Publication:
19. yy son çeyreğinde yeni malzeme ve yapım tekniği kullanımının istanbul'da inşa edilen üç dini yapı üzerinden çözümlenmesi

Loading...
Thumbnail Image

Date

Institution Authors

Department

Restorasyon Bilim Dalı

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Osmanlı Devleti'nde Abdülmecid (salt. 1839 – 1861) döneminde 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı ile başlayan Batılılaşma Dönemi II. Abdülhamid (s. 1876 – 1909) devrinde hız kazanmıştır. Osmanlı'nın Avrupai tarzda modernleşme süreci özellikle sosyal ve kültürel alanda yoğunluk kazanmış olmakla birlikte siyasal ve akabinde ekonomik alanları da etkilemiştir. Kuşkusuz sosyal ve kültürel hayatın bir uzantısı olan mimarlık mesleğinde ve üretiminde de bu modernleşme süreciyle birlikte köklü değişimler yaşanmıştır. Pera bölgesine doğru genişlemeye başlayan yerleşimiyle birlikte İstanbul içerisindeki farklı tipteki yapı üretimi de artmıştır. Bu yapı üretimine paralel olarak 19. yy'ın ilk yarısından sonra Hassa Mimarlar Ocağı'nın yerine kurumsallaşma adımları sonucu müdürlükler kurulmuştur. Ancak müdürlüklerdeki mimarların da yetersiz olmaları nedeniyle batılı anlayışta tasarımı icra eden gayrimüslim kalfalar ve müteahhitler yapım süreçlerinde etkin rol oynamışlardır. Yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde ise yönetim sisteminde değişiklik yapılmıştır. Yeni rejimin gerektirdiği ihtiyaçlara yönelik yeni resmi kurum yapılarına gereksinim duyulmuştur. Bunun dışında devlet tarafından eğitim, endüstri, sağlık ve ulaşım; gayrimüslim halk ve saray çevresindeki kişiler tarafından da yeni sivil mimarlık yapılarının inşası artmıştır. Devletin güç kaybetmesine ve ekonomik sıkıntıların yaşanmasına rağmen yapı üretimi devam ettirilmiştir. Ancak bu doğrultuda dini yapı üretimi geri plana atılmıştır. Yapıların onarım ihtiyaçları doğrultusunda ve İstanbul'da 1894 yılında meydana gelen yıkıcı depremin sonucunda mevcut yapıların değerlendirildiği, yeni teknik ve malzemelerin de yapılarda bu nedenler sonucu kullanıldığı anlaşılmıştır. Geleneksel Osmanlı mimarlığı, Avrupa ile ilişkileri iyi olan gayrimüslim kalfaların, Avrupa'dan gelen mimar ve mühendislerin ithal malzemeleri ve bu malzemelerin gerektirdiği teknikleri de kullanmalarıyla birlikte dönüşüme girmiştir. Bu yapım süreçlerinin özellikle padişahın veya saray çevresinin inşa ettirdikleri yapıları kapsamasıyla da başkent İstanbul Batılılaşma mimarisinin doruk noktası olmuştur. Endüstrileşmeyle birlikte standart demir üretimi başlamış, genellikle ithal yollarla elde edilen putrel adı verilen demir I profiller yapıların taşıyıcı sistemlerinde kullanılmıştır. 19. yy'da standart tuğla üretiminin İstanbul içerisinde çeşitli semtlerde yapıldığı ve tuğlanın kagir yapılarda yapısal eleman olarak kullanımının yoğunlaştığı anlaşılmıştır. Yalnızca strüktürel elemanlarda değil estetik özellik taşıyan elemanlarda da değişim gerçekleşmiştir. Avrupa'da kullanımı giderek yaygınlaşan çimentonun geleneksel kireç esaslı harçlara dahil edilmesiyle birlikte malzemenin tek başına değerlendirildiği bilinmektedir. Yapılarda iç mekanlardaki sıva katmanlarında ya da döşemelerde görülebilen alanlarda son katman olarak da kullanılmıştır.

Description

Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022

Journal or Series

ISSN

ISBN

Rights

Keywords

İstanbul, Osmanlı mimarisi, Dini yapılar, 19. yüzyıl

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By

Related Patent

Related Goal

15
Görüntülenme
14
İndirme
Google Scholar
Scholar'da Ara ↗
Bu yayında DOI yok — Altmetric/Dimensions/PlumX/BIP! rozetleri DOI gerektirir.