 Gemi inşaa ve onarımı .............................................................................. 32 2.6.6 Deniz taşımacılığı...................................................................................... 35 2.6.7 Kıyı turizmi ............................................................................................... 36 2.7 Deniz Körlüğü .................................................................................................. 38 3. AVRUPA BİRLİĞİ VE DENİZCİLİK POLİTİKALARI ............................... 41 3.1 Avrupa Birliği Tarihi........................................................................................ 41 3.2. Avrupa Birliği kurumları ve organları ............................................................ 45 3.2.1 Avrupa Birliği kurumları........................................................................... 46 3.2.1.1 Avrupa Parlementosu ......................................................................... 46 3.2.1.2 Avrupa Konseyi ................................................................................. 48 3.2.1.3 Avrupa Birliği Konseyi ...................................................................... 48 3.2.1.4 Avrupa Komisyonu ............................................................................ 49 3.2.1.5 Avrupa Birliği Adalet Divanı ............................................................. 50 x 3.2.1.6 Avrupa Merkez Bankası (AMB) ........................................................ 51 3.2.1.7 Avrupa Sayıştayı ................................................................................ 51 3.2.2 Avrupa Birliği organları ............................................................................ 52 3.2.2.1 Avrupa Veri Koruma Kurulu (AVKK) .............................................. 52 3.2.2.2 Avrupa Veri Koruma Denetçisi (AVKD) .......................................... 53 3.2.2.3 Avrupa Ombudsmanı ......................................................................... 53 3.2.2.4 Avrupa Yatırım Bankası (AYB) ........................................................ 53 3.2.2.5 Avrupa Bölgeler Komitesi (ABK) ..................................................... 54 3.2.2.6 Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi ............................................. 55 3.2.2.7 Avrupa Dış İlişkiler Servisi ............................................................... 55 3.3 Avrupa Birliği Denizcilik Politikaları .............................................................. 56 3.3.1 Deniz taşımacılığı politikaları ................................................................... 58 3.3.1.1 Erika-I, II Ve III deniz güvenliği paketleri ........................................ 58 3.3.1.2 Liman Devleti Kontrolü (Port State Control- PSC) ........................... 60 3.3.1.3 Tek cidarlı tankerlerin kullanımdan kaldırılması ............................... 61 3.3.1.4 Klas ve sörvey kuruluşları .................................................................. 62 3.3.1.5 Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı (European Maritime Safety Agency - EMSA) ........................................................................................................... 63 3.3.1.6 Gemi trafik izleme ve bilgilendirme sistemi ...................................... 64 3.3.1.7 Uluslararası güvenli yönetim (ınternational safety management – ısm) kodu ................................................................................................................ 66 3.3.1.8 Bayrak devleti kontrolü ...................................................................... 66 3.3.1.9 Güvenlik ilkeleri ve standartlarına göre yolcu gemileri ..................... 67 3.3.1.10 Yolcu gemisi donatanlarının kaza durumunda sorumlulukları ........ 67 3.3.1.11 Ayrılmış balast tankına sahip petrol tankerlerinde balast boşluklarının tonaj ölçümü ............................................................................. 69 3.3.1.12 Denizcilik donanımı ......................................................................... 70 3.3.1.13 Uydu tabanlı gemi izleme sistemi .................................................... 70 3.3.1.14 Marco Polo programı ....................................................................... 71 3.3.1.15 Kısa mesafeli denizyolu taşımaclığının desteklenmesi .................... 71 3.3.2 Liman politikaları ...................................................................................... 72 3.3.2.1 AB genel liman politikaları ................................................................ 72 3.3.2.2 Dökme yük gemilerinin yükleme/tahliyesi ........................................ 73 3.3.2.3 Gemi ve Liman Tesisleri Güvenliği .................................................. 75 3.3.2.4 Limanların altyapısı hakkındaki yeşil kitap (1997)............................ 76 3.3.2.5 Gemi kaynaklı atıklar için liman tesisleri .......................................... 77 3.3.2.6 Limanlardaki hizmet kalitesinin arttırılması ...................................... 78 3.3.2.7 AB liman politikaları hakkında eylem planı (2007) ........................... 79 3.3.3 Çevre politikaları ....................................................................................... 81 3.3.3.1 Güvenli denizler ve gemi kaynaklı kirliliğin önlenmesi .................... 81 3.3.3.2 Deniz çevresinin korunması ............................................................... 81 3.3.4 Piyasa düzenlemeleri ve rekabet politikaları ............................................. 82 3.3.4.1 Tazminat sistemindeki iyileştirmeler ................................................. 82 3.3.4.2 Hizmet sunumu serbestisi ................................................................... 83 3.3.4.3 Rekabet ............................................................................................... 84 3.3.4.4 Adil olmayan fiyatlandırma ile mücadele .......................................... 84 3.3.4.5 Okyanus ticaretinde serbest erişim ..................................................... 85 3.3.4.6 Trans-Avrupa ulaştırma ağları (TEN-T) ............................................ 85 3.3.4.7 Pan-Avrupa ulaştırma koridorları ....................................................... 86 3.3.5 Bütünleşik denizcilik politikası ................................................................. 86 xi 3.3.5.1 Mavi büyüme ..................................................................................... 87 3.3.5.2 Denizcilik verileri ve bilgisi ............................................................... 87 3.3.5.3 Denizcilik mekansal planlaması ......................................................... 88 3.3.5.4 Entegre deniz gözetimi ....................................................................... 89 3.3.5.5 Deniz havzaları stratejisi .................................................................... 89 3.4 AB'nin Denizcilik Sektöründe IMO ve ILO ile Stratejik Uyumları ................ 90 3.4.1 IMO yapısı ................................................................................................ 91 3.4.2 IMO sözleşmeleri ...................................................................................... 92 3.4.3 ILO yapısı ................................................................................................. 94 3.4.4 ILO sözleşmeleri ....................................................................................... 96 4. TÜRKİYE VE DENİZCİLİK POLİTİKALARI .............................................. 97 4.1 Türkiye Denizcilik Faaliyetlerinin Tarihsel Gelişimi ...................................... 97 4.1.1 Osmanlı Devleti’nde denizcilik faaliyetleri .............................................. 98 4.1.2 Türkiye Cumhuriyeti’nin devraldığı denizcilik faaliyetleri ...................... 99 4.1.3 Planlı ekonomik kalkınma öncesi dönemi (1923-1963) ......................... 100 4.1.4 I. Beş yıllık kalkınma planı dönemi (1963-1967) ................................... 110 4.1.5 II. Beş yıllık kalkınma planı dönemi (1968-1972) .................................. 110 4.1.6 III. Beş yıllık kalkınma planı dönemi (1973-1977) ................................ 111 4.1.7 IV. Beş yıllık kalkınma planı dönemi (1979-1983) ................................ 112 4.1.8 V. Beş yıllık kalkınma planı dönemi (1985-1989).................................. 113 4.1.9 VI. Beş yıllık kalkınma planı dönemi (1990-1994) ................................ 113 4.1.10 VII. Beş yıllık kalkınma planı dönemi (1996-2000) ............................. 114 4.1.11 VIII. Beş yıllık kalkınma planı dönemi (2001-2005) ........................... 114 4.1.12 IX. Beş Yıllık kalkınma planı dönemi (2007-2013) ............................. 115 4.1.13 X. Beş yıllık kalkınma planı dönemi (2014-2018)................................ 115 4.2 Türkiye’nin Güncel Denizcilik Politikaları .................................................... 115 4.2.1 Türkiye deniz taşımacılığı politikaları .................................................... 116 4.2.2 Türkiye liman politikaları ....................................................................... 116 4.2.3 Türkiye çevre politikaları ........................................................................ 117 4.2.4 Türkiye piyasa düzenlemeleri ve rekabet politikaları ............................. 118 4.3 Türk Deniz İdaresi Yapısı .............................................................................. 120 4.3.1 Altyapı Yatırımlar Genel Müdürlüğü ..................................................... 122 4.3.2 Denizcilik Genel Müdürlüğü................................................................... 123 4.3.3 Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü ....................................... 124 4.3.4 Bölge Liman Başkanlıkları ve bağlı Liman Başkanlıkları ...................... 124 4.3.5 Ulusal Deniz Emniyet Başkanlığı ........................................................... 125 4.3.6 Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü ............................................................. 126 4.4 Türkiye Denizcilik İstatistikleri ..................................................................... 127 4.4.1 Türk deniz ticaret filosu .......................................................................... 127 4.4.2 Türk limanlarının gemi trafiği ................................................................. 128 4.4.3 Yurtdışı bağlantılı ro-ro hatlarında taşınan otomobil ve diğer araç istatistikleri ....................................................................................................... 129 4.4.4 Türkiye’nin kruvaziyer sektörü istatistikleri ........................................... 130 4.4.5 Türkiye’nin kabotaj taşımacılığı ............................................................. 131 4.4.6 Türk boğazları ......................................................................................... 132 4.4.7 Konteyner elleçleme................................................................................ 133 4.4.8 Yük elleçleme.......................................................................................... 