Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/17756
Title: Surname-i Hümayun Ve Surname-i Vehbi Bağlamında Nakkaş Osman Ve Nakkaş Levni
Other Titles: A Comparison On Surname-i Hümayun And Surname-i Vehbi
Authors: Ögel, Semra
Eroğlu, Süreyya
98726
Sanat Tarihi
Art History
Keywords: Sanat Tarihi
Levni
Minyatür
Nakkaş Osman
Osmanlı Dönemi
Surname-i Hümayun
Surname-i Vehbi
Surnameler
Art History
Levni
Minyature
Nakkaş Osman
Ottoman Period
Surname-i Hümayun
Surname-i Vehbi
Surnames
Issue Date: 2000
Publisher: Sosyal Bilimler Enstitüsü
Institute of Social Sciences
Abstract: İstanbul, bu kadar büyük olmamakla birlikte Osmanlı İmparatorluğu' nun başkenti olduktan sonra bir çok düğün ve şenliğe şahit olmuştu. Konusu ne olursa olsun devlet tarafından yapılan şenliklerin amacı, yönetenler ve yönetilenler arasındaki bağı güçlendirmektir. Bir diğer amaç ise; devletin gücünü, zenginliğini ve ihtişamını sergilemektir. Sur ( düğün, şenlik) düzenleme ve Surname ( düğün, şenlik kitabı) yazma Osmanlılar'a özgü bir gelenektir. Kayıtlara geçen ilk şenlik, 1285 tarihinde I. Osman ile Karaman Beyi'nin kızının düğününü kutlamak amacıyla düzenlenmiştir. Surname yazma ve resimleme geleneği, III.Murad'ın oğlu Şehzade Mehmet'in 1582 yılında yapılan sünnet düğünü ile gelenekselleşir. "Sur"u (düğünü) konu alan ilk "Surname"( düğün kitabı), IH. Murad'ın isteği üzerine 1582 tarihinde resimlenmiştir. Şehzade Mehmet'in sünnet düğününü anlatır. 16. yüzyılın ikinci yarısındaki Osmanlı İmparatorluğu' nun sosyal, siyasal ve ekonomik yapışım gözler önüne seren minyatür resimleriyle, sanatsal açıdan olduğu kadar sosyolojik açıdan da önemlidir. Surname-i Hümayun, aynı zamanda, 52 gün 52 gece devam eden şenlik süresince yapılan ziyafetlerin, çeşitli oyunların, dansların, müzik aletlerinin, cambaz ve sihirbaz gösterilerinin, atıcılık ve binicilik yarışmalarının, kukla ve ışık gösterilerinin resimleriyle, Osmanlı eğlenceleri ve tiyatrosu hakkında bilgi veren önemli bir kaynaktır. Nakkaş Osman, Seyyid Lokman ve kalabalık bir nakkaş grubu tarafından oluşturulan Surname-i Hümayun 'un amacı, düğünü baştan sona anlatabilmektir. Bu nedenle metin ikinci plana düşmüş, sadece açıklayıcı nitelikte kalmıştır. Nakkaş Osman düğünü bütün olarak ele almıştır. İstediği düğünden kimi sahneler vermek vı değil, bütün düğünü anlatmaktır. Sultan ve Şehzade 'nin, Bizans döneminde Hippodrom, Osmanlı döneminde Atmeydanı, günümüzde ise Sultan Ahmet Meydanı olan düğün yerine gelişiyle başlayan şenlik, dönüşleri ile biter. Sanatçı bu süreyi karşılıklı iki sayfada yer alan 215 sahne olarak düzenlemiştir. At Meydanı'nı bir sahne dekoru gibi düzenleyen sanatçı, çeşitlemelerle sahneleri hareketlendirir. Sağ taraftan halkın içinden gelişen gösteri sol taraftaki Sultan' in önünde sonuçlanır. Sanatçının önünde başka bir örnek olmadığı için kendi bulduğu anlatım tarzını kullanmıştır. Sahneyi; sağ tarafta davetlilerin bulunduğu seyirlikler, sol tarafta Sultan' in olduğu İbrahim Paşa Sarayı ve sağ alt köşede gösterileri izleyen halk şeklinde biçimlendirir, şenliğin bütünü bu çerçeve içinde yaşanır. Sanatçı, tek bir noktadan bakarak bütün düğünü anlatır. 18. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu bir geçiş dönemi yaşamaktadır. Lale Devri denilen bu dönemi en iyi belgeleyen kaynaklardan biri Surname-i Vehbi'dir. Lale Devri' nin zenginliğini ve görkemini gözler önüne seren, Osmanlı kültürünün son parlak dönemini yansıtan eser, 1720 tarihinde 15 gün 15 gece süren sünnet düğününü anlatır. 1720 tarihli Surname-i Vehbi, III. Ahmed'in şehzadelerinin sünnet düğününü anlatır. Nakkaş Levni ve Şair Vehbi birlikteliğiyle oluşturulan eserde şenlikler; Okmeydanı, Haliç, Aynalı Kavak Kasrı ve Tersane Sarayı gibi İstanbul'un farklı mekanlarına dağılmıştır. Düğün, karşılıklı iki sayfada 137 minyatürle anlatılır. Sünnet şenliklerine ait son el yazmasıdır. Osman'da sağdan sola doğru olan hareket yönü Levni' de tam tersidir. Hareketlerin yönü soldan sağa doğru ilerler. Kalabalık sahnelere çok sayıda figür sığdırabilmek S ve Z şeklinde kıvrımlar kullanmıştır. Gece eğlenceleri genellikle Okmeydanı 'nda ve Haliç'te yapılan havai fişek gösterilerinden oluşur. Bu eserde de resimler metni açıklayıcı nitelikte olmaktan çok bağımsız bir bakış açısıyla yapılmıştır. Eser, gerek Osmanlı minyatür sanatının son parlak örneği olması bakımından gerekse kültür ve eğlence tarihi bakımından son derece önemlidir. vu Her iki eserin ortak noktaları ve farklılıkları vardır. Minyatür resimlerinde; mekan, düzen, figürler, renkler, nesneler ve gösteriler farklılıklar gösterir. En önemli nokta ise, kültürel ve sosyal anlamda dönemleri için tarihi belge niteliği taşımalarıdır.
