Publication:
Mimari tasarımda bedenlenmiş empatik ve estetik 'öteki oluş' deneyimi

Loading...
Thumbnail Image

Institution Authors

Department

Mimari Tasarım

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Mimari tasarım, zaman içinde karşılıklı birliktelikler ve iletişim süreçleri ile geliştirilen; fikirlerin, malzemelerin, tekniklerin ve eylemlerin bir aradalığında meydana gelen etkileşimli bir süreçtir. Bu süreç, tasarımcıların empatik iletişimleri ve karşılıklı-eylemleri aracılığıyla kendini sürekli yenileyebilen kolektif bir ilişki düzlemidir. Fakat günümüzde bahsi geçen birikim ve etkileşim süreçleriyle meydana gelen tasarım anlayışının yerini, mimarın hayal gücünün tekilliğini gösteren, empatik tasarım anlayışından yoksun süreçlere bıraktığı görülmektedir. Bu yaklaşım ise; mekâna yüklenen anlam ve değerin azalmasına, ''yer'' in ''yersizleşmesi''ne neden olmaktadır. Bu sebeple, mimari tasarım alanında tasarımcıların öz-farkındalıklarını geliştirerek kurdukları empatik karşılaşmalarla iletişime yol açan bir çokluk ortamının öncelik kazanması gerektiği düşünülmektedir. Bu ortam; empatik bir tasarım sürecinde, tasarımcıların algıları tarafından tetiklenebilir. Böylece duygusal-bilişsel olarak bütünleşmiş bedensel ya da bedenlenmiş yaratıcı bir etkileşim alanı oluşturulabilir; ilişkisel ve estetik mekânsal bir deneyim sunulabilir. Bu bağlamda çalışma kapsamında mimari tasarım süreci, tasarımcıların şimdiki anın akışında algıları ve bedensel eylemleri tarafından tetiklenen bedenlenmiş empatik ve estetik bir diyaloğu başlatan ''karşılaşma hâli;'' mekân ise bedensel etkileşimlerin somutlaştığı, diyalog kurucu yaratıcı ''oluş'' süreci üzerinden tartışılmaktadır. Şimdiki anın içinde bedensel etkileşim, hareket ve deneyimin iç içe geçtiği öteki ile ''karşılaşma hâli;'' karşılıklı-eylemlerin birbirini görünür kıldığı anlar, aradalıklar, algılar, çağrışımlar ve anılar bütünü olarak alternatif mekânsallıkları, ''öteki mekân oluşları'' beraberinde getirmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı; mimari tasarım sürecinde, şimdiki anın akışında bir arada duygulanım, karşılıklı-eylem, algı-eylem döngüleri ve beden-zihin etkileşimleri aracılığıyla, "yersizleşen yer''in yeniden "yer'' olduğu "öteki mekân oluşlar''ın potansiyellerinin keşfedilmesidir. Bu bağlamda ''bedenlenmiş (embodied) öz-farkındalık'' kavramı üzerinden tasarımcıların, öteki katılımcıları ve tasarım sürecinin ötekiliğini deneyimsel veya bedensel bir okuma olarak keşfedebileceği empatik ve estetik deneyim sürecinin tartışılabilmesine uygun kuramsal ve pratik bir zeminin oluşturulması hedeflenmektedir. Bu süreçte yaratıcılık deneyiminin bedensel boyutu; yaratıcılığın sürekliliği ve açıklığı olarak anın akışında gerçekleşen tasarım eylemleri üzerinden tartışılmaktadır. Araştırma kapsamında; tasarımcıların öteki ile empatik ve estetik bir ''karşılaşma hâli''nde olduğu tasarım sürecinde, anın içinde gerçekleşen ilişkisel eylemler ve bedensel etkileşimler ile tasarım tutumlarının nasıl oluştuğu; ilişkisel ve estetik mekânsallıkların nasıl tasarlandığı çalışmanın ana araştırma sorusudur. Tasarımcıların, ötekini ve sürecin ötekiliğini deneyimsel veya bedensel bir okuma olarak keşfetme, anlamlandırma ve içselleştirme süreçlerinde somutlaşmış beden ya da bedenlenme (embodiment) kavramı ile algısal-motor süreçlerin ve yaratıcı eyleme yol açan ''açıklık'' duygusunun nasıl ortaya çıktığı ise çalışmanın alt araştırma sorularını oluşturmaktadır. Çalışmanın yöntemi çerçevesinde; şimdiki anın akışında bedenlenmiş estetik ve empatik bir deneyim modu olarak mimari tasarım süreçlerine odaklanılmıştır. Araştırma; (1) çalışma kapsamında tartışılan mimari tasarım sürecine dair kuramsal zeminin pratikteki karşılıklarının deneyimlenebildiği bir alan çalışması, (2) alan çalışmasında yer alan aynı örneklem grubu ile gerçekleştirilen anlatı sorgulamaları (narrative inquiry) ile iki aşamalı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Alan