Publication:
Üç boyutlu nokta bulutları ile üretilen kent modelinin kentsel dönüşüm ile entegrasyonu: Zeytinburnu ilçesi örneği

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

İTÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Türkiye'nin büyük bir kısmının aktif deprem kuşakları üzerinde yer alması, özellikle de Marmara, Ege ve Doğu Anadolu bölgelerindeki yoğun sismik hareketlilik, yapı güvenliği ve şehir planlaması açısından önemli riskler doğurmaktadır. Bu risklerin en belirgin şekilde hissedildiği illerin başında gelen İstanbul, nüfus yoğunluğu, eski yapı stoku ve tahmin edilen büyük İstanbul depremine ilişkin senaryolar göz önünde bulundurulduğunda, kentsel dönüşüm politikalarının en öncelikli uygulama alanlarından biri hâline gelmiştir. Bu doğrultuda yürütülen kentsel dönüşüm projeleri, yalnızca mevcut risklerin bertaraf edilmesi açısından değil, aynı zamanda şehirlerin sürdürülebilir gelişimi, sosyal bütünlük ve çevresel kalite açısından da önemli fırsatlar barındırmaktadır. Ancak dönüşüm süreçlerinin karmaşık yapısı, doğru veriyle desteklenmeyen planlamaların başarısız olma riskini artırmaktadır. Bu nedenle, kentsel dönüşüm uygulamalarında veri temelli karar verme süreçlerinin etkinleştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda, teknolojik gelişmelerin sunduğu olanaklardan biri olan üç boyutlu nokta bulutu teknolojisi ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS), özellikle ön hazırlık aşamasında kritik bir rol oynamaktadır. Riskli alan ilanı, mülkiyet tespiti, hak sahipliği dağılımı ve maliyet hesaplamaları gibi süreçlerin sağlıklı ve hızlı bir şekilde yürütülebilmesi adına bu teknolojiler gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaktadır. Üç boyutlu veri toplama teknolojilerinin en etkin araçlarından biri olan drone sistemleri, hem mekânsal hem de yapısal verilerin kısa sürede ve yüksek hassasiyetle elde edilmesine olanak sağlamaktadır. Özellikle yüksek çözünürlüklü görüntüleme ve fotogrametrik teknikler aracılığıyla elde edilen veriler, şehirlerin mevcut durum analizlerinin detaylı bir şekilde yapılmasına imkân tanımaktadır. Drone tabanlı veri toplama, klasik ölçüm yöntemlerine kıyasla daha az personelle, daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede sonuç alınmasını sağlayarak kurumlara operasyonel avantajlar sunmaktadır. Elde edilen üç boyutlu nokta bulutu verileri, çeşitli coğrafi bilgi sistemleri aracılığıyla analiz edilerek riskli yapıların tespiti, topoğrafik eğimlerin değerlendirilmesi, yapı yoğunluğunun modellenmesi gibi işlemler için kullanılabilmektedir. Bu sayede, kentsel dönüşüm sürecinde hangi alanların öncelikli olarak ele alınması gerektiği, hangi yapıların risk altında olduğu gibi kararlar nesnel ve bilimsel temellere dayandırılabilmektedir. Ayrıca bu verilerin farklı yazılımlar aracılığıyla entegre bir sistem içinde işlenmesi, dönüşüm sürecine dair tüm bilginin dijital ortamda depolanmasını ve analiz edilmesini kolaylaştırmakta, bu da şeffaflık, izlenebilirlik ve katılımcılık açısından büyük katkılar sunmaktadır. Coğrafi bilgi teknolojilerinin sunduğu bir diğer önemli olanak ise, planlama sürecinin farklı aşamalarında kullanılabilecek analiz, harita ve rapor çıktılarının üretilebilmesidir. Elde edilen veriler, planlama ve tasarım kararlarının sahadaki fiziksel ve sosyo-ekonomik gerçekliklere uyumlu olup olmadığını test etmekte kullanılabilir. Aynı zamanda bu çıktılar, ilgili bakanlıklar, belediyeler