After its conquest by the Ottoman Empire, Istanbul, the Capital, has witnessed a lot of feasts and celebrations. Independent of their themes, the goal of these celebrations given by the state is to establish the relations between the royals and the public. The other objective is to show off the power, richness and magnificence of the royalty. Giving Sur (feast, celebration) and Writing Surname ( feast/celebration book) is an Ottoman tradition. The first Sur given to celebrate the wedding of the Karaman Bey's daughter and Osman I is recorded in 1285. Surname procedure became a tradition after the circumcision of the Murad Ill's child Şehzade (Prince) Mehmet. In 1582, illustrations have been added to the Surname by the request of the Murad III. It portrays the circumcision feast of the Şehzade Mehmet. The miniatures in Surname are not only important for their art content but they are also important for their social, economical and political content. Surname also contains the illustrations of banquets, riders, puppet and light shows, which become an important source for the Ottoman entertainment life and theater. The objective of Surname-i Hümayun that was created by Nakkaş Osman, Seyyid Lokman and a crowded nakkaş group is to portrate the entire celebration. Hence the text becomes less significant than the miniatures. Nakkaş Osman had considered the celebration as a whole. His objective was to illustrate the entire Sur instead of some scenes. The celebration begins with the arrivel of the Sultan and Şehzade to the Sultan Ahmet Square that was used as a Hippodrom in Byzance age and as a Horse Area in Ottoman age and it ends with their leaving. The artist illustrates this period with 215 scenes. The artist portrayed this area as a stage decor. The show begins to develop at the right of the scene and ends in front of the Sultan. The artist used his own technique due to the lack of any other example. The right of the scene contains the guest; the left of the scene contains the Sultan in Ibrahim Pasha Palace and the lower right part of the scene contains the public. This structure determines the frame of the scene. The artist explains the entire wedding by looking at a specific point. In 18th century was a transition period that is called Lale Age for the Ottoman Empire. Surname-i Vehbi is one of the best resources that document this period. This artwork illustrates the wealth and magnificence of the Lale Age, the last luxurious period of the Ottoman culture. It describes a circumsision wedding that lasts 15 days 15 nights in 1720. Surname-i Vehbi explains a similar wedding. This time the subject is the circumsision wedding of the princes of Ahmed III. The artwork created by Nakkaş Levni and Sair Vehbi describes the feasts in different parts of Istanbul like Okmcydani, Haliç, Aynali Kavak Palace and Tersane Palace. The wedding has been illustrated by 137 minautures. This Sur is the last one that describes the circumsision weddings. Opposite to the Osman, Levni uses a movement direction from left to right. In crowded scenes, figures have been replaced in S shapes due to the space constraints. Night entertainments consist of the fireworks in Halic and Okmeydani. In this artwork, the text is not a complementary tool for the miniatures instead it contains an independent context. This piece is very important because it is the last example of the Ottoman miniature art and because it is a good resource for the Ottoman entertainment and culture history. Both of these artworks have similarities and differences. They differ in minniatures, figures, arrangements, places, colors, objects and shows. The most significant point is that both of them are important cultural and social historical documents for their ages.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2000
Thesis (M.A.) -- İstanbul Technical University, Institute of Social Sciences, 2000
URI: http://hdl.handle.net/11527/17756
Appears in Collections:Sanat Tarihi Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
There are no files associated with this item.


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.