Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/17521
Title: Ud'da geleneksel icra tekniğinin eğitimi üzerine bir çalışma
Other Titles: Study on teaching traditional performance techniques in "ud"
Authors: Torun, Mutlu
Görçiz, Elif Senem
122696
Çalgı-Ses
Performance & Voice
Keywords: Müzik
Müzik eğitimi
Taksim sanatı
Ud
Çalgı eğitimi
İcra
Music
Music education
Instrumental improvisation
Lute
Instrumental education
Enforcement
Issue Date: 2002
Publisher: Sosyal Bilimler Enstitüsü
Institute of Social Sciences
Abstract: Bu çalışmada öncelikle ud icra üslûbunu oluşturan genel özellikler ve özel teknikler ele alınmıştır. Daha sonra konunun pekiştirilebilmesi amacıyla bu icra özelliklerine dair icra kayıtlarından seçilen örneklere ve ortaya çıkabilecek pratik uygulama ihtiyacına cevap verilebilmesi düşüncesiyle hazırladığımız etüdlere de yer verilmiştir, örnekleri seçerken referans aldığımız icraların bugün geleneksel olarak adlandırdığımız üslûba uygunluğu ve sesli, yazılı kayıtlarının günümüze dek sağlıklı bir biçimde ulaşabilmiş olması hususlarına dikkat ettik. Bu kayıtlardaki icra özelliklerini incelediğimizde; tini, melodi, ritm, sağ el mızrap ve sol el parmak tekniklerine giren genel özelliklerin dışında, Batı 'dan gelip, ifadeyi güçlendiren ve renklendiren bazı özel tekniklerin de birarada kullanılmasıyla oluşan bir ud icra üslûbu karşımıza çıkmaktadır. Ud tınısını oluşturan unsurlar, mızrap cinsi, mızrabı vuruş bölgesi ve farklı akord kullanımıdır. Gelenekte, mızrap sert malzemeden seçilip, kafes bölgesinden vuruluyordu. 5. ve 6. tellerin bugünkünden farklı olarak ( 5. tel Yegâh'a, 6. tel ise Kaba Dügâh veya Kaba Rast'a ) akordlanması, tınıya tesir ettiği gibi icra esnasında arada bir bu tellerin duyurulmasıyla, melodik ve ritmik ifadelerin güçlendirilip, zenginleştirilmesine imkan sağlıyordu, özellikle, usulsüz olan taksim icralarında; bu akord, birkaç tele vuruş, vurgulu ve bol mızraplı çalış tekniği ritmik yapılanmaları oluşturmakta kullanılıyordu. Yine taksimlerde karşımıza çıkan bir özellik ise, melodi yürüyüşleri ve melodi tekrarlandır. Taksimin doğaçlama bir form olduğu varsayılmakla birlikte, yukarıdaki uygulamaların farklı yerlerde sıklıkla karşımıza çıkması; bize taksimlerin asla rasgele değil, iyi bir müzikal birikim ve hafızanın ürünü olarak, belli kompozisyonlar çerçevesinde yapıldığım düşündürmektedir. Bu tekrarlar monotonluk yaratmaktan uzak, her kullanılışlarında farklı ifade teknikleriyle süslenmiş olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağ el mızrap tekniğinin en önemli özellikleri; sık, süratli, vurgulu ve işlemeli mızrap kullanımıdır. Tremolo ve birkaç tele birden vuruş tekniklerinin yanısıra, lavta mızrabı VU ve mızrap vuruşları arasında belli belirsiz hissettirilen gölge mızrap özelliklerini de görmekteyiz. Sol el parmak tekniğinde ise göze çarpan en önemli özellik, parmak ve pozisyon kullanımlarıdır. Eskiden sadece 1. ve 3. parmaklar kullanılıyordu. Bu özellikten yola çıkarak, 2. ve 4. parmakların hiç kullanılmayıp sadece 1. ve 3. parmaklarla tek tel üzerinde ilerlemenin, dolayısıyla sık pozisyon değiştirmek zorunluluğunu ortaya çıkardığı sonucuna varabiliriz. Pozisyon değişimi çarpmalı olarak kullanılıyor, bu çarpmalar gelenekteki ud üslûbuna katkıda bulunuyordu. Sol elde bugünkü gibi dört parmağı birarada kullanmak, Tanburi Cemil Bey'le birlikte aynı dönemlerde Nevres Bey, Yorgo Bacanos ve Şerif Muhiddin Targan tarafından uygulanmıştır. Bu genel özelliklerin dışındaki diğer unsurlar; Vibrato, Legato, Staccato, Glissando, Tremolo gibi isimleri Batı 'dan gelen ifade tekniklerinin yanısıra, notaya ilave olarak kullanılan bazı süsleme teknikleridir. Geleneksel icrada, özellikle uzun seslerde vibrato yapmak suretiyle, sesin zamanla sönmeden uzaması anlayışı hakimdir. Bir tek mızrap vuruşunun ardından zamanla sönen sesin, bu sese basan parmağı iki yana salınım