Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/15949
Title: Kentsel Donüşümü Sürecinde Kimlik Değişimi Tartışmaları: Kâğıthane Örneği
Other Titles: The Challenge Of Changing Identity In Urban Transformation Process: Kâğithane Case
Authors: Gür, Elmira A.
Heidari, Nasim
10125478
Mimari Tasarım
Architectural Design
Keywords: Kağıthane
Kentsel Dönüşüm
Kentsel Kimlik
Sosyal Kimlik
Fiziksel Kimlik
Mahalle Algısı
Urban Transformation
Urban Identity
Social Identity
Physical Identity
Place Attachment
Kâğithane
Issue Date: 2016
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Abstract: Kentsel nüfusun büyüme hızı dünya nüfusunun büyüme ortalamasından daha hızlıdır. Kentsel alanların hızlı endüstrileşmesi ve kent merkezlerine doğru yaşanan yoğun göç buna neden olmaktadır. İstanbul gibi metropol kentlerde bu hız çok daha yüksektir. Kentlere gelen bu yüksek yoğunluklu nüfüsa, acil konut sağlanması gerekmektedir. Yeterli yerleşim alanı ihtiyacı acil talepler içerisinde gözükmektedir. Bunlar da kentsel dönüşüm projelerini ve bölgelerdeki konut yoğunluğunun artmasını gerektirmektedir. Bu nedenler kentsel dönüşümünu günümüzün en güncel ve tartışılır konulardan biri olmasına sebepiyet vermektedir. Kentsel dönüşüm zaman içerisinde, yaşam kalitesini artırmak amacıyla yapılan, doku değişiklerine sebep olan değişim sürecidir. Bu kavram 19. yüzyılın sonlarında, 20. yüzyılın başlarında kentlerin küreselleşme süreci ile birlikte oluşturulmuştur. İlk defa Avrupa ülkelerinde yeniden yapılanma süreci ile ortaya çıkmıştır. Kentsel dönüşümün genel amacı, yaşam kalitesini yükseltmek, yaşanabilirliği artırmak, ekonomiye katkı sağlamak ve kentin, ulusal ve küresel ölçekte diğer kentler ile mücadeleye girebilmesini sağlamaktır. Tarihi ve coğrafi konumlarının yanı sıra, kentler kendi sosyal yapı, ekonomik ve siyasi bağlarına göre de değişirler. Bu değişimler sadece fiziksel değil; kentsel kimlik gibi dinamik sistemleri de içermektedir. Kentsel kimlik, kentsel dönüşüm ve onun etkileri nedeniyle kentleşme ve küreselleşme konseptinde oluşturulabilir. Küreselleşme ve küresel kentler oluşturma fikri kentlerin kimliklerini kaybetmelerine ve birbirlerine benzemelerine sebep olmuştur. Bu nedenle bu konsept başarısız olmuşt ve sürdürülebilirlik yeni bir konsept olarak ortaya çıkmıştır. Bu konseptte değişiklikler bölgelerin orjinal özellikleri korunarak ve güncel yaşam şartlarına adapte etmeye çalışılarak yapılmaktadır. Böylece problemleri ortadan kaldırmak ve bu süreci en az müdahale ile başarılı bir şekilde geliştirmeye yardım etmek için mimarlar ve sosyologlar büyük zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Kentse dönüşüm sürecinde kentler çok radikal bir biçimde dönüşmektedirler. Dünyada önceden yapılmış olan kentsel dönüşüm projelerinde deneyimlendiği gibi, kentsel dönüşümün uygulanması beraberinde başarıları ve problemleri de getirmiştir. Türkiye’de kırdan kente göç büyük kentlerde hem mekansal hem de sosyal sorunlara neden olmuştur. Gecekondulaşma bu sürecin mekansal boyutunu oluştururken, kentle bütünleşememe, sosyal dışlanma ve kent yoksulluğu sürecin sosyal boyutuna işaret etmektedir. Kırdan kente göçün sosyo-mekansal bir süreç olarak incelenmesini içeren bu tez çalışması, gecekondu alanlarındaki dönüşüm ile kır kökenli kişilerin kent hayatıyla bütünleşmeleri arasındaki ilişkiyi bulmaya çalışmaktadır. Bu çerçeve içinde bu çalışma bir grup araştırma sorusuna cevap bulmaya çalışmaktadır. Bu zorluklardan bazıları mekan algısının ve kent kimliğinin kaybolmasıdır. Böylece bu tezde kimlik ve kentsel dönüşümden etkilenen yönler geliştirilmiştir. İstanbul’un en kritik yerlerinden biri olan Kağıthane, kentsel dönüşümü ve kimlik değişimini tecrübe etmiştir. Bu çalışmada Kağıthane’nin mahallelerinden biri olan Çeliktepe alan çalışması için seçilmiştir. Buradaki kentsel dönüşüm herhangi bir kentsel dönüşüm projesi gibi olmamıştır. Burada dönüşüm uzun vadede farklı endüstriyel, ekonomik, nüfus değişimi ve göçlerle gerçekleşmiştir. Bu değişiklikler