Publication: Sürdürülebilir doğal alan yönetiminde kent ormanlarının rolü: hacıosman atatürk kent ormanı örneği
Loading...
Files
Date
Authors
Advisor
Department
Kentsel Tasarım
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
İTÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Type
Abstract
Kentlerin genişlemesiyle kent çevresinde yer alan doğal ve kırsal alanlar bozulmuş; ormanlık alanlar ise ya tamamen ortadan kalkmış ya da kentsel mekân içinde ve çeperlerinde parçalı, işlevsiz yapılar hâline dönüşmüştür. Bu dönüşüm; su kaynakları üzerindeki baskının artması, hava kirliliği, kentsel ısı adası etkisi, sosyal izolasyon ve fiziksel hareketsizlik gibi çeşitli çevresel ve toplumsal sorunları beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda, kentlilerin orman ekosistemlerini koruma ve doğayla yeniden temas kurma ihtiyacı gündeme gelmiş; böylece "kent ormancılığı" kavramı ortaya çıkmış ve "sürdürülebilir doğal alan yönetimi" literatüründe artan ölçüde önem kazanmaya başlamıştır. Kent ormancılığı; kent çevresi ormanları yalnızca üretim, kent içi yeşil alanları ise geleneksel rekreatif kullanım odaklı ele alan yaklaşımların ötesine geçerek, yerleşim alanlarının ekolojik, estetik, sosyal, kültürel ve rekreasyonel gereksinimlerine yanıt vermeyi amaçlayan çok işlevli ve disiplinlerarası bir planlama, tasarım ve yönetim yaklaşımıdır. Orman alanlarını kentsel yeşil altyapının bir bileşeni ve hatta omurgası olarak değerlendiren bu yaklaşım; ekosistem bütünlüğünün sağlanması, biyoçeşitliliğin korunması, toplum sağlığının desteklenmesi, doğayla uyumlu yaşam alanlarının oluşturulması ve iklimsel dirençliliğin artırılması gibi çok yönlü hedeflere sahiptir. Uluslararası ölçekte ekolojik, sosyal ve ekonomik faydaları bütüncül biçimde üreten bu yaklaşım, Türkiye'de ise uzun süre mevzuat, yönetişim ve uygulama düzeyindeki belirsizlikler nedeniyle çoğunlukla geleneksel "mesire yeri" anlayışına sıkışmış; en son çıkarılan "orman parkları" yönetmeliğiyle de sessiz sedasız orman mevzuatından tümüyle çıkarılmıştır. Bu çalışma, kent ormancılığının sürdürülebilir doğal alan yönetimindeki rolünü inceleyerek Hacıosman Atatürk Kent Ormanı (AKO) örneği üzerinden bu rolün ekolojik, yönetsel ve toplumsal boyutlarını değerlendirmekte ve bu değerlendirmeler doğrultusunda kentsel doğal alan yönetimine yönelik bütüncül çözüm önerileri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, belge ve mevzuat analizi ile alan gözlemlerine dayanan nitel bir yöntemsel çerçeveye sahiptir. AKO'nun ekosistem hizmetleri üretme kapasitesi, kentsel yeşil altyapıyla ilişkisi, yönetişim yapısı ve ziyaretçi dinamikleri çok katmanlı bir yaklaşımla analiz edilmiştir. Bu çerçevede, kent içi ve çevresindeki orman parçalarının ekosistem temelli bir planlama, tasarım ve yönetim anlayışıyla hem korunabileceği (hatta onarılabileceği) hem de rekreatif kullanımlara uygun biçimde değerlendirilebileceği AKO örneği üzerinden tartışılmaktadır. Bulgular, AKO modelinin, kent çeperinde kalmış orman parçalarının ve büyük ölçekli yeşil alanların, uluslararası kent ormancılığı uygulamalarında görülen hukuksal netlik, kurumsal süreklilik ve yönetsel istikrara tam anlamıyla sahip olmamasına rağmen, çok yönlü ekolojik ve toplumsal işlevler üretebildiğini ve bu alanların etkin biçimde "kent ormanı" olarak yönetilebildiğini ortaya koymaktadır. Beş yıllık Atatürk Kent Ormanı (AKO) deneyimi, alanda belirlenen ekolojik koruma hedefleri ile düşük yoğunluklu rekreasyonel kullanım hedeflerinin birlikte gerçekleştirilebildiğini göstermiş; bu yönüyle AKO, Türkiye bağlamında kent ormancılığının uygulanabilirliğini somut olarak ortaya koyan bir model alan niteliği kazanmıştır. Bu temel başarıya dayalı olarak AKO'nun, yalnızca kendi sınırları içinde sağladığı ekolojik ve sosyal katkılarla değil, aynı zamanda makro ölçekte kentin yaşam destek sistemlerinin korunmasına yönelik geliştirilebilecek bir yeşil altyapı bariyerinin çekirdek bir modeli olarak da işlev gördüğü belirlenmiştir. Bu bağlamda AKO'nun iki kritik işlevi yerine getirdiği saptanmıştır: 1. Kentsel genişlemeye karşı fiziksel ve bütünlüklü bir bariyer oluşturarak orman ekosistemlerinin sürekliliğini desteklemek, 2. Belgrad Ormanı gibi çekirdek orman alanları üzerindeki rekreasyon baskısını soğuran yarı-yaban bir karşılama alanı işlevi üstlenerek, koruma baskısının dengeli biçimde dağıtılmasına katkı sağlamak. Ayrıca AKO örneği, ekolojik koridor üzerinde yer alan alanlarda fiziksel süreklilik kesintiye uğramış olsa dahi, ekosistem temelli bir kent ormancılığı yaklaşımıyla işlevsel ekolojik sürekliliğin sağlanabileceğini de ortaya koymaktadır. Bu bütüncül işlevler, omurgasını kent ormanlarının oluşturduğu bir kent ölçeği yeşil altyapı ağının hem ekolojik hem de toplumsal açıdan sürdürülebilir bir model olabileceğine işaret etmektedir. Sonuç olarak çalışma, AKO'nun ekosistem temelli kent ormancılığı yaklaşımının Türkiye bağlamında uygulanabilirliğini ortaya koyan güçlü bir örnek oluşturduğunu göstermektedir. AKO modeli, kent çeperinde yer alan orman alanlarının uygun planlama, tasarım ve yönetim yaklaşımlarıyla hem ekolojik sürekliliğin korunmasına hem de rekreasyon baskısının dengelenmesine katkı sağlayabileceğini ortaya koymaktadır. Marmara ve Batı Karadeniz bölgesi için yaşamsal öneme sahip Kuzey Ormanları üzerindeki baskılar göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışmada geliştirilen kent ormancılığı yaklaşımı, yerel ölçekteki müdahalelerin kentsel ölçekte belirleyici sonuçlar üretebilecek stratejik bir planlama aracı olabileceğine işaret etmektedir.
Description
Tez (Yüksek Lisans)-- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026
Journal or Series
ISSN
ISBN
Rights
Keywords
şehircilik ve bölge planlama, urban and regional planning
Citation
Collections
Endorsement
Review
Supplemented By
Referenced By
9
Görüntülenme
51
İndirme
Google Scholar
Scholar'da Ara ↗ Bu yayında DOI yok — Altmetric/Dimensions/PlumX/BIP! rozetleri DOI gerektirir.