Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11527/15059
Title: Tekrarlı Kullanım Ve Bakım Sonrası Tekstil Materyallerindeki İstenmeyen Bölgesel Parlama Seviyesini İfade Eden Sayısal Bir Skala Geliştirilmesi
Other Titles: Development Of A Numerical Scale Expressing Degree Of Undesired Local Shiny Appearance On Textile Materials After Repeated Use And Care
Authors: Şahin, Umut Kıvanç
Tekçin, Meltem
10115011
Tekstil Mühendisliği
Textile Engineering
Keywords: Ütüleme
parlama
parlaklık
ütü
tekstil materyalleri
Ironing
brightness
gloss
iron
textile materials
Issue Date: 29-Jun-2016
Publisher: Fen Bilimleri Enstitüsü
Institute of Science And Technology
Abstract: Ülkemizde el ütüsü kullanımı oldukça yaygındır ve hem temizlik, hijyen sağlamak hem de daha güzel bir görünüm sağlamak için günlük hayatta sıkça kullanılan bu ütüler, kumaş üzerinde parlamaya neden olmaktadır. Kumaşlarda oluşan parlama estetik kaygılardan dolayı istenmemektedir. Parlama problemi, kumaşın lif yapısı ve optik özellikleri ile ilgili olup, sahip olduğu nem miktarı yanında uygulanan basınç ve sıcaklığa da bağlı olarak değişmektedir. Çalışmada, ütünün temel fonksiyonu olan kırışıklık giderilmesinin optimum seviyede olup parlamaya etki eden parametrelerle tekstil malzemelerinin etkileşimi incelenmiştir. Öncelikle, kumaşlara kırışıklığın hangi yöntemle verileceği ve ütüleme öncesi kumaşların hangi işlemlerden geçirileceği ön denemelerle belirlenmiştir. Bunun için kumaş, kırıştırma cihazında kırıştırılıp üzerindeki kırışıklık skalalar yardımıyla derecelendirilmiştir. Fakat kırıştırma cihazının boyutlarının küçük olması kırışıklık verme işleminin bu cihazda yapılamamasına neden olmuştur. Kırışıklık verme, gündelik hayatı da simüle etmek amacıyla Wascator denilen yıkama makinasında yapılmıştır. Kumaşlar, bu makinada belirlenen standartlara uygun olarak yıkanmış ve kumaşın lif içeriğine uygun olan program seçilerek tamburlu kurutucuda kurutulmuştur. Kurutma şekli olarak tamburlu kurutucunun seçilmesi zaman açısından bir avantaj sağlarken, sererek kurutmaya göre kumaş üzerinde daha fazla kırışıklık oluşturmaktadır. Bu durum, daha zor şartları sağlamak bakımından tercih edilmiştir. Tamburlu kurutucuda kurutulan kumaşlar üzerindeki kırışıklık miktarları tespit edilmiş ve bu kırışıklıkların giderilmesi için gerekli ütüleme süresi bulunmuştur. Ütülenen kumaş tipine göre ütünün kullanım kılavuzundaki sıcaklık ayarı yapılıp değişik basınçların kumaş parlaması üzerine etkisi araştırılmıştır. Ütünün tabanında değişik basınçlar oluşturmak için ütü üzerine farklı yükler ilave edilmiştir. Bu yüklerin ilave edilmesinde, bulunan farklı kişilerin ütüleme esnasında ütü üzerine ne kadarlık kuvvetler uyguladıklarından yararlanılmıştır. Uygulanan kuvvetlerin en yükseği ve en düşüğü belirlenip bu değerlere göre üç farklı basınç oluşturulmuştur. Bu basınçlara göre lif içeriği, konstrüksiyon ve renk açısından sınıflandırılmış farklı kumaş türleri için parlama skalası belirlenmiştir. Parlama skalasının oluşturulmasında, basınç ve sıcaklık parametre olarak kullanılmıştır. Ütüleme öncesi parlama ve her ütülemeden sonra kumaş yüzeyinde oluşan parlama, kumaşın belirli bölgeleri baz alınarak spektrofotometre ile sayısal olarak ölçülmüştür. Spektrofotometrede kumaş parlaklığını tanımlamak üzere iki parametre bulunmaktadır. Bunlardan biri “Gloss” olarak verilmiştir ve kumaşın optik özellikleri ile karakterize edilmektedir. Aynı zamanda, yüzeyin ışığı ne kadar iyi yansıttığını gösterir. Bu parametreyi etkileyen faktörler, malzemenin kırılma endeksi, gelen ışığın açısı ve yüzeyin fiziksel özellikleridir. Spektrofotometrede bulunan diğer parametre ise “Brightness” olarak