yaparak, dalgalanarak uzaması sağlanır. Vibrato ile birlikte Legato tekniği de sol el parmak tekniğinin en önemli özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı sesler arasında bağlı çalışla icra ( Legato ) söz konusudur. Ud'daki bağlı çalış; bir sese mızrap vurulduktan sonra, diğer sesin mızrapsız olarak parmak tekniği ile duyurulması şeklinde yapılır. Çıkıcı sesler arasındaki bağlı çalış; legato yapılacak sese parmağın sertçe basılması, inici sesler arasındaki bağlı çalışta ise; sol elin bir parmağının teli aşağıya doğru çekmesi yöntemiyle elde edilir. Bağlı çalışın tersi olan kesik çalış tekniği ( Staccato ) de üslûbu oluşturan unsurlar arasındadır. Bazı kayıtlarda, hem melodi içindeki seslerin hem de taksimlerdeki kalış noktalarının kesik çalışla ön plana çıkarıldığım duymaktayız. Ud'da staccato; notaya mızrap vurduktan sonra, değerinin yaklaşık yan zamanında tel titreşiminin kesilmesi ile elde edilir. Bu ses, açık telde ise; sol el parmağının es yapar gibi tele hafifçe dokunarak titreşiminin durdurulması, kapalı seste ise; basan parmağın telden hafifçe kaldırılması sayesinde kesik çalınmış olur. Geleneksel icrada, parmak kaydırma yöntemiyle yapılan Glissando-Portamento tekniğine de çok sık rastlamaktayız. Portamento niteliğindeki kaydırmalarda parmağın telden kalkmadan yeni sese kayarak gitmesiyle, aradaki seslerin de taranarak duyurulması durumu ortaya çıkar. Kaydırma tekniğinde kendiliğinden oluşan bir pozisyon değişimi de söz konusu olup, iki ses arasında bağlantı kopmadan, ses taşınması yapılmış olur. vuı Ud'un geleneksel icra tekniğinde çok kullanılan bir kaydırma cinsi daha vardır. "Ağır Glissando" diye adlandırabileceğimiz bu kaydırma, pest taraftaki komşu sese giderken dar bir alanda ve daha uzun zamanda yapılır. Sese basan parmak kuvvetini azaltmadan 1-1,5 koma kadar pestteki sese doğru kayar. Genellikle sesle beraber başlayan kaymanın başlangıcı nota değerine göre değişebilir. Değer uzunsa, kayma, notanın başından değil daha sonra başlar. Ağır kaydırma tekniğinin uygulandığı ses, üzerine vurgu almış olur. Perdesiz bir saz olan uddaki ağır kaydırmaların alanını iyi ayarlamak gerekir. Bu kaydırma tipi; tek bir notanın alanıyla sınırlı olması, pest taraftaki komşu sese doğru, daha uzun bir zamanda yapılması ve pozisyon değişimi yaratmaması gibi farklılıklardan dolayı "Glissando" adıyla bilinen kaydırma tekniğinden ayrıldığı için "Ağır Kaydırma" diye adlandırılmıştır. Tremolo ( sürekli çalış ) da, ud'un sağ el mızrap tekniğinde kullanılan bir ifade unsurudur. Mızraplı bir saz olan ud'da sürekli çalış; gelenekten gelen bir özellik olup, uzayan bu sesin sık ve eşit aralıklı mızrap vuruşlarıyla değerim doldurmak suretiyle yapılır. Özellikle taksim formunun icrasında sık karşılaştığımız sekizlik, onaltılık ve otuzikilik değerdeki tremololar, hem melodik hem de ritmik açıdan ifadeyi güçlendirip renklendirme vasıtası olarak kullanılmışlardır. Mızrabın sıklığı ve sürati, yapılacak olan tremolonun değerine bağlıdır. Bu özel tekniklerin yanısıra geleneksel icraya hakim olarak karşımıza çıkan bazı süsleme teknikleri vardır ki; bunlar notaya ilave olunarak çok kısa sürede icra edilen tek, iki, üç veya dört notadan meydana gelen süs notalarıdır. Ud'da en çok kullanılan süsleme cinsi tek notalı çarpmadır. Batı müziğinde daha çok değerini kendinden sonra gelen gerçek notadan alan tek notalı süsleme cinsi kullanılır. Bu tip çarpmalara Apojyatür adı verilir. Türk müziğinde ise, çarpmalar genellikle değerini kendinden önceki gerçek notadan alış şekliyle kullanılır. Ud'da mızraplı veya mızrapsız olarak icra edilebilen çarpmalar geleneksel icra kayıtlarında, daha çok gerçek notanın ardından zayıf zamanda, adeta gölge gibi çalınmışlardır. Bu çarpmaların en çok kullanılan cinsi, mızrap vurmadan icra edilen "sessiz çarpma"dır. Tanbur'un icra tekniğinde de kullanılan sessiz çarpmalara, yine mızraplı bir saz olan Kanun'da "fiske" adı verilir. Kayıtlarda, tek notalı süslemenin dışında iki notalı (çift çarpma), üç veya dört notalı (gruppetto) süslemeleri de, hem değerini kendinden önceki veya sonraki notadan alış hem de mızraplı veya mızrapsız olarak icra ediliş şekilleriyle karşımıza çıkmaktadırlar. Üç notadan oluşan gruppetto süslemesi, Türk müziğinde Lavta mızrabı olarak tanınır. Ud'da da kullanılan bu tip gruppetto, değerini kendinden önceki gerçek notadan alır. IX Bu süslemeler dışında ud'un icra tekniğinde çok sık kullanılan Trill tekniği ise; gerçek notayı, bir üst sesine de ardarda, sık ve eşit aralıklarla dokunmak suretiyle tekrarlarlayarak süslemek amacıyla kullanılır. Bu tekrarlar, notanın değeri içinde yapılırken, ikinci ses mızrap vurulmadan gerçek notaya bağlı olarak icra edilir. Bu ifade tekniği Tanbur'da da kullanılmaktadır. Yukarıda saydığımız ifade unsurları ve ismi Batıdan gelen özel tekniklerin bir arada kullanılması, ud icra üslûbunu oluşturmaktadır. Türk Müziğinde tek tip yazılan notanın, tüm enstrümanlarda olduğu gibi ud'da da kendine has üslubuyla icra edilmesi, nota-icra farklılıklarını meydana getirir. Günümüze sağlıklı olarak ulaşan eser icra kayıtlarını incelediğimizde; notanın, yukarıda saydığımız ifade ve süsleme tekniklerini kullanarak icra edilmesinden doğan farklılıkları algılayabilmekteyiz. Bu icracılar, kendi eserlerini bile notaya alırken tek tip nota yazımı kullanmışlar, notayı icra ederken, sazlarının çalmış üslûbu ve kendi anlayışları çerçevesinde ilaveler yapmışlardır. İcradaki farklılıklar; bir notayı birkaç mızrap vuruşu ile veya tremolo yaparak doldurmak, bu vuruşlar arasında çarpma, trill gibi süslemeler kullanmak, notanın önüne veya sonuna süs notaları ilave etmek, notaya düşey olarak iki ses, akor ve arpej niteliğinde sesler eklemek, ana sesten başlayıp tize veya peşte doğru gam yapmak, kalış noktalarındaki sesleri oktavlarına da vurmak suretiyle desteklemek şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
In this thesis we have studied the general characteristics and particular techniques that construct the ud performing style. Later, we have advised the exercises which we commented upon the need of practice in order to intensify the subject matter. While deciding on the advised music examples we have paid attention to their harmony with today's traditional style, accuracy and validity. When we studied the characteristics of these recordings apart from the pitch, melody, rhythm, right- hand plectrum and left- hand finger techniques, we noticed an ud style which strengthens the expression by using some special features and techniques from classic music to emphasise the expression and make it colourful. Features which from the pitch of the " ud" are, the species of the plectrum, the region where the plectrum is used and usage of different tunings. According to the traditional style plectrum used to be chosen from a tough material and used to be played from sound holes region. By tuning the 5th and 6th strings different from today's understanding (5th string used to be tuned as Yegah and 6th string used to be tuned as Kaba Dügah or Kaba Rast) it was not only effecting the pitch but also making the the melodic and rhythmic expressions stronger and richer. Especially when performed improvised with no maesure, usage of different tunings or striking some strings at the same time were used to form rhythmic structure techniques with lots of plectrum strildngs. Another feature we meet with improvisation is the melodic walk and repetition of the melody. Though improvisation (Taksim) is accepted as an unprepared music form, as we quite often meet with the above mentioned performances, we have a strong belief that Taksims are never played by chance, on the opposite they are performed as a result of musical experience and memory in the frame of some compositions. These repetitions are far away