Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/16656
Title: Evin anlamı ve kentlileşme süreçleri
Other Titles: The Meaning of the home and processes of urbanization
Authors: Sağlamer, Gülsün
İnceoğlu, A. Arda
100668
Yapı Bilimleri
Construction Sciences
Keywords: Anlam
Evler
Kentleşme
Kentlileşme
Meaning
Houses
Urbanization
Urbanized
Issue Date: 1999
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science and Technology
Abstract: Ev konusu birçok alandan araştırmacılar için farklı boyutları ile zengin ve aynı derecede verimli bir araştırma alanı olmuştur. Bachelard'ın (1969) evin bilinçaltı ve bilinçüstû anlamlan ile ilişkili çaılşmalan, geleneksel kültürlerde ev biçiminin toplum yapısı ile ilişkisini inceleyen Rapoport'un (1976, 1982) çalışmaları, farklı kültürlerde ev imajlarına biçilen anlamlar ile ilgilenen Nasar ve Purcell'in çalışmaları (1993, 1994, 1995), farklı alanlardaki evlerle ilgili morfolojik çalışmalar, verilen belli değişkenlere göre ev düzenlemeleri oluşturan algoritmalar, geleneksel evler üzerine yapılan çok sayıda çalışma, dar gelirliler için ev sorunu üzerine Kellett'in (1995) yaptığı gibi anlamaya yönelik yada çözüm önerileri yapan çalışmalar, ev' i mimarlık ile ilşkilil alanlarda üzerinde en çok çalışma yapılan konulardan birisi haline getirmiştir. Türkiye'de evin farklı boyutları ile ilgili benzer çalışmalar vardır. Özellikle seksenli yıllardan sonra konut stoğunun önemli bir kısmım oluşturmaya başlayan yasal olmayan konutlar-konut bölgeleri ile ilgili çalışmalar ev çalışmaları içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Dar gelirli grupların ev sorunu ile ilgili tanımlayıcı çalışmalardan çözüm önerilerine çok sayıda araştırma mevcuttur. Bu çalışmalar çoğunlukla evlerin biçimsel nitelikleri üzerinde yoğunlaşmaktadır. Dar gelirli gruplar için ev olgusunun anlamsal boyutları üzerinde çok az sayıda araştırma bulumaktadır. Bu çalışmanın birincil amacı evlerin tartışılması boyutuna anlam konusunda katkıda bulunmaktır. Çalışma İstanbul'daki dar gelirli kişiler için ev anlamlarının kentleşme süreci içindeki değişiminin incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında evin anlamının açıklanması amacıyla bütünsel bir model önerilmiştir. Aynı zamanda modelin kentlileşme süreci içindeki değişimi üzerine varsayımlar öne sürülmüş ve yapılan deneysel bir çalışma ile geçerlilikleri sınamıştır. Dar gelirli gruplarda evin anlamının araştırılması konusu herhangi bir toplumsal grup örneklemesi olarak seçilmemiştir. Kente göç edenlerin ilk kentsel deneyimi 'kentte tutunma1 olmakta (Erder 1996) ve bu nedenle ev önemli bir mekansal deneyim oluşturmaktadır. Kentleşme-kentlileşme süreçleri içerisinde ev olan-ev olmayan arasındaki farkın arttığı ve eve verilen anlamların kişilerin sosyal dinamiklerindeki değişimler ile farklılaştığı görülmektedir. Dar gelirli gruplar dinamik sosyal kültürel yapıları ile anlamın değişimi konusunun incelenmesinde iyi bir örnek grubu oluşturmaktadırlar. Evin anlamı üzerine olan çalışmalarda sosyal-kültürel etkenler ve yaş, cinsiyet gibi farklılıkların anlamsal değişikliklere yol açtığı gösterilmekle birlikte kentlileşme süreçlerinin böylesi bir değişken olduğu gösterilmemiştir. Çalışma bu açıdan bir ilk örnek olarak anlamın kentlileşme süreçleri içerisinde değişimi konusunu tartışmaya açmayı amaçlamaktadır. Evin anlamı konusu çevresel anlam