Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/689
Title: Disiplinler Ötesi Teknolojik Gelişmeler Bağlamında Mimari Varlığın Olası Geleceği
Other Titles: Possible Futures For Architectural Entity Within The Context Of Transdisciplinary Technological Developments
Authors: Çağdaş, Gülen
Başarır, Lale
Mimari Tasarımda Bilişim
Informatics in Architectural Design
Keywords: Mimarlık
Sayısal tabanlı üretim
Nanoteknoloji
Robotik ve Yapay Zeka
Ölümsüz yapılar
Architecture
Digital fabrication
Nanotechnology
Robotics and Artificial Intelligence
Immortal buildings
Issue Date: 13-Feb-2009
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Abstract: Yakın zamanda teknolojilerde meydana gelen hızlı gelişmeler insanların çevreleriyle kurdukları ilişkide önemli ve şekillendirici bir rol oynamaktadır. Bu tez çalışmasının amacı disiplinler ötesi teknolojik gelişmeler bağlamında mimarlığın nasıl bir evrim geçireceği üzerine tahminler oluşturmaktır. Olasılıklar, dört ana disiplin olarak Nanoteknoloji, Robotik, Yapay zeka ve Genetik alanlarının kesişim bölgesinde incelenmektedir. Bu disiplinler, mimarlık için yarattıkları teknolojik yenilikler ve sunabilecekleri olası modeller açısından incelenmektedirler. Bununla birlikte tezin odak noktası nanoteknoloji ve bu teknolojinin orta vadede mimarlık için yaratabileceği olası modellerin incelenmesidir. Benzer şekilde, Genetik doğanın hücresel üretim için kullandığı veri depolama teknolojisi açısından incelenmektedir. Robotik alanı ise Yapay zeka ile içiçe geçmiş olarak mimari üretimde otomasyon için yeni bir modelin nasıl oluşturulabileceği ile ilgili konuyu temel olarak beslemektedir. Robotik, yapı elemanlarının üretiminde, inşaat süreçlerinde ve daha sonra da yapının kullanımı sürecinde yer almaktadır. Bunun yanında yapay zeka da robotiğin uzmanlık alanına daha güçlü bir otomasyon kapasitesi eklemektedir. Daha geniş otomasyon olanakları üretimde daha geniş kontrol ve mükemmeliyet gerektirmektedir. Nanoteknoloji, bu tür bir mükemmeliyet için en güncel ve yakın yolu göstermektedir. Maddenin atom ve atom-altı ölçeklerde işlenmesi, nanoteknolojinin kapsamını tanımlamaktadır. Güncel gelişmeler ve gelişen donanım (madde) ve yazılım (fikir/bilgi) kapasiteleri ışığında geleceğin binalarının nasıl olacağına dair tahmin yapılmaktadır. Bu tez, fizik ve mimarlık alanlarında öncü bazı kişilerin çalışmalarının yanısıra mimariye kurgusal bir yaklaşım önermektedir. Mimari ürün olarak binalar ele alındığında son olarak ölümsüzlük kavramını içeren teorik bir önerme yapılmaktadır.
Rapid pace of recent technological developments play a very constructive role on the way humans relate to their environments. The objective of this thesis is to make a forecast of what architecture may evolve into within the context of transdisciplinary technological developments. The possibilities are analyzed within the intersection of four major disciplines: Nanotechnology, Robotics, Artificial Intelligence (AI) and Genetics. These disciplines are analyzed in terms of technological innovations they generate and paradigmal promises they hold for architecture. Nevertheless, the main focus is on nanotechnology, and the possible paradigm shifts it might cause in architecture in a few decades. Furthermore, Genetics is the area in which Nature’s own technology of data storage for cellular fabrication is analyzed, and Robotics, bonded very tightly with AI, feed the subject fundamentally in terms of how a new model for an autonomous architectural production is envisioned. A constant conversion between hardware (matter) and software (idea) is analyzed. Artificial Intelligence adds greater automation possibilities to expertise of robots. Greater automation requires greater control and perfection in manufacturing. Nanotechnology, currently, leads the closest way to this type of perfection. Manipulating matter at atomic and sub-atomic scales as means of automation and molecular manufacturing possibilities are analyzed. Deriving from current developments and growing hardware and software capabilities, a forecast is made on how future buildings will be. The thesis offers a fictive approach for architecture along with other suggestions from some pioneers of physics and architecture. These issues bind the thesis thereby introducing immortality as a notion for future buildings as architectural products.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2009
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2009
URI: http://hdl.handle.net/11527/689
Appears in Collections:Mimari Tasarımda Bilişim Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
9125.pdf8.31 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.