from monotony because they are ornamented with new expression techniques everytime they are used. H The most important feature of the right-hand plectrum usage is frequent, fast, accented and ornamented usage. As well as Tremolo techniques and striking on a few string techniques, we notice that Lavta plectrum and a slight touch of the plectrum which is known as shadow-plectrum usage are mentioned as well. The most important features of the left-hand finger technique are the usage of fingers and their positions. Previously only the 1st and 3rd fingers were used so starting out from these features, we can come to a decision that by not using 2nd and 4th fingers but using only the 1st and 3rd fingers on one string leads to the necessity of a quite often position change.This change in the position used to be made with grace notes and the usage of grace-notes used to make contribution to the traditional " ud style". Usage of four fingers in today's technique with the left hand all at the same time was applied by Nevres Bey, Yorgo Bacanos and Şerif Muhiddin Targan who were the contemporary musicians of Tanburi Cemil Bey. Apart from these general features Vibrato, Legato, Staccato, Glissando, Tremolo are some of the ornamentation techniques for the note in addition to the expression techniques which are taken from classical music. In traditional ud performance, especially with long sounds the dominant understanding was lengthening the sounds by a vibrato without dying out. The sound which dies out after one stroke of the plectrum is made to wave by moving the finger slightly on both sides on mat sound. We happen to see the Legato technique as the most important left hand finger technique together with a Vibrato. A legato between some sounds can also be considered while playing them tied on the one hand. Performing the legato in ud is made by sounding the string with one plectrum stroke and making the next sound heard by using technique. Performing the legato for the ascending sounds is obtained by pressing the finger firmly on the sound, performing the legato for descending sounds is obtained by pulling down the string with a left-hand finger. Staccato which is known as the opposite technique of legato, is a short interrupted performance technique that forms the styleJn some recordings we notice that both the sounds in the melody and the deciding notes in the improvisations are made to be heard by playing with short interruptions. We obtain staccato in "ud" by plucking at the sound with the plectrum and stopping the vibration nearly at the half-value of its length. If this sound is on the open string, it is played by stopping the vibration slightly with the left finger as if you were making an "s", and with the covered sound, the staccato is obtained by moving the finger slightly up from the string. Xtt In traditional performance we often meet glissando-portamento technique made by sliding of the finger. Slidings like portamento, by moving the finger to the new sound without rising it, all the other sounds are made to be heard by being scanned the plectrum is not used for the sound we reach by sliding. By using the sliding technique a spontaneous position change happens and the considered sound is moved without an interruption. There is another sliding technique which we call as "slow glissando" in traditional "ud" performance technique and this is made in a narrower area in a much longer duration. The finger which is pressing the sound slides towards the tone which is 1-1,5 tone lower without lessening the applied strength. The beginning of the sliding which starts with the sound in general, can vary according to the value of the note. If the value is longer than the sliding does not start in the very beginning but a little later. The sound which slow- glissando is applied will be accented. The slow-glissando should