gösterilmiştir ve gözlemcinin görsel olarak algıladığı ve tanımladığı renkler ile ilgilidir. Aynı zamanda, rengin, gelen ışını yayma ve yansıtma özelliğine bağlıdır. Çalışmada yapılan ön değerlendirmelerde, bu iki parametre karşılaştırılmış ve “Brightness” olarak gösterilen renge bağlı parametrenin tekstil materyallerindeki parlamayı değerlendirmek için daha uygun olduğu belirlenmiştir. Parlama değerleri, spektrofotometre ile sayısal ve objektif olarak belirlenirken kumaş parlaklığı konusunda deneyimli kişiler tarafından kumaşlar üzerinde subjektif ve görsel incelemeler yapılmıştır. Bu incelemelerde, kumaşın parlama başlangıcı ve kabul edilemez parlamaya ulaştığı ütüleme periyotları belirlenmiştir. Parlama başlangıcı, kumaş üzerinde parlamanın gözle fark edilebildiği fakat kullanıcıların, kıyafeti rahatsızlık hissetmeden giyebileceği durum olarak tanımlanmıştır. Kabul edilemez parlama ise kullanıcıların kıyafeti “giyemem” diyerek tanımladığı noktadaki parlamayı ifade etmektedir. Bu değerlendirmelerin sonucunda parlaklığın görsel olarak kabul edilebilirlik sınırı bulunmuştur. Aynı zamanda, parlama-ütüleme sayısı grafikleri çizilip kumaş parlaması ile ütüleme sayısı arasındaki korelasyon tespit edilmiştir. Bu korelasyon tespiti, kumaşların lif içeriği ile parlama ve ütüleme sayısı arasındaki bağlantıyı kurmamızı sağlamıştır. Çalışmada, ütüleme sonrası kumaş parlaması hem subjektif (kişiler tarafından görsel), hem de objektif (spektrofotometre ile) olarak değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda, kumaş parlamasının spektrofotometredeki sayısal sonuçlarının subjektif karşılıkları belirlenmiştir. Bazı istisnai durumlar dışında, açık renkli kumaşlarda ütüleme ile parlama değerlerinin sayısal olarak azaldığı tespit edilirken; koyu renkli kumaşlarda ütüleme ile parlama değerlerinin arttığı görülmüştür. Bu durumda, koyu renkli ve açık renkli kumaşların spektrofotometre ile ölçülen parlama değerlerinin, ütüleme ile farklı eğilimler gösterdiği anlaşılmıştır. Ütüleme yapılan saten kumaşların görsel değerlendirmelerinde parlama sınırı bulunamamıştır. Bu durumun, saten kumaşın kendine özgü parlak yapısından kaynaklandığı ve ütüleme sonrası artan parlamanın göz ile ayırt edilememesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Koyu renkli her kumaşın kabul edilemez parlama değerinin, ütüleme öncesi parlama değerinden daha yüksek olduğu ve açık renkli her kumaşın kabul edilemez parlama değerinin, ütüleme öncesi parlama değerinden daha düşük olduğu saptanmıştır. Spektrofotometre ölçümlerinden yararlanılarak her bir basınç için numunelerin parlama skalası oluşturulmuştur. Bu skalalar oluşturulurken kumaşların ütüleme öncesi parlama değerleri ile parlama başlangıcına ve kabul edilemez parlamaya ulaştığı değerler arasındaki ortalama artış miktarları bulunmuş ve değiştirilen her basınç için koyu ve açık renkli numuneler baz alınmıştır. Parlama skalasının oluşturulmasındaki esas amaç, spektrofotometre ile yapılan laboratuvar çalışmalarında, kumaşların lif içeriği, dokuma tipi, iplik numaraları ve rengine bağlı olarak belirli basınçlarda yaklaşık olarak hangi değerlerde kumaş parlamasına ulaşıldığını göstermektir. Aynı zamanda, çalışma boyunca kullanılan tüm kumaşların, her basınca göre ütüleme öncesi parlama değerleri, parlama başlangıçları ve kabul edilemez parlama değerlerinin bulunduğu bir tablo hazırlanmıştır. Sonuç olarak, kumaşlara üç farklı basınç altında ütüleme işlemi yapılmıştır ve belirli kumaş tipleri için parlama-basınç grafikleri çizilmiştir. Bu grafiklerde üç farklı basınç için kumaşların kaçıncı ütülemelerinde parlama başlangıcına ve kabul edilemez parlamaya ulaştıkları gösterilmiştir. Grafiklerde bulunan ütüleme sayılarına göre parlama ve basınç ilişkisi değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerin sonucunda, değişen basınçlarla yapılan ütüleme işlemleri sonrası, kumaşın lif içeriğine bağlı olarak bazı kumaşların kırışıklığı giderebilecek şekilde uygulanan en düşük basınçta daha geç parladığı; bazı kumaşların ise basınç azaldıkça daha erken parladığı tespit edilmiştir. Bu durumun lif içeriğinden kaynaklandığı düşünülmüş ve liflerin fiziksel yapılarının ışığı yansıtma durumu ile ilişkisi incelenmiştir.
