Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/18102
Title: Güfte mecmualarında vezin, usul, güfte ilişkisi: Haşim Bey Mecmuası örneği
Other Titles: The relation between prosody, usul and lyrics in journal of lyrics: The "Journal of Hasim Bey" sample
Authors: Çolakoğlu Sarı, Gözde
Altun Öney, Şengül
537263
Müzikoloji
Musicology
Keywords: Müzik
Music
Issue Date: 2019
Publisher: Sosyal Bilimler Enstitüsü
Institute of Social Sciences
Abstract: Osmanlı toplumunda batılılaşma, toplumun ihtiyacı olarak zuhur eden bir durum olmaktan ziyade, devletin gücünü ve otoritesini yeniden inşa edebilme amacıyla, bir devlet politikası olarak ortaya çıkmıştır. 1699'da Karlofça Antlaşması'yla birlikte gelen büyük toprak kayıplarının ardından yenilenme düşüncesi, Osmanlı'da bir zorunluluk haline dönüşmüştür. 17. yüzyıldan itibaren yapılan ıslahat çalışmalarıyla, bozulan düzen tekrar inşa edilmeye çalışılmış, dünya siyasetindeki batılı aktörlerle işbirliğinin benimsendiği bir sürece girilmiştir. Batı tarzı ıslahatlar neticesinde Osmanlı tebası değişen dünyanın farkına varmaya başlamıştır. Bu farkındalık toplumsal zeminde, yeni bir kültürel bilinçlenmeye neden olmuştur. İlk etapta bir zorunluluk şeklinde işleyen ıslahat düşüncesi Cumhuriyet dönemi Türkiye'sine gelinceye kadar, yaklaşık üç asır boyunca, etkisini arttırarak devam ettirmiştir. Batılılaşma hareketlerinin Osmanlı' da etkisinin hissedildiği en önemli alanlardan biri de şüphesiz müzik olmuştur. Lale Devri ile temelleri atılan bu dönemden sonra III. Selim ile birlikte Batı müziğine ait enstrümanlar saray ve müzik çevrelerinde görülmeye başlamıştır. II. Mahmud döneminde daha sistematik bir düzlemde devam etmiş olan yenilenme süreci, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması ile ileri dönük bir ivme kazanmıştır. Bu gelişme sonrası Batı müziği eğitimi verecek olan Muzıka-i Hümayun bandosu kurulmuş, Osmanlı'nı askeri müzik okulu Mehterhane ilga edilmiştir. Batı müziği eğitimi Muzika-i Humayun'da resmen saray bünyesine dahil omuştur. Batılılaşmanın getirdiği yeni müzikal anlayıştan Osmanlı-Türk Müziği'nin biçimsel özelikleri de etkilenmiştir. Bu etkilenme sonucu yaşanan değişim müziğin form ve türleri üzerinden net bir şekilde gözlemlenebilmektedir.Müzikal form ve türlerde yaşan küçülme müzikte batılılaşmanın etkileri olarak yorumlanırken, yaşanan sürecin sonucunda Şarkı, bestekârların en çok tercih ettiği form halini almıştır. Tüm bu bilgiler ışığında söylenebilir ki; Osmanlı-Türk Makam Müziği'nin form, makam, usul, vezin, güfte gibi yapısal özellikleri imparatorluğun son birkaç yüzyılında yaşanan tarihsel gelişmelerin etkisi ile şekillenmiş ve bugünkü kimliğini kazanmıştır. Bu çalışma İ.T.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzikoloji ve Müzik Teorisi Anabilim Dalı Müzikoloji ve Müzik Teorisi Programı'nda, Yüksek Lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Araştırma, Haşim Bey Mecmuası olarak tanınan "Mecmua'i Karha ve Nakşha ve Şarkiyat" adlı güfte mecmualarının, 1853 ve 1864 tarihli iki baskısından herhangi birinde yer alan, şarkı formundaki yüz altmış yedi eser ile sınırlandırılmıştır. Eserlerin farklı nüshalardan seçilmesi iki baskı arasında geçen on bir yıllık müzikal farklılaşmanın tespit edilebilmesi açısından önemlidir. Bu eselerin tercih edilmesinde besteciler belirleyici olmamıştır. Batılılaşma düşüncesi ve hareketlerinin etkileri, usul, vezin, güfte arasındaki ilişkiyi; (uyum veya uyumsuzluk yönünden) etkilemişmidir? Etkilemişse bu durum ne şekilde yorumlanabilir? Sorularının cevabını bulmak bu çalışmanın öncelikli amacıdır. Bu doğrultuda imparatorluğun son yüzyılında yaşanan batılılaşma hareketleri neticesinde, Osmanlı-Türk makam müziğinin biçimsel özeliklerinin, kazandığı, kaybettiği veya değişmiş olableceğini düşündüğümüz yönleri tespit edilmeye çalışılırken elde edilen bilgi, belge, bulgu ve yapılan tüm tespitler bu temel üzerinden değerlendirilecektir. Çalışmamızda nitel araştırma türünün 'durum belirleyici ve ilişki arayıcı' araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmamızdurum belirleyici araştırma türünde şekillendirildiği için, araştırma sürecinde geniş bir kaynak taraması yapılmıştır. Yüksek lisans tezimiz dört ana başlıktan oluşmaktadır.İlk bölümde araştırmamızın teknik özellikleri konusunda bilgilendirme yapıldıktan sonra, batılılaşma kavramı hakkında akademik dünyada kabul görmüş akademisyenlerin çalışmalarındaki tanımlamalara yer verilmiştir. İkinci bölümde, Osmanlı İmparatorluğu'nda batılılaşma hareketleri ve Osmanlı-Türk Müziği'nde batılılaşma süreci tarihsel olarak ele alınmıştır. 19. yüzyıl Osmanlı-Türk Müziği'nde önemli bir yere sahip olan güfte mecmualları ve Haşim Bey mecmuası hakkında temel bilgilendirme üçüncü bölümde kapsamında şekillendirilmiş, dördüncü bölümde ise, dönemin bestekarları tarafından en çok tercih edilen şarkı formunun ortaya çıkış nedenleri tarihsel bağlam içerisinde tartışılırken, yine bu bölümde Haşim Bey Mecmuası'nın iki nüshasından örnek olarak seçtiğimiz 167 eserler güfte, vezin ve usul yönünden analiz edilmiştir. Batılılaşmanın etkisiyle Osmanlı-Türk Müziği'nin farklılaştığını düşündümüz, yapısal nitelikleri; usul, vezin, güfte arasındaki ilişkinin tespit edilebilmesi üzerine yapmış olduğumuz bu çalışmanın, yine bu alanda yapılacak akademik çalışmalar için zemin oluşturması fikri bizim açımızdan tatmin edici bir netice olacaktır.