134 5. TÜRKİYENİN GELECEK 2053 YILI DENİZCİLİK POLİTİKALARI HEDEFİ .................................................................................................................. 137 5.1 Denizcilik Sektöründe Altyapı Gelişimi Politikaları ..................................... 137 xii 5.2 Denizyoluyla Kargo ve Yolcu Taşımacılığı Hizmetlerinin İyileştirilmesi Politikaları ............................................................................................................ 139 5.2.1 Taşımacılığı yönetimi ve operasyonları .................................................. 140 5.2.2 Deniz güvenliği ve emniyeti stratejileri .................................................. 141 5.2.3 İklim değişikliğine uyum ve deniz ekosistemlerinin korunması ............. 141 5.2.4 Gemi inşaa sektörünün rekabet edilebilirliğin arttırılması ve geliştirilmesi .......................................................................................................................... 141 5.2.5 Kıyı tesislerinin verimli yönetimi ve optimizasyonu .............................. 142 5.2.6 Hizmet kalitesi ve operasyonel etkinliğin geliştirilmesi ......................... 142 5.2.7 Çevresel farkındalığın teşvik edilmesi ve enerji verimliliği ................... 142 5.2.8 Güvenlik ve emniyet standartlarının yükseltilmesi ................................. 143 5.2.9 Denizcilik sektöründe insan kaynağı verimliliği ve kalitesinin iyileştirilmesi stratejileri ................................................................................... 143 5.2.10 Teknolojik gelişme ve dijital dönüşümün desteklenmesi ..................... 144 6. TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ DENİZCİLİK POLİTİKALARININ GENEL DEĞERLENDİRMESİ ........................................................................... 145 7. SONUÇ VE ÖNERİLER ................................................................................... 155 KAYNAKLAR ........................................................................................................ 159 ÖZGEÇMİŞ ............................................................................................................ 175 xiii KISALTMALAR AAET : Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu AB : Avrupa Birliği ABA : Avrupa Birliği Antlaşması ABAD : Avrupa Birliği Adalet Divanı ABD : Amerika Birleşik Devletleri ABK : Avrupa Bölgeler Komitesi ADİS : Avrupa Dış İlişkiler Sorumlusu ADMO : Avrupa Dolandırıcılıkla Mücadele Ofisi AESK : Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi AET : Avrupa Ekonomik Topluluğu AFS : International Convention on the Control of Harmful Anti-fouling Systems on Ships AIS : Automatic Identification System AKÇT : Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu AMB : Avrupa Merkez Bankası AP : Avrupa Parlamentosu APS : Avrupa Para Sistemi ARA : Amsterdam-Rotterdam-Antwerp ARGE : Araştırma ve Geliştirme AST : Avrupa Savunma Topluluğu AT : Avrupa Topluluğu ATS : Avrupa Tek Senedi AVKD : Avrupa Veri Koruma Denetçisi AVKK : Avrupa Veri Koruma Kurulu AYB : Avrupa Yatırım Bankası BAB : Batı Avrupa Birliği BM : Birleşmiş Milletler BMSKK : Birleşmiş Milletler Sürdürebilir Kalkınma Konferansı BOTAŞ : Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi CEF : Connecting Europe Facility xiv CISE : The Common Information Sharing Environment CLC : International Convention on Civil Liability for Oil Pollution Damage CO2 : Karbondioksit COLREG : Convention on the International Regulations for Preventing Collisions at Sea COSS : Committee for Safe Seas CSC : International Convention for Safe Containers DG-MARE : Directorate-General for Maritime Affairs and Fisheries DG-MOVE : Directorate-General for Mobility and Transport DWT : Deadweight Ton ECSA : European Community Shipowners Association EMH : Eastern Mediterrean Hub EMPA : European Maritime Pilots Association EMSA : European Maritime Safety Agency EPB : Ekonomik ve Parasal Birlik ESC : European Shippers Council ESPO : European Sea Ports Organization EUROSTAT : European Commission DG for Statistical Information FAL : Convention on Facilitation of International Maritime Traffic FEPORT : Federation of Private Port Operators FMC : Fisheries Monitoring Centre FUND : International Fund for Compensation for Oil Pollution Damage GATS : General Aggreement on Trades in Services GATT : General Aggreement on Trades and Tariffs GİSBİR : Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği GPS : Global Positioning System GRT : Gross Registered Tons GT : Groston GVKY : Genel Vergi Koruma Yönetmeliği GW : Gigavat HAK : Hükümetler Arası Konferans HNS : International Convention on Liability and Compensation for Damage in Connection with the Carriage of Hazardous and Noxious Substances by Sea HSC : High Speed Craft IACS : International Association of Classification Societies xv İHA : İnsansız Hava Aracı ILO : International Labour Organization IMCO : Intergovernmental Maritime Consultative Organization İMEAK DTO: İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri Deniz Ticaret Odası IMO : International Maritime Organization IMP : Integrated Maritime Policy IMSO : Convention on the International Mobile Satellite Organization ISM : International Safety Management ISO : International Organization for Standardization ISPS : International Ship and Port Security KEGM : Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü KKTC : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti KÖİ : Kamu Özel İşbirliği LC : Convention on the Prevention of Marine Pollution by Dumping of Wastes and Other Matter LL : International Convention on Load Lines LLMC : Limitation of Liabilities for Maritime Claims LLMC : Convention on Limitation of Liability for Maritime Claims LNG : Liquefied natural gas LRIT : Long Range Identification and Tracking MARPOL : International Convention for the Prevention of Pollution from Ships MDTO : Mersin Deniz Ticaret Odası MEPC : Maritime Environment Protection Committee MoU : Memorandum of Understanding NATO : North Atlantic Treaty Organization NOx : Nitrojenoksit NUCLEAR : Maritime Carriage of Nuclear Material ODGP : Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası OPA : Oil Pollution Act OPRC : International Convention on Oil Pollution Preparedness, Response and Co-operation OPRC-HNS : Protocol on Preparedness, Response and Co-operation to pollution Incidents by Hazardous and Noxious Substances OSB : Organize Sanayii Bölgesi PACT : Pilot Actions for Combined Transport xvi PAL : Athens Convention relating to the Carriage of Passengers and their Luggage by Sea PETRA : Pan-European Transport Area PM : Particulate Matter PSC : Port State Control QSCS : Quality System Certification Scheme Ro-Ro : Roll on – roll off SALVAGE : International Convention on Salvage SAR : International Convention on Maritime Search and Rescue SFV : Torremolinos International Convention for the Safety of Fishing Vessels SO2 : Sülfürdioksit SOLAS : International Convention for the Safety of Life at Sea STCW : Standards of Training, Certification and Watchkeeping for Seafarers STP : Special Trade Passenger Ships Agreement SUA : Convention for the Suppression of Unlawful Acts against the Safety of Maritime Navigation TEN-T : Trans-European Networks – Transportation TEU : Twenty-Foot Equivalent Unit TFEU : Treaty on the Functioning of the European Union TONNAGE : International Convention on Tonnage Measurement of Ships TRACECA : Transport Corridor Europe-Caucasus-Asia UN : United Nations UNCTAD : United Nations Conference on Trade and Development UNEP : United Nations Environment Programme VDR : Voyage Data Recorder VMS : Vessel Monitoring System VOC : Volatile Organic Compound VTS : Vessel Traffic System WB : World Bank WWF : World Wildlife Fund xvii ÇİZELGE LİSTESİ Sayfa Çizelge 2.1 : Deniz Gücünün Temel Faktörleri ......................................................... 15 Çizelge 2.2 : Avrupa Birliğine Göre Mavi Ekonomi Sektörleri Ve Alt Sektörleri .. 26 Çizelge 4.1 : Türkiye'de Denizcilik İdaresinin Dönüşümü: 19. Yüzyıldan 21. Yüzyıla .................................................................................................................................... 98 xviii xix ŞEKİL LİSTESİ Sayfa Şekil 2.1 : Denizcilik Gücü Kapsamı .......................................................................... 8 Şekil 2.2 : Deniz Gücü ............................................................................................... 11 Şekil 2.3 : Denizciliğin Verimlilik Döngüsü ............................................................. 13 Şekil 2.4 : Denize Kıyısı Olmayan Ülkeler ............................................................... 18 Şekil 3.1 : Avrupa Birliği Ülkeleri ............................................................................ 45 Şekil 3.2 : Avrupa Parlementosu ............................................................................... 47 Şekil 4.1 : Ulaştırma Ve Altyapı Bakanlığı Merkez Ve Taşra Teşkilat Şeması ...... 121 Şekil 4.2 : Ulaştırma Ve Altyapı Bakanlığı Bağlı, İlgili Ve İlişkili Kurum/Kuruluşlar Şeması ..................................................................................................................... 122 Şekil 4.3 : Dedveyt (Deadweight - Dwt) Bazlı Türk Deniz Ticaret Filosu ............. 128 Şekil 4.4 : Liman Başkanlıkları Bazında Limanlarımıza En Fazla Uğrak Gemi İstatistikleri .............................................................................................................. 129 Şekil 4.5 : Yurtdışı Bağlantılı Hatlarda Taşınan Otomobil Ve Diğer Araçların Sayısı .................................................................................................................................. 130 Şekil 4.6 : Kruvaziyer Gemi Ve Yolcu İstatistikleri (Ocak Ekim 2023) ................. 131 Şekil 4.7: Kabotaj Hatlarında Taşınan Yolcu Ve Araç Sayısı (2004 -2022) .......... 132 Şekil 4.8 : Türk Boğazlarından Geçiş Yapan Gemi Sayısı (2006-2022) ................. 133 Şekil 4.9 : Liman Başkanlığı Bazında Toplam Konteyner Elleçleme ..................... 134 Şekil 4.10 : Liman Başkanlığı Bazında Gerçekleştirilen Yük Elleçleme İstatistikleri .................................................................................................................................. 135 Şekil 5.1 : Elleçlenen Yükün Liman Başkanlığınca Dağılımı ................................. 138 Şekil 5.2 : Galata Port .............................................................................................. 