alanın fiziksel durumunu doğrudan etkilemiştir. Farklı zaman dilimlerinde farklı değişiklikler yaşanmıştır. İlk olarak tarımsal alanlara gecekondular inşaa edilmiştir. Daha sonra gecekondular apartkondulara dönüşmüşlerdir. Apartkondular gecekonduların gelişmiş ve fazla katlı halleridir. Ancak apartkondular da tıpkı gecekondular gibi düşük kaliteli malzemelerle ve plansız olarak yapılmaktadırlar. Gecekondu sahipleri ihtiyaçlarının artması ve ekonomik durumlarının iyileşmesi ile birlikte yakın akrabalarının yardımı ile apartkonduları kendileri inşa etmektedirler. Son olarak apartkondular yıkılarak apartmanlar yapılmaktadır. Apartmanlar güncel standart şartlara uygun olarak inşa edilmektedirler. Apartkondu sahipleri müteahhitler ile anlaşarak daire karşılığında arsalarını müteahhitlere verip apartmanların yapılmasını sağlamaktadırlar. Mahallede oluşan her fiziksel değişim mahallenin sosyal dokusunu da değiştirmektedir. Her yeni yapı mahalleye farklı sosyal kitleleri getirmektedir. Bu mahallede gözlenen dönüşümün farkı, çok uzun bir süreçte kendiliğinden olması ve mahalle sakinlerinin bu değişimi yaşayarak zamanla bu değişime adapte olmasıdır. Bu yüzden kendilerini hala mahalleye ait hissetmekte ve oradan taşınmayı düşünmemektedirler. Bu tezde amaç fiziksel değişimlerin meydana getirdiği, mahallenin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısındaki değişimleri incelemektir. Bu amaca ulaşmak için farklı yöntemler kullanılmaktadır. İlk olarak bu konuda daha önce yapılmış çalışmalar incelenmiş ve konu hakkında genel bilgi edinilmiştir. Daha önce yapılan çalışmalarda elde edilen teorik bilgilerin, çalıştığımız bölgede de aynı sonuçları verip vermedğini kontrol etmek için 80 mahalle sakinine anket yapılmıştır ayrıca 20 mahalle sakini ile de röportaj yapılmıştır. Mahalle sakinleri mahalledeki dönüşümü ve değişimleri yaşayan ve bundan en çok etkilenen faktörler olduğu için değişimlerin etkilerinin analizi onların algıları gözönüne alınarak yapılmıştır. Bütün çalışmaların sonucunda kent kimliğinin ve kentsel dönüşümün birbirlerini doğrudan etkiledikleri görülmüştür. Mahallede yaşanan her fiziksel değişim mahallenin sosyal dokusunda da değişime yol açmıştır. Yapılan her yeni bina türü farklı sosyal kitleleri mahalleye getirmiştir. Mahalleye gelen her yeni sakin beraberinde kendine has kimliğini, kültürünü ve gereksinimlerini de getirmiştir. Mahallenin fiziksel durumunda bu ihtiyaçlara cevap verebilmek için başka değişimler de meydana gelmiştir. Bütün bunlar mahalleye yeni bir algı ve kimlik kazandırmıştır. Literatür taramasında elde edilen ve anketlerde doğrulanan sonuçlara göre mahalledeki yaşam süreci, mahallede oluşan algıyı ve aidiyet duygusunu etkilemektedir. Mahallede uzun süre yaşamak, mekanla ilgili daha çok anı, yaşanmışlık oluşturmaktadır ve bütün bunlar aidiyet duygusunu güçlendirmektedir. Bu yüzden mahalleye yeni gelenler mahallenin yerlilerine oranla kendilerini mahalleye daha az hissetmektedirler. Yeni gelenlerin genel olarak mahalleden memnun olmadıkları ve iş ya da okul gibi nedenlerle geçici olarak burada yaşamayı seçtikleri görülmüştür. Bu kimselerde aidiyet duygusu oluşmadığı için ilk fırstta mahalleden taşınma fikrini benimsemişlerdir. Bölgenin sosyal imkanlarından ve yaşam standartlarından memnun olmadıkları tespit edilmiştir. Mahalleye yeni gelenler daha iyi eğitimlive daha yüksek gelirli kişilerdir. Bu nedenle mahallenin diğer sakinleri ile yeni gelenlerin alım gücü karşılaştırıldığında, yeni gelenlerin alım gücünün daha yüksek olduğu görülmüştür. Yeni gelenlerin mahalle sakinleri ve komşuları ile sıkı ilişkiler kurmadıkları gözlenmiştir. Ancak mahallenin yerlileri eski komşuları ile sıkı ilişkiler kurmaktadırlar. Onlar komşularını birer aile ferdi gibi gormektedirler ve yıllarca acılarını ve sevin,lerını paylaşmışlardır.