always be carefully used as our instrument has no frets. This technique is called " slow- glissando" because it is not limited with one note or region and is made towards the neighbouring lower sound in a longer duration and doesnot need position changes so it is different from all other techniques. Tremolo (continuous playing) is an expression performance used with the right-hand plectrum technique. Ud, which is an instrument with the plectrum, uses the continuous- uninterrupted playing technique as it is traditional and it is made by continuous strokes with the plectrum in order to complete the value of the continuing sound. Especially the tremolos we see in improvisations have used the eights, sixteenths, thirty- two's to strengthen and to colour the rhythmic expression.The frequency and the speed of the plectrum is correlated with the value of the tremolos. Together with these techniques, there some ornamentation techniques which domain the traditional performance and which are added to notes and shaped as two, three or four note groups. They are called " ornamentation notes". Among these the most common one used for " ud" is the one-^ote grace-note. In classical music this kind of grace-note takes it value from real-note that comes after itself and they are named "appagetures". On the other hand, in Turkish music these grace notes usually take their values from the previous note which is the real note. These grace notes which can be performed with or without the plectrum in ud are played in weak time and vaguely. The type of grace-notes which we most often meet are the "silent grace notes" which are played without the plectrum. These silent grace notes are used in Tanbur which is another instrument with the plectrum. In Kanun performing technique they are called ''taps". XUl In the previous recordings, we notice these ornamentations not only with one-note ornamentation, two-note, three or four note (groupetto) ornamentations and taking their values from the previous notes or later notes also being performed with or without the plectrum. Gruppetto is an ornamentation which is formed of three-notes, is known as "Lauta-plectrurn" in Turkish music. Apart from these ornamentation techniques "trill" technique is made by sounding the higher notes frequently with equal intervals one after the other in order to decorate. While performing these repetitions on the one hand, the second sound is performed without a stroke of the plectrum as a continuation of die main sound. This expression technique is also used for Tanbur. These expression techniques mentioned above and the ones from classical music are used together and form the "performance style of the ud". In Turkish music notation is made in a prototype and as it is performed in a self-styled way by ud, it leads to note-performing differences. When we study the recordings of the previous performances we can comprehend the difference of the notes performed with the above mentioned ornamentation techniques. These performers wrote their music in a prototype even for their own compositions and made addings while playing the notes in their own understanding. We notice these differences in their performances like playing one note with a few strokes of the plectrum or making tremolos, or using ornamentations like strokes and trills, adding them before or after the notes, starting from the main sound making scales towards the descending or ascending sounds, sounds in deciding notes or supporting them by a stroke of the octave.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2002
Thesis (M.A.) -- İstanbul Technical University, Institute of Social Sciences, 2002
URI: http://hdl.handle.net/11527/17521
Appears in Collections:Çalgı-Ses(Tezli/Tezsiz) Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
122696.pdf7.08 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.