139 xx xxi TÜRK DENİZ GÜCÜ STRATEJİSİ KAPSAMINDA DENİZ TAŞIMACILIĞI VE LİMANLARIN AVRUPA BİRLİĞİ POLİTİKALARI İLE KARŞILAŞTIRILMASI, EKSİKLİKLER VE ÖNERİLER ÖZET Türkiye, toplamda 8592 kilometre uzunluğundaki geniş kıyı şeridiyle dikkat çekmekte ve bu coğrafi yapı, ülkenin deniz taşımacılığı ve liman işletmeciliği alanlarında ciddi bir potansiyel taşıdığını ortaya koymaktadır. Üç tarafının denizlerle çevrili olması ve Avrupa ile Asya kıtaları arasında stratejik bir köprü konumunda bulunması, Türkiye'nin deniz taşımacılığı ve liman işletmeciliği stratejileri açısından büyük bir öneme sahiptir. Deniz yollarının bu önemli kesişim noktasında yer alması, Türkiye'yi hem ekonomik hem de stratejik anlamda denizcilik sektöründe merkezi ve etkili bir konuma yerleştirmektedir. Denizcilik, sadece askeri güç açısından değil, aynı zamanda ekonomik ve ticari istikrarın devamlılığı açısından da kritik bir rol oynamaktadır. Deniz gücü kavramı, savaş gemileri ve askeri varlıkların ötesine geçerek, uluslararası ticaretin, deniz yoluyla taşımacılığın, liman yönetiminin ve deniz kaynaklarının verimli kullanımının önemini vurgulamaktadır. Türkiye'nin bu stratejik coğrafi konumu, denizcilik alanında sunduğu avantajlarla birleşerek, ülkenin bu sektördeki stratejik planlamasının ve politika oluşturma sürecinin kritik önemini daha da artırmaktadır. Türkiye'nin denizcilik sektöründeki potansiyelini maksimize etmek ve bu alanda daha etkin rol oynamak için kapsamlı, yenilikçi ve etkili stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Bu stratejiler, ekonomik kalkınmanın yanı sıra Türkiye'nin uluslararası sahada daha güçlü ve etkili bir pozisyon edinmesini de sağlayacaktır. Bu durum, Türkiye'nin denizcilik sektöründe sadece bölgesel bir aktör olmaktan çıkıp, küresel ölçekte daha belirgin ve etkili bir rol üstlenmesine olanak tanıyacaktır. Dolayısıyla, Türkiye'nin denizcilik politikalarını ve stratejilerini bu geniş ve kapsayıcı perspektifle geliştirmesi, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde büyük önem taşımaktadır. Bu gelişim, Türkiye'nin ekonomik büyümesini ve uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirirken, aynı zamanda denizcilik sektöründeki inovasyon ve teknolojik ilerlemeleri de teşvik edecektir. Bu araştırma, Türkiye'nin deniz taşımacılığı ve liman işletmeciliği üzerine olan politika ve yaklaşımlarını kapsamlı bir şekilde değerlendirirken, Avrupa Birliği'nin bu alandaki politika ve uygulamalarıyla bir karşılaştırma yapmakta ve Türkiye’nin bu alandaki eksiklikleri için öneriler sunmaktadır. Araştırma ilk olarak Denizcilik stratejisi ve politikalarını kapsamlı bir şekilde ele alarak, denizlerin uluslar için olan önemini, denizcilik gücünün çeşitli yönlerini ve mavi ekonomi gibi temel kavramları derinlemesine inceler. Öncelikle, denizlerin ulusal ekonomik, siyasi ve askeri güçteki rolü ile ticaret ve kültürel etkileşimlerdeki kilit konumu vurgulanır. Ardından, denizcilik gücü ve deniz gücünün faktörleri; coğrafi konum, fiziki uygunluk, ülkenin büyüklüğü, nüfus yapısı, halkın ve hükümetin karakteri gibi faktörlerle analiz edilir. Denizcilik sektörüne yönelik mavi ekonomi kapsamında deniz canlı kaynakları, cansız xxii kaynaklar, yenilenebilir enerji, liman faaliyetleri, gemi inşası ve onarımı, deniz taşımacılığı, kıyı turizmi gibi konular detaylı bir şekilde incelenir. Deniz körlüğü kavramı üzerinde durularak, denizlerin stratejik öneminin göz ardı edilmesinin olası sonuçları incelenir. Bu bölümler, ulusların denizcilik alanındaki stratejik yaklaşımlarını ve bu sektördeki potansiyelini değerlendirirken, aynı zamanda denizcilikle ilgili genel kavramsal çerçeveyi de aydınlatmaktadır. Bu geniş kapsamlı çalışma, Türkiye'nin denizcilik ve liman yönetimi politikalarını ayrıntılı bir biçimde ele alıp, bu alanda Avrupa Birliği'nin benimsediği politika ve uygulamalarla karşılaştırmalı bir değerlendirme yaparak, Türkiye'nin bu sektördeki potansiyel eksikliklerine yönelik önerilerde bulunmaktadır. İlk olarak, denizcilik stratejileri ve politikalarını detaylı bir şekilde inceleyerek, denizlerin ulusal ve global düzeydeki önemi, denizcilik alanındaki çeşitli güç unsurları ve mavi ekonomi konseptini derinlemesine analiz eder. Denizlerin ekonomik, politik ve askeri güçteki rolleri, ticari ve kültürel etkileşimlerdeki merkezi pozisyonları öne çıkarılır. Daha sonra, denizcilik ve deniz gücünün çeşitli faktörleri - coğrafi konum, fiziksel uygunluk, ülkenin büyüklüğü, demografik yapısı, toplumun ve hükümetin karakteri gibi - detaylı bir şekilde irdelenir. Mavi ekonomi perspektifinden denizcilik sektörüne yönelik konular; deniz biyolojik kaynakları, abiyotik kaynaklar, yenilenebilir enerji kaynakları, liman operasyonları, gemi yapımı ve tamiri, deniz yoluyla taşımacılık, sahil turizmi gibi çeşitli konu başlıkları altında ayrıntılı olarak ele alınır. Deniz körlüğü kavramını irdeleyerek, denizlerin stratejik öneminin ihmal edilmesinin olası sonuçlarını tartışır. Bu kısımlar, ulusların denizcilik alanındaki stratejik yaklaşımlarını ve bu alandaki potansiyellerini değerlendirirken, aynı zamanda denizcilikle ilgili genel teorik çerçeveyi de açıklığa kavuşturur. Türkiye için iyi örnek oluşturması, coğrafi yakınlığı, üyelerinin köklü denizcilik tarihinin olması ve geçmiş dönemde katılmak için faaliyetler yürütmesinden dolayı karşılaştırmada Avrupa Birliği seçilmiştir. Bu nedenle Avrupa Birliği’nin denizcilik politikaları ve bu alandaki kurumsal yapıları geniş bir perspektifle ele alınmaktadır. Avrupa Birliği'nin tarihine ve denizcilik alanındaki rolüne dair bir giriş yapıldıktan sonra, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, AB Konseyi, Avrupa Komisyonu gibi önemli organlarının yapısı incelenerek politika oluşturan birliğin kapsamlı yapısı analiz edilmektedir. Avrupa Birliği'nin denizcilik politikaları; deniz taşımacılığı politikaları, liman politikaları, çevre politikaları ve piyasa düzenlemeleri, kapsamlı bir şekilde ele alınarak, Erika-I, II ve III deniz güvenliği paketleri, Liman Devleti Kontrolü, tek cidarlı tankerlerin kullanımdan kaldırılması gibi önemli düzenlemeler ve politikalar üzerinde durulmuştur. Avrupa Birliği'nin denizcilik sektöründeki bütünleşik politikası, mavi büyüme, denizcilik verileri ve mekansal planlaması, entegre deniz gözetimi ve deniz havzaları stratejisi gibi modern yaklaşımlarla sektörün geleceğini şekillendirme çabaları vurgulanmaktadır. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin Uluslararası Denizcilik Örgütü ve Uluslararası Çalışma Örgütü ile stratejik uyumları da incelenerek, bu uluslararası kurumlarla olan koordinasyonun ve işbirliğinin önemi ortaya konulmuştur. Avrupa Birliği'nin denizcilik alanındaki kapsamlı ve çok yönlü politikalarını, kurumsal yapılarını ve uluslararası işbirliklerini detaylı bir şekilde ele alınmakta ve bu politikaların genel bir değerlendirmesini sunulmaktadır. Bu kapsamlı araştırma, Türkiye'nin denizcilik politikalarını ve bu alandaki tarihsel gelişimini ayrıntılı bir şekilde ele alarak, Osmanlı İmparatorluğu'ndan başlayıp Türkiye Cumhuriyeti'nin devraldığı denizcilik faaliyetlerini ve bunların günümüze kadar uzanan evrimini detaylandırmaktadır. Ekonomik gelişim süreçlerinde belirlenen kronolojik beş yıllık planlar çerçevesinde denizcilik politikalarının nasıl şekillendiği xxiii incelenirken, Türkiye'nin 11. Kalkınma Planı kapsamındaki denizcilik stratejileri, Avrupa Birliği'nin benimsediği denizcilik politikalarının incelendiği başlıklara paralel olarak; deniz taşımacılığı, liman işletmeciliği, çevresel düzenlemeler ve piyasa ile rekabet politikaları altında değerlendirilmektedir. Ayrıca, Türk deniz idaresinin yapısal özellikleri, denizcilik sektörüne yönelik altyapı yatırımları, Denizcilik Genel Müdürlüğü ve liman yönetimi gibi önemli konular ele alınmış, Türkiye'nin denizcilik sektöründe yer alan istatistiksel veriler, Türk deniz ticaret filosunun mevcut durumu, liman trafiği, ro-ro hatları, kruvaziyer sektörü ve kabotaj taşımacılığı gibi kritik alanlarda güncel durum ve kapasite analizleri yapılmıştır. Türkiye'nin 2053 yılına kadar belirlediği denizcilik politikaları hedefleri, altyapı gelişimi ve deniz yoluyla kargo ve yolcu taşımacılığı hizmetlerinin iyileştirilmesi üzerine detaylı bir şekilde incelenmektedir. Bu çerçevede, taşımacılık yönetimi, deniz güvenliği, iklim değişikliğine adaptasyon, gemi inşası, kıyı tesislerinin yönetimi, hizmet kalitesi, çevresel duyarlılık, enerji verimliliği, güvenlik standartları, insan kaynağı gelişimi ve teknolojik yenilikler gibi birçok konu ele alınarak, Türkiye'nin denizcilik sektörü için gelecekteki hedefleri ve potansiyel gelişim yolları ayrıntılı bir şekilde tartışılmaktadır. Bu analiz, Türkiye'nin tarihsel ve mevcut denizcilik faaliyetlerini derinlemesine irdelemekte ve geleceğe yönelik vizyonunu somut önerilerle pekiştirmektedir. Tüm bu konuların detaylı incelenmesine müteakiben son olarak belirli Avrupa Birliği üye ülkelerinin ve Türkiye’nin denizcilik sektörleri başlığı altında politikaları ve sonuçları karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Türkiye için eksik görülen konularda öneriler sunulmuştur. Yapılan analizler ve karşılaştırmalar sonucunda Türkiye'nin denizcilik sektöründe eksik olduğu belirlenen alanlara yönelik öneriler sunulmuştur. Bu öneriler, Türkiye'nin denizcilik alanında daha etkin, verimli ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için yol gösterici niteliktedir. Bu bölüm, Türkiye'nin denizcilik politikalarının güçlendirilmesine ve uluslararası arenada daha etkili bir rol oynamasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir. xxiv xxv COMPARISON OF MARITIME TRANSPORTATION AND PORTS WITHIN THE FRAMEWORK OF TURKISH SEA POWER STRATEGY TO EUROPEAN UNION POLICIES, DEFICIENCIES, AND RECOMMENDATIONS SUMMARY Turkey, boasting an extensive coastline of 8,592 kilometers, demonstrates significant potential in maritime transportation and port management due to its expansive geographical structure. Encircled by seas on three distinct sides, the nation occupies a pivotal location that bridges the continents of Europe and Asia. This strategic geographical positioning is crucial for the formulation and execution of Turkey's maritime transportation and port management strategies. Situated at this vital juncture of international sea routes, Turkey plays a paramount role in the maritime sector, influencing both economic and strategic aspects significantly. Maritime prowess extends beyond mere military strength, serving as a critical component in sustaining economic and commercial equilibrium. The notion of maritime power encompasses a broad spectrum, including but not limited to warships and military capabilities. It also involves international trade, maritime transportation, efficient port management, and the judicious utilization of oceanic resources. Turkey's strategic geographical location, coupled with the myriad opportunities it presents in the maritime domain, underscores the necessity for meticulous strategic planning and robust policy development within this sector. To fully leverage its maritime potential, Turkey is compelled to devise and implement comprehensive, efficacious strategies that cater to this purpose. These strategies are not only pivotal in amplifying Turkey's global standing and influence but also play a substantial role in fostering economic advancement and growth. Through these well-orchestrated strategies, Turkey aims to bolster its international presence, enhancing its role as a key player in the maritime sector. This approach is geared towards maximizing the utilization of its maritime assets, thereby propelling the nation towards greater heights in terms of both international diplomacy and economic prosperity. This extensive research meticulously evaluates Turkey's maritime transportation and port management policies and approaches, conducting a thorough comparison with the European Union's strategies and