çalışmaları kapsamında ele alınmaktadır. Çevresel anlamın ortaya çıkışı üzerine çeşitli yaklaşımlarda genellikle hem anlamın hem eylemlerin bireysel olmadığı yönündeki görüş ağırlık kazanmaktadır. Bu görüşe göre çevresel anlamınoluşması kültürel bir süreçtir. Anlam mimari elemanlarda içerilmez ancak insanlar tarafından onlara verilir. Bu nedenle insanın deneyimlerinin farklılığı insanın çevresine verdiği anlamların da farklılığına yol açar (Hershberger 1988). Giddens (1984) anlamın oluşmasını sosyal yapının özellikleri olan kurallar ve kaynaklar ile ilişkili görmektedir. Blumer (1969) ise anlamların insanlar tarafından sosyal çevre içerisinde cisimlerin, durumların veya diğerlerinin davranışlarının yorumları yoluyla oluştuğunu savunmaktadır. Anlam üzerine diğer bir görüş antropolojinin kültür yorumlanndan yola çıkmaktadır: kültür sembolik bir süreçtir ve oluşturulan anlam katılımcı gözlem sonucu anlaşılabilir (Low 1986). Anlamın ortaya çıkışım kültürel bir süreç olarak gören yaklaşıma göre anlamlar yalnızca oluşturulmazlar, aynı zamanda kişinin içinde bulunduğu kültür ve sosyal yapı tarafından dikte edilirler (Saegert, Winkel 1990). Anlamın eğitim süreçleri sonucu oluştuğu, şekillendiği ve değiştiği gösterilmektedir. Ev düşüncesi çevresel psikoloji açısından önemli bir kuramsal yapıdır. Kişinin yaşamım sürdürdüğü diğerleri ile yaşadığı, yeni yaşamlar ve sosyal kategoriler oluşturduğu fiziksel, sosyal ve psikolojik etkileşimleri içerir. Ev insanın çevre ile olan en yakın ve özel ilişkisidir. Ev kavramının taşıdığı önem dil içinde evi anlatan çok sayıda kelime olması ile anlaşılabilir. Ev yuv konut yurt vatan ülke memleket hane Türkçe'de evi anlatan ve birbirlerine yaklaşık karşılık gelen kelimeler yam sıra, ev kavramım içinde barındıran ve ev anlamı verecek şekilde farklı okumalara izin veren kelimelerin çokluğu dikkat çekicidir. Çalışma kapsamında geliştirilen evin anlamsal modeli evin anlamına yönelik dört ana kuramsal yaklaşımı birleştirmeyi ve bütünsel bir yapı oluşturmayı amaçlamıştır: Bölgesellik kuramı, psikolojik modeller, sosyo-psikolojik modeller, fenomenolojik yaklaşımlar. Önerilen model farklı yaklaşımları bünyesinde birleştirdiği gibi Türkiye'de geçerliliği olan bir model olmayı amaçlamaktadır. Bu modelin getirdiği bir yenilik anlamın eksenel bir sistem içinde ele alınmasıdır. Eksenin bir ucundaki bileşenin ağirlık kazanması diğer ucundaki bileşenin ağırlığının azalmasına neden olur. Bileşenler farklı ağırlıklarla da olsa aynı zaman içinde mevcuttur. Bu modelin yeniliği evin anlamım değişken bir süreç olarak görmesi ve zaman içindeki değişimini açıklama modeli içerisinde ele almasıdır. Evin anlamım açıklayan model ve kentlileşme süreçleri içindeki değişimi üzerine geliştirilen varsayımlar sulanmıştır. Modelin yeniliği evin anlamım eksenel bir sistem içinde açıklaması ve zaman içindeki değişimi bünyesinde içermesidir. Geliştirilen modeli ve öne sürülen varsayımları sınamayı amaçlayan alan çalışmasi üç denek grubuna uygulanmıştır: kente yeni gelen dar gelirli kişiler, kente daha uzun süre önce gelen dar gelirli kişiler ve kentli orta sınıf. Son grup karşılaştırma grubu olarak kullanılmıştır. Alan çalışmasının sonuçlan önerilen anlamsal modelin dar gelirli kişilerin evlerine verdikleri anlamlan ve bunların kentlileşme süreci içindeki değişirnini doğru olarak açıklayabildiğim göstermektedir.