çalışmasında, tasarım sürecinde bedenleşen deneyimlerin ve mekânsallıkların tasarlanabildiği bir mimari tasarım stüdyo çalışması gerçekleştirilmiştir. Alan çalışması; lisans ve lisansüstü mimarlık öğrencilerinden oluşan 22 kişilik bir örneklem grubu tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte tasarımcılar farklı gruplara ayrılarak; araştırma yürütücüsü tarafından tasarlanan tasarım zemini üzerinde tasarım sürecini deneyimlemiştir. Çalışma, her bir gruptaki tasarımcıların algıları ile tetiklenen; duygusal, bedensel, bilişsel, deneysel faktörlerin etkileşimiyle modüle edilen; devinim hâlinde hareketli bir mekânizma, ortak bir tasarım zemini üzerinden yürütülmüştür. Böylece çalışma; tasarımcıların duygusal-bilişsel-bedensel bir etkileşim alanı oluşturabildikleri deneysel ve deneyimsel bir yaklaşımla araştırılmıştır. Bu süreçte bedenleşmiş öz-farkındalık, empatik duygulanım, ilişkisel estetik deneyim, zihin-beden ilişkisi, algı-eylem döngüsü gibi tasarımcılar arasında, diğer bir deyişle deneyimsel bir benlik ve ötekiler arasında meydana gelen davranış etkileşimleri incelenmiş; bu etkileşimlerin mekân tasarımına yansımaları değerlendirilmiştir. Tasarım sürecinin ardından; bu süreçte yaşanan ya da deneyimlenen anlatıların ve anın akışında meydana gelen, duygusal-bilişsel olarak bütünleşmiş – bedenlenmiş –etkileşimlerin açığa çıkmasına olanak sağlayan bir metodoloji ve fenomen olarak; anlatı sorgulamaları gerçekleştirilmiştir. Anlatı sorgulama çalışmaları; tasarımcıların, tasarım sürecinde soyut-kavramsal ve somutlaşmış-bedenleşmiş ilişkilere dair oluşturduğu tasarım günlükleri üzerinden değerlendirilmiş; tasarım sürecine anın akışındaki yaşantıları yansıtmak, yaşam deneyimlerini anlamlandırmak ve üzerine düşünmek için kullanılan bir araştırma aracı olarak kullanılmıştır. Anlatı sorgulaması; şimdiki anın akışında değişen ilişkiselliklere ve etkileşimlere işaret etmektedir; ancak bu süreçte, kavramdan ziyade anın içinde gerçekleşen eylemler önem kazanmaktadır. Bu süreçte; tasarımcıların öteki ile karşılaşma anlarında deneyimsel benlikleri ile geliştirdikleri bedenleşmiş ve empatik farkındalık seviyeleri değerlendirilmiş; anın akışında, eylemleri doğrultusunda bedenlenmiş bir öz-farkındalık seviyesi geliştiren tasarımcıların empatik ve estetik deneyimlerinin somutlaştığı ve mekânsallaştığı süreçler incelenmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde, öğrencilerin şimdiki anın akışında bedenlenmiş empatik bir farkındalık seviyesine ulaşabilmesi, ilişkisel ve etkileşimli bir estetik anlayışa sahip olabilmesi, öteki ile tanışarak sürecin ötekiliğine teslim olması, yaratıcı eyleme yol açan ''açıklık'' duygusunu deneyimleyebilmesi stüdyo çalışmasının ön kabulleri ve çıktı hedefleri doğrultusundadır. Bu çalışma, tasarımcıların öz-farkındalıklarını geliştirerek empatik bir etkileşim ve keşfetme duygusu ile ilişkisel anlamlar üretebilecekleri estetik bir deneyim ortamı sunmakta; bedensel algılama ve yaratma, somutlaşmış duygusal-bilişsel deneyim, kolektif etkileşim ve sosyal algı modelleriyle ilişkilendirilmektedir. Bu etkileşimler doğrultusunda meydana gelen yaratıcı ''oluş'' sürecinde ise ise bir koda indirgenen ''mekân'' yerine çok kodlu ''mekânsallık''lar keşfedilmektedir. Bu doğrultuda çalışma kapsamında, tasarımcıların kurduğu ilişkilerin empatik ve estetik bir diyalog hâlini alması; zihinsel, bedensel, mekânsal etkileşimleri beraberinde getirmekte; diğer bedenler ve zihinlerle etkileşim, alternatif mekânsallıkları diğer bir deyişle ''öteki mekân oluşlar''ı kurmaktadır.

Description

Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024

Journal or Series

ISSN

ISBN

Rights

Keywords

deneyim tasarımı, experience design, ilişkisel estetik, relational aesthetics

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By

Related Patent

Related Goal

19
Görüntülenme
57
İndirme
Google Scholar
Scholar'da Ara ↗
Bu yayında DOI yok — Altmetric/Dimensions/PlumX/BIP! rozetleri DOI gerektirir.