practices in this arena, and offering well-informed suggestions to address Turkey's areas of improvement. Initially, the study presents an exhaustive analysis of maritime strategies and policies, delving deeply into the significance of the seas for nations, exploring the multifaceted dimensions of maritime power, and dissecting the blue economy concept. It underscores the pivotal role of seas in shaping national economic, political, and military might, highlighting their integral role in facilitating trade and fostering cultural exchanges. Subsequently, the research scrutinizes maritime power, examining the myriad factors that contribute to it, including geographical positioning, physical suitability, the magnitude of the country, demographic composition, and the distinctive characteristics of both the populace and governmental structures. Within the blue economy paradigm, the maritime sector is explored through various lenses, encompassing marine living resources, non-living resources, renewable energy, port operations, shipbuilding and repair, maritime transport, and coastal tourism, each dissected with meticulous detail. xxvi The concept of sea blindness is a focal point of the study, shedding light on the potential repercussions of neglecting the strategic significance of the seas. These comprehensive chapters provide a critical assessment of the strategic approaches of nations in the maritime domain, gauging their potential while simultaneously illuminating the overarching conceptual framework of maritime affairs. This research stands as a testament to a deepened understanding of maritime dynamics, offering a holistic view that integrates strategic, economic, and environmental considerations, thereby contributing significantly to the discourse on maritime policy and strategy development. The European Union has been chosen as a good example for Turkey because of its geographical proximity, the deep-rooted maritime history of its members and the fact that it has carried out activities to join in the past period. Therefore, the maritime policies of the European Union and its institutional structures in this field are discussed in a broad perspective. After an introduction to the history of the European Union and its role in the maritime field, the comprehensive structure of the policy-making union is analyzed by examining the structure of its important bodies such as the European Parliament, the European Council, the Council of the EU, the European Commission. The maritime policies of the European Union; maritime transport policies, port policies, environmental policies and market regulations are discussed comprehensively and important regulations and policies such as the Erika-I, II and III maritime safety packages, Port State Control, the phase-out of single-hull tankers are emphasized. The European Union's integrated policy in the maritime sector, its efforts to shape the future of the sector through modern approaches such as blue growth, maritime data and spatial planning, integrated maritime surveillance and the maritime basin strategy are emphasized. Furthermore, the strategic alignment of the European Union with the International Maritime Organization and the International Labour Organization is also examined, revealing the importance of coordination and cooperation with these international institutions. The comprehensive and multifaceted policies, institutional structures and international cooperation of the European Union in the maritime field are discussed in detail and an overview of these policies is presented. This extensive research delves into Turkey's maritime policies and traces its historical evolution in this domain, starting from the Ottoman Empire era through to the maritime activities inherited and further developed by the Republic of Turkey up to the present day. The study meticulously examines the maritime policies embedded in the chronological five-year plans during various phases of economic development. In particular, Turkey's maritime policies within the ambit of the 11th Development Plan are scrutinized, aligning with categories akin to those in European Union maritime policies, such as maritime transportation, port management, environmental and market regulations, and competition policies. The research also explores the structural characteristics of the Turkish maritime administration, including significant infrastructure investments, the operations of the General Directorate of Maritime Affairs, and the intricacies of port management. Furthermore, it provides a comprehensive analysis of statistical data on Turkey's maritime sector, illuminating the current status and capacity across various dimensions - the Turkish maritime trade fleet, port traffic, roll-on/roll-off (ro-ro) lines, the cruise industry, and cabotage transportation. Looking towards the future, the study delves into Turkey's maritime policy objectives for the year 2053. It places a strong emphasis on infrastructure development and the enhancement of maritime cargo and passenger transportation xxvii services. Within this strategic framework, the future aspirations of Turkey's maritime sector are thoroughly discussed, addressing key areas such as transportation management, maritime safety, adaptation to climate change, shipbuilding, management of coastal facilities, service quality, environmental consciousness, energy efficiency, adherence to safety standards, optimization of human resources, and the integration of technological advancements. This comprehensive discourse not only provides a detailed overview of Turkey's current maritime landscape but also projects a forward-looking perspective, highlighting the potential pathways for growth and development in Turkey's maritime sector in the coming decades. Following the detailed examination of all these issues, finally, the policies and results of certain European Union member states and Turkey under the heading of maritime sectors are analyzed comparatively. Suggestions are presented for Turkey on the issues that are deemed to be lacking. As a result of the analyses and comparisons, recommendations have been made for the areas identified as deficient in Turkey's maritime sector. These recommendations provide guidance for Turkey to achieve a more effective, efficient and competitive structure in the maritime sector. This chapter aims to contribute to strengthening Turkey's maritime policies and playing a more effective role in the international arena. xxviii 1 1. GİRİŞ Türkiye, denizcilik sektöründeki stratejik konumunu ve bu alandaki geniş potansiyelini, coğrafi olarak üç tarafının denizlerle çevrili olmasının ekonomik ve ulusal refah üzerindeki derin etkileri bağlamında detaylı bir şekilde ele almaktadır. Ülkenin, Avrupa ve Asya kıtaları arasında stratejik bir konumda bulunması, deniz taşımacılığı ve liman işletmeciliği alanlarında Türkiye'ye merkezi ve kritik bir rol kazandırmakta, bu sektörlerin hem ekonomik hem de stratejik açıdan önemini önemli ölçüde artırmaktadır. Denizcilik, sadece askeri güç açısından değil, aynı zamanda ekonomik ve ticari istikrar açısından da hayati bir öneme sahip olup, uluslararası ticaret, liman yönetimi ve deniz yoluyla taşımacılık gibi geniş bir yelpazeyi kapsayarak ulusal ve küresel ekonomide kritik bir rol oynamaktadır. Bu stratejik konum, Türkiye'nin denizcilik sektöründe daha etkin ve stratejik bir şekilde hareket etmesini gerektirirken, aynı zamanda ulusal ekonomiye ve ticarete katkısı için stratejik planlama ve politika geliştirme ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu kapsamlı akademik çalışma, Türkiye'nin özellikle deniz taşımacılığı ve liman yönetimi politikalarını Avrupa Birliği'nin benzer politika ve uygulamalarıyla detaylı ve karşılaştırmalı bir analiz çerçevesinde değerlendirmekte ve bu sektördeki potansiyel eksiklikler ile gelişim fırsatlarını derinlemesine incelemeyi hedeflemektedir. Araştırma, denizlerin ulusal ve küresel düzeydeki kritik önemini, denizcilik gücünün çeşitli yönlerini ve mavi ekonomi gibi kavramların farklı boyutlarını kapsayıcı bir şekilde ele alarak, denizcilik alanında geniş kapsamlı bir kavramsal çerçeve sunmaktadır. Araştırma kapsamında, mavi ekonomi altında yer alan deniz canlı ve cansız kaynakları, yenilenebilir enerji, liman faaliyetleri, gemi inşası ve onarımı, deniz taşımacılığı ve kıyı turizmi gibi çeşitli konular ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. Ayrıca, 'deniz körlüğü' kavramı aracılığıyla, denizlerin stratejik öneminin göz ardı edilmesinin potansiyel etkileri ve sonuçları ele alınmıştır. Deniz gücünün belirlenmesinde etkili olan temel faktörler olarak coğrafi konum, fiziki uygunluk, ülkenin coğrafi büyüklüğü, demografik yapısı ve hükümet karakterini de detaylı bir şekilde analiz etmektedir. Bu çerçevede, Türkiye'nin denizcilik sektöründeki stratejik 2 konumunun ve potansiyelinin, ekonomik büyüme ve ulusal refah üzerindeki etkileri, Avrupa Birliği'nin ilgili politika ve uygulamaları ile karşılaştırılarak değerlendirilmekte ve bu değerlendirmeler sonucunda Türkiye için gelişim yolları ve stratejik öneriler sunulmaktadır. Bu öneriler, Türkiye'nin denizcilik sektöründe karşılaştığı eksiklikleri tanımlamak, bu alanda stratejik iyileştirmeler ve politika geliştirmeleri sunarak, Türkiye'nin uluslararası denizcilik arenasında daha etkili ve rekabetçi bir rol oynamasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Araştırma, Türkiye'nin stratejik denizcilik ve liman yönetimi kapasitesini değerlendirirken, aynı zamanda Avrupa Birliği tarihini ve yapısını, ülkelerinin benzer alanlardaki politika ve uygulamalarını detaylı bir şekilde analiz ederek, Türkiye'nin bu sektördeki mevcut durumu ve geleceğe yönelik stratejik planlama ve politika geliştirme ihtiyaçlarını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, araştırma, denizcilik sektöründeki mevcut durumun yanı sıra, sektörün gelecekteki büyüme ve gelişim potansiyellerini de değerlendirmektedir. Ayrıca, Türkiye'nin 2053 yılına yönelik denizcilik politikaları, altyapı gelişimi ve deniz yoluyla kargo ve yolcu taşımacılığı hizmetlerinin iyileştirilmesine yönelik hedefler üzerinde durulmuştur. Sonuç olarak, bu tez, Türkiye'nin denizcilik alanında daha etkin, verimli ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için yönlendirici öneriler sunmakta, uluslararası arenada daha etkili bir rol oynaması için stratejik planlama ve politika geliştirme süreçlerine katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Türkiye'nin denizcilik politikalarının tarihsel gelişimi ve mevcut durumu, Avrupa Birliği'nin denizcilik politika ve uygulamalarıyla kapsamlı bir şekilde karşılaştırılarak, bu alanda gelecekteki araştırmalara temel oluşturabilecek derinlemesine bir analiz sunulmaktadır. Bu çalışma, denizcilik sektörünün uluslararası ticaret ve ekonomideki kritik rolünü vurgulayarak, sektörün stratejik önemini ortaya koymaktadır. 