ve diğer kamu kurumlarına sunularak dönüşüm sürecinin yasal ve idari yönleriyle de desteklenmesine katkı sunmaktadır. Özellikle büyükşehirlerde, karar vericilerin zaman baskısı altında çalıştığı durumlarda, bu tür hazır ve anlamlı çıktılar süreci oldukça hızlandırmakta ve hata payını azaltmaktadır. Kentsel dönüşümün uygulama aşamasına geçilmeden önce hazırlık çalışmaları büyük bir titizlikle yürütülmelidir. Bu çalışmalar arasında fiziki ve doğal yapıya ilişkin mevcut durum analizleri, mülkiyet yapılarına ilişkin incelemeler, yapı stoğunun teknik değerlendirmeleri ve hak dağılımına ilişkin planlamalar yer almaktadır. Tüm bu aşamaların etkin şekilde yürütülebilmesi için, üç boyutlu kent modelleri oldukça işlevsel araçlardır. Bu modeller sayesinde yapıların mevcut konumları, yükseklikleri, bina cepheleri, çatılar gibi yapısal özellikleri detaylı biçimde ortaya konulabilmektedir. Böylece hem mevcut duruma ilişkin daha net bir tablo elde edilmekte hem de dönüşüm sonrasında hedeflenen yapının kent dokusuna uygunluğu test edilebilmektedir. Özellikle İstanbul gibi nüfus yoğunluğu yüksek ve yapı stoku eski olan kentlerde, coğrafi bilgi sistemlerinin kentsel dönüşüm uygulamalarında resmi süreçlerin ayrılmaz bir parçası hâline gelmesi kaçınılmaz görünmektedir. Bu sistemler sayesinde hem veri temelli bir planlama kültürü oluşmakta hem de yerel yönetimlerin teknik kapasitesi artmaktadır. Bu bağlamda yapılan araştırmalar, üç boyutlu kent modeli ve drone temelli verilerin mevcut yapılarla ilgili bilgi üretiminde büyük doğruluk sunduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğruluk sayesinde, hem mühendislik hem de mimari tasarım süreçlerinde daha güvenilir kararlar alınabilmektedir. Bu çalışmada öncelikle ilgili literatür taranarak mevcut akademik ve teknik gelişmeler gözden geçirilmiş, ardından teorik bir çerçeve oluşturularak konuya dair bilimsel temel açıklanmıştır. Daha sonra ise, çalışmanın uygulama alanına ilişkin bilgiler verilmiş ve bu alanda üç boyutlu veri toplama ve analiz süreçleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, grafik, tablo, analiz ve haritalar aracılığıyla yorumlanmış ve son bölümde elde edilen sonuçlar doğrultusunda öneriler sunulmuştur. Bu öneriler, özellikle coğrafi bilgi sistemlerinin geliştirilmesi, mimari projelerin üç boyutlu kent modelleriyle bütünleştirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımının yasal zeminle güçlendirilmesi gibi başlıklar altında toplanmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'de kentsel dönüşüm süreçlerinin başarılı bir şekilde yürütülmesi için yeni nesil teknolojilerin planlama ve uygulama süreçlerine entegre edilmesi elzemdir. Üç boyutlu modelleme, drone tabanlı veri toplama ve coğrafi bilgi sistemlerinin kullanımı, sadece risk yönetimini kolaylaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda mekânsal verilerin yönetilmesini, karar alma süreçlerinin iyileştirilmesini ve şehirlerin daha yaşanabilir hâle getirilmesini de sağlamaktadır. Bu nedenle, bu teknolojilerin yaygınlaştırılması ve kurumsal düzeyde resmiyet kazanması, Türkiye'nin kentsel dönüşüm politikalarının geleceği açısından stratejik bir öncelik olarak ele alınmalıdır.

Description

Tez (Yüksek Lisans)-- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025

Subject

Jeodezi ve fotogrametri, Geodesy and photogrammetry

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By

Related Goal

24

Views

33

Downloads