The subject of tiome1 is a rich and versatile area for a wide array of fields due its various dimensions. The conscious and unconscious aspects of the meaning of the home by Bachelard (1969); Rapoport's (1976, 1982) work on the form of the house and the organization of the society in traditional cultures- Nasar and Purcell's (1993, 1994, 1995) work on the meaning attached to different house images; morphological research on various aspects of the house, algorithms which are able to design house arrangements according to certain parameters, a long list of work on traditional houses and settlements, various work on the housing problems of the low income people such as the descriptive studies by Kellett (1995), or studies suggesting solutions to the problem. In Turkey there are similar studies related to the various aspects of the house, 'within the field of housing research work on illegal houses and settlements constitutes an important part, since those areas count for a higher percentage of the existing housing stock since eighties. Concerning the housing problems of the low income groups there are studies both descriptive and offering solutions. Such studies generally focus on formal aspects of the home-housing. There is only a limited number of research dealing with the semantic dimension of the house-phenomenon. The principal aim of this study is to contribute to the field of housing research in Turkey with a semantic research. The research aims to study the change of the meaning of the house for low-income groups in Istanbul over the urbanization process. Within the study a wholistic model on the meaning of the house is suggested. At the same time hypothesis concerning the change of the model within the urbanization processes are developed and tested with an empirical study. Low income groups are not merely chosen as one of many possible demographic groups for the study of the change of meaning. The first urban experience of newcomers to the city is liolding to the city1 as defined by Erder (1996) making the house an important spatial experience. Within the processes of urbanization the difference between Tiouse' and 'not-house' increases and meanings attached to houses change due to the change in the social dynamics of people. Thus low income people constitute an appropriate study-group for the investigation of the change of meaning. Studies illustrated changes in culture, social factors, age and gender result in changes in the meaning given to the house, however there is no study focusing on the role of urbanization as a parameter for such change. This study also aims to become a first step and open the discussion of the change of meaning during the processes of urbanizatioa The problem of the meaning of the house is approached within the scope of environmental meaning. Studies on environmental meaning generally agree both meaning and action are not individual but social. According to this view environmental meanings come to existence through cultural processes. Meaning is not contained within architectural elements and forms but it is allocated to them by people. Thus the change in the environmental experience of a person results in a variety of meaning given to the environment (Hershberger 1988). Giddens (1984) sees the semantic processes related with rules and sources which are the characteristics to the social structure. On the other hand Blumer (1969) believes meanings are the result of the interpretation of people of things, events or others' behavior within the social environment. Another view on semantic processes stem from cultural interpretations of anthropology: culture is a symbolical process and the meaning can be understood by participating in the event (Low 1986). According to the approach which believes meanings are established through cultural processes meanings are not only 'created' but also dictated by the cultural and social structure of the person (Seagert, Winkel 1990). Meaning is shaped and changed through educational processes. The idea of the home is an important theoretical structure within the area of environmental psychology. The person lives in this space, interacts with other members of the house, establishes new lives and social categories influenced by physical, social and psychological factors. House is the most intimate and most special relationship of the person with the environment. We can understand the importance of the concept by looking to the words in a language related with home: ev yuva konut yurt vatan ülke memleket hane sıla house home dwelling homeland home country country home city/country home homecoming back) It is interesting to see that in Turkish there are a high number of words on the concept of home as well as words which contain the meaning of home within and allow such a reading. The semantic model developed in the study aimed to integrate four main approaches towards the meaning of the house and establish a holistic structure. Territoriality, psychological models, socio-psychological models and phenomenological models are integrated in the suggested model. The model also aims to be appropriate for Turkey. A novelty of this model is its axial structure of meaning. When the value of the component at the one hand of the axis increases the value of the other component at the other end of the axis decreases. Components co-exist spontaneously with different values. The model is new in its treatment of the semantic structure as a changing process and contain the model of change within. The model and the hypothesis for the change of the model are tested. The empirical study testing the model is applied to three subject groups: low-income people just arrived to the city, low-income people established in the city and a middle-income group as the control group. The results of the study show that the suggested semantic model is appropriate and its interpretation for change in the urbanization process is explained correctly.
Description: Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 1999
Thesis (Ph.D.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 1999
URI: http://hdl.handle.net/11527/16656
Appears in Collections:Yapı Bilimleri Lisansüstü Programı - Doktora

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
100668.pdf10.98 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.