3 2. DENİZLERİN ÖNEMİ, GÜCÜ VE STRATEJİSİ 2.1 Denizlerin Uluslar İçin Önemi Denizler, her zaman uluslararası politika ve strateji için merkezi bir öneme sahip olmuştur. Tarih boyunca, denizcilik ve denizlerin etkisi, büyük ulusların sosyoekonomik ve kültürel dinamiklerinin temelini oluşturmuştur (Mahan, 2011). Bu, onların tarih boyunca medeniyetlerin evrimine ve büyümesine sunduğu katkılarla doğrulanmaktadır. Denizler, tarih boyunca medeniyetlerin kalkınması ve genişlemesi için kritik bir rol oynamıştır (Akçadağ, 2015). Denizlere erişim, uluslar için sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir avantajdır. Bu avantaj, tarihsel süreçte belli başlı devletlerin küresel arenada nasıl baskın bir konuma geldiğini açıklar. Tarihsel süreçte denizlere erişimi olan devletlerin, kara ile sınırlı devletlere göre daha baskın ve aktif bir rol aldığı görülmüştür. Geleneksel denizcilik stratejilerini incelediğimizde, denizlerden verimli bir şekilde yararlanan devletlerin küresel arenada daha baskın bir konuma sahip oldukları görülebilmektedir (Reitzel, 1973). Denizlerin insanlık için sunduğu avantajlar çok yönlüdür. Bunlar arasında kaynak sağlama, taşımacılık ve bilgi transferi gibi kritik öğeler bulunmaktadır. Tarih boyunca, insanların denizlere olan ilgisinin dört ana nedeni bulunmaktadır ve bu nedenler birbiriyle bağlantılı olmuştur (Till, 2013).  Denizlerin kaynak sağlayıcı rolü,  Denizlerin taşımacılıkta kullanılması,  Denizlerin bilgi transferindeki rolü,  Denizlerin egemenlik bölgeleri olarak değerlendirilmesi. Till (2013), tarafından belirtildiği üzere denizler, insanlık için birçok avantaja sahiptir. Özellikle doğal kaynakların sağlanmasında, uluslararası ticarette taşıma yolu olarak kullanılmasında, kültürler arası bilgi transferinde ve ulusal egemenlik bölgelerinin tanımlanmasında oldukça önemlidir. Bu özellikler, denizlerin tarihsel boyunca neden 4 bu kadar kıymetli olduğunu ortaya koyarken, aynı zamanda denizlerin sadece fiziksel avantajlar sunmakla kalmayıp ulusal ve global düzeyde politik ve ekonomik dinamikleri de şekillendirdiğini göstermektedir. Denizler yüzyıllardır devletlerin refah, güvenlik algısı, toplumsal davranışlar ve dış politikalarını etkileyen önemli bir faktördür. Aynı zamanda denizcilik endüstrisi, devletlerin dünya ile ekonomik olarak bağlantı kurmalarında kilit bir rol oynamaktadır. Uluslararası İlişkiler literatüründe deniz üstünlüğü, genellikle stratejik yönü üzerine odaklanırken, deniz ekonomisi ve deniz alan çalışmaları gibi kritik bileşenler sıkça göz ardı edilmektedir (Kırval ve Özkan, 2023). 21. yüzyılın okyanus yüzyılı olduğu tespitinin en önemli nedenlerinden biri kara kaynaklı zenginliğin giderek tükenmesidir (Wang ve Wang, 2019). Bu kaynak tükenmesi, uluslararası ilişkilerde yeni rekabet alanları ve çatışma noktalarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Denizler üzerine yapılan akademik çalışmalar, politik değerlendirmeler ve bilimsel gerçeklikler uluslararası sistemdeki rekabetin ve çatışmaların deniz diplerindeki enerji kaynakları nedeniyle kaynak savaşlarını ortaya çıkaracağı yönündedir (Hsiung, 2005). Denizlerin sadece stratejik değil, aynı zamanda ekonomik bir öneme sahip olduğu aşikardır; nitekim dünya ticaretinin büyük bir bölümü deniz yoluyla yürütülmektedir. Bu ekonomik önem ise kıyıya sahip olan devletlerin uluslararası arenada daha belirgin bir role sahip olmasına da yol açmaktadır. Denizlerin, ekonomik refah ve toplumsal gelişim üzerindeki etkisi, onları uluslararası düzeyde kritik bir öneme kavuşturmaktadır. Birleşmiş Milletler'e üye 193 ülkeden 150'si kıyı devletidir (Alan, 2015). Kıyı şeridinin bu kadar geniş bir nüfusu etkilemesi, denizlerin stratejik ve ekonomik değerinin altını çizer niteliktedir. Denizler, dünya yüzeyinin büyük bir kısmını oluştururken, dünya nüfusunun büyük bir bölümü deniz kıyılarında yaşamaktadır. Ayrıca, küresel ticaretin büyük bir yüzdesi deniz üzerinden gerçekleşmektedir. Bu faktörler, ülkelerin deniz gücü ve denizdeki güvenliği ön plana almalarına neden olmaktadır (Akçadağ, 2015). Ticaretin deniz yoluyla bu kadar yaygın olması, bizlere denizlerin ekonomideki yeri ile ilgili net bir resim sunmaktadır. Günümüzde, küresel ekonomi daha da entegre bir hal almış ve son kırk yılda deniz tabanlı ticaret ciddi bir artış göstermiştir. Dünya ticaretinin önemli bir kısmı ve petrol taşımacılığının büyük bir bölümü deniz yoluyla yapılmaktadır (Conway ve diğ, 2008). 5 Ancak, denizlerin sadece ekonomik faaliyetler açısından değil, aynı zamanda stratejik ve güç dengesi açısından da önemli olduğu unutulmamalıdır. Denizler, ekonomik anlamda her daim kıymetini korumuştur. Bazı uzmanların görüşlerine göre, deniz çatışmalarının ana hedefi, düşmanın deniz yoluyla elde ettiği ekonomik avantajı sınırlamaktır (Bartholomees, 2012). Bu stratejik önem, denizlerin tarih boyunca nasıl değerlendirildiğine dair bir fikir sunmaktadır. Denizler ve okyanuslar, dünya yüzeyinin büyük bir bölümünü, yaklaşık %79'unu oluştururken, ekonomik faaliyetler, ulaşım, doğal ve enerji kaynakları ile güvenlik gibi çeşitli sektörlerde merkezi bir rol üstlenmektedir. Karasal bölgelerin dünya üzerinde sadece %21'lik bir kısmı işgal etmesi, deniz ve göllerin ise geniş bir alanı kapsaması, ulusların deniz üzerine strateji ve politikalar geliştirmelerini kaçınılmaz kılmaktadır (Kurul, 2014). Bu stratejilerin oluşumunda tarihsel süreçler ve o dönemlerin baskın deniz güçleri etkili olmuştur. Tarihsel olarak, denizlerdeki varlık ve güç, büyük bir devletin statüsüne erişmenin anahtarı olarak görülmüştür (Kennedy, 1990). Denizlerde uygulanan teoriler, doktrinler ve kanunlar genellikle o dönemin baskın deniz güçlerince şekillendirilmiştir. Örneğin, İspanya ve Portekiz, modern tarihlerin en eski deniz güçlerinden sayılmış ve onlar tarafından oluşturulan normlar ve doktrinler, kendilerine rakip olabilecek deniz güçleri belirene kadar yüzyıllarca geçerli kalmıştır (Hsiung, 2005). Önde gelen imparatorluklar, denizle bağlantılı stratejik faaliyetlerini, kendi politika ve stratejilerinin merkezine yerleştirmişler ve denizcilikle bağlantılı olarak karşılaştıkları zorluklara yanıt olarak belirli politikalar benimsemişlerdir (Mahan, 2011). Mahan ve Hsiung'un bu ifadeleri, denizlerin tarihsel süreçte uluslar için sadece bir ulaşım ve ticaret aracı olmanın ötesinde, aynı zamanda ulusal güç, stratejik üstünlük ve uluslararası etkinin bir sembolü olduğunu vurgular. Günümüzde, ticaretin yaklaşık %90'ının ağırlık bazında deniz yoluyla gerçekleştirildiği göz önüne alındığında, denizlerin ekonomik refahla derin bir bağlantısı olduğu açıkça anlaşılmaktadır (Lane ve Pretes, 2020). Denizler, uluslar için stratejikten ekonomiye kadar geniş bir yelpazede kritik bir öneme sahip olmuştur. Hem tarihi hem de modern bağlamda, denizlerin erişimi ve kontrolü, devletlerin uluslararası sahnede baskın bir konum elde etmelerinde anahtar rol oynamıştır. Bu bağlamda, denizlerin kapsamlı etkisi, geleceğin uluslararası politika ve stratejilerinde de önemli bir faktör olmaya devam etmektedir. 6 2.2 Denizcilik Gücü Kültürle yoğurulmuş denizcilik anlayışı, denizcilik gücünün temelini atar. Bir ulusun deniz ve denizcilikle alakalı tüm materyal ve manevi yeteneklerini ulusal çıkarları doğrultusunda nasıl değerlendirdiğini tanımlayan bu güç, ulusal menfaatlerin gerçekleştirilmesi için büyük önem taşımaktadır (Deniz Harp Akdemisi [DHA], 1998). Denizcilik Gücü'nün başka bir tanımı ise şu şekilde yapılabilir, bir ulusun deniz ve denizcilik kapasitesini ulusal yararına nasıl kullandığı, geliştirdiği, koruduğu ve dönüştürdüğü ile alakalıdır. Zihinsel, duygusal, bilimsel, fiziksel, ekonomik, askeri ve politik çabaların toplam sonucunu ifade etmektedir. Denizcilik gücü, denizin sivil ve askeri amaçlar doğrultusunda kullanımını içeren geniş bir konsepttir; denizin kullanımıyla ilgili askeri, politik ve ekonomik faaliyetleri kapsar (Cable, 1919; Spiller, 2020). Bu kavramı derinleştirdiğimizde, denizcilik gücünün bir milletin denizle ilgili tüm kapasitelerini kapsadığını görmekteyiz. Devletlerin denizlerden elde edilen faydaları, savaş ve ticaret gemileriyle, bunlara destek sağlayan limanlar, üsler, gemi yapım endüstrisi ve denizcilik personeli gibi öğelerle somutlaşır. Bu bileşenler bir araya gelerek Denizcilik Gücü'nü oluşturur (Keagan, 1995; Smith ve Uttley, 1999). Denizcilik gücü; bir milletin, deniz ve denizcilikle ilgili tüm maddi ve manevi imkan ve kabiliyetlerinin, ulusal çıkarları doğrultusunda değerlendirilip kullanılması ve bu potansiyelin geliştirilmesi sürecini ifade eder. Bu kavram, denizle ve denizcilikle bağlantılı olan tüm güç unsurlarını kapsar ve bu unsurların milli menfaatler yararına en uygun şekilde yönetilmesini amaçlar (Güngen, 2000). Bunun ötesinde, denizcilik gücünün doğru bir şekilde değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi, ulusal ve uluslararası etkin bir denizcilik stratejisi oluşturmanın temelini oluşturur. Denizcilik, sadece gemi işletmeciliği ile sınırlı basit bir faaliyet değil, uluslararası düzeyde politik ve stratejik bir boyuta sahip olan kültürlerin ve fikirlerin uluslararası alanda aktarılmasına imkan tanımaktadır. (İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri Deniz Ticaret Odası [İMEAK DTO], 2001). Denizcilik gücü; bir milletin, deniz ve denizcilikle ilgili potansiyel ve yeteneklerinin, ulusal çıkarları optimize etmek amacıyla, bilimsel, teknolojik, entelektüel, duygusal ve fiziksel girişimlerle değerlendirilmesi, kullanılması, korunması ve geliştirilmesi sürecidir. Bu süreç, coğrafya, nüfus yapısı, politik yapı, askeri strateji ve ekonomik 7 durum gibi çeşitli alanlarda oluşturulan toplam etki ve verimliliği içerir. Etki ve verimlilik, denizcilik gücünün ulusal ve uluslararası düzeydeki başarısını belirlemektedir (Bayat, 1986). Aslında, bu güç ve etkileşimlerin yansımaları, ulusal politikalar ve stratejiler kadar somut ve soyut faktörlerle de belirlenir. Denizcilik gücü, denizlerin sağladığı çeşitli somut ve soyut yetenekleri kapsayan ve bu yetenekleri ulusal güce dönüştüren bir sistemdir. Denizler ve okyanuslarla kurduğumuz ilişkiler, askeri ve sivil boyutlarıyla bu çerçevede incelenir. Deniz ticareti ve deniz kuvvetleri, denizcilik gücünün temel taşlarını oluştururken, denizcilikle doğrudan veya dolaylı bağlantılı olan diğer faktörler de bu yapı içerisinde yer almaktadır (Tekinalp, 2020). Modern dönemde, denizcilik gücünün nasıl oluşturulduğu ve yönlendirildiği konusunda birçok teorisyen, bu konuda önemli katkılarda bulunmaktadır. Denizcilik gücü, bir ülkenin denizle bağlantılı tüm faktörlerinin bütünleşmesini temsil eder. Bu bütünleşme, deniz gücü adı verilen alt kavramı da barındırır ve bu gücün oluşumunda rol oynayan ana unsurlar, modern dönemin lider teorisyenlerinden Alfred Thayer Mahan tarafından ayrıntılı olarak incelenmiştir (Akçadağ, 2015). Ancak, bu gücün şekillenmesi ve kullanımı, yalnızca teorik bilgiyle değil, aynı zamanda ülkenin coğrafi, politik ve ekonomik gerçeklikleriyle de belirlenir. Denizcilik Gücü'nün en belirgin niteliği, deniz kıyılarına sahip olsun ya da olmasın, deniz kaynaklarını etkin bir şekilde değerlendirebilen tüm devletlere, kaynaklardan ve değerlerden ulusal menfaatleri doğrultusunda faydalanma kapasitesi tanımasıdır (Mahan, 2011). Bir ülkede denizcilik gücünün şekillenmesi, genellikle iki ana ilkeye bağlıdır (Bayat, 1986). Bu iki ilke:  Ülkenin coğrafi yapısının sunduğu, denizcilik gücü çerçevesinde değerlendirilebilecek potansiyel kaynak ve olanakların, milleti bu kaynakları etkin bir şekilde kullanmaya ve bu yolla fayda ve geçim elde etmeye yönlendirmesi veya mecbur bırakmasıdır.  