Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/17855
Title: Enstrümantasyon Açısından Klasik Kemençe
Authors: Yavuzoğlu, Nail
Birecikli, Mehmet Arif
98742
Türk Müziği
Turkish Music
Keywords: Müzik
Kemençe
Müzik aletleri
Türk Sanat Müziği
Music
Kemancha
Musical instruments
Turkish music
Turkish art music
Issue Date: 2000
Publisher: Sosyal Bilimler Enstitüsü
Institute of Social Sciences
Abstract: Tarihçilerin, dünya araştırmacılarının ve müzikologların ortak kanısı, yaylı sazların bir ortaçağ icadı olduğu ve ilk yaylı sazın Uygur Türkleri tarafından icad edildiğidir. Kemence 'de Ortaasya'dan göç etmiş, ortaçağdan itibaren bir çok değişikliğe uğramış bir yaylı enstrümandır. Orta ve Uzak Asya Müslüman ve Moğol saz takımlarındaki yaylı sazlar incelendiğinde hemen hemen hepsine Kemençe-Kemançe adının verildiğine çoğunlukla Iklığ- Hdık adıyla beraber kullanıldığına rastlıyoruz. Iklığ'a İran'da Kemançe, Keman, Kemane denmiştir. Iklığ Türk dünyasında bu isimle anılırken Farsça'da bu saza Rebab denmiştir. Orta Asya'dan batıya doğru gelindiğinde Macar Hegedü'süne, Yunan Lira'sına ve Bulgar Gadulga'sına rastlarız. 16. yy. Macar kaynaklarında Magyar Hegedü ve Lenyel Hegedü isimleriyle 2 tür Kemençeden söz edilir. Bunlardan birincisi dar ve uzun kemence olduğu halde ikincisi armudi biçimdedir. Bu Leh Kemençeleri'nin armudi kemençemizin kaynağını teşkil ettiği düşünülebilir. 19. yy sonlarına kadar Kemence daha çok folklor ve raks müziğinde yer alıyordu. Bu sırada akordu çargah (do), rast (sol) ve neva (re) idi. Parmakların çargah teli üzerinde herhangi bir fonksiyonu yoktu. Yani çargah teli ahenk teli olarak kullanılıyordu. Daha sonra çargah teli yegah'a (re) çekilmiş ve parmaklar tel üzerinde de kullanılmaya başlanmıştır. Böylece kemence sanat müziğinde de kullanılmaya başlanmış ve aranılan bir saz halini almıştır. Kemence parmağın teller üzerine basılması ile değil de parmak uçlarının klavyeye konulup, tırnak yüzeyinin tellere temas ettirilmesiyle (tırnağın teli itmesiyle) çalınır. Bu kemençeyi diğer sazlardan ayıran en karakteristik özelliğidir. Günümüzde Kemence Re-Sol-Re akordu ile kullanılmaktadır. 2.5 oktavlık bir ses sahasına sahiptir. Yüksek volümlü, etkileyici ve son derece karakteristik bir tanısı vardır. Teknik ve efektif özellikler açısından zengin kendine göre bir icra (üslup) tarzı olan bir sazdır. Türk müziğinin yaylı enstrümanlarından olan kemençede kemanda kullanılan grand detache, detache moyen, petit detache, martellato, soltato, staccato, legato ve tremolo gibi yay tekniklerinin hemen hemen hepsi uygulanabilir. Vibrato, Appogiatura, tremolo,mordant, trill, grupetto, glissando, pizzicato ve çarpma gibi efektif özellikler kemence icrasmda mükemmel şekilde uygulanabilir. Bu efektif özellikler ve süslemeler eşsiz kemence tavır özelliğinin oluşturan önemli unsurlardır. Türk müziği ritmik ve melodik açıdan zengin bir müziktir. Geleneksel Türk müziğinde müzik tek seslidir ve melodiler icranın, icracının ve sazm üslubuna göre ritmik ve melodik açıdan süslenip zenginleştirilmesiyle icra edilir. Notada olmayan birçok yapı icrada bulunmaktadır. Tanburi Cemil Bey, Anastas, Sotiri, Lambro, Aleko gibi usta icracılar kemençe'nin sınırlarını zorlamışlar ve ifadesine zenginlik katmışlardır. Avrupa ve Batı dünyası tarafından etnik müzikler çerçevesinde beğenilip talep edilmesinin sebeplerinin başmda etkileyici ve karakteristik tınısının ve kendine has icra tarzının çok önemli bir rolü vardır.
Joint opinion of the historians, world-wide researchers and musicologs is that instruments played by bows are invention of Middle Ages and that the first instrument played by a bow was invented by the Uygur Turks. Kemence is a bow-played instrument (small three-stringed violin) modified numerous times since the Middle Ages and that was migrated from the Central Asia. When the instruments played by bows of Middle and Far Asia Muslim and Mongolian music groups are inspected it is always observed that almost all of them were named Kemençe-Kemançe and used together with the name Odiğ-Dchk. Iklığ was called Kemançe, Violin, Kemane (bow) in İran. While Dchğ was named this name in the Turkish World this stringed instrument was called Rebab in Persian Language. When approach is made form Middle Asia towards west we meet Hungarian "Hegedii", Greek "Lira" and Bulgarian "Gadilga". 2 types of Kemence was mentioned in 16 Century Hungarian sources with the names Magyar Hegedii and Lenyel Hegedii. First of these was a narrow and long kemence and the second was pear-shaped. One might think that our pear-shaped kemence' s were originated from the Polish Kemençe's. Until the end of 19th Century Kemence was rather played in folklore and oriental- dance music. At those times its chord was çargah (do), rast (sol) and neva (re). The fingers had no function on çargah string. Çargah string was used as a harmony string. Later on çargah string was drawn to yegah (re) and fingers were used on the string. Hense Kemence started to be used in arts music and became a searched-for string instrument. Kemence is played not by pressing the fingers on the strings but by putting the finger tips on the clavier and by the surface of the nails contacting the strings (nail pushing the string). This is the main characteristic of Kemence distinguishing it from the other musical instruments played with a bow. vii Today Kemence is used with Re-Sol-Re accord. It has a music field of 2.5 octaves. It is an affluent instrument of high volume, and with very own characteristics. It is a stringed instrument with self-performance features and is rich in regards with technical and effective properties. Almost all of the string techniques such as grand detache, detache moyen, pelit detache, martellato, soltato, staccato, legato and tremolo used in violin can be also used in kemence (small three-stringed violin), one of the played with a bow instrument of the Turkish music. Effective features such as vibrato, appogiature, tremolo, mordant, trill, grupetto, glissando, pizzicato, tremolo and stroke can be perfectly applicable at the kemence performance.These effective features and ornamentations are the main features that form the unique kemence attitude. Turkish music is a rich rhythmic and melodical music. Traditional Turkish music is mono-phonic and the composed melodies are performed upon ornamentation and enrichment of the performance, performer and the style of the musical instrument. Many structures not included at the notes can be included in the performance. Master performers such as Tanburi Cemil Bey, Anastas, Sotiri, Lambro, Aleko strongly urged the beyond limits of the kemence and enriched its expression. Its influencing and characteristic timbre and self-characterized performance has a significant effect on its admirance and demand by the European and the Western World within the framework of ethnical music.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2000
Thesis (M.A.) -- İstanbul Technical University, Institute of Social Sciences, 2000
URI: http://hdl.handle.net/11527/17855
Appears in Collections:Türk Müziği Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
98742.pdf1.35 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.