Publication: Kıvrım geometrisi ve felsefesi: Bir türev olarak mimarlık
Loading...
Files
Date
Authors
Advisor
Department
Mimari Tasarım Bilim Dalı
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Type
Abstract
Bu tez çalışması, 1990-2006 yılları arasında teorik ve pratik bir dalga olarak ortaya çıkan mimarlıkta kıvrım üretimlerini, kıvrım kavramı üzerinden sorgular. Greg Lynn'in (2004) "Folding in Architecture" (Mimarlıkta Kıvrım) dergisinin giriş yazısında belirttiği gibi başlangıçta kıvrım projeleri; deney, otomatizm, keyfiyet ve şans yoluyla form üretim sürecinde karmaşıklığa odaklanan mutlu tesadüflerdir. Bu üretimler dahilinde, kıvrım bazen bir metafor, bazen mekanik katlama sürecinin bir parçası, bazense dijital Gotik'in bir uzantısıdır. Sonrasında, Leibniz'in (1646-1716) Monadoloji (2020) metni, Deleuze'ün (1925-1995) Kıvrım: Leibniz ve Barok (2006) kitabı ve bu kavramın Deleuze (1925-1995) felsefesinde bir kavşak olarak değerlendirilen Platonculuğu tersine çevirme projesinde edindiği yer, kıvrım kavramının teorik bir altlık olarak mimarlığa sızmasında etkili olur. Bu bağlamda, mimarlıkta kıvrım, deneysellikten teorizasyona yönelen bir sürecin parçası olarak değerlendirilir. Kıvrım kavramı; matematik, felsefe, sanat ve bilim gibi farklı disiplinlerde teorik, teknik ya da taktiksel bir referanstır. Fransızca kökeninde katlamak/kıvırmak anlamına gelen "le pli", bağlam ve form arasındaki ilişkiyi aşağıdan yukarıya doğru yapılandırmaya, parça ve bütün ilişkisinde yerellik ve süreklilik arayışına gönderimde bulunur. Matematik ve geometride kıvrım/eğri, ardışık parçalar arasında diferansiyel ilişkiler kuran form, hareket veya değişimin karşılığıdır. Metafizik bağlamda ise kıvrımın en küçük birimi; parçası olmayan, uzamsız, aslî belirlenim gereği birbirinden farklı olan kurucu birlik olarak monaddır. Her iki alanda da kıvrım kavramı, süreklilik boyunca farkın en küçük bileşende içerilmesine ve farklılaşma ilişkilerine vurgu yapar. Eğriler matematiği kalkülüs söz konusu olduğunda bu kavramın karşılığı türevdir. 14. yüzyılda "orijin, -den gelmek ve akış" kelimeleri ile bağlantılı olarak kullanılan türev kavramı, 1669-1675 yılları arasında Newton'un integral ve Leibniz'in diferansiyel kalkülüs keşfiyle matematik alanında yaygınlaşır. Eğrinin belirli bir noktadaki türevi, x ve y eksenlerinde fonksiyona eklenecek sonsuz küçük farkın (Δy/ Δx) 0'a yaklaştığı bir limit hesaplamasıdır. Bir fonksiyonda türev; maksimum ve minimum noktalarına, belirli bir aralıktaki toplam değişime ve belirli bir andaki farka atıfta bulunan çok katmanlı bir ilişkiyi ifade eder.
Description
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2023
Journal or Series
ISSN
ISBN
Rights
Keywords
mimarlıkta kıvrım üretimi, kıvrım, kıvrım geometrisi
Citation
Collections
Endorsement
Review
Supplemented By
Referenced By
19
Görüntülenme
22
İndirme
Google Scholar
Scholar'da Ara ↗ Bu yayında DOI yok — Altmetric/Dimensions/PlumX/BIP! rozetleri DOI gerektirir.