Ülkenin karşılaştığı siyasi, ekonomik, askeri, coğrafi ve demografik durumların, denizcilik gücü oluşturmasını zorunlu kılmaktadır (Mahan, 2011). Birinci ilke, bireylerin denizcilikle ilgili kendi inisiyatifleri, devletin bu alanda faaliyetleri desteklemek ve düzenlemek amacıyla politikalar oluşturmasını teşvik eder. İkinci ilke, ulusal siyasi, ekonomik ve askeri dinamikler, deniz kaynaklarından 8 maksimum yararlanmayı zorunlu kılarak devletin denizcilik kapasitesini genişletmek için stratejik yatırımlar yapmasını zorunlu hale getirir (Oran, 2012). Bu iki ilkenin sunduğu geniş görüş açısı, denizcilik gücünün deniz kaynaklarından elde edilen potansiyel avantajlara nasıl ulaşabileceğini ve bu avantajların nasıl en üst düzeye çıkarılabileceğini vurgulamaktadır. Şekil 2.1 : Denizcilik Gücü Kapsamı (Oran, 2012) Deniz Kuvvetleri, Deniz Gücü'nün askeri bileşenidir ve savaş gemileri, amfibi taşıma gemileri, deniz piyadeleri ve askeri tesisleri içerir. Ticaret gemileri, limanlar ve gemi yapım tesisleri de Deniz Gücü'nün unsurlarındandır. Denizcilik gücü, deniz gücüne ek olarak, denizle bağlantılı tüm canlı ve cansız unsurları kapsayan daha geniş bir kavramdır (Gürdeniz, 2013). Deniz Gücü, hem barışta ekonomik ve kurtarma faaliyetlerine destek olur, hem de savaşta denizler üzerindeki hakimiyeti sağlamakta ve karşı tarafı caydırmaktadır. Deniz gücü, deniz kuvvetlerini içermekte olup, bu kuvvetlerin temel amacı, bir ulusun deniz üzerindeki egemenlik alanlarını ve deniz gücü unsurlarını savunmak ve korumaktır. Deniz gücü, ticari ve askeri bileşenleri içeren, deniz varlıklarını koruma amacı güden ve bir arada tutan bir sistemdir. Bu bileşenler, geniş bir çerçevede birbirini tamamlayarak, deniz gücünün sürekliliğini sağlar. Bu entegre sistem, deniz gücünün ticari ve askeri yönleri arasındaki sinerji sayesinde, uluslara büyük avantajlar kazandırmış ve bu ulusları lider pozisyonlara taşımıştır; tarih boyunca bu durumun çok Denizcilik Gücü Deniz Gücü Denizcilik Kuvvetleri 9 sayıda örneği mevcuttur (Till, 2013; Crowl, 1986). Bu tanımlamalar ışığında, denizcilik gücünün de benzer bir şekilde bir ulusun deniz üzerindeki etkinliğini ve etkisini belirleyen bir dizi faktörden oluştuğunu söyleyebiliriz. Denizcilik gücü, bir ülkenin stratejik avantajını belirleyen temel unsurlardan biridir. Bu gücün etkin bir şekilde yönetilmesi ve kullanılması, denizle doğrudan ilişkili faktörlerin ötesine geçer. Denizcilik gücü ile deniz gücü arasındaki ayrım, bu konseptin derinliğini ve genişliğini ortaya koyar. Deniz gücü, denizcilik gücünün bir parçası olarak tanımlanabilir; bu, özellikle deniz üzerinde yer alan ve denizle doğrudan ilişkili olan kıyıdaki kurumları ve yapıları içerir. Deniz gücü, denizcilik gücünün denizdeki faaliyetlerini ve denizle bağlantılı kıyı alanlarındaki operasyonları temsil etmektedir (Güngen, 2000; Kalay, 1997). Bu nedenle, denizcilik gücünün tam olarak anlaşılması, deniz gücünün doğru bir şekilde tanımlanmasını ve yönlendirilmesini gerektirir. Sonraki bölümde, deniz gücünün ne olduğunu, nasıl oluşturulduğunu ve nasıl kullanıldığını detaylı bir şekilde ele alacağız. 2.3 Deniz Gücü Denizcilikte güç kavramının derin kökleri vardır ve bu kökler, yaklaşık 2500 yıl önceye, Antik Yunan dönemine kadar uzanmaktadır. Tarihçi Thucydides (M.Ö. 460- 395), eserlerinde deniz ticaretinin korunmasının bir devletin güvenliği ve refahı için kritik olduğunu belirtmiştir. Ona göre, deniz gücü, ulusal askeri ve politik amaçlara ulaşmanın temel bir bileşenidir (Duppler, 1999). Thucydides'in vurguladığı bu deniz gücü kavramı, tarihsel süreç içerisinde birçok devletin stratejik planlamalarında merkezi bir yer edinmiştir. Antik Yunan döneminden itibaren bu önemli kavram, özellikle Batılı devletler tarafından daha da derinlemesine ele alınarak, denizcilikteki hegemonyalarını kurmalarına yardımcı olmuştur. Yüzyıllar boyunca, özellikle Batılı devletler denizlerin stratejik değerini tanımış ve yeni bölgeler keşfederek bu potansiyelden yararlanmışlardır. Bu kaynaklar, ulusal endüstriyel büyümenin temelini oluşturmuştur. Deniz yollarının ve kaynakların korunması adına, devletler stratejik limanlar kurmuş, deniz taşımacılığını geliştirmiş ve donanmalarını güçlendirmişlerdir. Bu dönemin evrimsel sürecinde, bazı ülkeler deniz gücü konseptinin stratejik uygulamalarında belirgin bir şekilde öne çıkmaktadır (Irak ve diğ, 2014). 10 Deniz gücü, denizcilik gücünün bir bileşeni olarak ele alınabilir ve özellikle denizle doğrudan ilişkili olan kıyıdaki yapıları ve kurumları kapsar. Bu kavramsal bağlam, denizcilik faaliyetlerinin kıyıda nasıl bir etki yarattığını ve denizcilikle kıyı arasındaki ilişkinin nasıl şekillendiğini ortaya koymaktadır (Güngen, 2000). Bu tanım, deniz ticaretini destekleyen yük ve yolcu gemilerini, bu gemileri yöneten kıyıdaki organizasyonları, gemi yapım endüstrisini, tersane ve limanları, ve kıyıdaki tüm altyapıyı içermektedir (Akçadağ, 2015; Ökte, 2004). Bu çerçevede, deniz ve kıyı arasındaki etkileşimin, denizcilik faaliyetlerinin ekonomik ve lojistik boyutuyla nasıl bir bütünlük içinde olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, deniz gücünün etkili bir şekilde hayata geçirilmesi için limanlar, tersaneler, gemi yapım endüstrileri, denizcilik firmaları ve eğitim enstitüleri gibi deniz gücünü destekleyen kara unsurlarının da güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu, deniz gücünün sadece denizle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kıyıda yer alan unsurlarla da derinden bağlantılı olduğunu göstermektedir (Gülenç, 2009). "Deniz Gücü" terimi, ilk defa Mahan tarafından "Sea Power" olarak ifade edildiğinden beri (Crow, 1986), kapsamı genişleyerek ve çok yönlü bir yapıya bürünerek evrim geçirmiştir. Mahan'ın bu tanımı, deniz gücünün derinlemesine ele alınmasının kapısını araladı. Ancak bu derinliğin tam anlamıyla kavranması, denizle ve denizcilikle ilgili tüm boyutları içerecek şekilde genişletilmesini gerekmektedir. Bir ulusun denizle ve denizcilikle bağlantılı olanak ve yeteneklerinin toplumsal fayda için kullanımı, değerlendirilmesi, savunması ve geliştirilmesi için sarf edilen entelektüel, duygusal, bilimsel, fiziksel, ekonomik, savunma ve stratejik çabalarının bütünleşik sonucudur (Oran, 2012). Bu kapsamlı tanımlama, deniz gücünün yalnızca askeri bir kavram olmadığını, aynı zamanda sosyal, kültürel ve ekonomik boyutları da içerdiğini vurgular. Deniz gücü, bir ulusun denizle olan derin bağını ve bu bağın getirdiği çıkarları temsil eder. Bu bağ, sadece fiziksel varlıklarla sınırlı değil, aynı zamanda denizcilikle ilgili duygusal ve kültürel yönleri de kapsar. Bir ülkenin denizcilikteki askeri ve ekonomik etkinlikleri, deniz gücünün sadece bir yüzüdür. Bu, denizin bir milletin uluslararası sahnede nasıl bir rol oynadığının altını çizmektedir (Çetin, 2009a). Deniz gücü, sadece askeri donanma birimlerini değil, aynı zamanda denizde belirli bir bölge üzerinde hâkimiyet kurma yeteneğini de içerir. Deniz gücü, bir donanmanın her türlü durumda, barıştan krize ve savaşa kadar, faaliyetlerini sürdürebilmesi için 11 gereken deniz taşımacılığı kapasitesini de kapsamaktadır (Livezey, 1947). Nitekim, bu kapasite, ulusal ekonomik dinamizmin ve coğrafi stratejik kuvvetin de bir yansıması olmaktadır. Till (2013), teorik yaklaşımı ile deniz gücünün ulusal politika ile derinlemesine uyumunu vurgulamaktadır. Deniz gücünün askeri ve sivil boyutlarının her ikisi de ulusal stratejik çıkarların korunması ve ilerletilmesi için kritik öneme sahiptir. Bu, deniz gücünün, ekonomik, politik ve sosyal faktörlerle birlikte, ulusal gücün bileşenleri arasında merkezi bir role sahip olduğunu göstermektedir. Şekil 2.2 : Deniz Gücü (Till, 2013) Deniz gücü, ulusların ekonomik dinamizmi ve coğrafi stratejik kuvvetinin kritik bir göstergesidir. 21. yüzyılın ilk on yılında ekonomik olarak büyüyen yükselen uluslar, bilim, teknoloji ve endüstriyel gelişmelerle birlikte deniz gücüne ciddi yatırımlar yapmışlar ve genişleyen ekonomilerle birlikte denizcilik kapasitelerinde ciddi bir yeniden canlanma meydana gelmiştir (Sakhuja, 2011). Ekonomik kalkınma ile denizcilik kapasitesi arasındaki bu etkileşim, 21. yüzyıla girerken deniz gücünün nasıl tanımlandığına dair perspektifimizi kuvvetlendiriyor.Bu dönemde deniz gücü tanımı, sadece askeri kapasiteye dayanmak yerine, ekonomik ve stratejik boyutların birleşimine daha çok vurgu yapar hale gelmiştir. 12 21. yüzyılda deniz gücü, bir ülkenin okyanusları doğrudan zenginlik elde etmek ve dolaylı olarak iletişim, taşıma, ticaret ve iş birliği ile başkalarının davranışlarını etkileme kapasitesi olarak tanımlanabilmektedir (Liv ve diğ, 2020). Söz konusu kapasitenin mevcudiyeti, deniz gücünün ekonomik ve askeri boyutlarının bir araya gelerek denizlerin sunduğu avantajları koruma hedefini taşıyan bir yapıya dönüşmesini sağlamıştır. Deniz gücü, denizin getirdiği ekonomik ve askeri avantajları koruma amacı taşıyan bütünlüklü bir yapıdır. 21. yüzyılın başlarına gelindiğinde, ekonomik faktörlerin askeri öneme kıyasla daha belirgin bir rol oynaması, deniz gücünün sadece savaş gemilerini değil, aynı zamanda ticari gemileri, limanları ve ilgili diğer yapıları da içeren daha geniş bir kavrama dönüşmesine yol açmaktadır (Gülenç, 2009). Aslında, deniz gücünün bu genişleyen kavramı, ulusal denizcilik kapasitesinin ve potansiyelinin çok yönlülüğünü yansıtmaktadır. Ulusal denizcilik kapasitesi ve potansiyeli; limanlar, ticari deniz faaliyetleri, denizcilik sektörü, balıkçılık, okyanusların ekonomik değerleri, denizle ilgili gelenekler ve denizle bağlantılı diğer ulusal güç unsurlarını içeren geniş bir kavramdır (Azhar, 2014). Bir ülkenin denizcilik alanındaki uluslararası başarısı ve etkinliği, bu kapasitenin ve potansiyelinin bir yansımasıdır. Bir devletin denizcilik potansiyeli, deniz ve denizcilikle ilgili olan hem somut hem de soyut bileşenlerin toplamını ifade eder. Bu bileşenler, denizcilik kapasitesinin geniş bir yelpazesini oluşturmaktadır (Gürdeniz, 2013). Somut bileşenler, bir ülkenin fiziksel altyapısını ve kaynaklarını temsil ederken, soyut bileşenler ise bilgi, beceri ve denizcilik kültürünü yansıtır. Aklar (1999) temelinde, deniz gücünün; ticari gemiler, liman altyapıları, gemi yapım ve onarım tesisleri, ticari organizasyonlar, yetkin personel ve deniz kuvvetlerini içeren bir yapı olduğunu belirtiyor. Bu yapı, denizcilik kapasitesinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir öneme de sahip olduğunu göstermektedir. 