Westernisation in Ottoman society has emerged as a state policy in order to rebuild the power and authority of the state, rather than as a need for society. After the Treaty of Karlowitz in 1699, which led great land loss, the idea of renewal became a necessity for the Ottoman Empire. With the reform studies carried out since the 17th century, the deteriorated order was tried to be rebuilt and instead of standing against the West, a process in which the cooperation with the western actors in world politics was adopted started. As a result of the reform movements that Ottoman Empire carried out to defend itself from the Western countries, the Ottoman vassal became aware of the changing world. In the social context, this awareness led to an unusual cultural awakening. Initially, the idea and the movements of the reform was considered obligatory and raised their effects for three centuries until the Republic Period of Turkey. One of the most important areas where the influence of the Westernisation movements in the Ottoman Empire was felt was undoubtedly music. With the renewal movements that started with Selim III, the instruments belonging to the Western music began to be seen in the court and musical circles and in the period of Mahmut II, the process continued with a systematic renewal. With the establishment of Muzıka-i Hümayun, which was the Imperial Orchestra of the Ottoman Empire, Mehterhane, the traditional military musical team of the Empire, was abolished and the training on Western music that entered in the court with the military music formally began to be given in the court. In the process of westernisation, the likes and tastes of the Ottoman people changed and became familiar with the different European elements. It is clear that Western influence not only shaped public likes and tastes, but also changed the basic parameters of music. This change can be clearly seen within the forms and genres. With the diminution observed in genres and forms which are some of the most important parameters of Ottoman-Turkish Music, in 19th century the song form became the most preferred form used by composers, which was an eventual consequence of the westernisation process in music. In the light of all this information, it can be said that from 17th and 18th centuries mode music of the cosmopolitan Ottoman Empire began to take its form that is known today and parameters such as form, mode, style, prosody and aruz prosody reformed within the historical flow and gained the identity of Ottoman-Turkish Mode Music. This work is prepared as a postgraduate thesis within the body of Institute of Social Sciences of Istanbul Technical University, Musicology and Music Theory Program of Musicology and Music Theory Department. The research is limited with the works in song form in the 1853 and 1864 editions of lyrics journal named as Mecmua'i Karha, Naksha and Sarkiyat, known as Journal of Hasim Bey. The composers of the selected works have not been decisive for us. The fact that the composers and works were included in two copies is the reason of our preference. The aim of determining the work on such a criterion is that we think that the differences of the style, prosody and aruz prosody of the works composed in song form can be shown more clearly within the frame of the 11 years' time between the two copies. That the same work took place in two copies can be an important indicator to determine the musical differentiation between the periods. The primary aim of the work is to show the way the idea and movements of Westernisation effected the most important parameters of Ottoman-Turkish Music within the scope of Lyrics Journal of Hasim Bey. With this work, we tried to determine what the formal feautures of Ottoman-Turkish Mode Music gained and lost and the changed aspects that we oserved as a result of the westernization movements in the last century of the empire. The information, documents, findings obtained and determinations made in the work have been evaluated within this frame. In our study, status determination and relational search methods of qualitative research were used. Since the text of our work was shaped as a status determinative research type, a large literature survey was conducted in the research process. This postgraduate thesis is examined under four main topics. In the first chapter, after giving information about the technical features of the thesis, the definition of important words about the concept of westernisation is given. In the second chapter, the westernisation movements in the Ottoman Empire are examined in a historical chronology and then the westernisation process in Ottoman Turkish music is historically discussed. In the third part, the lyrics journals that had important role in the Ottoman style of music are observed. In the last chapter, after informing about the song form, the most preferred form in 19th century, whether the songs that we have chosen as examples for the works in song form in the two copies of the Journal of Hasim Bey have stylistic, prosody and aruz prosody correspondances is tried to be determined. It is thought that this postgraduate thesis on the structural features of Ottoman-Turkish music will fill a gap in this field and contribute to the academic literature.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019
Thesis (M.A.) -- İstanbul Technical University, Institute of Social Sciences, 2019
URI: http://hdl.handle.net/11527/18102
Appears in Collections:Müzikoloji Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
537263.pdf1.46 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.