Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/3346
Title: Fiziksel Çevrede Egemen İdeoloji Ve Direnç
Other Titles: Hegemonic Ideology And Resistance In The Physical Environment
Authors: Dener, Aytanga
Göl, Berna
Mimari Tasarım
Architectural Design
Keywords: ideoloji
direnç
mimarlık
anıt
mekan
ideology
resistance
architecture
monument
space
Issue Date: 4-Jan-2010
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Abstract: Mimarlık, dünya modernite ile yüzleşmeden daha önce toplumda erk sahibi kesimlerin sözünde hizmet vermek durumunda kalmıştır. Ancak mimarlık ile ideoloji arasındaki ilişki, modernite ile bambaşka bir boyuta ulaştığı ifade edilebilir. İdeoloji kavramının anlamı zaman içinde değiştiği gibi mimarlık ile ilişkisi de değişmiştir. Egemen ideoloji kavramını bugün geç kapitalizm ve beraberinde küresel örgütlü sermaye olarak düşünmenin doğru olacağı ileri sürülebilir. Anıtlardan yapılara, yapılardan kent parçalarına kadar her ölçekte bu değişim gözlemlenebilir. Tanımlanması zorlaşsa da egemen ideoloji bireyleri kuşatmaya devam etmektedir. Hatta, daha da ileri giderek, her geçen gün toplumsal eşitsizliğin arttığı dünyada egemen ideoloji, ya da erk sahibi kesimin –örgütlü sermayenin- belirleyiciliği giderek artmaktadır. Egemen ideolojiye karşı direnç kavramının araştırılması, ve mekan üretimine nasıl yansıdığı içerdiği cevaplarla can alıcı bir öneme sahiptir. Kendiliğinden oluşan gündelik hayat içerisindeki mekansal direnç örnekleriyle, bireylerin kentle kurduğu ilişkinin başka bir boyutu vurgulanabilir. Mekan üretimi yetkisine sahip olanların hakim üretim şekline karşı ne tür dirençlerler gösterebileceği ise mimarlığın geleceği ve sosyal sorumluluğu anlamında son derece önemlidir.
Architecture has been serving the strong for so long, even before the world had confronted the concept, modernity. However along with this confrontment, the relationship between architecture and ideology completely changed, and was carried on to another dimension. As the meaning for the concept of ‘ideology’ changed within time, so did its relation with architecture. Today, the hegemonic ideology could be defined as of late capitalism’s as well as of what the global organized capital desires. This change in hegemonic ideologies can been seen within the built in all scales, from monuments to buildings, from buildings to urban fragments. The hegemonic ideology keeps enclosing. Going further, it could be argued that as the inequalities in the world are deepening, the more power is obtained by the strong, advocating the hegemonic. It is crucial to analyse resistance against the hegemonic and its impact on the produced space as well as the space to be produced. Studying how self-evident resistance within the daily practices happens to take place and how individuals relate themselves to the urban, can help with getting some clues on the idea of resistance to what is hegemonic within the production of space, which is very important for the future of architecture and its social responsibilities.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2009
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2009
URI: http://hdl.handle.net/11527/3346
Appears in Collections:Mimari Tasarım Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
9935.pdf10.18 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.