13 Şekil 2.3 : Denizciliğin Verimlilik Döngüsü (Till, 2013) Denizcilik ticareti, uluslararası ekonomik değerin artmasına ve stratejik deniz yollarının kontrolünü teşvik eder. Bu, denizcilik kaynaklarının daha verimli bir şekilde kullanılmasına olanak tanımaktadır. Elde edilen bu kaynaklar, güçlü deniz kuvvetlerinin oluşturulmasını ve sürdürülmesini zorunlu kılar. Etkin deniz kuvvetleri, denizcilik üstünlüğünün elde edilmesini ve bu üstünlüğün korunmasını sağlar. Bu üstünlük, deniz ticaretinin artmasına katkıda bulunarak denizcilikteki sürekli döngüyü destekler. Bu sürekli denizcilik döngüsü, stratejik konumun önemini daha da vurgular. Özellikle bu konum, bir ülkenin deniz ticareti ve deniz üstünlüğünü sürdürebilmesi için gereklidir. Stratejik konum, bir ülkenin deniz gücünü hem savunma hem de ticaret yönlerinden derinden etkileyen kritik bir faktördür. Bu konum, deniz üzerindeki hakimiyet ve deniz ticareti kapasitesi üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olmaktadır (Büyükonat, 2013). Bununla birlikte, denizcilik kapasitesi yalnızca coğrafi konuma indirgenemez; ülkenin denizdeki faaliyetleri ve sanayi üretimi de bu kapasitenin temel unsurlarıdır. Denizcilikteki kargo taşımacılığının gerçekleşebilmesi için sanayi ve üretim kapasitesinin varlığı kritiktir. Denizcilik, ulusal sanayi ve üretim yetenekleriyle yakından entegre bir sektördür. Denizcilikte "üretim" kavramı, deniz gücünün bir ulkenin denizdeki aktiviteleri ve kapasitesiyle nasıl ilişkilendirildiğini gösterir. Bu kapasite, denizde gerçekleştirilen üretimle doğrudan ilişkilidir ve denizcilikteki stratejik önemini vurgulamaktadır (Zeytinoğlu, 1993). Denizcilik Ticareti Denizcilik Kaynakları Deniz Kuvvetleri Üstün Denizcilik 14 Deniz gücü, bir ülkenin deniz üzerindeki etkinliği ve etkisini belirleyen bir dizi faktöre dayanır. Bu faktörler, denizcilik faaliyetlerinin hem ekonomik hem de askeri boyutlarını kapsar. Deniz gücü, deniz taşımacılığı, deniz sınırlarının korunması, deniz kaynaklarına erişim ve bu kaynakların kullanılmasını içerir. Aynı zamanda, bir ülkenin deniz yoluyla dış dünyayla bağlantı kurma kabiliyetini ve bu bağlantıları koruma ve sürdürme kapasitesini de ifade eder. Deniz gücü, aynı zamanda bir ülkenin jeopolitik ve stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynamaktadır (Till, 2013). Ancak bu etki ve prestiji belirleyen temel unsurları tam olarak anlamak için, deniz gücü kavramının tarih boyunca nasıl evrildiğini ve hangi faktörlerin bu evrimde belirleyici olduğunu derinlemesine incelemek gerekmektedir. Söz konusu bağlamda deniz gücünün teorik temellerini atarken önemli katkılarda bulunan kişilerden biri de Amiral Alfred Thayer Mahan'dır. 1890 yılında "Deniz Gücünün Tarih Üzerindeki Rolü 1660-1783" başlığı altında bir eser yayınlayan Amiral Alfred Thayer Mahan, denizcilik gücünün temelini oluşturan altı ana faktörü tanımlamıştır. Amiral Mahan, deniz üstünlüğünün teorisyeni olarak, bir ulusun deniz gücünü belirleyen unsurları şu şekilde sıralar: Coğrafi konum, Fiziki uygunluk, Ülkenin büyüklüğü, Ülke nüfusu, Halkın karakteri ve Hükümetin karakteri olarak sıralanmaktadır (Edward, 1943; Mahan, 2011; Otman, 1988). Denizcilik gücü literatürü temelde iki ana bölüme ayrılır: denizcilik gücünün bileşenlerini belirleyenler ve denizcilik gücünün değerlendirilmesi üzerine odaklananlar. Bileşenler başlangıçta sadece fiziksel özellikleri kapsarken, zamanla ekonomik avantajlar, politik etki ve teknolojik üstünlük gibi unsurları da içermektedir (Gorshkov, 1977; Kearsley, 1992; Sakhuja, 2011; Till, 2013). Ekonomik faktörler denizcilik gücünün bir bileşeni olarak kabul ederken, Sakhuja (2011) ve Till (2013) teknolojiyi de dikkate almışlardır. Değerlendirme yönünden, Sakhuja (2011), teknolojik yetenekleri vurgulayarak denizcilik gücünü değerlendirmek için bir denklem geliştirmiştir. Kong (2016), deniz gücü performansını değerlendirmek için 22 unsuru ele almıştır. Denizcilik gücü unsurları, eski bileşenlerin kaldırılması ve yeni bileşenlerin eklenmesiyle sürekli evrilmektedir. Fiziksel, ekonomik ve politik güç, deniz ticaretini ve denizcilik bağlantısını geliştiren ticari denizcilik gücünün temel bileşenlerini oluşturmaktadır (Li ve diğ, 2020). Fiziksel, ekonomik ve politik güç, deniz ticaretini ve denizcilik bağlantısını geliştiren ticari denizcilik gücünün temel bileşenleridir. Çizelge 2.1’de, farklı yazarların 15 modellerine göre denizcilik gücünün bileşenleri sunulmuştur. Mahan (2011), Gorshkov (1977), Kearsley (1992), Sakhuja (2011) ve Till (2013) tarafından belirlenen bu bileşenler, coğrafi konum, ekonomi, politik yapı ve teknoloji gibi ana başlıklar altında toplanabilir. Özellikle Sakhuja (2011) ve Till (2013), teknolojinin denizcilik gücündeki önemini vurgulayarak modellerine dahil etmişlerdir. Bu bileşenlerin detaylı bir karşılaştırması Tablo 1'de sunulmuştur. Çizelge 2.1 : Deniz Gücünün Temel Faktörleri (Li ve diğ, 2020) Mahan (2011) Gorshkov (1979) Kearsley (1992) Sakhuja (2011) Till (2013) Coğrafi konum Coğrafya Fiziksel (ör. Coğrafya) Coğrafya Nüfus ve hükümet Fiziki uygunluk Ekonomi Ekonomi Ekonomi Deniz coğrafyası Ülke büyüklüğü Liderlik karakteri Politika Politika Kaynaklar Ülke nüfusu Deniz kuvvetleri Teknoloji Denizcilik Ekonomisi Halkın karakteri Misyonlar Askeri Teknoloji Hükümetin karakteri Deniz kuvvetleri Diğer alanlar Çizelge 2.1'deki karşılaştırma, Mahan'ın deniz gücünün temel faktörleri olarak belirlediği altı unsura; coğrafi konum, fiziki uygunluk, ülke büyüklüğü, ülke nüfusu, halkın karakteri ve hükümetin karakteri diğer araştırmacıların da atıf yaptığını göstermektedir. Bu unsurlar, deniz gücü teorisinin merkezi bileşenleri olarak kabul edilmekte ve Gorshkov (1979), Kearsley (1992), Sakhuja (2011), ve Till (2013) gibi araştırmacılar tarafından ekonomi, politika, teknoloji ve denizcilik ekonomisi gibi ek faktörlerle genişletilmiştir. Mahan'ın belirlediği bu kritik unsurların, deniz gücüne dair kapsamlı anlayışın geliştirilmesinde ve etkin denizcilik politikalarının şekillendirilmesinde temel bir referans noktası olarak ele alınması, bu çalışmanın devamında daha aydınlatıcı olacaktır. Mahan'ın belirttiği bu altı öğenin sunabileceği avantajları kullanmak, Denizcilik Stratejisinin anahtarını oluşturmaktadır (Oran, 2012). 2.3.1 Coğrafi konum Bir ülkenin stratejik deniz yollarının yakınında olması, çevresindeki denizlerin seyrüsefere uygun meteorolojik koşullara sahip olması, deniz üzerinden ticaret yapan 16 ülkelerle komşu olması ve deniz kaynaklarına (balıkçılık sahaları, deniz altı enerji kaynakları gibi) yakınlığı, denizcilik kapasitesi açısından kritik önem taşımaktadır (Mahan, 2011). Lindberg ve Grygiel'in çalışmaları da bu görüşü destekler niteliktedir. Michael S. Lindberg, coğrafyanın 'bir devletin denizle ilişkisini, denizcilikteki önemini, denizden gelen tehditlere olan hassasiyetini ve deniz kuvveti ihtiyacını nasıl belirlediği' üzerinde durmaktadır (Lindberg, 1998). Jakub Grygiel (2012) ise, coğrafyanın, bir devletin deniz kuvveti geliştirme ve deniz gücü kullanma yeteneğini nasıl etkilediğine dikkat çekmektedir. Coğrafi yerleşim; bir ulusun kritik deniz rotalarına, ana geçiş yollarına, boğazlara olan mesafesi ve kontrolü, potansiyel rakip devletlere olan yakınlığı ve okyanuslara direkt erişiminin bulunup bulunmadığı ile tanımlanabilir. Coğrafi yerleşim, bir ulusun deniz gücü unsurlarının doğal koşulların bir sonucu olarak ortaya çıkan bileşenlerindendir. Bu bağlamda, iklim koşullarının da bu değerlendirmede yer alması gerektiği unutulmamalıdır. Mahan, coğrafi yerleşimin önemini vurgularken, İngiltere'nin coğrafi avantajlarını şöyle ifade etmiştir: "Eğer bir devletin coğrafi yerleşimi, kara tehditlerine karşı savunma ya da kara yollarıyla genişlemeye ihtiyaç duymadan deniz odaklı çıkarlarını sürdürebilmesine imkan tanıyorsa, kara sınırlarına sahip diğer devletlere kıyasla daha üstün bir konumda demektir." (Tarakçı, 2009). Bu coğrafi avantajların yanında, denizle kurulan ilişki ve bu ilişkinin derinliği de kritik önem taşır. Bir ulusun denizle olan bu ilişkisi, sadece coğrafi konumla sınırlı değil, aynı zamanda tarihsel, kültürel ve politik dinamiklerle de şekillenir. Halkın ve yönetimin denizle olan ilişkisi ve bu alandaki menfaatleri, deniz gücünün gelişimine katkıda bulunur. Coğrafi konum, bu faktörler içerisinde en belirleyici olanıdır. Bu konum, ekonomik ve savunma stratejileri için doğrudan bir rol oynar. Eğer bir ülkenin kara sınırlarıyla genişlemesi veya savunması zorluysa, stratejik deniz yollarına ve limanlara yakınlığı, merkezi bir deniz üssüne sahip olması, denizcilik gücü ve deniz kuvvetleri açısından büyük bir avantaj sağlar. Ülkenin denizlerle çevrili olması, özellikle Türkiye gibi ülkeler için, deniz gücünü artırma potansiyeline işaret etmektedir (Otman, 1988). Bu bölümde ele alınan unsurlar, bir ulusun deniz gücünün gelişiminde coğrafi konumun ne denli belirleyici bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Coğrafi konum, denizcilik kapasitesini, denizcilik stratejilerini ve ulusal deniz gücünü derinden etkileyen anahtar bir faktördür. Bu bağlamda, bir ülkenin denizle olan 17 ilişkisinin ve denizcilik potansiyelinin doğru değerlendirilmesi için coğrafi konumunun dikkate alınması kaçınılmazdır. 2.3.2 Fiziki uygunluk Bir devletin coğrafi yapısı, kıyı ve liman durumlarıyla yakından ilişkilidir ve bu, hem ticaret hem de güvenlik açısından kritik bir rol oynar. Askeri limanların varlığı, ulaşılabilirliği ve kapasitesi, iç bölgelerin erişim kolaylığı, savunma planları ve stratejilerinin oluşturulmasında belirleyici faktörlerdendir. Öte yandan, potansiyel rakip bir devletin kıyı ve liman özellikleri, saldırı veya savunma harekâtlarının planlanmasında dikkate alınmalıdır. Nihai olarak, Mahan, coğrafi özelliklerin, özellikle kıyı hatları, liman kapasitesi, denizden karaya ulaşım imkânları gibi ögelerin, ulusların geleceğini derinden etkileyen temel faktörler olduğunu vurgulamıştır. Bu unsurların, bir ülkenin genel coğrafi yapısı çerçevesinde ele alınmaktadır (Demir, 2018). Ancak bu coğrafi yapı sadece savunma ve stratejik planlamalarla sınırlı değildir; ekonomik ve ticari potansiyeli de doğrudan etkiler. Bir ülkenin coğrafi özellikleri, kıyı hatları, stratejik limanları ve kıyının genel profilini tanımlar. Bu coğrafi detaylar, bir ülkenin ekonomik ilerlemesi ve büyümesi üzerinde önemli bir rol oynar. Sahip olunan kıyılar, ticaret imkanlarının yanı sıra, korunması gereken stratejik bölgeler olarak da karşımıza çıkar. Derin ve geniş limanlar, uluslararası ticaretin yanı sıra güvenlik açısından da kritik öneme sahiptir. İklim ve doğal deniz kaynakları da bu coğrafi yapıya dahil edilmeli ve denizden sağlanan avantajların bir parçası olarak değerlendirilmelidir (Tutak, 2021). Coğrafi faktörler, bir ulusun denizle kurduğu ilişki ve etkileşim üzerinde etkili olabilir. Özellikle denizle olan doğrudan bağlantı, ülkelerin denizcilik potansiyelini artırma kapasitesini belirler. 18 Şekil 2.4 : Denize Kıyısı Olmayan Ülkeler (Url-1) Denize kıyısı olmayan ya da kara ile çevrili ülkeler, dünya üzerindeki tüm ülkelerin yaklaşık beşte birini meydana getirir. 