Nowadays, one of the universal and controversial issues is urban identity. Urban identity is subject to much argument due to globalization, particularly in the context of urban transformation which has taken place all around the world. Turkey is not an exception in this regard. Urban identity is a continuous but shifting notion. The concept of “urban identity” is a consequence of urbanization of cities. In urban transformation process, cities are transformed brutally. As experienced and noticed in a variety of previous urban transformation projects all over the world, applying urban transformation has been accompanied by successes and problems. Although some projects have been done in real situations, noticing all aspects of the society, architecture, economy, and their results indicate unacceptable destructive changes in residents’ lives. Moreover, some of these converted settlements are still problematic with increased predicaments that produced by urban transformation itself. Some of these adverse difficulties are losing the sense of place and urban identity. Therefore, in this study identity and the aspects that affected it in urban transformation, considering a special place, were investigated. One of the critical areas in Istanbul which has experienced urban transformation and identity change is Kâğıthane. The Çeliktepe quarter of Kâğıthane is selected for a holistic approach to this study. The urban transformation which has been implemented in this neighborhood is not as a sample project. The changing process of the district has taken place during a long time with different industrial, economic, and population changes in the area. These changes have a direct effect on the district’s physical structure. In various eras, the neighborhood has witnessed different changes. First of all, the squatter regions had been constructed in the district’s empty agricultural spaces. After that, these quarter buildings have passed transition processes of squatter to apartkondus and finally apartkondus have converted to apartment buildings. These changes were not precipitates to causing panic between the settlements. Like resident’ economic growth the speed of district’s changes is very slow. It gives opportunities to residents for adapting with changes. In this dissertation, it has been tried to understand the effect of these physical changes in district socio-cultural and socio-economy structures. Also, this study aimed at investigating how these physical changes switch the sense of place and urban identity. To achieve these results, a mixed method of the qualitative and quantitative methods has been used to analyze the urban transformation in Çeliktepe informal settlement. We think residents are the critical factor for analyzing the neighborhood’s changes and position. So, in addition to library research and observation, a questionnaire and an interview have been carried out for collecting the data. The survey had been done with eighty people. The questions tried to meet the answer the study’s main issues about neighborhood’s socio-cultural, socio-economy, neighborly relations and physical situation of the area. The results show that urban identity has directly affected by urban transformation. Any physical changes make differences in the social structure of the neighborhood. District changes have affected the sense of place directly which includes the shifts in resident’s place attachment, satisfaction, belonging, affordability, and displacement sense in the area. When some functions are newly added to a zone, new people with different cultures and habits replace the previous local residents. Each of the new-comers takes their socio-cultural structure and requires with themselves. So this phenomenon affects the social identity. Sometimes there is a big gap between the neighborhood’s locals and newcomers.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2016
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2016
URI: http://hdl.handle.net/11527/15949
Appears in Collections:Mimari Tasarım Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
10125478.pdf4.71 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.