The use of hand irons are quite common in our country and their frequent use in daily life causes unwanted shiny appearance i.e. brightness on fabrics. The severity of the problem is related to the fibre structure and optical properties of the fabric. Besides the amount of moisture of the fabric, brightness changes according to the applied pressure and temperature during ironing. In this study, it was aimed to eliminate the wrinkle on the fabric completely without causing brightness and it was investigated the interaction of parameters that affect the brightness on textile materials. The effects of application of different ironing pressures on fabric brightness were investigated depending on the type of ironed fabric after adjusting temperature. Individual brightness scales were determined for different types of fabrics which were classified in terms of fibre content, construction and colour. Pressure and temperature were used as parameters for the creation of brightness scale, and shining occured on the fabric surface was measured with spectrophotometer after each ironing. These values were determined with spectrophotometer numerically and objectively, while subjective and visual inspections on fabrics were carried out by those skilled in the visual evaluation of fabric qualities. As a result of these examinations, the acceptable limit of brightness was visually determined. Consequently, the brightness values of ironed fabrics showed different tendencies depending on fabric colours. Brightness values of light-coloured fabrics decreased by with the increasing number of ironing cycles while these values increased in dark-coloured fabrics according to the numerical results of spectrophotometer. But shiny appearance on the fabrics independent from fabric colours increased with the increasing number of ironing cycles in the visual evaluation. Brightness scale was made separately for light-coloured and dark-coloured fabrics because of behavior differences of these fabrics. Also, a separate brightness scale was formed for each changed pressure. At the same time, a table was created which contains; brightness values before ironing, beginning of the brightness and unacceptable brightness values which change according to each of the pressure of all fabrics used during this study. As a result, ironing process was done on fabrics under three different pressure and brightness-pressure graphics were drawn for certain types of fabrics. When these graphics were examined after ironing processes done with varying pressure; it was determined that depending on the fibre content of the fabric, some fabrics shined later which ironed under the minimum pressure to eliminate the wrinkles while some fabrics shined earlier when pressure decreased.
Description: Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2016
Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2016
URI: http://hdl.handle.net/11527/15059
Appears in Collections:Tekstil Mühendisliği Lisansüstü Programı - Yüksek Lisans

Files in This Item:
There are no files associated with this item.


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.