43 farklı devlet, doğrudan okyanuslara ya da büyük iç denizlere (örneğin Akdeniz) erişimi olmayan ülkelerdir. Karadağ'ın 2006 yılında bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte Sırbistan, denize kıyısı olmayan en son devlet haline gelmiştir. Denize kıyısı olmayan bazı ülkeler, sadece diğer kara ülkeleriyle sınır komşusudur. Özbekistan, sadece Afganistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan gibi denize kıyısı olmayan ülkelerle sınırdır. Benzer şekilde, Lihtenştayn da sadece İsviçre ve Avusturya gibi denize kıyısı olmayan ülkelerle komşudur (Url-1). Bu coğrafi konumdan kaynaklı fiziki özelliklerinin eksikliği olarak, bu ülkeler denizle doğrudan bağlantı kuramamanın getirdiği ekonomik ve stratejik zorluklarla mücadele ederler. Denize doğrudan erişimi olmayan ülkeler için denize erişim meselesi, gelişimlerinde önemli bir engel teşkil eder. Bu zorluk, bazı ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınmasını engelleyebilecek bir boyuta ulaşabilir. Globalleşen bir dünyada, uluslararası ticaretin giderek artan bir öneme sahip olmasıyla, denize erişim sorunu bu ülkeler için daha da belirginleşir. Son yıllarda, bu engeli aşabilmek için denize kıyısı olmayan ülkeler, çeşitli ve bazen oldukça yaratıcı çözüm yolları arayışına girmektedir (Çamyamaç, 2010). Bu coğrafi sınırlamalar ve zorluklar, denizle olan ilişkiyi ve bir ulusun deniz gücünü de etkiler. Bir ulusun denizle olan ilişkisini ve deniz gücünü belirleyen faktörlerden bazıları coğrafi ve iklimsel koşullardır. Kıyıların yapısı, denize erişim olanakları, bir toplumun 19 denizle olan etkileşimini ve bağını derinleştirebilir. Verimlilik açısından zengin topraklara sahip olan bölgeler, denizcilik faaliyetlerinin gelişimine katkıda bulunabilir. Bu bağlamda, Anadolu'nun bereketli toprakları, denizcilik aktivitelerinin evriminde bazı engeller yaratmış olabilmektedir (Mahan, 2011). Özellikle dağlık ve tarıma elverişsiz toprakların hakim olduğu bölgelerde, denizcilik faaliyetleri daha öne çıkabilir. Yunanistan gibi tarıma pek elverişli olmayan ve dağlık bölgelerle kaplı ülkeler, denizle olan ilişkilerini güçlendirme ihtiyacı hissedebilmektedir (Meydan Larrusse, 1992). Coğrafi zorluklara rağmen, Ege ve Akdeniz'deki adaların çoğunluğuna ev sahipliği yapan Yunanistan, denizcilik alanında oldukça aktif bir rol üstlenmiştir. Ege ve Akdeniz'deki adaların çoğunluğuna ev sahipliği yapan Yunanistan, bu coğrafi özellikleri nedeniyle denizcilikle iç içedir. Denize kıyısı olan ve birçok limana ev sahipliği yapan bir ülke, küresel çapta etkileşime girebilir ve denizcilik faaliyetleri bu etkileşimi daha da güçlendirebilir. Zor iklim koşulları ve verimsiz topraklar, ulusları denizcilik gibi alternatif ekonomik faaliyetlere yönlendirmektedir (Oran, 2012). Fiziki uygunluk ve özellikler, devletlerin ekonomik ve stratejik kararlarında belirleyici bir unsur olarak öne çıkar. Denize doğrudan erişiminin olup olmaması, bir ülkenin denizcilik kapasitesini ve uluslararası etkileşimini derinden etkileyebilir. 2.3.3 Ülkenin büyüklüğü Denizcilik gücü, nüfus büyüklüğü, fiziksel kaynaklar ve diğer potansiyel kaynaklarla doğrudan ilişkilidir. Bir ülkenin genişliği sadece toprak alanını ifade etmez; nüfus yoğunluğu, kıyı şeridinin uzunluğu ve limanların yapısı da bu kavramı etkileyen faktörlerdendir (Otman, 1988). Bir ülkenin deniz gücü, sadece ekonomik büyümeyle sınırlı değildir; aynı zamanda yurtdışı ticaretin korunması ve genişletilmesi gibi uluslararası ilişkilerde de önemli bir rol oynar. Mahan'ın vurguladığına göre, deniz gücü olan bir ulus, ticaret aracılığıyla ekonomik olarak gelişebilir, yurtdışı ticaretini ve etkisini koruyarak genişletebilmektedir (France, 2000). Yani, deniz gücü ekonomik büyümeyi destekler. Ancak bu deniz gücünün ekonomiye katkısı, aynı zamanda ülkenin kıyı bölgelerindeki nüfus yoğunluğu ve limanlarının stratejik önemiyle de yakından ilişkilidir. Arslan’a (2019) göre, deniz gücünün bileşenleri arasında yer alan ve doğal koşullar altında ele alınan arazinin genişliği, sadece ülkenin toplam yüzölçümüyle sınırlı değildir. Bu bağlamda, "büyüklük" terimi, kıyı uzunluğu, 20 limanların alanı ve konumu ile bu alanlardaki nüfus dağılımı gibi faktörlere dayandırılarak tanımlanır. 2.3.4 Ülke nüfusu Mahan'ın Deniz Gücü teorisine göre dördüncü kritik unsur, deniz faaliyetlerinden geçimini sağlayan ve denizcilik konusunda yüksek beceri ve deneyime sahip olan nüfusun büyüklüğüdür (Sherazi, 2020). Deniz gücünün sadece fiziksel varlıklarla değil, aynı zamanda insan sermayesiyle de ilişkilendirildiğini göstermektedir. Deniz gücü kavramında, bir devletin toplam nüfusu değil, denizcilik meslekleriyle doğrudan ilgilenen bireylerin sayısı esas alınmaktadır (Tarakçı, 2009). Bu, bir ülkenin denizcilik kapasitesinin, denizle bağlantılı profesyonel nüfusunun kalitesi ve niceliğiyle doğru orantılı olduğunu vurgulamaktadır. Denizle alakalı tüm meslek dallarında çalışan bireylerin toplamını ifade eden denizcilik nüfusu söz konusu olduğunda, bu kişilerin sadece sayısının değil, aynı zamanda sahip oldukları niteliklerin de büyük bir öneme sahip olduğu unutulmamalıdır. Doğal kaynakların kısıtlılığı, denizcilikle ilgili mesleklerde çalışacak kişi sayısının artmasını beraberinde getirir. Deniz kenarlarında yoğun nüfus, denizcilik sektörüne olan ilgiyi ve alakayı körükler. Denizcilik kapasitesi bakımından değerlendirildiğinde, bir ülkenin toplam nüfusu değil, denizle bağlantılı mesleklerde çalışan kişilerin toplam nüfusa olan oranı önemlidir. Ulusal kimlik; bir milletin gelenekleri, denizcilik, ticaret ve askeri değerleri deniz gücünün şekillenmesinde belirleyici bir role sahiptir. Toplumun ticarete olan eğilimi, denizcilik kapasitesini pozitif yönde etkileyen kritik bir faktördür (Oran, 2012). 2.3.5 Halkın karakteri Mahan'a göre, bir halkın karakteri, endüstriyi ve ticareti nasıl teşvik ettiği ve bu faaliyetlere yatırım yapma isteğiyle doğrudan ilişkilidir (Parker ve diğ, 2003). Mahan'ın bu vurgusu, toplumların ticari eğilimlerinin ve denizcilikle ilgili kapasitelerinin, ulusal ve uluslararası düzeyde nasıl bir etkileşim içinde olduklarını göstermektedir. Denizcilik kapasitesinin sadece fiziksel varlıklarla değil, aynı zamanda toplumun ticari ve kültürel eğilimleriyle de şekillendiğini ortaya koymaktadır. 21 Bir devletin denizcilik kapasitesini şekillendirme ve artırma yeteneği, vatandaşlarının ticari aktivitelere ne kadar yatkın olduklarıyla yakından ilişkilidir. Ticari içgüdü, kâr elde etme arzusu ile beraber bireyleri yenilikçi ve cesur girişimlere teşvik eder. Geçmişe dönüp baktığımızda, İngiliz toplumunun ticarete olan doğal ilgisi, denizdeki üstünlüğü kazanmalarında ve büyük bir deniz gücü haline gelmelerinde önemli bir etken olmuştur. Ticarete ve ekonomik kazanç elde etmeye eğilimli toplumların, deniz ticaretine daha çok yöneleceği varsayılmaktadır. Örneğin, Hollandalıların ulusal karakteristikleri ve denizcilikle ilgili ihtiyaçları, onları deniz yoluyla genişlemeye itmektedir (Büyükonat, 2013). 2.3.6 Hükümetin karateri Deniz gücünün kurulması ve işletilmesinde, devletin yönetim biçimi ve hükümetin yapısı kritik bir role sahiptir. Bu bağlamda, yönetim şekli denizcilik kapasitesini doğrudan etkileyebilir (Tarakçı, 2009). Uygulanan politikalar ve stratejiler, denizcilik kapasitesinin nasıl şekilleneceğine dair kritik bilgiler sunmaktadır. Denizle ilgili konuların ulusal ekonomik öneminin hükümet tarafından doğru bir şekilde kavranması, deniz gücünün ulusal ve uluslararası politikadaki potansiyel etkileriyle birleştiğinde, denizcilik sektörüne yönelik kamu ve özel sektör teşviklerinin ve desteklerinin artmasına yol açar. Bu stratejik yaklaşım, bir ülkenin deniz gücünü hızla geliştirmesine imkan tanır. Bu perspektifte, hükümetin deniz gücüne yönelik vurgusu ve bu alanda izlediği politikalar, denizcilik kapasitesinin oluşturulması ve genişletilmesi üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir (Bayat, 1999). Bu etki, hem ulusal hem de uluslararası arenada bir devletin denizcilikteki pozisyonunu belirler. 2.4 Denizcilik Stratejisi Denizcilik stratejisi, bir ülkenin denizle ilgili çıkarları ve hedefleri doğrultusunda, denizcilik gücünün bilimsel ve sanatsal yöntemlerle sistematik bir şekilde planlanması, geliştirilmesi ve kullanılması disiplinidir. Bu strateji, denizle bağlantılı ulusal menfaatlerin ve hedeflerin daha etkili bir şekilde elde edilmesini sağlamak amacıyla, denizcilikle ilgili bilgi, beceri ve kaynakların optimal şekilde organize edilmesi ve yönetilmesi süreçlerini içerir (DHA, 1998). Dolayısıyla, deniz stratejisinin doğru ve etkin bir şekilde hayata geçirilmesi, bir ülkenin ekonomik ve stratejik 22 gelişiminde kritik bir rol oynamaktadır. Deniz potansiyelinin en iyi şekilde değerlendirilmesi, ulusal kalkınmanın sürdürülebilirliği için esastır. Kapsamlı bir deniz stratejisi; politik yönlenmeler, uluslararası deniz yoluyla taşımacılığın devamlılığı ve güvencesi, özel ekonomik deniz bölgelerinin yönetimi, korunması ve savunulması, sahil güvenliği, sınır korumaları, ada bölgelerinin savunulması ve deniz kaynaklarından faydalanma gibi bileşenleri barındırmaktadır (Lavie, 2018). Deniz stratejisinin bu geniş kapsamı, bir ulusun genel hedefleri için ne kadar kritik olduğunu göstermektedir. Bu, deniz stratejisinin sadece bağımsız bir yaklaşım olmadığını, aynı zamanda bir ulusun genel stratejik vizyonunun ve hedeflerinin önemli bir parçası olduğunu da belirtir. Deniz stratejisi, bir ulusun genel stratejisinin bir alt bileşeni olarak ele alınır ve denizdeki tüm aktivite ve ilgi alanlarını kapsar. Genel strateji, ulusal hedeflere ulaşmak için toplam gücün koordinasyonunu ifade eder. Deniz stratejisi, denizle ilgili ulusal çıkarların tüm boyutlarının yönetimini temsil eder. Bu, sadece donanma ile sınırlı kalmayıp, deniz ticareti, balıkçılık, kıyı savunması, ulusal sınır güvenliği, denizdeki özel ekonomik bölgelerin korunması, düzenlenmesi ve limanların yönetimi gibi bir dizi konuyu içerir. Ayrıca, denizcilik stratejileri, hem savaş hem de barış dönemlerini kapsar ve ekonomik avantajlar sağlamaktadır (Hoyt, 2007). Deniz stratejisinin temel amacı, denizdeki faaliyetleri ulusal bir deniz politikası doğrultusunda yönlendirmektir (Hattendorf, 2013). Bu kapsamlı yaklaşımın ardından, deniz stratejisinin ayrıca belirli temel hedeflere ulaşmak için okyanusların nasıl kullanılacağını da belirlemesi gerektiğini vurgulamak önemlidir. Deniz stratejisinin temel hedefi, okyanusları etkin bir şekilde kullanarak dört ana amacı gerçekleştirmektir (DiBiagio, 1987):  Kargo ve yolcu taşıma faaliyetleri,  Askeri kuvvetlerin diplomatik niyetlerle harekete geçirilmesi,  Karasal ve denizel hedeflere müdahalede bulunabilecek bir üssün işlevini görmek,  Doğal kaynaklara erişim ve kullanımını kolaylaştırmak. Gelişmiş ülkeler, denizcilik kapasitelerini optimize etmek ve deniz gücünün etkinliğini artırmak amacıyla belirli denizcilik politika ve stratejilerini benimsemektedir (Chang, 23 2018). Bu çerçevede, denizcilik stratejilerinin tanımlanması kritik bir öneme sahiptir. Denizcilik stratejisinin oluşturulması, üç temel aşamadan oluşmaktadır (El-Ghamdi, 2021):  Stratejinin neden esaslı olduğunun tespiti: Bu, denizlerde meydana gelen aktüel olaylar, potansiyel çatışma bölgeleri, ulusal ihtiyaçlar veya rekabetçi dinamikler gibi dışsal veya içsel faktörlerle belirlenebilir.  Geliştirilmesi gereken alanların saptanması: Bu adımda, mevcut duruma ilişkin detaylı bir analiz yapılır ve belirlenen hedeflere ulaşma yolunda atılması gereken adımlar ortaya konulur.  Stratejinin geniş kapsamının belirlenmesi: Teknolojik yenilikler, artan küreselleşme hareketleri ve sınırlı doğal kaynakların denizlere olan ilgiyi artırması gibi faktörler, 21. yüzyıl denizcilik stratejilerinin geniş yelpazede ve çok yönlü olmasını zorunlu kılar. 2.5 Denizcilik Politikası Denizcilik politikaları, denizcilik sektöründeki etkinliği ve verimliliği teşvik etmek amacıyla oluşturulan strate